Yanarak “kül” olan Ferrari mi?
Yoksa; kişisel çıkarlar uğruna kandırılarak suistimal edilen halkım mı?
Alıntı:
Ferrari'yle aşırı hız ölüm getirdi
Eski Esenyurt Belediye Başkanı Gürbüz Çapan'ın oğlu Ali Erdem Çapan, dün sabaha karşı kullandığı Ferrari marka otomobille kaza yaptı. Kazada, Çapan yaralandı, emniyet kemeri takmayan avukat sözlüsü ön camdan fırlayarak öldü
Ali Erdem Çapan (34), dün gece Şişli'de aşırı sürat nedeniyle kontrolünü kaybettiği Ferrari marka otomobille bariyerlere çarptı. Çapan'ın yanında bulunan sözlüsü avukat Ayşe Yamiç (26), ön camdan fırlayarak yolun karşı şeridine düştü. Yanan araçtan çıkan Çapan yoğun bakımda tedavi altına alındı, ağır yaralanan Yamiç kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.
…
Yanan Ferrari, itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü. Ferrari'den dışarıya fırlayan bir adet tabanca da polis tarafından teslim alındı.
…
Esenyurt'ta benzin istasyonu işleten Çapan'ın lüks otomobil düşkünü ve off-road yarış tutkunu olduğu öğrenildi. İstanbul Off-Road Kulübü'nün de yönetim kurulu üyesi olan Çapan, 10 - 11 Şubat'ta Şile'de düzenlenen Off - Road Şampiyonası 1. Ayak Yarışları'na katılmıştı. Ferrari'nin Özgen Demirtaş'a ait olduğu belirlendi.
Anladığım kadarı ile başkasının arabasını kullanıyormuş, kendisinin değil.
Birilerinin Ferrarisinde gözümüz yok, parasıyla istediğini alsın, parçalasın.
Ancak halktan alınan paralarla Ferrari değerindeki otobüslerimizi yakanlara ne demeli ?
Son haftalarda sanıyorum 7 adet otobüs yakma girişimi oldu,
bu konu hakkında daha detaylı bilgi için İstanbul Ulaşım bölümündeki şu başlığa
bakabilirsiniz :
Bu millet hep kandırılmaya çalışıldı.
Yoksulluk edebiyatı yapılarak kandırılmaya çalışıldı.
Yoksulluk edebiyatı yaptılar ama, kendileri “sırça köşklerde” yaşadılar.
Sağcı-solcu dediler. Böldüler.
Faşist-Komünist dediler. Böldüler.
Bölmekle kalmadılar, vuruşturdular.
Alevi-Sunni dediler, vuruşturdular.
Kendileri köşe oldular, sırça köşklerde fındık kırdılar ve yönetmeye devam ettiler.
Etnik kökenlerle oynadılar, ezilmişlik ve yoksulluk edebiyatı yaptılar.
Kendileri YTL’li Milyarder oldular.
Olan yine milletime oldu.
Lütfen söyler misiniz bana, yanan gerçekten Ferrari mi?
İsmail bey üstadın
dile getirdikleri,
Sermayenin rahat hareket edebilmesi için gerçekleştirilmiştir.
Örgütsüz toplum yaratılmış,Türk-İslam sentezi uygulamaya koyulmuştur.
Yanan tabiki ferrari değildir.
Yanan
Siz,ben bütün toplumdur.
Gürbüz Çapan'ın kim olduğunu çok çok iyi bilmekteyiz !
Babamdan öğrendiğim harika bir söz vardır, bu ve benzeri durumlar için:
Haramla abad olanın, sonu berbad olur!
Burç beyin dikkat çektiği konu da yenilir, yutulur cinsten değil.Halkın yani şu veya bu marka özel otomobili olmayanların bindiği "halkın" otobüsünü yakmaktan aşağılık ve adi ne olabilir ki?
Bunu bir de sözde bir siyasi düşünce için yapmak tiksindiren bir utanmazlık değil midir?
Otobüsleri yakanlar,dükkanları yakanlar,telefon kulübelerine zarar verenler, daha doğrusu kamuya ait ne varsa hepsine zarar veren bu şerefsizler, bunu hangi amaç için yapıyorsa yapsın vatan hainliğinden başka bir şey değildir.
İçlerindeki kini nefreti bu yolla tatmin etmeye çalışan it sürüleri demekten başka bir şey gelmiyor içimden..
Bizlerden kesilen vergilerle yapılan bu hizmetlere zarar verenlere insan demeye bile dilim varmıyor...
Türkiye Cumhuriyeti güçlü bir ülkedir.Ve bu hainleri de istediği anda durdurabilir.Fakat bunun için kudretli siyasilere ihtiyacımız var...
Farrari konusu acilmisken, sizinle bir animi paylasmak istiyorum.
Hollandali dostlarimdan birisi üç günlüğüne Istanbul'a gider. Macera gezip toz ma adina. Turkiye'deki bir arkadasi onu alir, Istanbul'un geceleri cok hareketlidir, diyerek o bildik taninmis kluplerden birine goturur.(laila veya baska biri olabilir. En taninmisi hangisiyse)
Sevgili dostum, orada hayretler içinde kalır. Çünkü bu barin önünde arka arkaya parketmis tam üç adet Ferrari vardir.
"Inanamazsin Okan, tam uc Ferrari arka arkaya... Bunu hicbir Avrupa ülkesinde göremezssin" diyerek hayretlerini dile getirdiğini çok iyi hatırlarım.
Bu anlattigim bizim ulkemize has bir durum olsa gerekir herhalde. Dogan gorunumlu Sahin katagorisinden Ferrari katagorisine yukselmek pek de şaşılası birsey degil bizim ulkemizde.
İşi aslında "ben kazandım ben yerim" meselesi olarag görmemek gerekir. En taze örneğini ben kendimden vereyim size. Daha dün Hollandalı muhasebecim telefon açtı ve bu yılki kazancımın % 48' ini vergi olarak devlete ödediğimizi söyledi. Gel de al bakalım Ferrariy'i...
Lütfen söyler misiniz bana, yanan gerçekten Ferrari mi?
Yanan elbette sadece Ferrari değil.. Yanan umutlarımız, geleceğimiz, ilkelerimiz, haysiyetimiz..
Yılardır sistemli bir şekilde sürdürülen "bırakınız yapsınlar, bırakınız yıksınlar" anlayışının kaçınılmaz sonuçları.. Yiyin ,için,çalın, çırpın nasıl olsa dünyaya bir kere geliyoruz..Ne yaparsanız mübahtır. Ahlak, dürüstlük, fazilet ne olaki? Onlar demode kavramlar! Yaşamak için çalacaksın, çırpacaksın.!
Sözüm elbetteki hep belirttiğim gibi namusuyla çalışıp, devlete ve kişilere bir kuruş haram parası geçmeyenlere değil. Onların önünde saygıyla eğilirim..
Ama burada vefat eden vatandaşımıza üzülmekten başka hiç birşeye üzülmem ve şaşmam, kimse kızmasın bana..
Aşırı sürat neticesinde otomobilin hakimiyetini kaybederek bariyerlere çarpma sonucu meydana gelen kazada yaşamını yitiren gencecik kızımıza Allah tan rahmet, yaralı gencimize de acil şifalar diliyorum.
Meydana gelen kaza ile ilgili haberleri bir kaç ayrı kanalın haber bültenlerinden izleme imkanı buldum.Ancak bazı haberlerde arabayı kullananın , kazada hayatını kaybeden kızın olduğuna dair yorumlar yapıldığını gördüm , oysa ki olay yerine ilk gelen bir kaç görgü tanığının ifadeleri arabayı kullanan ın ölen kız değil Esenyurt eski belediye başkanı Gündüz Capan ın oğlu Ali Erdem Capan olduğunu ileri sürmüşler.Ülke olarak bizler, ünlü isimlerin karıştığı ne trafik kazaları gördük! Mesela Veya Bir başkası Bunların dışında En önemlisi. Bütün bunları istemeyerek de olsa tarihin kara sayfalarına gömmek zorunda kaldık. Hiç yoksa meydana gelen bu son kazada adaletin terazi kefeleri eşit çalışır ve yapanın yanına kar kalmaz.
Sevgili Burç arkadaşımızın ortaya koyduğu yakılan belediye otobüsleri konusu ise açılan yeni bir başlık altında değerlendirilseydi daha güzel olurdu düşüncesindeyim . O otobüsleri yakan şeref, haysiyet yoksunu o kişiler ertesi gün bir başka otobüsü, kendisinin ,kardeşinin , ana ve babasının kullandıgını düşünemeyecek kadar kişiliksiz, biro kadar da nankör yaratıklardır.
Yakılan otobüsler ile ilgili ayrı bir konu zaten var. (Linkini de verdim)
Ben sadece burada yorum yazanların asıl o başlıkta veryansın etmesi gerektiğine dikkat
çekmeye çalıştım. Pek bir işe yaramadı, Ferrari'nin adı yeter, hem de bilmemne başkanının
oğluymuş, tamam bitti. Harika eleştiri konusu...