1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 6 |
 |
asan70
16 yıl önce - Pts 02 Tem 2007, 16:32
Osmanlı'yı özlememek imkansız
| Alıntı: |
Osmanlı ya yüklediğimiz suçlar.
Osmanlı Devleti,devamı olduğumuz devlettir. Onu suçlamak değil de ancak yapılmış hataları dile getirebiliriz. Osmanlı Devleti, Roma İmparatorluğu ile birlikte Dünyanın bu güne kadar gördüğü iki büyük İmparatorluktan biridir.İngiltere,Fransa gibi ülkeler gittikleri ülkelerin zenginliklerini ülkelerinin Başşehirlerine taşırken,Osmanlı İmparatorluğu bunun tersini yaparak gittiği ülkeleri imar etmişlerdir.
Kendi başşehirleri dökülürken,gittikleri ülkelere yatırım yapmasını bilmem nasıl karşılarsınız? |
İLBER ORTAYLI şöyle yazıyor..
| Alıntı: |
Hayfa Üniversitesi'nde "19'uncu asrın Osmanlı valileri" üzerine bir seminer yapmak çok ilginç. Oradaki bir tarihçi "Bütün cemaatler birbirinden nefret ederken Osmanlı'yı özlememek imkansız" dedi
Tepeler dillense...
Toplantıdaki tarihçilerden biri "Her cemaatin birbirinden nefret ettiği bir dünyada Osmanlı yönetimini özlememek mümkün değil" diyor. 16 ve 17'nci asırların Osmanlı yönetimi değişen dünyanın getirdiği yeni şartlara da direnebildi. http://www.milliyet.com.tr/2007/06/17/pazar/yazortay.html
|
Sadece Hayfa da değil Osmanlı' nın gittiği heryerde bu kelimeleri duyarsınız;arada sırada bunlar basında yer alır ve malesef çoğu zamanda yer almaz!!!
Osmanlı gittiği yerlerde birleştirici,toparlayıcı olmuş,çekildiği yerlerde sonraları karışıklılar,savaşlar ve parçalanmalar olmuş..
Olmayan Ermeni soykırımı dahil her konuda içerden -dışardan olumsuz herşeyi Osmanlı' ya yükleyenlere
Osmanlı arşivleri , gerçekleri tokat gibi yüzlerine vuruyor ama anlamazlıktan geliyorlar..
Osmanlı' yı özlerler, çünkü Avrupa, Amerika ve İsrail gibi toplumları yoketmeye, sömürmeye ve birbirine düşürmeye kalkmadı...
|
 |
hürdoğan
16 yıl önce - Pts 02 Tem 2007, 19:51
| Alıntı: |
| Osmanlı'ya yüklediğimiz suçlar |
Bu konunun birkaç satırlık mesajlarla tartışılmasının doğru olmadığını düşünüyorum.
Önce Osmanlıya yüklenen suçlar sıralanmalı ve tek tek önce açıklanmalı sonra tartışılmalıdır.Bunun için de Osmanlı tarihini çok iyi bilmek gerekir.Ansiklopedik,komprime bilgilerle(hakikaten Osmanlı tarihini bilenleri tenzih ederim) bu konu tartışılırsa çok yanlış olur. Altı yüz küsur senelik imparatorluğun tarihini biliyorum demek için de bu konuda en az üniversite tezi hazırlayabilecek kadar bilgiye ihtiyaç vardır. Mesaj gönderenler alınmasın bu benim fikrim.
|
 |
ahmetrefik
16 yıl önce - Çrş 04 Tem 2007, 00:43
haklısınız.ben de fikrimi belirtmek isterim.Osmanlı İmparatorluğu Yavuz Selim Han'a ve hatta Sokullu'nun öllümüne kadar kadar benim tarih öğretmenimin de söylediği gibi tıkır tıkır çalışan bir makineydi.Elbette ufak tefek yolsuzluk yapan şahsi menfaatini düşünen kişiler olmadı diyemeyiz.Cihat(İslam'ı duyamacak ve varlığından haberdar olma olasılığı olmayan insanlar için Allah yolunda yapılan savaş) anlayışıyla fethedilen topraklar o kadar güzel parselleniyor ve o kadar güzel kayda alınıp işleniyordu ki Osmanlı Ekonomisi inanılmaz boyutlara erişmişti.Yine tarih öğretmenimin dediğine göre Kanuni'nin sadrazamının o zamanki şahsi serveti tarih öğretmenimin öğrencilik yıllarında arkadaşlarıyla birlikte gerekli parasal çevrimler yapıldığı zaman o zamanki Türkiye Cumhuriyeti'nin milli servetine denk geliyormuş.düşününüz arada yaklaşık 400 sene var.Osmanlı'nın hazinesini düşününce başım dönüyor adeta.Peki ne oldu da bu büyük makine yavaş yavaş aksırıp tıksırmaya,acayip sesler çıkarmaya başladı?Cevap basit;evet o zamanlar monarşizmle en azından idare edilebiliyordu.Ancak Osmanlı şunu düşünmemişti belki de düşünmüştü ancak buna göz yummuştu.Ya devletin başına dengesiz biri gelirse ne olacaktı?Ya delinin biri padişah olursa vaziyet ne olurdu?Arkadaşlar çoğunuzun da bildiği gibi Yükselme Devrinin ve hatta Duraklama Devri'nin sonlarına kadar o kadar ilim sahibi o kadar yetenekli ve vasıflı kişiler padişah olmuştu ki devletin yükselip güçlenmemesi söz konusu olamazdı.Herneyse ve bu atlanılan konu birgün gelip Osmanlı'nın başına gelip dert oldu.Evet artık akli dengesi olmayan kişiler tahta geçiyor,saray ve çevresinde inanılmaz entrikalar dönüyor ve padişahlık makamı yeniçeriler ve valide sultanların(padişahın annesi)ressmen bir oyuncağı haline geliyor.Evet zaman geçiyor ve Osmanlı hala teokratik ve monarşik rejimle idare edilmeye çalışılıyor.Ama yine de bir kuşun ölümün eşiğindeykken son çırpınması gibi bir çırpınış gibi meşrutiyet gibi geçici çözümler getirilmeye çalışılıyor ama ne fayda.Ve Mustafa Kemal geliyor.Yegane çözüm DEMOKRASİ rejimini getirip yeniden bir varoluş yarattı.Neyse ben Osmanlı'nın bu hatasını belirtmek istedim. Amerika Kıtası sorununa gelince.Öncelikle arkadaşlar diyorlar ki en azından bi araştırmaya gidemez miydi?Yahu oraya giden İspanya,Portekiz niye gitti?Orada acaba ben de kendi payıma çalıp,çırpacak bir masum yerli kızılderili bulabilir miyim diye,acaba ben de orada birilerine zulmedip zenginleşebilir miyim fikriyle oralara gitmiştir.Eğer Osmanlı'nın zihniyetini kavradıysanız zaten bu konuda daha fazla tartışmayız.Evet Okhan abinin dediği gibi Osmanlı oraya gitmeyi isteseydi belki denizler aşırı gemiler yapma yolunda bir çaba sarfedecek ve belki de bu teknolojiye sahip olabilecekti ama zaten Osmanlı'nın emperyalizm amaçlı bir zihniyeti yoktu.Herneyse arkadaşlar bence Osmanlı'nın Avrupa'dan geri kalmasında belki temel etken olarak düşündüğünüz için sadece Amerika ve matbaa konusunda tartışıyorsunuz ancak bunlar sadece birkaç etken.Diğer konuları da tatışmalıyız bence çok dar bir konu dağarcığı çerçevesinde tarrtışıyoruz bunu genişletelim.Tüm üyelerimizi buraya tartışmalarımıza yeni boyutlar kazandırmaya davet ediyorum.Unutmayalım ki burada geleceğimiz açısından çok önemli fikirler ediniyoruz. SAYGILARIMLA
|
 |
hekimkubilay
16 yıl önce - Çrş 04 Tem 2007, 01:21
| Alıntı: |
| Fatih İstanbul'u fethettiğinden Bizans'ın bilim adamlarını toplatıp Roma'ya göndermiş ve böylece rönesans başlamış... |
bence bu görüş yanlış.rönesans yapacak kudrette alimi vardıda bizans neden çöktü?
|
 |
ahmetrefik
16 yıl önce - Çrş 04 Tem 2007, 02:24
yahu aslında ben de Fatih Sultan Mehmet gibi ilime ve bilime çok önem vermiş ve bir o kadar ilim ve irfan sahibi 7 lisan bilen bir padişahın o bilim adamlarını toplatıp da Avrupa'ya göndermesini pek inandırıcı bulmadım.Hakikaten arkadaşlar bu bilginin aslı var mıdır?inanasım gelmedi valla ne yalan söyleyeyim.Fatih Sultan Mehmet' e hayran bir insanımdır..
|
 |
Akınyakup
16 yıl önce - Sal 07 Ağu 2007, 00:22
Zamanımızda Osmanlı ile ilgili olarak yapılan yada yazılanlara baktığımızda kasıtlı olarak Osmanlı düşmanlığı yapıldığını görürüz.Aydınlanma yolunda Cumhuriyetin gereklerini sıralayan bir takım aydın kesim Yeni Cumhuriyetin varlığını devamı için geçmişin ve geçmiş yönetimlerin kötülenmesi yolunu seçmişlerdir.Bunu Osmanlının Duraklama döneminden,yıkılış ve Sultan Vahdettin'in ülkeden ayrılışına kadar olan süreç olarak göre biliriz.Biz geçmişimizi inkar ile en kısa yolu seçmeyi kabullendik yada buna bu gün bunların hesabını veremeyenlerce sebep olundu.
Ben Osmanlı değilim diyerek geçmişten gelen kültürel mirası inkar edemezsiniz bu ''Bir öğretmenin ben Okumayı sevmiyorum,yada ben öğrencileri sevmiyorum'' demesi ile eş değerdir.Zira böyle düşünen yada konuşan bir öğretmene ve yaptığı işe saygı duymaz,Bulunduğunuz ortamlardan dışlarsınız.
1789 Fransız ihtilali ile bir devrim olmuştur.Aynı şekilde 1917 deki Bolşevik ihtilali Çarlık Rusyasının sonu olmuştur.Fakat ne Fransızlar nede Ruslar krallarını ve çarlarını reddetmediler,''Onlar için zaafları ve kusurları vardı'' dediler.
Osmanlı tüccar yaapısına sahip bir devlet değildi.Geçmişten gelen asker ruhu ile sanayiye yönelmişti.Buda genelde silah sanayi ve bu yöndeki çalışmalardı.Cumhuriyet döneminde yapılan sanayi çalışmalarının alt yapıları II.Mahmut ve 3.selim zamanlarına dayanır.Durum böyleyken Osmanlıda sanayileşme yoktu diyemeyiz,fakat devrim yaratacak kadarda büyük sanayileşmenin olduğu söylenemez.
Osmanlının yıkıldığında yöneticilerin kötülüğünden bahsedilir,onların zevki sefalarından,Osmanlının zevk e sefa yapan yönetim kısmı bizim bugün televizyonlardaki çıkan paparazi programlarına çıkanlar kadar bile değildi.
Osmanlılar döneminde yetiştirilen yöneticilerin çocukları yada yakınları kolay kolay başarılı değillerse rica minnet bir yerlere gelemiyorlardı.Şimdi ise yönetici sınıfındakilerin çocukarına yada yakınlarına bakın vasfı olmadığı halde işgal ettiği makama sıkıca yapışanlar,Ülkenin ve halkın geleceği ile oynamaktadırlar.Osmanlıda Devlet erkanı yetiştiren okullar ayrıydı.Şimdi adam simitçi fakat seçimle millet vekili ve bakan ola biliyor.Devlet ve yönetimini hakkında bilgi sahibi olması gerekmez.Hukukçudan yönetici yapamazsınız,Herşey hukuka göre yönetilmez,Devletin işleyişini hukuka bağlayamazsınız.Yoksa Bıçakla bıçağı kesmeye çalışırsınız.
Osmanlı İmparatorluğu,Kuruluşundan Cumhuriyet devrine kadar oluşturduğu kültürel yapısı ve varlığı ile İnkar edemeyeceğimiz bir şekilde tarihte yerini almıştır.Bunu Dünya tarihçileri Dünyanın en Büyük 3 İmparatorluğu olarak Roma,Osmanlı ve İngiliz İmparatorlukları olarak saydıklarındada görüyoruz.
Durum böyleyken böyle bir dünya mirasını kötülemek yada karalamak beyhudedir.Bu bizim kültürümüzdür.Kabullenmek sahiplenmek ve sıkıca sarılmak durumundayız.Yoksa parçalanmaya ve bölünmeye mahkum oluruz.
|
 |
samet cosqun
16 yıl önce - Sal 07 Ağu 2007, 00:37
| Alıntı: |
| yahu aslında ben de Fatih Sultan Mehmet gibi ilime ve bilime çok önem vermiş ve bir o kadar ilim ve irfan sahibi 7 lisan bilen bir padişahın o bilim adamlarını toplatıp da Avrupa'ya göndermesini pek inandırıcı bulmadım.Hakikaten arkadaşlar bu bilginin aslı var mıdır?inanasım gelmedi valla ne yalan söyleyeyim.Fatih Sultan Mehmet' e hayran bir insanımdır.. |
Avrupalıların ilim öğrenmek maksadı ile Fatih Sultan Mehmet döneminde değil ama 2.Bayezid döneminde biraz da İspanyolların Müslüman üniversitelerini yıkmasının etkisiyle , rotayı daha çok İstanbul'a çevirdiğini okumuştum.2.Bayezid'in Fatih'ten hemen sonra geldiğini düşünürsek , Fatih'in Avrupa'ya öğrenci yollaması bana da inandırıcı gelmiyor. Ancak talebe kisvesi altında hafiye yollanmış olabilir , böyle bir bilgi okumadım ama olabilir diye düşünüyorum.
|
 |
sayfa 6 |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|