Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Artvin Yusufeli Baraj inşaatı
« önceki   1234 ... 161718   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 3
Burç

11 yıl önce - Cum 16 Mar 2007, 12:45

Burada aslında iki ayrı konu tartışılıyor : Barajın bölgeye faydası ve ülkeye faydası.

Bölge halkına zararları da olacak, yararları da olacak.
Hangisi ağır basar, kişiye göre değişir.

Ancak ülkeye tartışmasız yararı olacak.
Ben diyorum ki : bencillik yapmayıp, "milletime yararlı olacaksa canım feda" diyebilmeli yöre halkı.


Gökhan Gök

11 yıl önce - Cum 16 Mar 2007, 12:52

birde kisa vadede dusunmemek gerek,  evet bu baraj yapilmasiyla, bir cok aile zorluk cekebilir, ama ileride eminim ki bu ailerin, torunlari daha rahat bir hayat icinde olabilir, issizlik, kuraklik vb.. gibi nedenlerle göc etme zorunda kalmaz

Samet_Halıcı

11 yıl önce - Cum 16 Mar 2007, 12:57

Lütfen bu konuda araştırma yapınız.

Biz çok yaptık..İnanın ki erğer bu projeler ülke menfaatine olasaydı en önde ben savunurdum.Ama maalesef dönen dolapları anlatmaya sayfalar yetmez.Ülke menfaati bir tarafa alınacak kredilerin baraj bittiğindeki faizinin onda biri kadar bile gelir getirmeyecek bir projedir bu..Bakın Artvinde yapımı süren Derinmer barajı sözde 700 milyon dolara 2 yıl önce bitecekti şu anda yediği para 2.7 milyar dolardır ve henüz ortda bişey yok..Bunlar DSİ nin kendi rakamlarıdır..Lütfen 2.7 milyar doların % 10 dan faizini hesaplar mısınız ve henüz bitmemiş ve henüz gelir getirmeyen bu barajların yuttuğu servetimizi hesaplar mısınız..

Lütfen konu hakkında bilgi sahibi olunuz.. Lütfen..



turgutharun

11 yıl önce - Cum 16 Mar 2007, 13:06

Yusufeli halkı bu yatırımın devletimize ve milletimize gerçekten yararlı bir yatırım olacağını düşünseydi emin olun hiç düşünmeden canını bile vermeye razı olurdu.yusufeli halkı en azından büyük çoğunluğu bu yatırımın devletimize yaradan çok zarar getireceği düşüncesindedir.Yapılacak yatırımın maliyeti çok büyük olacağını milletimizi yeni borçlar altına sokacağını ama harcanan bu paralara karşılık barajdan elde edilecek gelirin bunu karşılamaktan uzak olduğunu söylemek istemektedir.

Burç

11 yıl önce - Cum 16 Mar 2007, 13:18

Ben buna inanmıyorum, çünkü nereye baraj yapılsa sadece oranın halkından isyan geliyor.
Yani Yusufeli halkı, mesela Atatürk barajı yapılırken ülke çıkarını ne kadar düşünüyordu?
Devletten ucuz elektrik, su isterken kimse nereden geleceğini sormuyor, "devlet yapsın" diyor.
Bir barajın ülke ekonomisine yararı olmaması söz konusu değil.
Yapımı sırasında para harcanacak tabii.
Ama 50 yıl boyunca elektrik ve suyunu kullanınca bu para bol bol karşılanacak.
Kısa vadede küçük şahsi hesaplar yapmamalı.


Ömer3510

11 yıl önce - Cum 16 Mar 2007, 13:28

Tamam herkes kabul ediyor Yusufeli çok güzel bir yer.Hatta şubat ayı yarışmasında da fotoğrafı birinci oldu.
Doğal güzelliklere hepimiz canımızı verecek kadar severiz ama bazı gerçekleride göz ardı edemeyiz.
Şimdi barajları kurmayalım gitsin sular şarıl şarıl (dua edelim su olarak temzi su içiyoruz japonlar arıtılmış deniz suyu ile herşeylerini hallediyorlar neden çünkü su yok ) denize hiç bir işe yaramadan peki tarım ne olacak?
Şu an yediğimiz ekmek gıda dometes v.s. aklınıza gelebilecek gıdalar baraj sularıyla sulanan arazilerden geliyor.
Enerjiyi bir kenara bıraktım   ...karın tokluğundan bassediyorum
Barajlar yapılmasın 2030 yılında gidin,Yusufeline manzaranın tadını çıkartın ama bakalım yiyecek bir şey bulabilecek misiniz?(bulursunuz ama pahallı olacak gıdalar),sanırım aç mide ile o manzaranın tadı da çıkmaz.



hurşit saral

11 yıl önce - Cum 16 Mar 2007, 13:44

Merhaba arkadaşlar.

Bu baraj konusu, hele de Doğukaradeniz koyaklarının baraj konusu, o denlı karmaşık ve gizleli ki; karmakarışık yumağın hangi ucunu elimize alsak, daha da çözülemez oluyor.

Ben, o bölge kökenli olmamdan ötürü, "konuya daha öznel mi bakıyorum", diye kendimi sorguladığım da oldu. Çocuklul anılarımın en görkemli köşesinde, "Fırtına Vadisi" yayla göçleri ve "Ot Biçimi" yayla şenlikleri var. İki gün boyunca, topluca, büyük ve küçükbaş hayvanlarla, atlarla ve de renk cümbüşü kaçı-göçü olmayan neşeli insanlarıyla o gönül varsıllığını nasıl anlatabilirim ki, size. Yolun yarısında çam ormanını derinliklerinde; dünyanın en büyük ve en sıcak ateşi karşısında sabaha dek süren, tulum-horon coşkusunu, uykusuz gözlerle, sabah serinliğinde yine yollara dökülmenin telaşını, nasıl anlatabilirim ki, size.

Gelelim düşten gerçeğe:
Fırtına koyağında da baraj yapımı için çok çetin savaşımlar oldı. [ Birinci, ikinci, üçüncü Fırtına Meydan Muharebeleri!]. Şimdilik durdu. Ama, daha şimdiden binlerce ağaç kesildi, Fırtına'nın yatağı delik deşik edildi. Kendine özgü, fırtına vadisi bitki ve hayvan varlığı tahrip edildi. Fırtına üzerindeki yıkıcı tasarımlar hala son bulmuş değil. Şimdilik kış uykusunda, "müsait ortam"ı bekliyor.

Yusufeli de aynı sarmalın içinde savrulup duruyor:
Üstelik, Yusufeli yokoluyor. Tarihiyle, anısıyla, o bölgede çok az olan verimli tarım toprağıyla, yokoluyor. Çok mu öznel düşünüyorlar? dersiniz.
Ülke çıkarlarına çok mu duyarsız? dersiniz.

Gelelim olayın ekonomik ve siyasal boyutuna:
Doğukaradeniz koyaklarında yapılacak barajların tümünün erke olarak getirisi nedir? Yüzde beş bile değil. Götürüsü; Milyarlarca dolar ve milyarlarca dolarla örneksenemeyecek denl yurt köşesi yıkımı /  kırımı.

Burç Arkadaşın verdiği örnekten yola çıkalım.
Ülkemiz yararına ise özveride bulunalım. Seve seve.
Ama, "atılan taş, ürkütülen kurbağaya değer mi" acaba!
Siyasal anlamda çıkar koruma ereğiyle, bu ülke talanı niye?
Korkunç bir mali gider tablosu; onyıllara dayanan cılız enerji ve para getirisi.

Arkadaşlar:
Ülkemiz "enerji sözleşmeleri" öylesine oynaklıklarla dolu ki, anlat anlat bitmez.
Doğalgaz ve petrol türevlerine dayalı enerji üretim anlaşmaları; öylesine el-kol bağlıyorki, barajlarımızın "hiç bir kıymeti harbiyesi" kalmıyor. Vuran vurduğuyla kalıyor.

Ülkemiz; yıllarca, hidro elektrik kaynaklı erke üretemedi. Almakla zorunlu olduğumuz doğalgaz Şirketleri, bize bu işi engelletti. Baraj sularımız boşa aktı. Hala akıyor. Siz, Atatürk, Keban, vb. barajlarımızın tam sığa çalıştığını mı sanıyorsunuz?

Ülke yararı elbetteki birincil düşüncemiz ve yaşamsal ereğimizdir.
Ama bu yararı, öncelikle, bu ikili şer anlaşmalarına karşı, tavır koyarak başlasak.

Sevgili halkımızın ve aydın insanlarımızın, bu "Baraj İşleri"ne karşı daha uyanık ve sorgulayıcı, sahip çıkıcı olması dileğiyle,

Hoşçakalın, sevgili dostlar.


Mustafa Taşlı

11 yıl önce - Cum 16 Mar 2007, 14:08

Alıntı:
Ülkemiz "enerji sözleşmeleri" öylesine oynaklıklarla dolu ki, anlat anlat bitmez.
Doğalgaz ve petrol türevlerine dayalı enerji üretim anlaşmaları; öylesine el-kol bağlıyorki, barajlarımızın "hiç bir kıymeti harbiyesi" kalmıyor. Vuran vurduğuyla kalıyor.


Hurşit bey söylediklerinizde bir yönden haklı olabilirsiniz ama ben enerjıden çok su tasarrufunu düşünüyorum.
Doğu Karadeniz bölgesi ülkemizin su deposu olabilecek haldeyken oradaki suların boşa akmasını ileriki 10-15 senede çok ağır bir şekilde ödeyebiliriz.Yatırımı uzun vadeli düşünmeliyiz.


Tunc

11 yıl önce - Cum 16 Mar 2007, 14:33

Alıntı:
Burç Arkadaşın verdiği örnekten yola çıkalım.
Ülkemiz yararına ise özveride bulunalım. Seve seve.
Ama, "atılan taş, ürkütülen kurbağaya değer mi" acaba!
Siyasal anlamda çıkar koruma ereğiyle, bu ülke talanı niye?
Korkunç bir mali gider tablosu; onyıllara dayanan cılız enerji ve para getirisi
.


Ben Kara denizliyim, Annen, Babam, Dedelerim Hepsi Karanedizliler, Cok kucuk yasta ayrilmama ragmen Karadenizden Hic Kopamiyorum ve Firsat buldukca Herdaim Gidiyorum, Amcalarim, Dayilarim, Oralardaki Koylerde dedelerimizden kalan yerlere Surekli yazlari Giderler..

Karadenizde, Nezaman Hem Ulkeye Hem Bolge insanina Faideli Birsey yapilmaya Kalkilsa Bu sekilde genelde Lokal ve Iktidar Karsiti , Her kim olursa olsun, Konu oluyor ve dert ediyor..

Karadeniz Turkiyede En cok Goc Veren yerlerden Birisidir.. Aileler Genelde Kalabaliktir, Erken Yaslarda evlenirler, Cok Cocuk yaparlar, Buralarda Is imkanlari Cok Degildir, Goc edenler hep Kucuk yaslarda Gurbet e Cikmistir, Babamlar 9 kardes idi, Erkeklerin hepsi Gurbete Cikmistir, (Bircok Nedenler vardir Tartisilabilir ayri bir konu) Buna ragmen Bunlari Hic Kimse Dusunmez.

Karadeniz Yolu icinde Ayni seyler Yapilmistir.. Diger Barajlar Icin de. Yalniz Bunlarin Hepsi Ihtiyactir ve Yapilmasi gerekir. Bu Sular Senerdir Bosa Hibe Olmustur.. Bence degerlendirilmelidir. Madur Olan Insanlarada, Duzenlerini devam etmeleri icin gerekli kolayliklar yapilmalidir...

Okudum diger yazilardada var idi hatta Bu konu ile ilgi yapilan bir toplantinin sonuc bildirgesinde var.. aynen Soyle diyor. İl turizm yetkilisinin çok kısıtlanmış tahminine göre önümüzdeki 10 yıl içinde Yusufeli bölgesine ve inanılmaz güzellikteki Kaçkarlara gelecek turist sayısı 40.000 olan bugünkü rakamlardan en az 500.000’e ulaşacaktır

Devlet Oraya Yatirim Yapmasin, Yol getirmesin, Hicbirzaman Oraya O Turist Gelmez..

Trabzon a Gecen Sene Gelen Toplam Turist sayisi 550 bin..  burada var http://www.byegm.gov.tr/yayinlarimiz/ANADOLUNUNSE .../AND14.htm

Ustelik Trabzonda Ataturk Kosku var, Sumela Manastiri, Uzungol, Diger Tarihi yapilar, Yayla Turismi ve Yapilan Yerli Turlar.. Havaalanida var.. Buna Ragmen Toplam Rakam Bukadar.  Nasil Olacak da Yusufeline 500.000 Turist Gelecek.. Yerlisi Bile Gidiyor, Is yok As yok, Uretim Yetersiz..

Onemli Olan O yore Halkina Is ve diger imkanlarin saglanmasi. Sonra Turist Gelir, Gelmezsede Orasi eksik kalsin. Her Turist de Iyi degildir Merak Etmeyin..

Amacin Buradaki Insanlara Muhalefet olmak degil, O yore insani ve Turk Olan Biri olarak Hem Yoremi, Hemde Ulkemi dusunuyorum....

Sevgilerimle..

Ne Mutlu Turkum Diyene...


Oktay Kasman

11 yıl önce - Cum 16 Mar 2007, 14:43

Bölge Turizm e açılacaksa konaklama tesisleri ve diğer ihtiyaçlar için baraj yapımı gerekir.Ayrıca ileri tarihlerde yaşanabilecek su sıkıntılarına karşı da  akarsuyu boşa akıtmamak için baraj lazım olacaktır.



sayfa 3
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
« önceki   1234 ... 161718   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET