1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 6 |
 |
AHMETR
16 yıl önce - Prş 03 May 2007, 01:11
| Alıntı: |
1 Mayısta gaz maskeli, molotoflu "işçi"lerin inatla Taksim'e girmek için nasıl savaş verdiğini
gördükten sonra bu yazıya "uyduruk" demek bence yanlış olur. |
Askerin hiçbir toplumsal olaya doğrudan müdahele yetkisi yoktur. Bakın EMASYA işleyişi şöyledir: toplumsal bir olayda kolluk kuvvetleri (polis) yetersiz kaldığı durumda Mülki amir (vali, kaymakam) askeri yetkiliye başvurarak kolluk kuvvetine askeri takviye ister. Bu kabul edilmesi zorunlu bir görevdir. Askeri birlikler olay yerine ulaştığında gücünü Mülki Amirin istediği yer ve zamanda kolluk kuvvetlerine takviye olarak kullanılır. Bu durumda tüm yetki ve selahiyet hala kolluk kuvvetlerinde ve doğal olarak Mülki Amirdedir. Yani haberin bastığı zemin yalandır Temeli yoktur. Temel yokken nasıl bina çıkılmıştır? Uyduruk demesek bile; ''bence'' uysa da yazdım, uymasa da kandırabilirim mantığıyla kaleme alınmış bir yazıdır.
|
 |
MürselErsagun
16 yıl önce - Prş 03 May 2007, 02:34
Bu bir bayramsa, yüzünü gözünü kapatmış terörist görünümlü kişilerin mitingi şeklinde bayram olmaz..
Bu bir hak aramaysa, başkasının hakkını gaspederek hak aranmaz..
Bu 1 Mayıs nedir Allah aşkına? neden hersene böyle kuRtlanır?
En son MürselErsagun tarafından Prş 03 May 2007, 02:51 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
ali deneç
16 yıl önce - Prş 03 May 2007, 10:46
1 Mayıs Amerika da kutlanmıştır ilk olarak.
1 Mayıs 1886 dan başlayarak normal iş günü 8 saat olarak karara bağlanmış,
1886 da yapılan grevlerde kanlı çatışmalar olmuş ve sonuçta 1889 da bu savaşımlar ve mücadeleleriyle 1 Mayıs işçilerin birlik, mücadele, dayanışma günü olarak kabul ettirilmiştir. 1890 da bu gün işçi bayramı olarak alanlarda kutlanmıştır.
Ülkemizde ;
İlk kez 1976 DİSK’in organizasyonu altında Taksim’de kitlesel olarak kutlamalar yapılır.
1977 1 Mayıs’ı DİSK genel başkanı ( rahmetle andığım) sayın Kemal Türkler kürsüde konuşmasını bitirmek üzereyken atılan silah sesleri ile beraber panik halinde kaçışan işçiler üstüne ateş açılmış, bu olaylar sonucu 37 işçi- emekçi insanımız hayatını kaybetmiştir.
Failleri bulunamamıştır.
Bundan sonra yapılan 1 Mayıslarda hiç istenmeyen olaylar devam etmiştir.
Yanlış hatırlamıyorsam 1996 yılı 1 Mayısı tam bir felekettir.
Çocukluğumda 1 Mayıs;
Komşularımızla (annem ve arkadaşları) birlikte Emirgan korusuna gidilirdi.Bakalım derlerdi bu seneki laleler nasıl ?Lale bayramı denirdi Emirgan da o yıllarda.
Bahar bayramı olarak kutlanırdı.Okullar tatil edilir,piknik yapılır , İstanbul içi gezmeler olurdu.
En son ali deneç tarafından Prş 03 May 2007, 11:03 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Patron
|
 |
Hacegan
16 yıl önce - Cmt 05 May 2007, 02:38
Merak ettiğim konu şu: Polisle çatışanlar Işçi Bayramı'na katılan işçiler mi, yoksa bir takım örgütlerin radikal, kökten Marksistleri mi?
|
 |
Yiğit cas
16 yıl önce - Cmt 05 May 2007, 03:11
| Burç demiş ki: |
ek bir bilgi olarak : Atatürk yönetimde 1 Mayıs yasaklanmıştı.
(ama bugün herkes kendinin Atatürkçü olduğunu iddia ediyor) |
Zamandan bağımsız olarak düşünürsek Atatürk'ün geçici olarak Meclis'in haklarına el koyması yani bir nevi diktatörlüğün de şu an gerçekleşmesi durumunda onaylanması gerekir. Zamanında bunların hepsi ülkenin kaybettiği yılları geri kazandırma için yoldaki engelleri yoketme amaçlı idi, yoksa o yılların şartlarını günümüze uygulamaya kalkarsak bir gıdım ileri gidemez hiç de o zamanki gibi devrimleri günümüze kazandıramayız.
Nutukta bu yasanın çıkma sebebinin aykırı sesleri susturmak değil, devrimlerin işleyişini hızlandırma amaçlı huzur ve güvenlik ortamınının sağlanması olduğu bunun bir baskı unusuru olmadığı, ülkede ne zaman koşullar uygun olursa bu yasa üstü uygulamanın meclis tarafından kaldırılacağı Atatürk tarafından belirtilmiştir. Yasanın sonsuza dek korunmaması gerekliliği üzerine özellikle vurgu yapılmıştır. Atatürkçülük, sebepten sonuçtan bağımsız körü körüne bir ideoloji değildir.
Not olarak: sadece 1 Mayıs için çıkarılmış bir yasa değildir, yasayı incelemeyenlerde öyle bir fikir oluşmasın.
| Hacegan demiş ki: |
| Merak ettiğim konu şu polisle çatışanlar işçi bayramına katılan işçiler mi yoksa birtakım örgütlerin radikal, köktenmarksistleri mi? |
Eğer o bir avuç polise saldıran uç yapılaşmalar olmasa da tüm işçiler rahatça bayramını kutlayabilse. Zaten tavırlarından anladığım Taksim'de çoğunluğun amacı da sadece Taksim'de 1977'yi anmaktı. Ama her eylemde provokatörler çıkıyor maalesef. Anarşistler gelmiş bayrak açıyor, anaşist ile işçi ne alaka?
Bence İşçi Bayramı geçmişi açısından düşünülmeli ve çalışanların haklarının savunulması için kullanılmalı. Bugün acımasız bir sömürü düzeni var ve bu sadece işçiye değil, her sektörde her çalışana karşı. İsterseniz Bilgisayar Mühendisi olun isterseniz Memur. Yıllar önce 8 saat çalışma hakkı kazanılmış ama şimdi düzen bunu insanların elinden alıyor, "12 saat çalışmazsan yerine başkasını bulurum.", "300 YTL maaş için ölenler var, istersen alma." gibi laflar artık işverenin kamçısı. En temel haklardır emeğin hakkının verilmesi, bu hakkın yokedilmemesi için elimizden geleni yapmalıyız. Sanmıyorum ki burda herkes hakettiğini alan, sosyal güvencesi olan ya da işveren insanlar...
1 Mayıs bu yüzden küçümsenmemeli ve kimi uç gruplara yem edilmemeli.
|
 |
Hacegan
16 yıl önce - Cmt 05 May 2007, 03:21
Yiğit cas gönül arzu ederki işverenler ve sistemler kimsenin hak aramasına fırsat vermeyacek şekilde adil olsun, adil davransın. Maalesef hakkınızı istemedikçe hiç kimse vermiyor ama yine gönül arzu ederki hak arama mücadelesi çatışmaya ve rejimi değiştirmeye dönmesin. Bir takım provakasyonlarla öldürülenleri hatırlamak için taksime gitmekte ısrar etmek ve sadece o gün orada kutlama isteği bende üzüm yemekle bağcıyı dövmek arasında muhayyer bırakılmayan bir kişinin durumunu hatırlatıyor.
|
 |
sayfa 6 |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|