Bu yaratıkları Hurda bir İ.E.T.T. otobüsünün için zincirleyip molotof atacaksın Yanarak ölmek üzereyken otobüsü söndüreceksin. Ama bunu canlı yayında yapacaksın. Belki akılları başlarına gelir.
allah bunların topunun bin belasını versin.hepsini bi odaya tıkıp yakacaksın. sonrada çekip gideceksin. cesetleri kül oluncaya kadar yandıktan sonra gelip söndüreceksin.
ikarusun vitesi girsin size. şerefsiz hain aşşalıklar.pislikler.
İzmir'li bir vatandaş olarak İstanbul'da yaşanan olayları izledim ve kınıyorum. Bunu yapanlar nasıl yakalanamıyor onu da anlamakta güçlük çekiyorum... 1 kişi bile nasıl yakalanamaz
Görüntüleri seyrettim, muhtemelen 18 yaşından küçük teröristler molotofu otobüse sallarken DHA muhabiri orada, molotoflar atılıyor daha 15 sn geçmiyor çevik kuvvet geliyor, 15-18 yaş arası teröristler geriye doğru topuklayıp kaçarken arkada vicdansız bir güruh salak salak bakınıyor, o yetmiyor öncesi mi sonrası mı pek anlaşılmıyor ama bir grup g.doğulu kadın ve genç ellerinde kağıt parçaları yürüyor.
En basit, zararsız öss, tekel işçileri eylemlerinde hayli haşin ve sert davranıp ortalığı biber gazına boğan polisimiz nedendir anlamam böyle g.doğulu gösterilerine son derece müsamahalı, neden o grup izinsiz gösteri yapıldı diye toplanmıyor, nezarethane ve adliyeyi boylamıyor?
DHA muhabiri olayı anı anına çektiğine göre böyle bir olayın olacağı malum, neden en baştan itibaren polis müdahale etmedi?
Küçük molotofçular vasıtasıyla otobüs yakarak İstanbul, Mersin, Adana, İzmir gibi büyük şehirlerinde bazı mahalleri kurtarılmış bölge yapmanın peşindeki bu molotofçulara karşı yeni bir yasa ve anlayışsızlık gerekmiyor mu?
Bu molotofçu güruh bir yıl evvel rastgele araba da yakıyordu, o olaylar dindi, otobüs yakıyordu, bu hortladı, Devlet neyi bekliyor, teröristlerin yol kesip İETT otobüsündekileri kalaşnikofla taramasını mı?
Önerim ise şu; adı çıkmış bu mahallelerde yaşayanlardan adı olaylara kesin olarak karışıp mahkemece kesin hükme bağlanmış cezası olanlar bir daha bu şehirlere sokulmasın.
Potansiyel olarak bu suçlara karışması muhtemel gençlere dönük rehabilitasyon çalışmaları yapılsın, en azından olaylara karışmamış ve aklı beş karış havadaki gençleri doğru yola çekmiş oluruz.
Bu tarz güvenliğin tehlikede olduğu mahallere giden Otobüs şöförlerine silah verilsin, otobüs camları kolay kırılmayan cinsten imal edilsin, yanması kolay olmayan malzeme kullanılsın.
İett otobüslerinin ön yüzüne kamera konulsun, kameralar Polisçede izlenebilsin.
BAŞKAN TOPBAŞ; “İSTANBUL’A VERİLEN ZARARIN BEDELİNİ HEPİMİZ ÖDÜYORUZ!...”
Alıntı:
Gaziosmanpaşa’da İETT otobüsüne yönelik molotoflu saldırıyı şiddetle kınadığını belirten Başkan Topbaş, “İstanbul’a verilen zararların bedelini halk olarak hepimiz ödüyoruz. Daha önceki acının tekrar yaşanmamasını istiyoruz” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Emirgan Beyaz Köşk’te İstanbul’daki başkonsoloslarla yaptığı kahvaltılı toplantının ardından basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı. Gaziosmanpaşa’da İETT otobüsüne yönelik molotoflu saldırıyı şiddetle kınadığını belirten Başkan Kadir Topbaş, şöyle konuştu;
“Toplu taşıma araçları dahil kamuya ait tüm malların herkesin ortak malıdır. Buraya verilen zararların bedelini halk olarak hepimiz ödüyoruz. Bu eylemi şiddetle kınıyorum ve doğru olmadığını da her zaman söylüyorum. Geçmişte hafızalarımızdan silinmeyen ve bir sembol olarak kalan bir evladımızı molotoflu saldırıda kaybetmiştik. Biz bunların tekrarlanmamasını istiyoruz. Bunlar doğru şeyler değil. İnsanı insanlıktan çıkaran eylemlerin bu yüzyılda yeri yok. İnsanın insan gibi davranması lazım. Fikirleri, zihinleri karışık olanlar, toplum içerisinde bazı problemler çıkarmakta ve sıkıntılar yaşatmakta. İnsanın bir fikri varsa, bunu her yerde söyleyebilmeli, ama bunu asla bir başkasını rahatsız etme boyutuna taşımamalı. Özellikle kamu alanları, hepimizin ortak değerleri olan kamusal araç gereçlere yapılan bu tip saldırılar, vatandaşlarda tedirginlik oluşturmakta. Doğru da değil.”
Kadir Topbaş, emniyetle işbirliği yaparak bütün toplu taşıma araçlarında gerekli güvelik önlemlerini aldıklarını, şoförlerin de bu konuda eğitildiğini ifade ederek, otobüsün içinde ve dışında gizli kayıt yapacak sistemlerin kurulduğunu, ayrıca sivil polislerin bulunduğunu hatırlattı. Bu tür eylemlerin vatandaşlar tarafından asla tasvip edilmediğini, oluşan maddi kayıpların da vatandaşın paralarından oluşan kaynaklardan telafi edildiğini vurgulayan Başkan Topbaş, “Araç sayımızın yeterli olmadığı şu dönemde bile kalkıp da bu tip eylemlerle araçları tahrip etmeleri tabii ki doğru bir şey değil” diye konuştu.
Kendi semtlere gelen aracı yakabilecek , o aracı süren kişi ile belkide kendileri ile aynı mahallede semtte yaşayan kişiyi ölüm tehlikesine atabilecek kapasitedeki kişilere yazıklar olsun.
Sultanbeyli Gölet Mevkii'nde Tamamen yanan 99-205 kapı nolu araç tamamen yenilenmiştir, şimdilik servise çıkmıyor, iç düzeni yapıldıktan sonra servise verilecek. Ben bu aracın hurdaya ayrılacağını düşünmüştüm, ama mücize gibi geldi bana, şaşırdım gerçekten. 97-216'nın son durumu nedir acaba, merak ettim.
maddi olarak hepimize zarar veren bir durum. ülke kaynakların hor kullanılmasından başka bir şey değil. hayat tarzımız o kadar yok etmeye yıkmaya zarar vermeye endeksli ki bu ileride daha da büyük zararlar verecektir. hayatı birbirimiz için kolaylaştırmaya çalışmak yerine yıkmak nereye kadar devam edecek bunu çok merak ediyorum. yanan otobüslere eminim yapan kişide biniyor onun çevresindeki insanlarda. bilinçsizlik diyalogsuzluk ve düşüncesizlik başka birşey değil bu.