93-530 dün 8E'deydi, cam kauçuklarında is ve yanık lekeleri vardı.
son 1 hafta içinde bulgurlu'dan 11M, 11N ve 8E'ye binerek eve gittiğim günler oldu. Bulgurlu'da bir grup çocuk otobüslere kartopu atarak saldırıyor. İlginç olan bu saldırılara 11M ve 11N içerisinde iken maruz kaldık ama 8E'de olmadı. Tesadüf de olabilir, çocukların 11M ve 11N'ye saldırdıkları günlerde bekleyip görmek lazımdı, 8E'ye bindiğim günler çocuklar hiç ortaya çıkmamış da olabilirler.
İşin beni ürküten tarafı o çocukların buğulu camların dışından otobüse doğru bir şey fırlatmakta olduğunu görüp de öylece bakakalmak. yani ellerinde ne olduğu belli değil, bir anda atıp kaçıyorlar. Molotof kokteyli olsa ne olacak ? Önceki akşamkinde otobüsün camları da temizdi ve çocukla gözgöze geldim, çocuk elindeki nesneyi arada cam yokmuş da bana atıyormuş gibi attı. Ben de refleks olarak irkilip korktum, otobüstekiler "fırlatılan başka bir şey olsaydı" diye kafa yormak yerine benim refleksime gülmeyi tercih etti, bu da ancak bizim milletimize has bir özellik. Kayıp düşene gülerler sonra bir de bakarlar adam kafayı çarpıp ölmüş...
Gene içi yolcu dolu bir otobüsü yakmaya çalışmış hainler. Daha geçtiğimiz günlerde bir otobüsü yakarak içinde zavallı bir genç kızın ölümüne neden olan hainler sürüsü gene sahneye çıkmışlar. O haberle ilgili linki aşağıya kopyaladım. Oradan konuyu öğrenebilirsiniz.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/13743501.asp?gid=229
Gülsuyu mahallesinde daha öncede sanırım birkaçkez aynı şeyler olmuştu.Maltepeden düzenli minübüs kalkıyor bildiğim kadarıyla...belli bir saatten sonra otobüse binmek tehlikeli olacak demekki.Yazık çok yazık verilen emeklere,ayrıca canlarda yanabilirdi önceki olayda olduğu gibi...
Otobüs plakalı, öyleyse 94 model olmalı. Ben 94-115 ya da 94-123 gibi okuyabildim ama emin olamadım.
Haberdeki görüntülerde otobüsü kovalarla söndürmek için seferber olmuş vatandaşlar var. Yakmaya çalışanlar da vatandaş, söndürmeye çalışanlar da... Söndürmeye çalışanların belki de durumu yakmaya çalışanlardan daha kötü (bazılarına rahat batar). Orta halli insanlar, ama durumları ile barışıklar, halleri, imkanları yüzünden devlete isyan etmek ya da devletin malı yanarken oturup izlemek yerine seferber olup söndürmeye çalışıyorlar... Kimi yakar, kimi yakmaz ama yanarken hiç umursamaz, kimi sadece seyreder, kimi de can havliyle söndürmeye çalışır...
Bu otobüsü başka yerlerde yaksalardı belki de oranın sakinleri rahat koltuklarından kalkıp söndürmeye yeltenmeyeceklerdi bile. Bu özveri, bu can havliyle müdahale, küçük de olsa, sadece otobüsün yanmasını itfaiye gelene kadar geciktirmiş bile olsa takdiri hak eden bir davranıştır. Bu hareket, "biz bu insanları, onların yaptıklarını tasvip etmiyoruz, vergimize, otobüsümüze sahip çıkıyoruz, bunları içimizde barındırmıyor, barındırmak istemiyoruz" çığlığıdır. Otobüs yakılıyor diye buralara eski otobüs yollamak, adaletsiz otobüs dağılımını sürdürmek, bu özverili insanları cezalandırmak anlamına gelir. Otobüslerine sahip çıkan bu vatandaşlarımızı tebrik ediyor ve emniyetin gerekli tedbirleri almasını ve İETT'nin bu vatandaşları ödüllendirmesini (maddi yardım değil, daha konforlu otobüslerle) diliyorum.
Molotoflu hainler dün yine işbaşındaydı. İstanbul Gaziosmanpaşa'da içerisinde 6 kişinin bulunduğu İETT otomobüsünü molotof atarak yaktılar. Otobüs şoförünün zamanında kapıları açması ile yolcular yanmaktan kurtuldu.
Yüzleri maskeli yaklaşık 15 kişi, içinde 6 yolcunun bulunduğu otobüse molotof kokteyli attı. Otobüs bir anda alev aldı. Çevik kuvvetin gaz bombası atmasıyla grup dağılırken, şoför kapıları açarak yolcuları tahliye etti. Şoför yangın söndürme tüpü ile yangını söndürdü. Otobüs garaja çekilirken, polis ile göstericiler arasındaki çatışma ara sokaklarda devam etti.
SERAP DA MOLOTOF ATILAN OTOBÜSTE YANMIŞTI
Lise son sınıf öğrencisi Serap Eser de 8 Kasım 2009’da dershaneden dönerken Küçükçekmece'de belediye otobüsüne atılan molotof kokteylli ile yanmış ve ağır yaralanmıştı. Yaklaşık bir ay Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yanık ve Kronik Yara Tedavi Merkezi yoğun bakım servisinde tedavisi gören Serap Eser kurtarılamamıştı.