1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 8  |
 |
Erhan Aydoğdu
15 yıl önce - Pzr 02 Eyl 2007, 22:57
Selamlar..İyi eğlenceler...
Kadının biri, 46 yaşındayken kalp krizi geçiriyor ve hastaneye kaldırılıyor. Ameliyat masasındayken,
ölüme yakın, birden bir Hayal görüyor.
Azraili görüyor ve soruyor: "Benim saatim geldimi?"
Azrail cevap veriyor:
"Hayır, senin daha 43 sene, 2 ay vede 8 günün var".
Narkozdan uyandığında, estetik yaptırmaya karar veriyor. Yüzünü gerdirttiriyor, dudaklarını doldurtturuyor.Kısacası: "Yeniden doğmuş gibi"
Daha uzun bir süre yaşıyacağını bildiği için şimdi, o kadar ameliyatın değdiğini düşünüyor. Sonra ameliyattan sonra hastaneden tamamen yeni bir insan gibi çıkıyor.Tam karşıdan karşıya geçiyor ki,
ambülans çarpıyor. Ölüyor.
Cenette Azrail'e soruyor:
"40 seneden daha fazla yaşıyacağımı sanıyordum! Neden o zaman bana o ambülansın çarpmasını sağlayıp, Beni öldürttün?"
Azrail cevap veriyor:
"Valla, ben
seni tanıyamadım...
Saygılarımla...
|
 |
Can B
15 yıl önce - Pzr 09 Eyl 2007, 18:04
Temel İngiltere'ye gidince bir araba almış ve arabasıyla eve giderken
radyo dinliyormuş. Radyo yayını bir haber için kesilmiş. Spiker:
-Tüm sürücüler dikkat! Ana yolda yanlış yönden giden bir araç dehşet
saçıyor.
Temel direksiyonu sağa sola çevirmekten bitkin bir halde bağırmış:
-Ne biru, hepisu hepisu.
|
 |
Can B
15 yıl önce - Pts 10 Eyl 2007, 18:27
Temel ve Dursun'un gümrük memuru olarak çalıştığı zamanlarda Amerika'da zencinin biri pasaportunu kaybetmiş. O gün de tesadüf Türkiye'ye gidecekmiş. Çaresizce yolda yürürken bir pasaport bulmuş. Bulduğu bu pasaportta Leonardo Di Caprio'ya aitmiş. Resmi söküp hemen kendi resmini yapıştırmış. Derken bu zenci ne yapmış ne etmiş bir türlü uçağa binmiş. İstabul'a vardığında da gümrük memuru olan Temel'e denk gelmiş. Temel pasaportu eline almış. Bakıyor fotoğraf zenciye ait fakat isim Leonardo Di Caprio olarak yazıyor. Temel işin içinden çıkamayınca hemen dostu Dursun'a sormuş; "Ula Dursun, bu titanik batmışmıydı yanmışmıydı?"
|
 |
CEM@ALİ
15 yıl önce - Çrş 19 Eyl 2007, 21:13
İçinde Ingiliz, Amerikalı ve Türk yolcular bulunan bir gemi, okyanusun ortasında şiddetli bir fırtınaya yakalandı. Geminin batacağını anlayan kaptan, yolculardan gemiyi hemen boşaltmalarını istedi. Fakat yolcular, geminin batacağına inanmadılar ve gemiyi terk etmek için filikalara binmediler.
Sonunda kaptan, geminin güvenlik sorumlusunu çağırdı: "Elinden ne gelebiliyorsa yap ve geminin bir an önce boşaltılmasını sağla" dedi.
Güvenlik sorumlusu "Başüstüne" dedikten sonra yolcuların bulunduğu bölüme gitti ve bir iki dakika sonra geri döndü:
"Emriniz yerine getirilmiştir sayın kaptanım" dedi. "Yolcuların tümü filikalara binmişler ve gemiyi terk etmişlerdir..."
Bu sözlere inanmayan kaptan güverteye çıktı ve denizdeki filikaları gördükten sonra hayretle sordu:
"Peki nasıl becerdin bunu?"
Güvenlik sorumlusu, "Ingilizler’e, ‘Sizin gibi soylu kişiler, batan bir gemiyle birlikte denize gömülmemelidirler’ dedim. Amerikalılara, deniz suyunun vücut için çok yararlı olduğunu söyledim. Türkler’e ise... ‘Gemiyi terk etmeniz yasak’ dedim, efendim..."
CEM HOŞGÖR...
|
 |
Erhan Aydoğdu
15 yıl önce - Cum 28 Eyl 2007, 22:41
Temel ve Sarışın
Trafik polisi Temel sarışın bir bayan sürücüyü durdurur ve ehliyetini sorar. Kadın çantasını kucağına alıp aramaya başlar; ancak uzun süre geçmesine rağmen bir türlü aradığı şeyi bulamaz.
Temel beklemekten bunalır ve sabırsız bir ifadeyle kadına söylenir:
-"Hanımfendi, aradığınızı bulamadığınız anlaşılıyor. Üzerinde kendi resminizin olduğu şeyi göstereceksiniz, acele edin lütfen."
Kadın bu uyarı üzerine telaşlanır ve kısa bir süre sonra "hah buldum" diye sevinçle çığlıkk atıp çantasındaki makyaj aynasını Temel'e uzatır.
Temel aynayı ciddiyetle inceler ve kadına dönüp kibar bir ifadeyle konusur:
-"Buyrun belgenizi hanımefendi. Özür dilerim, polis olduğunuzu söyleseydiniz durdurmazdım
|
 |
fatih atalan
|
 |
Erhan Aydoğdu
15 yıl önce - Pts 01 Ekm 2007, 00:08
KAYINPEDER
Bir kayınvalidenin 3 damadı varmış. Bir gün hep beraber tatile denize gitmişler. Kayinvalide, damatlarının kendisini ne kadar sevdiklerini anlayabilmek için bir plan düşünmüş. Aniden denize atlamış ve boğulma taklidi yapmaya başlamış. "Büyük damadım, boğuluyorum ne olur kurtar beni" diye bağırmış.Büyük damat hemen denize atlayarak kayinvalidesini kurtarmış.Ertesi gün büyük damadın kapısında bir Reno Laguna, üzerinde de bir not: "Sevgili damadım, hayatımı kurtardın sağol, kayinvaliden". Ertesi gün ortanca damadı denemiş. Aynı şekilde o da hayatını kurtarmış.Onun da kapısında bir Reno Safrane ve üzerinde bir not: "sevgili damadım, hayatımı kurtardin sağol, kayinvaliden".Sıra küçük damadı denemeye gelmiş. Ertesi gün yine denize girmiş."Damadim boğuluyorum, ne olur kurtar beni" demiş. Küçük damat, "bana ne,boğulursan boğul" diye karşılık vermiş. Kadın da oracıkta boğulup can vermiş. Ertesi gün küçük damadın kapısının önünde bir Ferrari ve üzerindebir not: "Sevgili damadım, hayatımı kurtardın sağol, Kayinpederin....
|
 |
OSMAN TUNCA
15 yıl önce - Pts 01 Ekm 2007, 00:33
Papa bir gün arabası ile giderken canı sıkılmış şöförüne 'sen arkaya geç arabayı ben kullanacağım' demiş şöför arkaya geçmiş kurulmuş Papa tam gaz giderken polis çevirmiş bir bakmış papa direksiyonda şaşırmış telsizle merkeze anons yapmış:
Direksiyonda papa var arka koltuktada herhalde Hz. İsa vardır.
|
 |
dilek burbut
15 yıl önce - Pts 15 Ekm 2007, 23:44
FOTO FORUM BAŞKANI FERİDUN AYDIN’IN,
29 MAYIS 2007 GÜNÜ ÖĞLEN SAATİNDE, MERYEMANA YOLUNDA
İKİ ARKADAŞIYLA GEÇİRMİŞ OLDUĞU
TRAFİK KAZASININ
GERÇEK DESTANIDIR.
FERİDUN AYDIN
Aracın Sürücüsü ve Çarpıcısı
Çaykara’da doğdu, Trabzon’da büyüdü,
Sümela yolunda çarptı.
Hasar Durumu
Sağ el başparmakta çatlak (belki de kırık), ayağında ağrı, göğüs kafesi ortasında işaret parmağıyla
bastırdığı zaman oynayan bir kemik.
(Bu kemik şimdi yerinde yok…)
VEDAT OSMANOĞLU
Sağ Ön Koltuk Yolcusu
Hasar Durumu
Omurgada ağrı, kafada vuruk, ön dişinin biri kırık
M. REŞAT SÜMERKAN
Arka Koltuk Yolcusu ve Metin Yazarı
Hasar Durumu
Sağ omuzda çürük, sol diz altında ekimozlar,
sol ayakta morluk, göğüste darlık.
Sene iki bin yedi
Mayıs ayı sonlari
Anlatayim dinleyin
Bizlere olanlari
Dedum ki uşaklara
Sumela’yi çekelum
Kaçmayalum zorluktan
Karşisina geçelum
Vedat ile Mustafa
Olur dediler bana
Kendi ayaklariylan
Bindiler arabama
Sabahtan çıktuk yola
Trabzon’dur ilimuz
Maçka da verduk mola
Sumela menzilimuz
Çekimler iyi gitti
Zaten konu sabitti
Çok deklanşör basmişum
Üç cigabayt kart bitti
Baktım güneş yükseldi
Dedum hayden döniyruk
Erzağımuz var ama
Acindan da öliyruk
Maçka’da yeruk dedum
Peynirlen helvalari
İçeruk da üstine
Taze demli çayları
Baktım güneş yükseldi
Dedum hayden döniyruk
Erzağımuz var ama
Acindan da öliyruk
Ah vaylari vaylari
Geldi kerez aylari
Birden gözum karardi
Görmedum virajlari
Soldan dalduk mıcıra
Şimdi nasil durayim
Habu direksiyoni
Ne tarafa kırayim
Sığıri kovalayın
Girmesunler ekine
Büktüm direksiyoni
Biz gidiyruk dikine
Opel birden kıç atti
Beklemezsun tipinden
Dersun yayla düzinde
Dana kaçti ipinden
Bi sağ yapti aniden
Savurdi bi da soldan
Eyvah dedum içumden
Aha çıkayruk yoldan
O an aklima geldi
Dedum firen yapayim
Bu hızla ölmektense
Biraz yavaşliyayim
Sarhoş marhoş değilim
Yanımuzda yok şişe
Ayak attum pedala
Ne firen de ne bişe
Çalayirum kornayi
Kaçun yol üzerinden
Koca koca kayalar
Hiç oynar mi yerinden
Malagambos yaylasi
On hanedur on hane
Aha da çarpayiruk
Firen miren bahane
Haçan çarptuk kayaya
Biraz geri siçraduk
Attuk da iki takla
Kazayi tamamladuk
Meryemana deresi
Paril paril parlayi
Nasi da ters döndürdi
Kayalar arabayi
Sessizluk oldi birden
Motor da kendi susti
Baktum tavan altimda
Ben duriyrum yüz usti
Dedum ki doldi vadem
Aha da eliyirum
Ey gidi dedelerum
Yer açın geliyirum
Baktım Vedat üstümde
Bilmedum neye niyet
Dedum çekil oyani
Nedur bu samimiyet
Seslendum Sümerkan’a
Kardaşum eyi misun
Ben da zordayim ama
Bi yardım ister misun
Süründum pencereye
Dışariya atladum
Baktum arkadaşlar sağ
O vakit rahatladum
Ölmek işten değildi
Olanlara şaşayrum
Gördum yerde gölgemi
Anladum ki yaşayrum
Meryemana deresi
Kar eridi bolandi
Sarilduk uşaklarlan
Gözümuz buğulandi
Farkettum acıkmişuk
Burda bizi kim besler
Yayılmişlar her yere
Peynirlan patatesler
Ekmek camdan fırlamiş
Zeytin düşmiş ortaya
Keşke kemer taksayduk
O güzelum helvaya
Allah bizi koridi
Demek vade dolmadi
Vedat’tan bi diş gitti
Bize bişe olmadi
Bu herkese ders olsun
Hayata güvenmeyin
Çekim yapar isenuz
Arabaylan dönmeyin
Yaşanmiştur bu olay
Okuduk da dinleduk
Kaza ettuk üçumuz
Bu destani eyleduk.
Ulaşımın fıkrası olur da destanı olmaz mı?Allah muhafaza bir de kaza olur sa!Hemşerularımın hikayesi.Bana gelen bir e mektuptan.Sizlerle paylaşmak istedim.
|
 |
Erhan Aydoğdu
15 yıl önce - Çrş 17 Ekm 2007, 22:13
10 LİRA
Yaşlı bir çift her yıl düzenlenen bir festivale giderlermiş. Her yıl yaşlı adam festivalde düzenlenen "10 liraya uçak gezintisi"ne katılmak ister, her yıl da karısı itiraz eder ve şöyle dermiş:
- "10 lira 10 liradır.".Üç yıl beş yıl "10 lira 10 liradır" derken en sonunda yaşlı adam demiş ki; "Bak, artık 71 yaşındayım, bu uçağa bu sene binmezsem bir daha hiç şansım olmayabilir. " Fakat karısı tınmamış ve şöyle demiş;
- "10 lira 10 liradır...". Ama bu sırada uçağın pilotu bunları duymuş ve ikisine bir pazarlık önermiş:
- "İkisi de uçağa binecekler, eğer uçuşun başından sonuna ses çıkarmadan dururlarsa bedava. Ama eğer çıt çıkarırlarsa, 10 lira ödeyecekler.. ."
Yaşlı çift kabul etmiş. Ve uçağa binmişler. Pilot da bahis söz konusu olunca başlamış acayip manevralar yapmaya... Taklalar atmış, uçağı kendi ekseninde döndürmüş, ani duruşlar, dönüşler, dalışlar yapmış.Ama arkadan ses yok! En sonunda pes etmiş ve uçağı indirmiş. Yaşlı adama dönmüş;
- "Bildiğim her numarayı denedim. İyi dayandınız. İkiniz de çıt çıkarmadınız..." Yaşlı adam cevap vermiş:
- "Karım uçaktan düşünce söyleyecektim ama 10 lira 10 liradır..."
|
 |
sayfa 8  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|