1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5  |
 |
Erhan Aydoğdu
16 yıl önce - Sal 17 Tem 2007, 12:13
Selamlar...
Uçak
Bir gün amerikalılar çok güzel 4 motorlu bir uçak yaparlar ve araplara denemeleri için verirler.Uçak havalanır ve havalandıktan 10 dk sonra birinci motor patlar.Uçağın kontrol ekranında bir yazı belirmiş "lütfen panik yapmayın bu amerikan teknoloji ürünüdür araç seyrine devam edecektir".Gerçektende uçak sorunsuz devam ediyormuş.Derken ikinci motorda patlar.Yine aynı yaz çıkar ve uçak yine sorunsuz yola devam eder.Bir müddet sonra üçüncü ve dördüncü motorda paltayınca bu sefer kontrol ekranında " lütfen panik yapmayın amerikan teknoloji ürünü olan bu uçak kendini motorsuz yere indirecektir"Gerçektende yere sağ salim inerler.Ama araplar uçağı kıskanırlar" ne olacak onlar yaparda biz yapamazmıyız" derler.Girişirler onlarda bir uçak ortaya çıkarırlar.Denesinler diye amerikalılara verirler.Uçak havalanır ve 10 dk sonra birinci motor patlar.Kontrol ekranından bir yazı geçer:"lütfen telaşlanmayın bu arap teknoloji ürünü uçak seyrine devam edecektir.İkinci üçüncü motor derken dördüncü motorda patlayınca bu sefer ekrandan başka bir yazı geçer.:"lütfen telaşlanmayın ve ekranda yazanı tekrarlayın Eşhedüenlailaheillalah....
Titanik
Hitlerin önüne üç esir getirmişler.Bir İngiliz,Bir Fransız ve bir Yahudi.Demişki size birer soru soracağım,bilen canını kurtarır.
İngilize sormuş:
-Titanik ne zaman battı?
-1912, demiş İngiliz.Hitler:
-Bırakın,demiş ve Fransıza sormuş:
-Titanik kazasında kaç kişi öldü.
-1124 kişi,demiş Fransız.Hitler :
-Bunu da bırakın,demiş ve Yahudiye dönmüş:
-Say bakalım ölenlerin ismini.
Saygılarımla...
|
 |
Ar-Man
16 yıl önce - Sal 17 Tem 2007, 12:46
Temelin yeni bir Ferrarisi olmuş.Yolda giderken çıplak bir kadın otostop yapıyormuş.Temel de demiş ki:
-Aslında yabancı kadınları arabama almam ama gözlerinizin rengi çok güzel.
|
 |
Kemal Bayır
16 yıl önce - Sal 17 Tem 2007, 12:57
Temel, Dursun'un daveti üzerine bir Paris yapar gelir.
Yayladan köye, köyden kasabaya, kasabadan şehre, oradan Ankara'ya, Ankara'dan
trenle İstanbul'a, Haydarpaşa'dan gemi ile karşıya, oradan, Havaalanına, İstanbul'dan
Uçakla Paris'e gider ve birkaç hafta sonra döner.
Dönüştekahve arkadaşları sorar:
- Eeee. Anlat Bakalım. Paris'i nasıl buldun ?
- Paris iyi hoştir da, yolu biraz sapa kaliy.
|
 |
Yılmaz Aysoy
16 yıl önce - Sal 17 Tem 2007, 16:02
Bir tanede ben anlatayım.
Amerikalılar japonların otomotiv teknolojilerini merak ediyorlar ve bir japon fabrikasına ziyarete gidiyorlar.
Fabrikayı gezerken orada kafeste 5-6 tane kedi görüyorlar. Kedilerin ne işe yaradığını soruyorlar.
Japonlar: "Biz arabayı yaparız, akşam kedilerden birisini içine koyarız. Sabah geldiğimizde kedi yaşıyorsa sorun var demektir. Bir yerde izolasyon hatası yapmışızdır" diyorlar.
Gel zaman git zaman aynı amerikalılar TOFAŞ'ı ziyaret ediyorlar. Bir bakıyorlar orada da kafeste kediler var. Kedilerin ne işe yaradığını biliyorlar ama yinede soruyor.
Bizimkiler cevap veriyor: "Arabayı yaparız, akşam kediyi içeri koyarız. Sabah geldiğimizde kedi yerinde yoksa bir sorun var demektir".
|
 |
Erhan Aydoğdu
16 yıl önce - Çrş 18 Tem 2007, 21:47
Selamlar...
Aşağıdaki fıkraların birkaçı belki ulaşımla alakalı değildir.Ama içlerinde ulaşım araçları geçtiği için ve hoşuma gittikleri için paylaşmak istedim.Umarım hoşunuza gitmiş ve güldürebilmişimdir..
Saygılarımla... İyi eğlenceler...
1.Marsa Yolculuk
Nasa Mars'a adam gönderecekmiş. Sadece bir kişi gidebilecek, giden de geri dönemeyecekmiş. İlk aday olan mühendise bu iş için ne kadar isteyeceğini sormuşlar:
- 1 Milyon Dolar demiş ve eklemiş - kızılhaça bağışlayacağım.
İkinci aday olan doktora da aynı soruyu sormuşlar. Doktor:
- 2 Milyon Dolar demiş. - Bir milyonunu aileme bir milyonunu da tıbbi araştırmalara bağışlayacağım.
Üçüncü aday olan Türk aynı soruya
- 3 Milyon Dolar diye cevap verince yetkililer diğerleri bu kadar az isterken kendisinin neden 3 milyon dolar istediğini sormuşlar. Türk yetkililere doğru eğilmiş, kısık bir sesle:
- 1 milyonunu ben alırım, 1 milyonunu size veririm, mühendisi de
Mars'a göndeririz.
2.Cenaze Aracı Şoförü
Bir gün taksiye binen bir müşteri şoföre bir şey sormak için hafifçe omuzuna dokunur.
Şoför bir çığlık atıp, direksiyonun kontrolünü kaybeder. Bir otobüse çarparmak üzere iken direksiyonu kırar, kaldırıma çıkıp, bir vitrinin önünde arabayı durdurur. Arkaya dönüp müşteriye:
"Hayatta bir daha bunu yapmayın!" diye bağırır.
Müşteri ise; sakinlikle bir ufacık dokunmanın onu bu kadar korkutup, sıçratacağını düşünemediğini söyler. Bu arada kendini toparlamış olan şoför, müşteriye dönüp:
"Haklısınız, aslında sizin kabahatiniz yok" der. Bugün benim ilk taksi soförlüğüm, 25 senedir cenaze arabası soförüydüm de..."
3.Andrea Doria
Osmanlı donanmasıyla Venedik donanmasıı arasında savas çıkmış. Venedik donanmasının komutanı Andrea Doria imiş. Gözcü Osmanlı donanmasının yaklaştığın fark edince hemen Andrea Doria'ya haber vermiş :
-Osmanlı yaklaşıyor. Andrea Doria sormuş :
-Kaç gemi var? Gözcü:
-10-20 kadar. Komutan hemen emir erini çağırmış :
-Oğlum bana hemen kırmızı gömleğimi getir. Emir eri şaşırmış :
-Niçin komutanım? Andrea Doria :
-Savaşırken yaralanacağız. Kan izi belli olmasın ve de askerlerin cesareti kırılmasın diye. Bu arada gözcüden yine ses gelmiş :
-Efendim 50 kadar oldular. Andrea Doria heyecanlanmış ve emir erine tekrar seslenmiş :
-Gömleği boşver. Sen bana kahverengi pantolonumu getir.
4.Trafik Kazası
Temel bir gün traktörle giderken freni patlar. Etrafına bakan Temel ne yapacağını bilemez. Bir tarafta kurulu bir pazar diger tarafta oynamakta olan bir çoçuk görür. Pazara giden yolu seçersem çok insan ölür çocuğun tarafına gidersem bir çocukla olayı kurtarırım der ve ertesi gün gazetede söyle bir manşet: Pazara giren traktör yüz kişiyi ezdi.Temele sorarlar nasıl oldu? Temelden şöyle kısa bir cevap: Herşey çocuğun pazara koşmasıyla başladı.
|
 |
Kemal Bayır
16 yıl önce - Çrş 18 Tem 2007, 22:00
Çok, ama çok sevdiğim bir fıkra. Söz, başka yazmayacağım.
Yalvar yakar bulduğu işin Mühendisi, Temel'e yapacağı işi anlatmaktadır :
- Bak Temel. Boya kutusunu buraya koyacaksın. Fırçayı kutuya banıp, yolun tam
ortasına çizgiyi çizeceksin. Tamam mı ?
- Tamam, Efendim.
- Yarın işe başla.
Hergün raporlar gelmektedir, Mühendis Bey'e :
1. Gün 2.500 metre çizgi çizilmiştir.
2. Gün 2.000 metre, 3. gün 1.500 metre...
Mühendis çok sinirlenmiştir. Temel'i çağırtır.
- Temel, işe girdin diye 2 - 3 günde hemen gevşedin. Ne bu raporların hali.
Neden devamlı azalıyor, çizilen çizgi ?
- Aman Mühendis bey, canla başla çalışıyorum, ama o koyduğumuz kutuya
gidip gelmek bayağı zaman alıyor.
|
 |
Erhan Aydoğdu
16 yıl önce - Pts 23 Tem 2007, 14:56
Selamlar...Umarım beğenirsiniz...İyi eğlenceler...
Balon
Büyük bir şirketin üst düzey yöneticilerinden biri bir gün New York üzerinde balonla dolaşmaya çıkar.
Aksilik bu ya, pusulasını aşağıya düşürür ve kaybolur.
Inmek için uygun bir yer ararken bir gökdelenin tepesinde sigara içen bir adam görür ve alçalır:
- "Pardon. Ben neredeyim acaba?" diye sorar.
- "Yerden 500 feet yukseklikte bir balonun
içindesin" der adam.
Yönetici sinirlenir:
- "Sen mühendissin degil mi?" diye sorar.
- "Evet." der adam. "Nereden bildin?"
- "Çünkü başım belada ve sana bir soru soruyorum. Verdigin cevap 100% doğru fakat hiç bir işime yaramiyor."
- "Sen de yöneticisin degil mi?"
- "Evet sen nereden bildin?"
- "Çünkü yerden 500 feet yükseklikte bir balonun içinde kaybolmuşsun. Pusulan yok, berbat durumdasın. Fakat bu şimdi benim suçum oldu."
Tren Yolculuğu
Üç işletmeci ve üç mühendis iş icabi trenle bir seyahate çıkacaklardır. Tren garında üç işletmeci üç bilet
aldığı halde, mühendisler yalnızca bir tane alırlar.
Işletmeciler bunun sebebini sorduklarındaysa,
"Bekleyin ve görün"
derler. Trene binerler, bir süre sonra üç muhendis kalkıp beraberce tuvalete gider. Kondüktör gelir, üç işletmeciden üç bileti aldiktan sonra tuvaletin kapısını çalar,"biletiniz lütfen" der.
Mühendislerden biri eliyle bileti dışarı uzatır.
Isletmeciler de bunu görürler. Artık taktiği kapmışlardır. Dönüş zamanı gelmiştir, yine gardalardir. Işletmeciler gidip bir bilet alırlar.
Bakarlar muhendisler bu sefer hiç bilet almıyor, şaşkınlıkla yine sebebini sorarlar, "Bekleyin ve görün" der yine mühendisler.
Yolculuk başlar.
Işletmeciler beraberce kalkıp tuvalete giderler, ardından da mühendisler de karşısındaki tuvalete.
Kondüktörun gelmesine yakın, mühendislerden biri dışarı çıkar, karşıdaki tuvaletin kapısını tıklatıp "biletiniz ütfen" der.
Açilan kapıdan bir el bileti uzatır.
Bileti alan mühendis diğer tuvalete geri girer.
Saygılarımla...
|
 |
Erhan Aydoğdu
16 yıl önce - Cum 27 Tem 2007, 02:42
Selamlar..İyi eğlenceler..
Bisiklet
Meksikalı'nin biri bisikletle Amerika'dan ülkesine dönüyormuş.Elinde bir torba, ağır ağır sınir kapısına gelmiş. Kapıdaki görevli:
Meksikali'nin elindeki torbadan şüphelenmiş ve aramak istemiş.Torbayı açınca kum dolu olduğunu görmüş.Araştırmış karıştırmış ama kumdan başka bir şeye rastlayamamış ve Meksikalı'nın geçmesine izin vermek zorunda kalmış.Aradan iki hafta geçmeden aynı Meksikalı yine bisikletle ve elinde bir
torbayla, ayni sınır kapısından geçmek istemiş.Aynı görevli yine torbadan şüphelenip aramış ve yine kumdan başka bir şey bulamamış.
3 böyle 5 böyle...Her seferinde aynı şekilde geçen bu adamda hiç bir şey bulamamak görevliyi
çıldırtıyormuş ama yapabileceği bir şey de yokmuş. 1 yıl sonra görevli bir barda içki içerken, sınırda arayip durdugu Meksikalı'nın da aynı barda olduğunu görmüş. Hemen yanına gitmiş ve
-"Artık sana bir şey yapamam. Çok iyi biliyorum ki sen sınırdan bir şey kaçırıyordun.
1 yıldır içim içimi yiyor,lütfen bana ne kaçırdığını söyle"demiş.
Meksikalı hafifçe kafasını çevirip umarsızca mırıldanmış:
-"Bisiklet"
Saygılarımla....
|
 |
sefa mehmet
16 yıl önce - Cum 27 Tem 2007, 15:16
Temel ve ailesi birgün yolculuğa çıkmışlar yolculuktan döndükden sonra oğlu babasına sormuş baba otobüs en son nerde mola verdi temel bilmeyrüm dedi oğlu bir daha sordu temel yine aynı cevabı verdi. Oğlu boynunu büktü temel ne oldu oğlum küstünmü yok baba demiş ee niye boynunu büktün baba annem o molada indi ve bi daha binmedi neee fadime fadime fadime nerdesin uşaum.
|
 |
sefa mehmet
|
 |
sayfa 5  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|