1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 25  |
 |
Alpino
16 yıl önce - Cmt 17 Mar 2007, 21:37
ben bu yaşıma kadar cumhuriyet gazetesini para vererek almamıştım ama çok kere okudum etrafımda alanlar vardı (yani onlardan otlanarak okudum)ama şimdilerde bakıyorum etrafımda alanlarmı azaldı ne artık para vererek almaya başladım yani şunu demek istiyorum maksat gazete satışını artırmak değil göremediğimiz tehlikeyi göstermek.ama tabiki tehlike varmıdır yokmudur varsa boyutu nedir bu kişiden kişiye değişir.
|
 |
Berk Kale
16 yıl önce - Sal 20 Mar 2007, 03:44
| Alıntı: |
RTÜK'e şikâyet yağdı: Reklamı görünce darbe oldu zannettik.
Cumhuriyet Gazetesi'nin "Tehlikenin farkında mısınız?" sloganı ile televizyonlarda gösterilen reklamlarına izleyiciden tepki yağdı. Son 20 günde, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'na (RTÜK) reklamın 'bölücülük' yaptığına ilişkin yaklaşık 700 izleyici şikayeti geldi.
Cumhuriyet'in 'Tehlikenin farkında mısınız?!' kampanyasına tepki büyüyor.
İzleyicilerin çoğunluğu, Cumhuriyet'in reklamlarının ayrımcılığa sebep olduğu fikrinde birleşti. RTÜK'ün, 444 1 178 numaralı iletişim hattına 23 Şubat-14 Mart tarihleri arasında, Cumhuriyet Gazetesi'nin reklamlarını konu edinen 725 adet telefon geldi. Telefon edenlerin ancak 50 tanesi reklamı onaylarken, geriye kalanlar reklamın yayınlarının durdurulmasını istedi. Üst Kurul, reklamlarla ilgili şikayetler doğrultusunda uzmanlar tarafından hazırlanan raporları gündeme almadı. Reklama herhangi bir ceza verilmedi. İzleyici şikayetleri yoğunlukla gelmeye devam ediyor.
Gelen şikâyetlerde tahrike dikkat çekildi
Birlik ve bütünlüğü zedeliyorlar. Cumhuriyet'in reklamı saldırgan.
Tahrik ediyorlar, herkesi O.S. gibi katil olmaya zorluyorlar. İnsanları tahrik etmesinler.
Tahrikçi, bölücü, düşmanlığı körükleyici, iç savaşa sürükleyici bir tutum, kışkırtıcı, ülke huzurunu bozucu.
Cumhuriyet Gazetesi'nin reklamı halkın iradesine saygısızlık.
Kışkırtıcı ve hedef gösterici bir reklam. Adeta darbe çağrısı yapıyorlar, insanları bölücülüğe teşvik ediyor, insanları sokağa çağırıyorlar.
İnsanları sokağa dökmeye çalışan bir reklam, şiddeti körüklüyor.
Huzura ihtiyacımız var, izlerken tansiyonum yükseldi.
Reklamı görünce darbe olduğunu zannettim.
Kendilerini hedef gösteriyorlar, tahrik ediyorlar.
Gereksiz panik yaratan bir reklam.
|
..Yorumsuz..
kaynak:
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=515796
|
 |
umut88
16 yıl önce - Sal 20 Mar 2007, 05:10
Kimse böyle bir şeyden tahrik olmaz! Kimin nasıl tahrik olduğu zamanında görüldü. Kimse hedef gösterilmiyor. Bu şikayeti yapanlar, basın özgürlüğü kavramının farkında değiller sanırım. Enerjilerini başka şeylere harcasalar keşke. Bir zamanlar kendileri için istedikleri özgürlüğe, şimdi başkalarının sahip olmasını kabullenebilseler keşke.
Ha bir de, dikkatimi çekti, Cumhuriyet gazetesine karşı olan her haberin altından Zaman çıkıyor. Neden acaba?
|
 |
Cem Yılmaz
16 yıl önce - Sal 20 Mar 2007, 05:38
Zaman gazetesi okuyan arkadaşlarımın ellerine geçtikçe, Cumhuriyet gazetesi okuduklarını gözlemlemiştim. Merak ettim Cumhuriyet gazetesi okuyan arkadaşlara sordum, "Zaman gazetesi okuyor musunuz?" diye. Verdikleri cevap düşündürücü idi: "Elime bile almam" Kendilerini cumhuriyetin ve demokrasinin gerçek savunucuları ilan edenlerin, başkalarının düşüncelerini merak bile etmemeleri beni hala düşündürmektedir. Bunu çözdüğümüzde, sanırım gerçek bir demokratik ülke haline geleceğiz. Çağa uymayan düşüncelerin kağıtlar üzerinde kaldığı ortadadır.
|
 |
Berk Kale
16 yıl önce - Sal 20 Mar 2007, 06:27
| Alıntı: |
| Ha bir de, dikkatimi çekti, Cumhuriyet gazetesine karşı olan her haberin altından Zaman çıkıyor. Neden acaba? |
Diğer gazeteler bu habere yer ayırmamış olabilir. Zaten ülkemizdeki basın organlarının gündemi ne kadar yakından takip ettiği tartışılr. Arka sayfa güzellerine yer verdiği kadar ülkemizin gündemine yer verselerdi, gazeteler bakılacak resimlerden değil okunacak haberlerden oluşurdu.
Zaten bu daha onceki başlıklarda yeterince tartışılmış:
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=33294& ...p;start=70
|
 |
Berk Kale
16 yıl önce - Sal 20 Mar 2007, 06:43
| Alıntı: |
Çankaya seçimini vesile kılan bir gazete "karalar bağlayan" bir reklâm kampanyası yaptı. Yapılana reklâm bile demek mümkün değil. Diyelim ki reklâm; reklâm veren şirketin (!) ne işine yarayacak bu? Satışı mı artıracak, imajı mı kuvvetlendirecek? Bir gazete reklâmının mesajından çok karanlık bir partinin depresyon çığlıklarına benzeyen; ancak kabızlıktan dolayı bir şey diyemeyen bir kampanya.
Bir de soruyor, "Tehlikenin farkında mısınız?" diyor. Olmayan bir tehlikenin fark edilmesi düşünülemez. Ancak reklam mesajındaki IQ düşüklüğünün bütün Türkiye farkında. Çünkü gazete gibi kitle iletişim araçları ayrımcılığı körüklemez, çatışmayı derinleştirmez, husumete sebep olacak haltlar karıştırmaz. |
..Yorumsuz..
|
 |
inanc
16 yıl önce - Sal 20 Mar 2007, 14:42
Cumhuriyet gazetesinin varoluşu...
| Alıntı: |
Varoluşu komplo, entrika, anarşi üzerine kuran bir gazeteden başka ne beklenirdi ki?
Hayatında bir gün bile Anadolu insanının penceresinden bakamamış, beklentilerini, umutlarını anlayamamış, tepeden baskıcı Jakoben bir gazete...
Bu ülke ancak bunlardan kurtulursa gerçek CUMHURİYETE ve gerçek DEMOKRASİYE kavuşur. |
Dönemin İstanbul medyasının Ankara yönetimine ve cumhuriyete yönelik muhalif tutumları üzerine; 1924 yılında Mustafa Kemal, en güvendiği kişilerden biri olan dönemin milletvekili, Kurtuluş Savaşı yıllarında kendisine ve mücadeleye o sıralar Ankara'da çıkardığı "Yeni Gün" gazetesiyle çok büyük destek vermiş Yunus Nadi'ye İstanbul'a gidip cumhuriyet yanlısı bir gazete çıkarmasını söyler ve adını da bizzat kendisi koyar.
İşte suçladığınız, "hayatında bir gün bile Anadolu insanının penceresinden bakamamış" (!) dediğiniz gazetenin "varoluşu" bu...
En son inanc tarafından Sal 20 Mar 2007, 15:14 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
Barış Özyurt
16 yıl önce - Sal 20 Mar 2007, 15:02
Arkadaşlar, bu konu bu kadar konuşup yorulmaya değmez bence. Bırakın Cumhuriyet gazetesi kendi kendine mastürbasyon yapmaya devam etsin, kendi haline bırakın.
|
 |
Murat Y
16 yıl önce - Sal 20 Mar 2007, 15:32
| Alıntı: |
1924 yılında dönemin İstanbul medyasının Ankara yönetimine ve cumhuriyete yönelik muhalif tutumları üzerine; Mustafa Kemal, en güvendiği kişilerden biri olan dönemin milletvekili, Kurtuluş Savaşı yıllarında kendisine ve mücadeleye o sıralar Ankara'da çıkardığı "Yeni Gün" gazetesiyle çok büyük destek vermiş Yunus Nadi'ye İstanbul'a gidip cumhuriyet yanlısı bir gazete çıkarmasını söyler ve adını da bizzat kendisi koyar.
İşte suçladığınız, "hayatında bir gün bile Anadolu insanının penceresinden bakamamış" (!) dediğiniz gazetenin "varoluşu" bu... |
CHP de Atatürk'ün kurduğu parti ama o günkü CHP yönetimi ile bugünkü CHP yönetimini karşılaştırıp, yazdıklarınızı bir de öyle düşünün..
|
 |
inanc
16 yıl önce - Sal 20 Mar 2007, 16:09
Olumlu bir katkı adına yazdıklarınız için teşekkür ederim...
Öncelikle "varoluşu" ve "hayatında bir gün dahi..." anlatımlarının Cumhuriyet gazetesinin kalitesi ve misyonu bakımından kimsenin inkar edemeyeceği Atatürk dönemini de kapsadığı ve bunun yanlışlığı üzerinde herkesin (karşı devrimciler dışında!) aynı doğrultuda düşüneceğini düşünüyorum.
Bugüne gelince; Cumhuriyet gazetesi genel yayın politikası olarak acaba Atatürkçü ilkelerden ve Türk devriminin temellerinden hangisini/hangilerini inkar yoluna gitmiştir?
Milliyetçilikten mi? Temellerini Atatürk'ün koyduğu "Atatürk milliyetçiliği", kan bağının esas alınmadığı, tarikat-cemaat ve aşiret baskılarından arınmış özgür yurttaşların birbirlerine çağdaş ve modern "ulus" bağlarıyla bağlandığı bir anlayışın dile getirilişidir. Cumhuriyet gazetesinin gerek haberlerinde, gerekse köşe yazılarında bu ilerici yorumun en kapsamlı ve en yararlı açılımlarını her gün görmek mümkündür. Ayrıca milliyetçilik bağlamında ülkenin iki kırmızı çizgisinden birinin "bölünmezlik" olduğunu başta İlhan Selçuk olmak üzere gazetenin yazarları sıkça ortaya koyuyorlar.
Aydınlanmadan, Türk aydınlanmasından mı? Türk devriminin en temel yapı taşlarından biri olan aydınlanma, batıda yüzlerce yıllık kanlı mücadeleler yoluyla elde edilmişken, Türkiye'de Türk devrimi sayesinde özellikle eğitim ve hukuk alanında yapılan yeni düzenlemelerle bu yönde büyük adımlar atılmıştır. Cumhuriyet gazetesinde bilimin aydınlığı, aklın özgürlüğü yazarlar tarafından sürekli işlenen birer olgudur. Aydınlanma, gazetenin ortaya koyduğu ülkenin ikinci kırmızı çizgisini kendiliğinden beraberinde getirir, bu Cumhuriyet gazetesinin her an dile getirdiği gibi "laiklik"tir.
Kavramları artırmak mümkün; örneğin tam bağımsızlık, halkçılık, dil devrimi, toprak reformu sorunu, sanayideki Ar-Ge payları, iktisadi bağımlılığın bertaraf edilmesi vb...
Bunların hepsi, Atatürk dönemi Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kurulduğu dönemki heyecanını bugüne ve bugünün koşullarıyla taşıyan kavramlar ve olgulardır. Dolayısıyla, Cumhuriyet gazetesi, 83 yıl önceki pırıl pırıl "varoluşu"nun ilkelerini bugün de büyük bir özveriyle taşımaya devam etmektedir...
|
 |
sayfa 25  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|