1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3  |
| Türk polisinin yetkilerini yeterli buluyormusunuz? |
| EVET |
 
|
16.3% |
[29] |
| HAYIR |
 
|
79.2% |
[141] |
| FIKRIM YOK |
 
|
4.5% |
[8] |
|
| Toplam Oy : 178 |
|
 |
yasar_gul
16 yıl önce - Sal 20 Şub 2007, 10:09
| Alıntı: |
| Yaşar kardeşim Polis vazife ve selahiyet kanunundaki maddeleri güzel söylemiş ama uygulamalarda maalesef aksaklıklar var. Herşey orada yazıldığı gibi olmuyor nedense. Polis elindeki imkanlara ve selahiyetine rağmen bazen sıktığı bir merminin hesabını vermek zorunda kalıyor. Bu hepimizce bilinen bir durum. Genel olarak baktığımızda vereceğimiz cevap "hayır" dır. |
Sayın Abim...
Polisin Yetkilerini yeterli Buluyormusunuz ? sanırım konumuz bu
Her şey orada yazıldığı gibi oluyor.Ama kimse bunun farkında değil.
Bunun nedeni ise ; Polisin bir yargı sistemi gibi değerlendirilmesidir.Her kurumun görevinin farklı olduğu bir gerçektir.Ayrıca Tabiki her merminin hesabı sorulur.Sonra demezlermi bunu neden ayağından vurdun veya neden hakladın diye...Savunmasını yapar ve silah kullanma yetkilerinde belirtilen haklı sebebi varsa paşa paşa dolaşırlar.
ama bizim sorunumuz bu değil.Bana kalırsa asıl halk soruyor merminin hesabını...Önce toplum olarak düzelmeliyiz.Bunu da caydırıcı kanunlar yaparak hallederiz.Ancakkk Polisimizin yetkilerini hala az bulanlara söylemek istediğim var : Sıkı Yönetim le yönetilmiyoruz.Her kurumun farklı görevi vardır. Polis karar mekanizması değildir.
Saygılarımla...
Polis vazife ve selahiyet kanunu için bakınız
http://www.dpmyo.edu.tr/PVSK.htm
|
 |
m.ertug
16 yıl önce - Sal 20 Şub 2007, 10:47
- Kullanılan arabaların en az Alfa Romeo 156 veya 159 model dengi olması gerektiğini(yaygın servis ağı ve hızlanma özellikleri), doğa ve yol koşullarına göre cip veya çift kabin pikap(4*4) olabileceğini,
- Eğer günlük benzin kullanma limitleri varsa bunun ortalama 2-3 katına çıkarılması gerektiğini,
- Çocukluğumuzda var olan gece bekçiliğinin tekrar başlatılması (iş yükünü hafifletir diye düşünüyorum)
- Bazı noktalarda yasa ve uygulamaların tekrar düzenlenmesi, (ör: Kuzen otoparkın kaldırımından inerken otopark içindeki bir aracın tamponunu kırdı. Tahmininizden çok daha fazla zaman harcadıktan sonra olayın asayişin sorumlulupuna girdiğini, çünkü kaldırım veya bahçe sınırları içinde gerçekleştiğini, tam olarak YOLda/asfaltta gerçekleşmesi halinde trafik ekibinin bakacağını öğrendik)
- Teşkilat ve teşkilatın yapısı hakkında mevcut bazı söylentilerle ilgili açıklama ve gerekiyorsa düzenlemeler yapılmasını isterdim.
ÖNCEKİ MESAJLARI OKUMADIĞIM İÇİN uyarılmam(-) SEBEBİYLE, ÖNCEKİ MESAJLARI 1 KERE DAHA OKUYUP TEKRAR GÖNDERİYORUM.
Düzenledim...
En son m.ertug tarafından Sal 20 Şub 2007, 11:25 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
yasar_gul
16 yıl önce - Sal 20 Şub 2007, 11:34
| Alıntı: |
Bazı noktalarda yasa ve uygulamaların tekrar düzenlenmesi, (ör: Kuzen otoparkın kaldırımından inerken otopark içindeki bir aracın tamponunu kırdı. Tahmininizden çok daha fazla zaman harcadıktan sonra olayın asayişin sorumlulupuna girdiğini, çünkü kaldırım veya bahçe sınırları içinde gerçekleştiğini, tam olarak YOLda/asfaltta gerçekleşmesi halinde trafik ekibinin bakacağını öğrendik)
- Teşkilat ve teşkilatın yapısı hakkında mevcut bazı söylentilerle ilgili açıklama ve gerekiyorsa düzenlemeler yapılmasını isterdim. |
anlattığınız olayla ilgili trafik bölgesi bakımından böyle bir kanun yoktur.Ya siz yanlış duymuşsunuz , yada sizi yönlendiren her kim ise yardımcı olmak yerine başından savmış.
Teşkilat yapısı hakkında ilgili merciiler zaten gerekli açıklamaları yapıyorlar.söylentilere fazla kulak asmamak gerek
|
 |
Kemal Bayır
16 yıl önce - Sal 20 Şub 2007, 11:46
Hiçbir tüzük, hiçbir kanun ve hiçbir din yoktur ki tarif edildiğinde veya madde madde yazıldığında,
okuyanlarına olumsuz gelerek karşı çıkılsın.
Ancak, doğru dürüst tanımlanmış bu maddelerin, uygulamaya geçildiğinde, etki eden faktörler
( Anlayış - Yorum Farklılığı, Maddi Manevi Çıkarlar, Taraf Olma Durumları, Politik Beklentiler,
Hatalı Karar Mekanizmaları, Doğru Karar Verememe, Eksik Bilgi Toplama, Geç İntikal...) sunucu
toplum tarafından takdir görmeyen sonuçlara neden olabilir.
Devlet ve Güvenlik olgusunun asırlar önce, üretenlerin daha bol ve daha huzurlu üretmesini
sağlamak, üretilenden asayiş ve devlet düzenini sağlayanlara pay ayırmak olduğunu düşünür
ve Kamu hizmetlerinin temelinde eşitlilik ilkesinin temel unsur olduğunu kabul edersek,
gerek Polis gerekse Askeri güçlerin temel hedefinin ne olması gerektiği apaçık ortaya çıkar :
İnsan guruplarının huzurlu bir şekilde önce biyolojik daha sonra da sosyal ve kültürel
gereksinimlerinin üretilip-pay edilmesi ve bu süreci sürekliliğini sağlamak. Toplum düzeninde yapılan
işbölümünün sınırlarına riayet her toplumsal kurumun başlıca görevi olmalıdır.
Sayın Figen'den
| Alıntı: |
| Polisin görevi can ve mal güvenliğimizi korumaktır. Suçluları yakalayıp,adalete teslim etmektir. Emniyet teşkilatımız ceza verme kurumu değildir. Görevleri suçluyu yakalayıp, hukuki süreci başlatmak. Gerisi adalete kalmış. Polislerimiz ceza kesmeye kalksa ortalık kaosa döner. Bir de her polisin "adalet" anlayışı farklıysa... |
Toplumumuzda, gerek Polisimiz, gerek Öğretmenlerimiz ve gerekse....... kimse hakettiği
ücreti aldığı inancında değildir. Hakedilen ücreti alamıyor olmak, görevi eksik veya hatalı
yapma sebebi olmalı mıdır ? Eksik veya hatalı yapılan görevler sonucu toplumun bozulan
yapısı ve gelecekteki olumsuzluklar kimi mutlu edebilir ? Böyle bir düzende kimin gelirinde
iyileşme görülebilir ? Çocuklarımıza ve gençlerimize bırakacağımız gelecek bizi nasıl mutlu edebilir ?
Gerek ekonomik gerekse sair nedenlerle Ruhsal durumlardaki olumsuzluklar, yapılan hiçbir hatanın savunma nedeni olmamalıdır. Özel sektörde 35 yıldır herşeye rağmen tıpkı tiyatrocular gibi
" PERDE AÇILMALIDIR" ilkesiyle üstelik 365 gün sahneye çıkan bizler, herhangi bir olumsuzlukta çok kolay kapı gösterilecek konumlarda olmanın baskısı ile, dirayet sahibi olmak zorunda değil mi idik ?
Ben yetkiden ziyade, uygulamalardan şikayetçiyim. Her meslek sahibinin, mesleğini icra ederken içiiçe olduğu muhatapları, ayrıca sosyal yaşamında eşi dostu vardır. Bu durum, çoğu kere birbirinden farklı sosyal gurupları içerir. Bir bankacının müşterileri ile sosyal yaşamda içli dışlı olmaları, bir öğretmenin öğrenci ve velilerle yine sosyal yaşamda içli dışlı olmaları gerekli değilse, aynı durumun Polis için de geçerli olması inancındayım.
Ünlü bir yazarımız yıllar önce "Bir ülkede dürüst vatandaş, polisten çekiniyorsa vay o ülkenin haline" mealinde yazı yazmıştı, aynen katılıyorum.
En son Kemal Bayır tarafından Sal 20 Şub 2007, 11:51 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
m.ertug
16 yıl önce - Sal 20 Şub 2007, 11:53
Sayın yasar_gul Bey,Ya siz yanlış duymuşsunuz , yada sizi yönlendiren her kim ise yardımcı olmak yerine başından savmış.
İstanbul, Erenkoy İlkokulu Bağdat Caddesi kapısının karşı çarprazında bir apartman sığacağı kadar yerde bir otopark var.
Konu ile ilgili Selamiçeşme'de bulunan C Bölgesi Trafik Denetleme Amirliği, 155 ve Göztepe Polis Karakolu ile yaptığımız görüşmeler(3ayrı telefon, 3 ayrı görüşme) sonucu bu bilgiye ulaştık.
Baştan savmak için sanırım 3 ayrı şahıs da çok hızlı koordine olmuş olmalı; helal olsun.
Çünkü, bu bahsettiğim 3 telefondan 2si ile yüzyüze de görüşme fırsatım oldu, beklemekten sıkılıp kalkıp gittim.(Göztepe POLİS Karakolu ve Selamiçeşme Trafik Bölge Denetleme Amirliği)
Bu sırada telsiz anonsu geçmesi durumu öğrenmek için 155 le görüştüm, olay mahllini ve gerçekleşmeyi öğrenince kendileri de aynı şeyi söylediler.
Sanırım az önce ben eksik anlattım ki, siz yok öyle birşey diyebildiniz...
Herneyse beklememkten yorulup bu sefer, Suadiye Oteli'nin karşısında bulunan Trafik Vakfı'na ait otoparka gittim; ekiplerin Bostancı tarafında olduğunu söyledi görevli memur. İsterseniz tam yeri de söylerim ancak bu kadar ifşa etmeye gerek yok, yaklaşık 4-5 ekip arabasını aynı noktada buldum;
sağolsunlar özellikle komiserlerimiz oldukça yardımcıdırlar benim başıma gelen olayda, direk kendisinin yanına gittim. Derdimi anlattım, kendileri de olaya asayişin bakması gerektiğini belirtti...
Karakola tekrar gittim, ilk gittiğimde ekip arabası yoktu, görev vs için... Neyse detaya fazla girmeye gerek yok.
Ancak 3 telefonun 2si ile beklemekten sıkıldığım için yüzyüze de görüştüm, 155ten de aynı şeyi söylediler.
İnşallah başınıza böyle bir durum gelmez, çünkü geldiğinde durumu izah edip bekleyene kadar biraz zaman kaybedebiliyorsunuz. (Ben ne kadar beklediğimizi söylemeyeyim. Bununla birlikte, daha sonra gelen trafik ekibi de aynı şeyi izah etti))
Ancak başınıza geldiğinde de, söylemedi demeyin; eğer sokakta asfalt dahlinde değil, kaldırım, bahçe, otopark sınırları içersindeyseniz, direk asayişle görüşün.
Ancak şu da var, rapor için alkol kontrolu gerek, bunu da Asayiş yapamıyor, ellerinde o aletten yok! Trafik ekibinin yaptığını da kabul etmiyor asayiş... Hastaneye gidip yaptırmanız gerek, o hastane de Anadolu Yakası'nda sadece Haydarpaş Numune Hastanesi. Başka hastanedeki kontrol sonucu kabul edilmiyor...
(Geçen gün, sokakta gördüğüm bir yangın musluğu damlatıyordu, bildirmek için İtfaiye'yi aradım, Göztepe İtfaiye'si önünden de arabayla geçecektim aynı zamanda. Hem Göztepe İtf.İstasyonu'nda, hem de 110da aynı cevbı aldım, yangın musluklarından İTFAİYE değil, Anadolu Yakası İSKİ sorumluydu!!!!!)
En son m.ertug tarafından Sal 20 Şub 2007, 12:05 tarihinde değiştirildi, toplamda 4 kere değiştirildi
|
 |
m.ertug
16 yıl önce - Sal 20 Şub 2007, 12:00
Sayın yasar_gul Bey;
2. Teşkilat yapısı hakkında ilgili merciiler zaten gerekli açıklamaları yapıyorlar.söylentilere fazla kulak asmamak gerek
Bu konuda da fazla polemiğe gerek yok, belli başlı bazı tarikat ve cemaat bağlantı söylentileri ve diğer istihbarat kurumları ile olan koordinasyonsuzluk konularında yapılmış herhangi bir açıklama yok, son dönemde yapılmadı!
Ben ihtiyaç olduğunu düşündüm, fazla hassas düşünmüş olabilirim! Açıklama yapılması, halkın teşkilata olan güveninin pekişmesi açısından daha yararlı olur! Basın toplantısı yapmanın ters, usulsuz, zararlı bir yanı yok; rahat olmakta fayda var
Müsterih olun; ;
herhangi bir şekilde kurum kuruluşlarımızı değil eleştirmek, bizlere nasıl daha da faydalı olur ve nasıl daha huzurlu/kafa rahatlığı içerisinde görev yapabilirler diye düşünüyoruz hepimiz...
|
 |
abhazyalı ugur
16 yıl önce - Sal 20 Şub 2007, 12:02
kullanma
bu yetki olabilir ama hatırlamıyormusun bundan 5/6 sene kadar önce mersinde adam karısını sokagın ortasında resmem biçti kadını orda bulunan polisler komiserler neden vuramadı açıkca polise vur denmiyor sadece yetki var ama polis vurduğu zaman mahkemede suçlu çıkabilmekten korkuyor
|
 |
yasar_gul
16 yıl önce - Sal 20 Şub 2007, 12:07
Bakınız bazı konular nasıl birbiri ile çatışıyor.
Asayiş ile Trafiği aynı kefeye koyan polis memuruna ben ancak gülerim(tabi doğru ise)Asayiş ile trafik mezusu birbirine zıt kavramlardır...
ve aynı zamanda aşağıda alıntısını yaptığım yazı...
| Alıntı: |
| (Geçen gün, sokakta gördüğüm bir yangın musluğu damlatıyordu, bildirmek için İtfaiye'yi aradım, Göztepe İtfaiye'si önünden de arabayla geçecektim aynı zamanda. Hem Göztepe İtf.İstasyonu'nda, hem de 110da aynı cevbı aldım, yangın musluklarından İTFAİYE değil, Anadolu Yakası İSKİ sorumluydu!!!!!) |
Burada sizce hangi birimi aramanız gerek musluk tan su damlıyorsa siz yinede itfaiye yi arıyorsanız eğer kabahat zaten sizde
Umarım anlatabilmişimdir...
Saygılarımla
ekleme :
| Alıntı: |
Sayın yasar_gul Bey;
2. Teşkilat yapısı hakkında ilgili merciiler zaten gerekli açıklamaları yapıyorlar.söylentilere fazla kulak asmamak gerek
Bu konuda da fazla polemiğe gerek yok, belli başlı bazı tarikat ve cemaat bağlantı söylentileri ve diğer istihbarat kurumları ile olan koordinasyonsuzluk konularında yapılmış herhangi bir açıklama yok, son dönemde yapılmadı!
Ben ihtiyaç olduğunu düşündüm, fazla hassas düşünmüş olabilirim! Açıklama yapılması, halkın teşkilata olan güveninin pekişmesi açısından daha yararlı olur! Basın toplantısı yapmanın ters, usulsuz, zararlı bir yanı yok; rahat olmakta fayda var |
Bahsettiğiniz konularda gerekli basın açıklamaları yapılmış ve halkın bilgisine sunulmuştur. İstanbul emniyet Müdürlüğüne Gidip Arşivden (basın açıklamaları) bölümünü bilgi edinme hakkı ile isteyebilirsiniz...
En son yasar_gul tarafından Sal 20 Şub 2007, 12:23 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
Burak Arslan
16 yıl önce - Sal 20 Şub 2007, 12:07
Bir kaç sene öncemiydi tam zamanını hatırlamıyorum, bir görüntü aklımda kalmış. Bir çoğunuz hatırlar.
Adamın biri ara sokakta eşini ve çocuğunu rehin almıştı.. Kaldırımın üzerinde kadını 50 ye yakın yerinden bıçaklamıştı 6-7 yaşlarındaki çocukta olan biteni korku dolu gözlerle izliyordu. Kaskatı olmuş yerinden kımıldayamıyordu. Oysa kaçabilirdi. Etrafta bir sürü insan, gazeteci ve 20 30 kadar polis...
Polislerin tek yapabildiği birbirine şunu yap bunu yap diye telkin vermek. Bitane cengaverde yaklaşmış gel yapma etme eyleme gibisinden kahve ağzıyla vazgeçirmeye çalışıyor.
Bu Amerikada olsa galiba bi keskin nişancıya o adamı ayağından falan vurdurup etkisiz hale getirir sonrada kontrol altına alırlardı. Yada japonyada olsaydı anında etki eden uyuşturucu iğneyle vururlardı. Rusyada ise elektrik verirlerdi... Bizimkiler de tabi zaten teknoloji yok tek çare adamı vurup etkisiz hale getirmek, o da yok. Çünkü buna yasalar izin vermiyor ve korkuyorlar. Böyle bir şey yapsalar toplumsal linçe maruz kalmaktan...
Avrupada olsa da galiba profesyonel biri veya psikolog konuşup adamı vazgeçirdi.
Çok açıkki ülkemizde yasalar Polisi çaresiz kılmakta, en ufak olayda bile eyleme geçerken sonrasında kendi başlarına gelecekleri yüz defa düşündürmekte.
Kısacası bazı yasalar ve kurumlar kendi polisinin elini kolunu bağlıyor
En son Burak Arslan tarafından Sal 20 Şub 2007, 12:51 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Uğur!
16 yıl önce - Sal 20 Şub 2007, 12:22
Bugün bir hırsızın bile serbest bırakıldığı bir toplumda polisin yetkileri ne kadar olabilir ki? Polisin yetkisi bir tek trafikte tam.Onun dışında acı ama doğru düzgün yetkiye sahip değil.
|
 |
sayfa 3  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|