1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
 |
huseyinbilik
16 yıl önce - Sal 27 Şub 2007, 22:47
Nevşehir'deki Tarihi Eserler
Nevşehir e Osmanlı Dönemi'nden Kalan Eserler
Osmanlı Döneminde Damat İbrahim Paşa ile birlikte Nevşehir'in yıldızı parlamıştır. Damat İbrahim Paşa, Nevşehir'i Anadolu'da önemli bir müslüman kenti haline getirmek için girişimlerde bulunmuştur. Nevşehir Kalesi, Damat İbrahim Paşa Külliyesi, Kaya Camii, birçok çeşme, Gülşehir'deki Karavezir Külliyesi, Aşçıbaşı Camii, Avanos'taki Ulu Cami bu eserlerin bir kısmıdır. O dönemde Nevşehir sınırları içerisinde bulunan ancak bugün başka il sınırları içindeki yerleşim yerlerinde de Damat İbrahim Paşa'nın eserlerini görmek mümkündür.
Nevşehir Kalesi:
Nevşehir Kalesi, Selçuklular döneminde yapılmış, Damat İbrahim Paşa tarafından kule ve burçlarla sağlamlaştırılarak restore edilmiştir.
Şehrin güney batısındaki yüksek tepeye inşa edilmiş olan kale, burçlarla desteklenmiştir. Ovaya hâkim bir savunma tesisi olan kalenin gövde duvarları kabaca yontulmuş taşlarla oldukça düzgün bir örgüye sahiptir. Kalenin, Damat İbrahim Paşa tarafından tamir ettirildiğini gösterir bir kitabesi vardır. Restorasyonla birlikte muhafız kadrosu takviye edilmiş, İstanbul'dan getirilen toplarla tesisin işlevi arttırılmıştır.
Damat İbrahim Paşa Külliyesi:
XVIII. yüzyılda Damat İbrahim Paşa tarafından yaptırılan külliye100 cami, medrese, kütüphane, hamam, imaret (aşevi) ve sübyan mektebinden oluşan bir yapılar topluluğudur. 1718-1730 arasında tamamlanan ve farklı fonksiyonlar taşıyan yapılar, şehri canlı bir kültür alanı haline getirmiştir. Topografyanın elverdiği ölçüde bazen simetrik bir düzen bazen de farklı açılara göre yerleştirilen yapılar içinde en önemlisi, oldukça geniş bir dış avlunun orta kesiminde yer alan Kurşunlu camidir.
Kurşunlu Cami, avlu kuzey girişindeki Lale Devri'nin ünlü şairi Nedim'in dizelerinin yer aldığı mermer kitabesiyle dikkat çeker. 20 satırlık bu kitabe camiyi ve Damat İbrahim Paşa'yı tanıtmaktadır. Lale Devri'nin mimari ve motifleriyle süslenmiş olan camiin yapımında kullanılan malzemelerin önemli bir kısmı İstanbul'dan getirtilmiş olup dönemin İstanbul'daki örneklerine yakın bir zerafetle inşa edilmiştir. 1726 yılında tamamlanan camiin mimarı Mehmet Ağa'dır.
Külliye içinde yer alan medrese, bugün kütüphane olarak kullanılmaktadır. Kütüphane yazma eserler bakımından zengindir. Toplam 9 binden fazla yazmanın yer aldığı koleksiyon içinde bizzat Damat İbrahim Paşa'nın hediye ettiği 187 cilt kitap yanında büyük boy üç Kur'an, minyatürlü "Külliyat-ı Sadi" ve Hafız Osman hattı bir "Şifa-i Şerif yer almaktadır. Zamanının ünlü müderrislerinin ders verdiği önemli bir eğitim kurumu olan medresenin yapım tarihi 1726'dır.
Hamam, 1943 yılında bir restorasyon geçirmiştir. Halen kullanılmaktadır.
Kütüphane, 18. yüzyılda bir medresenin ihtiyacını karşılayacak donanımdadır. İbrahim Paşa, sahaflardan Avrupa'ya intikalini önlemek için satın aldığı el yazmalarını bu kütüphaneye kaydettirmiştir. Türkiye'nin başka hiçbir yerinde bulunmayan değerli el yazması kitaplar bugün Milli Kütüphane ve İstanbul'daki Türk İslam Müzesi'nde koruma altındadır. Basma eserler Damat İbrahim Paşa Kütüphanesi'ndedir.
Kaya Camii:
1715 yılında Damat İbrahim Paşa tarafından yaptırılmıştır. Basık kemerli avlu kapısında mermer bir levha üzerine işlenmiş kitabenin metni şair Dürrî tarafından yazılmıştır. Bir dış avlunun ortasındaki yapı, üç bölümlü son cemaat yeri ve tek kubbenin örttüğü bir kare mekândan oluşur. Cami, XIII. yüzyıl İstanbul camilerindeki plastik özellikleri yansıtır. Taş süslemelerde görülen Batılılaşma belirtileri yanında, avlu kapısı üzerine işlenmiş bir lale motifi, bu çiçeğin adıyla anılan dönemi simgelemesi bakımından ilginçtir.
Çeşmeler: Külliyeye bağlı olarak yaptırılanlardan başka, şehrin farklı kesimlerinde de Damat İbrahim Paşa tarafından yaptırılan sokak çeşmeleri bulunmaktadır. Orduoğlu Çeşmesi, Tavukçu Çeşmesi, Bekoloğlu Çeşmesi ve Çekiç Çeşmesi İbrahim Paşa'nın adının anıldığı kitabeleriyle dikkat çeken 1726-27 tarihli yapılardır.
Karavezir Külliyesi (Gülşehir):
Gösterişli bir yapıya sahip olan Karavezir Külliyesi bir cami ve bir medreseden oluşur. Giriş kapısı üzerindeki kitabeye göre 1779 tarihinde Seyyid Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır.
Caminin batısında yer alan düzgün kesme taşlarla oldukça sağlam bir durumda günümüze ulaşmış olan medrese de, 1780 tarihinde Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Külliyenin bir parçası sayılan Başçeşme, yan kanatlardan alçak seviyedeki duvarlara bağlanmakla birlikte bir meydan çeşmesi niteliğindedir. 1779 tarihi düşülen kitabesiyle geç devir Osmanlı mimarisinin güzel örneklerindendir.
Gülşehir'deki diğer çeşmeler, Beyler Çeşmesi, Bayraktar Çeşmesi ve Sipahi Çeşmesi 'dir. Kitabelerinde 1779 tarihi okunan bu eserler, daha küçük ölçülü duvar çeşmesi formunda tasarlanmış örneklerdir.
Aşçıbaşı Camii (Gülşehir):
Girişin üstündeki kitabeye göre sarayda aşçıbaşı olan Süleyman Ağa tarafından 1715'te yaptırılmıştır. Uzun dikdörtgen planlı bir camidir.
Ulu Cami (Avanos):
XVIII. yüzyıla ait bir Osmanlı eseridir. Enlemesine dikdörtgen planlı yapıya, toprak seviyesinden merdivenlerle inilir. Yeraltı Camii olarak da bilinir.
Beylik Hanı:
1726 yılında Damat İbrahim Paşa yaptırmıştır. Bu yapıdan günümüze kayalara oyulan ahırlar ve üç bölümlü kemerli bir oda sağlam kalmıştır.
|
 |
mert101
11 yıl önce - Cum 06 Tem 2012, 18:05
Kapadokya'da saklı kent keşfedildi
Yeraltı şehri Nevşehir'in tarihini değiştirecek!
Nevşehir Belediye Başkanı Hasan Ünver, Nevşehir Kalesi'nin altında büyük bir yeraltı şehri tespit ettiklerini belirterek, ''Burası, Türkiye'nin dünyaya sunacağı önemli ören yerlerinden ve yeraltı şehirlerinden biri olacak'' dedi.
Türkiye'nin peribacaları ve yeraltı şehirleri ile ünlü önemli turizm merkezlerinden olan ve yılda ortalama 2,5 milyon yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Kapadokya bölgesinde, ören yerlerinin yanısıra Derinkuyu, Kaymaklı, Tatlarin ve Özkonak yeraltı şehirleri turistlerin önemli uğrak yerleri arasında bulunuyor.
Bölgede her geçen gün yeni mekanlar keşfedilirken 'Nevşehir Kalesi ve Çevresi Kentsel Dönüşüm Projesi' kapsamında yürütülen çalışmalarda, Nevşehir Kalesi'nin altında birbiriyle bağlantılı olduğu düşünülen ve yaklaşık 785 bin metrekarelik bir alanı kaplayan yeni bir yeraltı şehri tespit edildi.
Başkan Ünver, yaptığı açıklamada, Nevşehir Kalesi ve çevresinde Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ve belediye işbirliğinde 2006 yılından bu yana ciddi bir çalışma yürüttüklerini ve bu bölgede yaşayan vatandaşları TOKİ tarafından yapılan 2600 konuta taşıdıklarını söyledi.
Kale çevresinde bine yakın konutun yıkımını gerçekleştirdiklerini anlatan Ünver, buranın altında 785 bin metrekarelik alanın çok büyük bölümünde bir yeraltı şehri fark ettiklerini ve 110 metre kotta bu alanın tespit edildiğini belirtti.
7 KİLOMETRE UZUNLUĞUNDA TÜNEL BULUNDU
Ünver, tespit edilen bölgenin dünyanın en büyük yeraltı şehirlerinden biri olduğunu ifade ederek, ''Uygulamanın başladığı alan ile kale arasında 110 metre kot var. 110 metreye ne kadar kat sığarsa, onu şu ana kadar biz de tam olarak tespit edemedik. Ayrıca Göre beldesinden Nevşehir Kalesi'ne kadar da 7 kilometrelik bir tünel tespit ettik. Osmanlı arşivlerinden de bölgede 30 adet su yolunun olduğunu belirledik'' diye konuştu.
BİLİNEN TARİHİ DEĞİŞTİREBİLİR!
Yeraltı şehrinin içerisinde kısmi olarak kaba temizliğini yaptıkları yerler olduğunu ifade eden Ünver, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Nevşehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından da büyük bir bölümü tescil edildi. Valimizin koordinatörlüğünde bir ekip kurduk ve tescilli yapılar tespit edildi. O yapılarımızı ileride restore edeceğiz. Burasının Türkiye'nin dünyaya sunacağı önemli ören yerlerinden ve yeraltı şehirlerinden biri olacağı kanaatindeyim. Hemen yanında da Osmanlı Devleti'nin Anadolu'da yaptığı en son külliye olan Damat İbrahim Paşa Külliyesi'nin restorasyonu da yapılacak. Burada ciddi bir tarihi ve kültürel konsept olacak. Bu da Nevşehir için hayırlı olur diye düşünüyorum.
Yeraltı şehirleri genelde erken Hitit dönemine kadar gidiyor. Kalenin tarihi de Selçuklular'a dayanıyor. Yeraltı şehrinin Nevşehir tarihini en az 5 bin yıl ötelediği kesin. Şu anda arkeologlar bu konu ile ilgili çalışmalar yapıyor. Hem Türk turizminin hem de Türk kültür hayatının dünyaya armağan edeceği güzel bir eserin başlangıcındayız. Ülkemize, milletimize şimdiden hayırlı uğurlu olsun. Önümüzdeki günlerde tarih, kültür, ülkemiz ve ilimiz açısından Nevşehir önemli çalışmalara gebe.''
"20'YE YAKIN GİRİŞ CIKIŞ VAR"
Bulunan yeraltı şehrinin çok farklı girişlerinin olduğunu ancak kaç tane olduğunu bilemediklerini anlatan Ünver, ''Genelde yeraltı şehirlerinde bir yerden girilip bir başka yerden çıkılıyor. Şu ana kadar biz 20'ye yakın giriş çıkış tespit ettik. Daha ne kadar var bilmiyoruz, çünkü alan çok geniş. Bölge enteresan bir hüviyet kazanıyor. Ben de eski bir gazeteci olarak merakla bekliyorum. Bazen bir gazeteci refleksi ile bakıyorum olaya, çok heyecanlanıyorum. Çalışmaların neticelenmesini sabırsızlıkla bekliyorum. Hem ülkemize hem dünyaya böyle güzide bir varlığı kazandırmak için Nevşehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü, valiliğimiz, belediyemiz, milletvekillerimiz tamamen el ele bu heyecanı yaşıyoruz. Çok da titiz hareket ediyoruz, acele etmiyoruz'' şeklinde konuştu.
Başkan Ünver, Damat İbrahim Paşa Külliyesi'nin restorasyonun ve yeraltı şehrinin ortaya çıkarıldığında Nevşehir'e daha fazla turistin gelmesini beklediklerini sözlerine ekledi.
kaynak : habertürk
Bölge dünyanın en önemli turizm mekanlarından birisi hem tarih hem de doga turizmi var. Gelecekte 5.000.000 turist hayal bile değil. Ama tabi önemli olan zengin turistin gelmesi ve sehrin tanınırlıgını arttırması.
|
 |
mert101
11 yıl önce - Çrş 25 Tem 2012, 20:06
Kapadokya tarihini değiştiren keşif!
Kapadokya'nın dünyaca ünlü vadisi Ihlara'da yürütülen tescil çalışmaları sırasında yan yana kaya oyma cami ve kilise bulundu
Kapadokya'nın dünyaca ünlü vadisi Ihlara'da yanyana kayalara oyulmuş cami ve kilisenin bulunmasıyla, vadide bilinenin aksine Hristiyanlarla aynı dönemde Müslümanların da yaşadığı belirlendi.
Aksaray Müze Müdürü Yusuf Altın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ihlara Vadisi'ndeki kültür varlıklarını belirleme ve projelendirme çalışmalarının devam ettiğini söyledi.
Ihlara Vadisi'nde daha önce yapılan çalışmalarda tespit edilen tescilli kültür varlığı sayısının yürütülen bu çalışmayla 12'den 45'e yükseldiğini ifade eden Altın, tescil edilen kültür varlıklarından birinin cami olmasının kendilerini heyecanlandırdığını vurguladı.
Vadide ilk kez bir kaya oyma camiye rastlandığını, bunun Kapadokya'nın en büyük yerleşimi olan Ihlara Vadisi hakkında şimdiye kadar bilinen birçok şeyi değiştirdiğini belirten Altın, ''Bu caminin yakınında bir kaya oyma kilise bulundu. Bu da Ihlara'da Hristiyanlarla aynı dönemde Müslümanların da yaşadığını ortaya çıkarıyor. Üstelik ibadethaneleri birbirine çok yakın'' dedi.
kaynak : habertürk
ilginç
|
 |
Nevzat72
10 yıl önce - Cum 16 Ağu 2013, 23:48
Nevsehir kalesi ve cevresindeki gecekondu yikma
(+)
(+)
|
 |
Erol Gündüz
|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> Diğer Şehirler
|