Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
İkarus IK-161 Körüklü İETT Otobüsleri
123 ... 282930   sonraki »

ANA SAYFA -> ULAŞIM
cevap yaz
sayfa 1
Akın Kurtoğlu

12 yıl önce - Pts 19 Şub 2007, 20:22
İkarus IK-161 Körüklü İETT Otobüsleri



Bu başlık altında, İETT'nin 1992 yılında Yugoslavya'dan satın aldığı 25 adet İkarus IK-161 model körüklü otobüslerle ilgili doküman ve fotoğrafları biriktireceğiz...

Akın KURTOĞLU


Mustafa Kumbar

12 yıl önce - Pts 19 Şub 2007, 21:51

Daha önce siteye yüklediğim iki adet İkarus IK - 161


(+)92 - 812




(+)92 - 809


Mustafa Kumbar


Mustafa Kumbar

12 yıl önce - Pts 19 Şub 2007, 22:02

Fatih Kocaoğlu'nun yüklediği 92 - 813



(+) 92 - 813




(+) 92 - 813



barış çetin demiş ki:
Pts 18 Arl 2006, 21:22

1 ay önce filo dan ayrılan 92-813 'ün 25 Ağustos 2006 dan bir görüntüsü  



(+) 92 - 813

fotoğrafın adresi



En son Mustafa Kumbar tarafından Pts 19 Şub 2007, 22:45 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


şükrü
12 yıl önce - Pts 19 Şub 2007, 22:04

Ben ilkokula giderken Kayseri'ye de getirmişlerdi bu otobüslerden. Çok uzun bir süre hizmet vermişti, şuan kullanılıyor mu hala bilmiyorum ama bir ara içine bindiğimiz zaman parçalara ayrılacak diye çok korkuyoduk  giderken çok sallanırdı ve kışın ben bu otobüslerinin içinin ısındığını hiç bilmem, daima buz gibi olurdu

Mustafa Kumbar

12 yıl önce - Pts 19 Şub 2007, 22:09

Alim Hocamızda bu aralar İnternetten uzak olduğu için , onun siteye yüklediği fotoğraflar:
Alim Kor demiş ki:
İETT'nin Yugoslav Körüklüleri Son Yolculuklarına Çıktılar
Anadolu 1. Garajı'nda bulunan 25 adet Yugoslav körüklüden 5 tanesi nihayet son yolculuklarına çıktılar.


92 - 822





(+) 92 - 822




(+) 92 - 822




(+) 92 - 822




(+) 92 - 822




En son Mustafa Kumbar tarafından Pts 19 Şub 2007, 22:10 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Mustafa Kumbar

12 yıl önce - Pts 19 Şub 2007, 22:14

Alim Hoca'dan Hurdaya giden iki Ikarus IK-161 Daha


(+) 92 - 819





(+) 92 - 820




(+) 92 - 820


kutlay34'ün 92-820 fotoğrafları:



Link


En son Mustafa Kumbar tarafından Pts 19 Şub 2007, 22:34 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Mustafa Kumbar

12 yıl önce - Pts 19 Şub 2007, 22:30

Siteyi karıştırdıkca neler çıkıyor Ortaya !!!





(+) 92 - 811




(+) 92 - 811 - Alim Kor




(+) 92 - 811 - Alim Kor


92-811'ler ayrı durmasın diye Ümit'in Fotoğrafınıda iliştirdim mesaja:


(+) 92 - 811 : Fotoğraf Ümit Öztürk




Mustafa Noyan

12 yıl önce - Pts 19 Şub 2007, 22:49

92-805



92-809

92-812

92-814

92-822

92-825




ümit 806

12 yıl önce - Sal 20 Şub 2007, 01:27

IK-161'ler ilk geldiklerinde ben Tunusbağı'nda (Doğancılar 'ın üstü) Lise Bilgisayar stajı yapıyordum. 11 ve 11S gelirse onlara biner, onlar gelmezse Kadıköy otobüsleri ile Kapıağası'nda iner, Karacaahmet Mezarlığı içinden yürüyerek Tunusbağı'na ulaşırdım. Stajın ilk senesi MAN SG220, MAN SL200 İETT otobüsleri ve zaman zaman Özel halk otobüsleri ile gidip geldim. İkinci sene birden bire güzelim MAN'lar ortadan kayboldu ve koltukları poşetli Ikarus'lar ortaya çıktı. O gün MAN'lardan mahrum bırakan bu münasebetsiz otobüsler bugün de 345 ve Citaro'lardan mahrum bıraktırıyor. Neyse. Bu Ikarus akınının içerisinde MAN'ları andıran ve belki de bu yüzden biraz sevimli gelen değişik cins otobüsler gözüme çarptı. İşte bunlar IK-161'lerden başkası değildi. Bu otobüsler ilk geldiklerinde Ümraniye'de genellikle 14 Kadıköy Sarıgazi hattında görülürlerdi.

Bir gün staja giderken 14 numarada yine bu otobüslerden geldi ve bindim. Koltukları tahtaydı. Kapı üstündeki metal kasaları hakikaten körüklü MAN'ları andırıyordu. Otobüste düz, tekerlek üstü koltuklar vardı. Düğmeler sevimsiz, siyah idi ve tavandaydı. Duracak lambaları biçimsizdi. İlk binişte soğumuştum otobüslerden.

O ilk binişimde talihsiz bir olaya da tanık oldum. Bir kere otobüsün bugünün citaro körüklüleri gibi bir sorunu vardı, hangi kapıdan inileceği belli değildi. Duraklarda bütün kapılar açılıp kapanıyordu. Bağlarbaşı'ndan hareket ettik. Şöför düğmeye bastı ve önce ön kapı kapandı, diğer bastığı düğmeyle de diğer 3 kapı birden kapandı. Önden 3. kapı kapanırken başka bir tıs sesi geldi ve 3. kapı geri açıldı. İlahiyat Fakültesi durağına kadar 3. kapı açık, diğerleri kapalı vaziyette gittik. Açık olan 3. kapının ağzında 12-13 yaşlarında bir çocuk düğmeye basmıştı. İlahiyat Fakültesi durağına yanaşırken şöför kapıları açtı. Diğer tüm kapılar açılıp 3. kapı kapanınca çocuk inemedi. Şöför de aynadan kimsenin inmediğini görünce hareket ederek kapıları kapattı. Tabi 3. kapı yine tersine hareket etti ve açıldı. İnmeye çalışan çocuk otobüs hızlanmadan kendini aşağı atmaya çalıştı, atladı ve kaldırımda yuvarlandı. Şöför ani bir frenle durdu ve 3. kapının ters çalıştığını anlayarak 3. kapıyı kapattı. Buna benzer olaylara IK-161'lerin seferde olduğu yıllar boyunca defalarca şahit oldum. Hiçbirinde otobüsten atlayan olmadı ama şöför kapının açık mı yoksa kapalı mı olduğunu ne konsoldan ne de aynalardan göremediği için genelde tane tane izah edilmeden şöföre kapıyı açtırıp inmek mümkün olmadı. Daha 2 hafta önce 1A 'da aynısı yine oldu. Üsküdar'dan Capitol'e kadar şöföre 3. kapının ters çalıştığını anlatamadık. Bunun nedeni kapı açma kapama için 5 düğme bulunması imiş. Bunların 4 tanesi tek tek kapıları açıp kapatırken 5. düğme sadece 2., 3. ve 4. kapıları açıp kapatan ortak düğmeymiş. Duracak yandığında hangi kapıdan inileceği belli olmadığı için şöföre kapıları açıp kapatmakta zaman kazandırmak için konmuş. Fakat yanlışlıkla 3. kapının düğmesine bir kere basılınca ortak düğme kapalı kapıyı açıp açık olanı kapattığı için 3. kapının düğmesine bir daha basıp düzeltene kadar bu şekilde ters çalışııyormuş.

1994-95'lerde 19D'de çalışan IK-161'lerin bazılarında kadife kaplı koltuklar görmeye başladım. Tahta koltuklular azalıyordu. Bazılarında ise deri koltuklar vardı.

IK-161'lerin iç aydınlatmaları flamanlı ampulle yapılıyordu, o yüzden içerisi çok loş ve sıkıcı bir görüntü veriyordu. Ampullerin armatürleri de son derece küçüktü. Bazı otobüslerde aydınlanmayı artırmak için yüksek watt'lı ampuller takılmıştı ama armatürlerin plastik kapakları sıcaktan erimiş, ampuller de dışarı sarkmıştı.

2000'li yıllarda tavan düğmelerinin kapı civarındakileri sökülüp kapı üstü kasasına düğmeler monte edilmeye başlandı. Yine bunların çoğunda bir düğmeye basmakla bütün kapılardan inecek varmış gibi duracak işareti vermek mümkündü ama en azından kapı ağzında iken çok yukarılara uzanmak gerekmiyordu.

2003'te falan olsa gerek 92-809 ve 92-824'te yenilenmeler yapılınca kapı üstü kasalarına MAN SG220'lerdeki gibi kırmızı lambalar ve kauçuklu düğmeler takılarak kapıların ayrı ayrı kontrol edilebilmeleri sağlandı. Pek çoğunun iç aydınlatmaları floresana çevrildi. Floresana çevrilirken Ikarus 260 ve 280'lerdeki armatürler kullanıldı daha çok ama 92-808 ve 92-811'de değişik ve dekoratif armatürler kullanılmıştı.

Sitedeki eski mesajlarımdan bazı IK-161 iç ve dış fotoğrafları:


(+)



(+)



(+)



(+)


92-803

(+)


92-808

(+)


92-804


92-804

(+)


92-821

(+)


92-805, 92-816


(+)


92-803, 92-804 (804 perona yeni giriyor)


92-802, 92-808


(+)


92-804, 92-803, 92-805


92-805


92-823


alabay

12 yıl önce - Sal 20 Şub 2007, 01:39

Bunlardan bir tanesine -orada- binemediğim yazık, sadece Çekya ve Polonya'dan tanıyorum  
Hele şu ön-yan pencereleri - şahane. Biliyorum, pek sevilmiyorlar, ama bence çok medenî otobüsler! Doğu'nun bu konuda zamanında tekniği ileriydi.

B. Alabay



sayfa 1
123 ... 282930   sonraki »
ANA SAYFA -> ULAŞIM