1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 6  |
 |
oytun71
15 yıl önce - Sal 27 Ksm 2007, 02:14
Bizim yöneticilerin aklı "nasılsa elektrik kesilir, troleybüsler yolları kapatır" deyip petrol tüketimine yönelmek istemelerinde yatıyor. Istanbul'u tellerle ören troleybüs şebekesini söktürtüp eskilerini İzmir'e sürdürten ve İzmir'den de birkaç yıl içerisinde balıklara yem olarak denize döken zihniyetlerin kendisini aynı mantıkta sürekli tekrarladığı kanısındayım.
Siteye eklediğiniz yabancı resimlerdeki sokaklar, insanlar ve düzen bizim ülkemizdekine benziyor mu? En basit örnek; Paris'te, Londra'da veya Moskova'da 50 yıl önceki cadde günümüzde hala aynı yerden geçiyor. Bizde (tüm büyük şehirlerimizi düşünün) son 50 yıl içinde güzergahı değişmeyen bir sokak ismi sayabilir misiniz?
Bütün sitedeki ortak zihniyet bir olup ilgili makamlara olayın gerçekliğini anlatsanız karşınızda bin türlü masal, bin türlü imkansızlıklar bahaneleri sayacaklarından eminim... 1968'de yarı otomatik şanzumanlı otobüslerle kent ulaşımı sağlamak isteyenler varken, tam 10 sene sonra sadece doğu bloku ülkelerindeki hava kirleten geri teknolojili otobüsleri tüm büyükşehir belediyelerinin başlıca ikonu haline getirenler de oldu... İzmir, Ankara, Istanbul siyah duman atan Ikarus kaynıyor. Ne yazık ki siyasi farklılıklar ve ön görüşsüzlük bu memleketi minibüsçülük kültürüne teslim etti. Bundan 10 yıl sonra Metrobüs'ün gereksizliği ve bu sistemden kurtulmanın önemi vurgulandığında milyarlarca dövizin boş yere akıtıldığı ortaya çıktığında acaba şimdiki yönetimlere hesap soran bir merci olabilecek mi diye şimdiden sorgulamaktayım..
Troleybüs sistemini katletti diye Bederttin Dalan'a kimse hesap sorabildi mi? IETT'ye destek olsun diye kurulan minibüsçü mantığı ve araçlarına sahip ÖHO sisteminin tohumları atıldığında, günün birinde Istanbul sokaklarının Afrika ülkelerindeki insan taşıma metodlarına ev sahipliği edeceği kimsenin aklına gelmedi mi? Buna sebep olanlar hala ülkenin biryerlerinde yaşamıyorlar mı? 20 milyon sınırına dayanan bir şehirde, 99 milletten adamı taşımak ve bunu ekonomik yönden, ülke çıkarlarını gözeterekten ifa etmek malesef çok zor ve bu zekaya sahip bir otoritenin olduğuna inanmıyorum.
Yönetimlerin ve şehircilik sisteminin buradaki birkaç mürekkep yalamış, zeki ve ön görüşlü insanların elinde olmasını dilerdim. Plansız, programsız , ben yaptım oldu egosu taşıyan ve hep birbirlerine bağlı grift çıkar ilişkileriyle sarılmış bir örümcek ağı olarak görüyorum Istanbul ulaşım yönetimlerini...
Ne yazık ki resimlerde betimlediğiniz kültürlerdeki araçlar da, bunları kullanan halk ta benim ülkemdekilerden fersah fersah ilerde... Bir ülkenin kültür seviyesi kaldırımlarından anlaşılır demişler...Önce kaldırımlarımızı alçaltalım belki biraz olsun yaşama seviyemiz yükselir o zaman
|
 |
Patron
15 yıl önce - Sal 27 Ksm 2007, 11:45
| Alıntı: |
| En basit örnek; Paris'te, Londra'da veya Moskova'da 50 yıl önceki cadde günümüzde hala aynı yerden geçiyor. Bizde (tüm büyük şehirlerimizi düşünün) son 50 yıl içinde güzergahı değişmeyen bir sokak ismi sayabilir misiniz |
Yahu Paris nüfusu : 1920'de 3 milyon, şimdi daha az!
Londra : 1940'dan beri nüfusu 9 milyon.
Gelip bunları İstanbul ile karşılaştırmayın lütfen.
50 yıl önce İstanbul'un nüfusu 2 milyon bile değildi.
Kaldı ki 50 yıldır güzergahı değişmeyen bir dolu cadde sayarım, ne ispat ediyorsa?
Barbaros Bulvarı, İstiklal Caddesi, Dolmabahçe Caddesi, Bankalar Caddesi, Bağdat Caddesi vs.
|
 |
kemalsoylemez
15 yıl önce - Sal 27 Ksm 2007, 11:50
Burç'un nüfusla ilgili tespitinden hareketle trafik ve ulaşım sorunlarının esas kaynağının aşırı nüfus artışı olduğu görülüyor. Yani nüfus planlaması yapmadan, göçü durdurmadan ulaşım ve trafik sorununu çözmek hayal gibi.
Birçok küçük şehrimizde durum bunun tam tersi, koskoca bulvarlarda in cin top oynuyor.
(in:1, cin:0, 16. dakikada penaltıdan.)
|
 |
oytun71
15 yıl önce - Çrş 28 Ksm 2007, 17:06
Burç Bey benim demek istediğim nüfus artışına bağlı olarak şehrin önlenemez şekilde çarpık olarak büyümesi ve buna önlem olarak çaresizce ve plansızca trafik akışının ve yol güzergahlarının değiştirilmesinden dolayı, uzun süreli planlanması gereken troleybüs ve tramvay (havai hat ve raydan dolayı) sistemlerinin sökülmesi veya güncel hale getirilememesi...
Saydığınız caddelerden Barbaros Bulvarı dışında hepsi değişti...Eğer 50 yıl üzerinden düşünürsek;
İstiklal Caddesi 1957 de çift gidiş gelişli tramvaylı ve troleybüslü bir caddeyken günümüzde yürüyüş yolu ve 1990 dan beri tek hat nostaljik tramvaya sahip...
Dolmabahçe 90 lı yıllardan itibaren tek şerit (Beşiktaş yönüne) Öncesinde gidiş gelişli iki şerite sahipti
Bankalar caddesi iptal, sadece nakliye araçlarına ve çalışanlara çalışan kör bir sokak durumunda... bir süre önce Karaköy yönüne iniş verilirken, 50 yıl önce Yüksekkaldırım yönüne çıkıştı ve burdan troleybüs işlerdi
Bağdat Caddesi 1987 ye kadar gidiş geliş çift şeritti. Yakın zaman içinde yaya yolu yapılırsa da şaşırmam...Belediyeler planladıkları hiçbir projeyi şehir sakinleri ile paylaşma yanlısı değiller zira...
|
 |
Semih Yaşar
15 yıl önce - Çrş 28 Ksm 2007, 18:33
Çek Usti nad Labem
Bu tartışmayı yeniden troleybüs eksenine çekmek istiyorum. Çek Cumhuriyeti
Usti nad Labem şehrinde troleybüs şebekesi ufak ufak uzatılıyor ve yeni araçlar alınıyor.
Fotoğraftaki troleybüs Skoda 25 TR körüklü, makul fiyatlı ve sağlam bir araç.
Karoser İrisbus-Citelis, İveco grubun Doğu Avrupa'daki üretimlerinden.
Bu troleybüs ciddi miktarlarda sipariş aldı, Riga için 150 tane solo üretecekler.
Fotoğraf Trolleymotion sitesinden alıntıdır.
Bu da Riga'nın solo troleybüsü Skoda 24 TR

|
 |
murat___TC
15 yıl önce - Pts 17 Mar 2008, 21:40
[İST-A7.71] - Dizel motoruda olan Metroleybüs fikri.
Arkadaşlar bugün metrobüse binmek nihayet bana da nasip oldu. Tramvaydan çok daha hızlı hatta neredeyse LRT ile boy ölçüşebilecek düzeyde hız konusunda. Muazzam bir sistem. Tabiki E-5 gibi geniş-genişletilmeye müsait caddelerde kullanıldığında.
Metrobüse karşı raylı sistemleri savunan arkadaşların en büyük dayanağı raylı sistemlerin elektrikli dolayısı ile çevre dostu olması. Metrobüs hattında elektrikli metroleybüs çalıştırmak isteseniz bu kez de araçlar her noktadan kolayca trafiğe çıkamayacağından raylı sistemdekine benzer bir park vs. gibi sorunlar oluşacak.
Aklıma gelen çözüm; hattında çalışırken katenerden aldığı elektrikle, hattan çıkıp normal trafiğe girerken pantografını indirip dizel motorunu çalıştıracak ve normal trafikte otobüslerden farksız bir şekilde yol alabilecek bir metroleybüs. Dizel motor; araç normal trafikte seyrederken boş olacağı göz önüne alındığında düşük güçte olabilir. Üstelik araç kendi hattında elektik ile çalışırken herhangi bir arıza durumunda pantografını indirip ilk istasyona kadar cüzzi bir hızda hareket edebilir, yolcularını tahliye edebilir. Böylece elektirik arızaları yüzünden metroleybüs hattındaki sefer aksamalarının-tıkanıklıkların önüne geçilmiş olur.
Ne dersiniz sizce böyle bir araç üretmek mantıklı olur mu ?
|
 |
murat___TC
15 yıl önce - Pts 17 Mar 2008, 21:44
Arkadaşlar bugün metrobüse binmek nihayet bana da nasip oldu. Tramvaydan çok daha hızlı hatta neredeyse LRT ile boy ölçüşebilecek düzeyde hız konusunda. Muazzam bir sistem. Tabiki E-5 gibi geniş-genişletilmeye müsait caddelerde kullanıldığında.
Metrobüse karşı raylı sistemleri savunan arkadaşların en büyük dayanağı raylı sistemlerin elektrikli dolayısı ile çevre dostu olması. Metrobüs hattında elektrikli metroleybüs çalıştırmak isteseniz bu kez de araçlar her noktadan kolayca trafiğe çıkamayacağından raylı sistemdekine benzer bir park vs. gibi sorunlar oluşacak.
Aklıma gelen çözüm; hattında çalışırken katenerden aldığı elektrikle, hattan çıkıp normal trafiğe girerken pantografını indirip dizel motorunu çalıştıracak ve normal trafikte otobüslerden farksız bir şekilde yol alabilecek bir metroleybüs. Dizel motor; araç normal trafikte seyrederken boş olacağı göz önüne alındığında düşük güçte olabilir. Üstelik araç kendi hattında elektik ile çalışırken herhangi bir arıza durumunda pantografını indirip ilk istasyona kadar cüzzi bir hızda hareket edebilir, yolcularını tahliye edebilir. Böylece elektirik arızaları yüzünden metroleybüs hattındaki sefer aksamalarının-tıkanıklıkların önüne geçilmiş olur.
Ne dersiniz sizce böyle bir araç üretmek mantıklı olur mu ?
|
 |
Semih Yaşar
15 yıl önce - Pts 17 Mar 2008, 23:16
Dual mode troleybüs
| Alıntı: |
Aklıma gelen çözüm; hattında çalışırken katenerden aldığı elektrikle, hattan çıkıp normal trafiğe girerken pantografını indirip dizel motorunu çalıştıracak ve normal trafikte otobüslerden farksız bir şekilde yol alabilecek bir metroleybüs. Dizel motor; araç normal trafikte seyrederken boş olacağı göz önüne alındığında düşük güçte olabilir. Üstelik araç kendi hattında elektik ile çalışırken herhangi bir arıza durumunda pantografını indirip ilk istasyona kadar cüzzi bir hızda hareket edebilir, yolcularını tahliye edebilir. Böylece elektirik arızaları yüzünden metroleybüs hattındaki sefer aksamalarının-tıkanıklıkların önüne geçilmiş olur.
|
Bu çok eski bir konsept ve yaklaşık 30 senedir Avrupa'da ve Amerika'da kullanılan bir
sistemdir. Bu tip güçlü dizel motorları olan troleybüslere Dual mode trolleybus yada
Duo bus denir. Bu ulaşım konseptinde araç şehir merkezinde kataner hatta bağlı
troleybüs modunda gider, şehir dışından banliyölere geçerken ise arşelerini indirip dizel
motoruyla klasik bir otobüs olarak gider. En eski uygulaması sanırım Almanya-Essen'de
1978 yılında başlamış olup, Mercedes troleybüsler belli güzergahlarda yolu tramvaylarla da
ortak kullanmışlardır, bunların video kayıtları da mevcut. Bir başka ilginç uygulama da
Seattle şehrinde yakın zamana kadar devam etmiş olup, şehir merkezindeki otobüs kullanımına
açık tünelde elektrikli gidebilmeleri için Breda firmasına özel dual mode trolebüsler sipariş
edilmiştir ve yakın zamana kadar işletmede kullanılmışlardır. Teorik olarak ideal çözüm gibi
görünse de sistem çok komplike olduğundan dolayı araçlar normalden fazla elektrik tüketmekte
ve işletme verimliliği klasik troleybüs kadar mükemmel olamamaktadır. Yakın zamanlarda rağbet
gören yeni troleybüs konseptinde ise çok daha küçük bir dizel motor sadece acil durumlar için
kullanılmakta, aracın ağırlığı minimum düzeyde tutulmaya çalışılmaktadır. En yeni ve modern
troleybüs modelleri olarak Hess Swisstrolley3, Neoman N6321, Skoda 25TR ve Solaris Trollino,
Van Hool Ag 330T günümüzde öne çıkmaktadır.
|
 |
murat___TC
15 yıl önce - Sal 18 Mar 2008, 02:35
Neoplan'ın ürettipi bütün troleybüsler dual bus olarak üretiliyormuş. İnternet sitelerinde çok verimli bir araç olduğundan bahsetmişler ancak maalesef elektrik tüketim değerlerini vermemişler normal bir troleybüsle karşılaştıramıyorz. İlginç bir dizaynı var; körük aracı neredeyse ortadan ikiye bölmüş. Ön parça arka parçadan sadece 90 cm daha uzun. Kapasitesi hemen hemen körüklü Citaro kadar; 142 kişi.
|
 |
Canas
15 yıl önce - Çrş 11 Hzr 2008, 13:39
Petrol’un varil fiyatinin 140$ buldugu sene sonuna kadar 200$ bile gorebilecegi soyleniyor. Bu durumda bizdeki Metrobus sistemini Trolleybus haline donusturmekte ciddi fayda oldugu kanisindayim
|
 |
sayfa 6  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|