Ana Sayfa 900 bin Türkiye Fotoğrafı
aykut_a

10 yıl önce - Çrş 29 Ekm 2003, 16:07
Dünyada Ele Geçirilebilen Tek Türk Sancağı...


Canakkale'de Alay komutanlarindan son erine kadar sehit olan 57. Piyade Alayi'nin sancagi, Avustralya'da bugun Melburn Muzesi'ndeki bir vitrinde sergilenirken altindaki plakette sunlar yazilidir :

"BU ALAY SANCAGI GELIBOLU SAVAS ALANINDAN GETIRILMIS, AMA ESIR EDILMEMISTIR. CUNKU, TURK ORDUSUNUN MILLI GELENEKLERINE GORE BIR ALAYIN SANCAGI, ALAYIN SON ERI OLMEDEN TESLIM EDILEMEZ. BU SANCAK, SONUNCU MUHAFIZIN DA ALTINDA OLU OLARAK YATTIGI BIR AGACIN DALINA ASILI OLARAK BULUNMUSTUR. KAHRAMANLIK TIMSALI OLARAK KARSINIZDA DURAN BU TURK ALAYI SANCAGINI SELAMLAMADAN GECMEYIN"

Onlara olmeleri emredildi, hepsi birden, gozunu kirpmadan olduler…

20 Ocak 1915'de Mustafa Kemal tarafından komutası üstlenilen tümen, biri 7. Tümenden 57. Piyade Alayı ile ikisi Acemileri yetiştiren Depo Alayı'ndan kuruludur. O, askerlerine savaş gücü vermeye çalışırken, müttefik çıkartması tehlikesini yakın gören Başkomutan Vekili, "bu iki alay yetişmemiştir" diye acemileri İstanbul'daki 6. Kolordudan 72. ve 77. Alaylara değiştirdi.Daha bu alaylar gelip tümen kuruluşunu bitirmeden, 57. Piyade Alay ile hareket emrini aldı. Vapurla Tekirdağ'dan Maydos'a yola çıktı (24 Subat 1915).

Gelibolu’ya ulaşan Mustafa Kemal , kendi tümeninden 57. Alay’ı Sarafim Çiftliğine, kalan birliklerini de geldikçe Maydos bölgesine tertiplemeye başladı. Bölgeyi gezerek 26. Alay’ı Seddülbahir, 27. Alay’ı Kabatepe kıyılarına yerleştirdikten sonra , Seddülbahir'e bir de akıncı müfrezesi çıkardı.

24-25 Nisan akşamı,çıkarmanın ilk günü, İngiliz ve Anzak kuvvetleri Arıburnu’ndan karaya çıkmaya başlamışlardı.Bu bölgede kıyı gözetlemesi yapan bir Türk takımının direnişine karşın, kıyıdan belli bir noktaya kadar ilerlemeyi başardılar.Bölge yakınlarındaki 27 Alay’ın ise sahile geniş birşekilde yayılmış olması da karşı koymayı oldukça güçleştiriyordu.Bu sırada Bigalı köyü’nde bulunan ordu yedeği 19.Tümen Conkbayırı yönünde tatbikat yapmakta idi.Top seslerinin duyulmasıyla 19.Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal, Ordudan emir gelmemiş olmasına karşın girişimi ele alıp tüm sorumluluğu yüklenerek, 57.Alay’ı bir batarya ile Kocaçimentepe yönünde harekete geçirdi. Kendisi de durumu izlemek üzere Conkbayırı’na çıktığında, Arıburnu kesiminden bazı askerlerin çekilmekte olduklarını ve düşman birliklerinin de bunları izlediklerini gördü.

O anı Mustafa Kemal , Ruşen Eşref Ünaydın ile yaptığı görüşme sırasında şöyle anlatmaktadır:

“...Bu esnada Conkbayırının güneyindeki 261 rakımlı tepeden sahilin gözetleme ve korunmasıyla görevli olarak orada bulunan bir müfreze askerin Conkbayırına doğru koşmakta, kaçmakta olduğunu gördüm... Bu askerlerin önüne kendim çıkarak:

-Niçin kaçıyorsunuz ? dedim.

-Efendim düşman dediler!

-Nerede?

-İşte! diye 261 rakımlı tepeyi gösterdiler.

Gerçekten de düşmanın bir avcı kuvveti 261 rakımlı tepeye yaklaşmış ve tam bir serbestlik içinde ileriye doğru yürüyordu. Şimdi vaziyeti düşünün. Ben kuvvetleri (geride) bırakmışım, askerler on dakika istirahat etsin diye...Düşman da bu tepeye gelmiş...Demek ki düşman bana benim askerlerimden daha yakın! Ve düşman benim yere gelse kuvvetlerim çok kötü bir duruma düşecekti. O zaman artık bilemiyorum, bilinçli bir düşünme ile midir, yoksa önsezi ile midir, bilmiyorum. Kaçan askerlere:

- Düşmandan kaçılmaz, dedim.

- Cephanemiz kalmadı, dediler.

- Cephaneniz yoksa süngünüz var,dedim.

Ve bağırarak bunlara süngü taktırdım. Yere yatırdım. Aynı zamanda Conkbayırına doğru ilerlemekte olan piyade alayı ile dağ bataryasının yetişebilen askerlerinin ‘ marş marşla’ benim bulunduğum yere gelmeleri için, yanımdaki emir subayını geriye yolladım. Bu askerler süngü takıp yere yatınca, düşman askerleri de yere yattı. Kazandığımız an, bu andır...”

Bu sırada Türk askerleri mevzi alınca karşı taraf da mevzilenir ve 57.Alay’ın öncü bölüğünün Conk Bayırı’na yerleşmesi için süre kazanılmış olur.Bu an Çanakkale Savaşı’nın kilit anıdır.Çıkarmanın hızı kesilmiştir.Daha sonra, Kolordu Komutanı Esat Paşa’nın izniyle, 27. Alay’dan geri kalan birlikleri de emrine alan Tümen Komutanı Mustafa Kemal, karşı saldırıya geçmek üzere 57.Alay'a şu emri verir :

“ Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında, yerimize başka kuvvetler ve komutanlar kaim olabilir.”

25 Nisan 1915 günü, vakit ikindiye yaklaşırken, ilk çıkarma kademesi olan tümenin sahile çıkışı da tamamlanmıştır. Ne var ki, 27. Alayın birlikleri ve 57. Alayın yaptığı karşı saldırı ile süngü hücumları sonucu Anzaklar çok sayıda kayıp vermiş ve sahile çekilmişler, kritik ve endişeli anlar yaşamaktadırlar. Gene de gün batarken, Anzak Kolordusu’nun sahile çıkan Tümeni, Arıburnu’nun sarp yamaç ve tepelerinde yerleşme olanağı bulur. Bu tarihten başlayarak harekat, 1915’in Ağustos ayına kadar dört ay boyunca, Conkbayırı- Kocaçimentepe-kabatepe bölgelerinde, tarafların karşılıklı saldırı ve özellikle gece yapılan süngü hücumlarıyla, yakın boğuşmalar şeklinde ve çok kanlı çarpışmalarla geçecektir.

Arıburnu'nda görev yapan 27. Alayımızın yardımına koşan birliklerimizin bazıları dağılınca, 57. Alayımız daha geniş bir araziye yayılmak mecburiyetinde kaldı; dolayısıyla yoğunluğu azaldı. Kumandanı Kurmay Yarbay Hüseyin Avni şehit oldu. Kumandayı ele alan Kurmay Binbaşı Yusuf Ziya da şehit olunca alay müftüsü Hasan Fehmi kumandan oldu; o da şehit düştü. Kumandanları şehit düşen birlikler Arıburnu sırtlarında düşmanı durdurmak için canla başla savaşıyorlardı. Bombalarla düşmana saldıran Nazif Çakmak (Fevzi Çakmak'ın kardeşi) şehit düşerken, ardından gelen 57. Alay'ın 6. Bölüğü ile, Anzak Kolordusu'nun 3. Alayı'nın 4. Bölüğü süngü ve dipçiklerle birbirlerine girdiler.

***

Çarpışmalarda 57. Alay tümüyle şehit düşmüştür. Birer birer değil, yiğitler, bölük bölük, alay alay şehit düşer.

***

Sisli bir nisan sabahı 57. Alay komutanı araziye yayılmış beyazlıklar görür ve takım komutanına bu beyazların ne olduğunu sorar. Takım komutanı, sabahleyin düşmana hücum emrini almış 57. Alay'ın, Rablerinin huzuruna temiz çıkmak için çamaşırlarını yıkadıklarını söyler; bu beyazlıklar, onların ak niyetleridir, der.

Mustafa Kemal'in ,Yarbay Hüseyin Avni Bey'in ve silah arkadaşlarının Türk ulusu için yaptıklarının unutulması mümkün değildir.

Sizleri hiç unutmayacağız ...

Bilgiler www.gallipolidigger.com adresinden alinmistir.


sipahi
10 yıl önce - Cum 31 Ekm 2003, 07:16

Unutmayacagiz unutmadikta....
Ismet Pasa'nin Lozan'da masaya yumrugunu vurupta bizde variz demesini saglayan yigitlerimizi hic unutmayacagiz.
Ruhlari sad olsun.


Alp
10 yıl önce - Pts 03 Ksm 2003, 18:15

unutmadık unutturamazlar...

En son Alp tarafından Pts 04 Ekm 2004, 17:09 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


SDuru
10 yıl önce - Pts 04 Ekm 2004, 06:17
57 inci alayin sancagi


Ben Melbourne Muzesinde calisiyorum. Depaoda bir Turk bayragi buldum. Bu bayragin kime ait oldugunu arastiriyorum. Elinde O doneme ait sancaklarin resmi olanlar varmi. Acaba diyorum bu bayrak 57inci alaya mi ait.
Serhat


Alp
10 yıl önce - Pts 04 Ekm 2004, 17:10

serhat bu sancak resimlerini en kisa zamanda sana göndereyim bana email adresini verirsen...ya da o bayragin resmini de cekip yollayabilirsin bana P.M. ile gorumemiz gerekir.


Kerem K
10 yıl önce - Sal 05 Ekm 2004, 15:53

dokunaklı bir hikaye ama tek değil. viyana kapılarında da bolca türk sancağı bırakmışız. şimdi hepsi müzelerde saklanıyor...

SDuru
9 yıl önce - Pts 18 Nis 2005, 11:45
Melbourne muzesindeki bayrak


Benim email adresim sduru@tpg.com.au

Y_A_Ş_A_R

9 yıl önce - Pts 18 Nis 2005, 13:14

Çanakkale'de Alay Komutanlarindan son erine kadar ŞEHİT olan 57. Piyade Alayı ölmedi hala yaşıyor ve yaşamakta...
Unutmadık unutulmayacakta...
Çünkü Bağımsızlık uğruna coook
ŞEHİT Verdik!!!


Kerem K
9 yıl önce - Pts 18 Nis 2005, 20:42

-degistirildi-&-silinebilir-

onurc
9 yıl önce - Sal 19 Nis 2005, 03:17

Allah hepsinden razi olsun.Unutmamiz mümkün degil.


Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET