Ana Sayfa 930 bin Türkiye Fotoğrafı
serkancirak
9 yıl önce - Cmt 25 Hzr 2005, 10:56

Tüm Yönleriyle ANITKABİR Bölümleri
Tarih: 11.06.2004 Saat: 15:34
Konu: Mustafa Kemal Atatürk ile İlgili Herşey
İSTİKLAL KULESİ

Aslanlı Yolun başlangıcında girişte sağda bulunan kulenin içinde Anıtkabir'in maketi ve Anıtkabir'i tanıtıcı ışıklı panolar bulunmaktadır.


HÜRRİYET KULESİ

Aslanlı Yolun başlangıcında girişte solda bulunan kulenin içinde anıtkabir inşaatında kullanılan taş örnekleri sergilenmektedir. Ayrıcı bu kulede, Atatürk'ün ebediyete intikalinden sonra ortaya çıkan ona yaraşır bir anıt mezar yapılması düşüncesinden başlayarak Anıtkabire nakledilmesine kadar geçen süreyi kronolojik olarak anlatan, fotoğraf ve belgelerden oluşan bir sergi bulunmaktadır.

MÜDAFAA-İ HUKUK KULESİ

Bu kule 3 ağustos 1982 yılından itibaren sergi salonu olarak tanzim edilmiştir. Yıl içinde Atatürk ve Milli Mücadele konulu peryodik sergiler düzenlenmektedir.

CUMHURİYET KULESİ

Sanat Galerisinin girişi olan bu kulenin ortasında Atatürk'ün ilkeleri ve bu konudaki özlü sözlerini ihtiva eden ışıklı pano bulunmaktadır. Ayrıca, Anıtkabir'deki kabartmaların bir bölümünün tanıtıldığı ışıklı tanıtım panosu da bu bölümle yer almaktadır.

İNKILAP KULESİ

Bu kule, başlangıç da Atatürk'ün özel kitaplığının sergilendiği bölüm olarak düzenlenmişti 1983 yılında Kitaplık sanat galerisine taşınmış olup, Bu kule Atatürk'ün giysilerinin sergilendiği bölüm haline getirilmiştir. Bu kulede aynı zamanda Prof. Dr. YILMAZ BÜYÜKERŞEN tarafından yapılarak29 Ekim 1993'te Anıtkabire hediye edilen Atatürk'ün gerçek boyutlarındaki bal mumundan heykeli de bulunmaktadır.

MİSAK-I MİLLİ KULESİ

Kulenin ortasında Anıtkabir'de icra edilen törenlere katılan heyetlerin özel defteri imzalamaları için imza kürsüsü yer almaktadır. Ayrıca, Müzenin girişi olan bu kuledeki aktüalite panoları da, Anıtkabir'de yapılan törenlere ait fotoğraflar sergilenmektedir.

23 NİSAN KULESİ

Kulede, Türkiye İş Bankası'nın Atatürk'e armağan edilen"Cadillac" marka özel otomobil sergilenmektedir. Atatürk bu otomobili 1936-1938 yılları arasında kullanmıştır.

BARIŞ KULESİ

Kulede, Atatürk'ün "Lincoln" marka makam ve tören otomobilleri sergilenmektedir. Atatürk bu otomobilleri 1935-1938 yılları arasında kullanmıştır.

ZAFER KULESİ

Kulede, Atatürk'ün naaşını 19 Kasım 1938 de Dolmabahçe Sarayı'ndan Sarayburnu'na taşıyan, üzerinde bayrağa sarılı orijinal tabutun bulunduğu top arabası sergilenmektedir.

MEHMETÇİK KULESİ

Kulede, yerli ve yabancı ziyaretçilere danışma hizmeti verilmekte olup, ayrıca Anıtkabir ve milli Mücadele konulu kitaplar ile hatıra eşyalar satılmaktadır.

ASLANLI YOL

Anıtkabir'e giriş yerinden başlayarak, ortadaki Tören Meydanı'na kadar uzanan yol "Aslanlı yol" olarak adlandırılır. Bu yol, ziyaretçileri Atatürk'ün yüce huzuruna hazırlamak için yapılmıştır.

Yola 26 basamaklı merdiven ile çıkılır. Yolun uzunluğu 262.20 m., genişliği 12.80 metredir. Yolun iki yanı güller ve ardıçlarla süslüdür. Yol, traverten ile döşelidir. Yolun iki yanında ikişerli gruplar halinde 12'si sağ yandan 12'si sol yandan olmak üzere 24 Aslan heykeli vardır. Bu heykeller, Anadolu'da büyük devlet kurmuş olan Hititlerin sanat tarzında yapılmıştır.

TÖREN MEYDANI

Aslanlı Yol'un sonunda, Anıtkabir yan binalarının ve kolonların çevrelediği bir alana çıkılır. 129X84.25 m. boyutlarında olan, dört tarafından üçer basamak merdivenle inilen 15.000 kişi kapasiteli bu alan " Tören meydanı" olarak adlandırılır. Bu alanın zemini küp şekilde siyah,kırmızı, sarı ve beyaz renkte traverten taşlarla döşenerek 373 adet halı kompozisyonu oluşturulmuştur. Tören Meydanına, bayrak direği bulunduğu kısımdan da merdivenle çıkılabilir.

BAYRAK DİREĞİ

Anıtkabir'in Çankaya yönündeki merdivenlerinin ortasında, tek parçala yüksek bir direk üzerinde Türk Bayrağı dalgalanır. Bu bayrak direğini, Amerika'da yerleşmiş iolan Nazmi Cemal adında bir Türk vatandaşı göndermiştir. Bayrak Direği çelikten tek parça olarak imal edilmiştir. 4938 kilogram ağırlığında ve 33.528metredir. 4 metresi kaidenin altında olup, görünen kısmı 29.528 metredir.

MOZOLE

Anıtkabir'in en önemli bölümü Mozale'dir Tören Meydanı'ndan 42 basamaklı merdivenle çıkılan Mozole, iki katlı ve döktörtgen planı bir yapıdır. Bu bölüm anıtın yapılışında ağırlık merkezi olmuştur. Çünkü Atatürk'ün kabri ve sembolik lahit bu bölümde bulunmaktadır. Bu nedenle, Anıtkabir'i meydana getiren mimarlar, yardımcı binalar dizisi içinde Mozole'nin diğer kısımlardan çok daha görkemli olmasına büyük önem vermişlerdir.

Zemin katın dış duvarları kesik piramit biçiminde, masif bir kitle halindedir. Bundan ötürü yapının alt kesiminin genel görünüşü bir kale bedeni gibidir. üzerinde de küçük pencereler bulunan dış duvarlar betondur. Duvarların dış yüzleri travertten ile kaplanmıştır. Atatürk'ün aziz naaşı, bu katta doğrudan doğruya toprağa kazılmış bir mezarda bulunmaktadır. Mozole'nin birinci katı olan Şeref ve Holü'ndeki sembolik lahit taşının tam altında bulunan mezar odası; Selçuklu ve Osmanlı motifli mozaiklerle süslenmiştir. Zemin ve duvarlar, siyah, beyaz, kırmızı mermerlerle kaplanmıştır. Mezar odasının da kıble yönünde kırmızı mermer sanduka yer almaktadır. Mermer sandukanın çevresine, bütün illerden ve Kıbrıs'tan gönderilen toprakların konulduğu pirinç vazolar bulunmaktadır.

MEZAR ODASI

Atatürk'ün naaşının toprağa verildiği mezar odası.

ANITKABİR ATATÜRK MÜZESİ

Anıtkabir proje yarışması şartlarından birisi de, projelerde uygun bir yerin "Atatürk Müzesi" olarak belirtilmiş olması idi. Halen müze olarak kullanılan yer, bu şarta uygun olarak proje mimarları tarafından belirlenmiştir.

Anıtkabir'in yapımının tamamlanmasını takiben Atatürk Müzesi'nin doluşturulması çalışmalarına başlanmıştır. Atatürk'e ait eşyalarla, kendisine hediye edilmiş eşyalar, müzenin açılış tarihine kadar bunları muhafaza eden; Cumhurbaşkanlığı Köşkü, Ziraat Bankası Merkez Müdürlüğü; Ankara Milli Emlak Müdürlüğü ile Atatürk'ün manevi kızları Profesör A.Afetinan, Sabiha Gökçen ve Rukiye Erkin'den devralınmıştır. Anıtkabir Atatürk Müzesi 21 Haziran 1960 tarihinde de ziyarete açılmıştır.

Anıtkabir'in Misak-ı Milli ve İnkılap Kuleleri arasında kalan, dikdörtgen plana sahip Müze 3 ana bölümden oluşmaktadır.

Giriş bölümü olan Misak-ı milli Kuleleri arasında kalen, dikdörtgen plana sahip Müze 3 ana bölümden oluşmaktadır.

Misak-ı Milli kulesinin iç kapısından girilen Müze bölümünde, Atatürk'ün bizzat kullandığı eşyalar ile kendisine armağan edilen eşyalar teşhir edilmektedir. Müzeden girilen İnkılap kulesindeki giysi bölümünde Atatürk'ün kullandığı giysiler teşhir edilmektedir. Bu bölümde ayrıca, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. YILMAZ BÜYÜKERŞEN'in yaptığı Atatürk'ün gerçek boyutlarında balmumundan heykeli bulunmaktadır.

SANAT GALERİSİ

Müdafaa-i Hukuk ve Cumhuriyet Kuleleri arasında yer alan bu bölüm, başlangıçta Anıtkabir'i ziyarete gelen yerli ve yabancı devlet büyüklerinin dinlenmesi amacı ile "Kabul Salonu" olarak düşünülmüş ve kullanılmıştır. 1977 yılında, çeşitli dallardaki sanatçıların Atatürk ve Milli Mücadele konusundaki eserlerini sergilemelerine imkan sağlamak maksadı ile bu bölüm Sanat Galerisi olarak yeniden düzenlenmiştir. Sanat Galerisi duvarlarında, Ressam Rahmi Rehlivanlı tarafından yapılan Atatürk ve O'nu ziyaret etmiş olan yabancı devlet adamlarını birlikte gösteren bağlı boya tablolar bulunmaktadır.

Müze bölümünde sergilenen Atatürk'ün Özel Kitaplığı 1983 yılında Sanat Galerisine nakledilmiştir. Atatürk'ün özel Kitaplığında;Türk ve İslam tarihi dil, edebiyat,sosyal bilinler, bilim ve teknik konularında, Türkçe, Osmanlıca, Fransızca, İngilizce, Almanca, Rusça, Arapça, Farsça, Slavca dillerinden toplan 3144 adet eser bulunmaktadır. Atatürk kitaplarda önemli gördüğü kısımları kendine özgü işaretler kullanarak, renkli kalemlerle çizilmiş ve sayfa kenarlarına notlar almıştır. Sanat Galerisi'nde Atatürk ve Milli Mücadele konulu belgesel filmler Sinevizyon vasıtası ile gün boyunca ziyaretçilere gösterilmektedir.

ANITKABİR KOMUTANLIK KARARGAHI

23 Nisan ve Barış kuleleri arasında kalan bölüm anıtkabir Komutanlığı Karargahına tahsis edilmiştir. Anıtkabir hizmetleri , 15 Eylül 1981 tarihli 2524 Sayılı Kanuna göre Genelkurmay Başkanlığı tarafından yürütülmektedir. ; Anıtkabir Komutanlığı 750.000 m2 lik arazisi ile birlikte Anıt blokunun bakımı, korunması, emniyeti, törenlerin icrası ve idari işlerin yürütülmesi ile görevlidir. Anıtkabir Komutanlığına bağlı olarak; Hizmet Kıta Komutanlığı ve Muhafız Bölük Komutanlığı ile Müze, Kitaplık ve Kültürel Faaliyetler müdürlüğü bulunmaktadır.

MÜZE KİTAPLIK VE KÜLTÜREL FALİYETLER MÜDÜRLÜĞÜ

Mehmetçik ve Zafer Kuleleri arasında yer alan bölüm önceleri Muhafız Bölüğü binası olarak kullanılmıştır. Anıtkabir Komutanlığının teşkilinden sonra inşa edilen yeni bölük binasının 13 Eylül 1984'te tamamlanmasından sonra boşaltılmış ve 25 Nisan 1985'te Müze, Kitaplık ve Kültürel Faaliyetler, Müdürlüğü idari kısmı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Atatürk ve Türk Devrimi kütüphanesi de bu bölümde bulunmaktadır. Kütüphanede, Atatürk ve milli Mücadele, konusunda çalışma yapacak araştırmacılara hizmet verilmektedir. Ayrıca kütüphanede fotokopi cihazı ile araştırmacılara yardımcı olunmaktadır. Kütüphane bilgileri bütünüyle bilgisayara kayıtlıdır.

BARIŞ PARKI

Anıtkabir inşaatı devam ederken, toprak kaymasına önlemek ve çevresinde yeşil bir kuşak oluşturmak amacıyla ağaçlandırma çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmalar sırasında Anıtkabir'i çevreleyen alanda, Atatürk'ün Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" özdeyişinden ilham alınarak, çeşitli yabancı ülkelerden ve Türkiye'nin bazı bölgelerinden getirilen fidanlarla "Uluslararası Barış Parkı" oluşturulması düşünülmüştür. Böylece Ulu önder Atatürk'ün ebedi istirahatgahı yaşamı boyunca dünyada ve yurtta sağlamak için büyük mücadeleler verdiği barışı temsil eden bir park ile çevrelenmiş olacaktı.

Yaklaşık 750.000 m2 lik bir yerleşme alanına sahip Anıtkabir'in çevresine ilişkin peyzaj planlamasına 1946 yılında başlanmıştır. Prof. Paul Bonatz'ın önderliğinde Prof. Emin onat ve Prof Sadri Aran'ın görüşleri ve fikir alışverisi sonunda sanat ve bilim açısından etüd ve analizlere dayalı olarak çevre düzenlemesine ilişkin uygulama projeleri Prof. Sadri Aran tarafından hazırlanmıştır.

İSMET İNÖNÜ'NÜN KABRİ

Kurtuluş Savaşı'nın Batı cephesi komutanı, Atatürk'ün en yakın silah arkadaşı İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü 25 Aralık 1973 günü vefat etmiştir.

Hükümet 26 Aralık 1973'de Anıtkabir'de yaptığı inceleme sonucunda İsmet İnönü'nün burada defnedilmesini kararlaştırmıştır. Bu konuda, Bakanlar Kurulu 27 Aralık 1973 gün ve 7/7669 sayılı bir kararname çıkarmıştır. (Belge:69) Kararname ile, zafer ve Barış Kuleleri arasında 25 açıklıklı kolanatın orta boşluğu 13 ve 14 üncü kolonlar arası defnedilecek yer olarak belirlenmiştir.

İsmet İnönü'nün naaşı, 28 Aralık 1973'te Anıtkabir'e devlet töreni ile defnedilmiştir. Anıtkabir batı revakının 13 ve 14 üncü kolonlar arasında bulunan sembolik lahitin altındaki bölümde bir mezar odası hazırlanarak naaş burada toprağa verilmiştir.

Tören Meydanı katında batı revakında bulunan sembolik lahit, demir komiyer, çerçeve üzerine mermer plakalar vidalanmak suretiyle çok kısa sürede imal edilmiştir. Ekim 1981 de Bayındırlık Bakanlığınca lahidin mermer kaplaması yeşil Bilecik mermeri ile değiştirilerek yenilenmiştir.

6 Kasım 1981 gün ve 2549 sayılı Devlet Mezarlığı hakkındaki kanunda Türk Milletinin bir armağanı olarak yalnız büyük kurtarıcısı için tesis edilen Anıtkabir'de Atatürk'ün en yakın silah ve çalışma arkadaşı İsmet İnönü'nün kabrinin muhafaza edileceği, Anıtkabir alanı içine başka hiçbir kimsenin defnedilemeyeceği belirtilmiştir. ( Belge: 70)

ATATÜRK VE TÜRK DEVRİMİ KÜTÜPHANESİ

Anıtkabir'de Atatürk ve milli Mücadele konusunda araştırma yapacak olanlara yardımcı olmak amacı ile 22 Ocak 1991 tarihinde Atatürk ve Türk Devrim Kütüphanesi adı altında ihtisas kütüphanesi hizmete açılmıştır. Kütüphanede Atatürk ve milli Mücadele konusunda Türkçe yabancı dilde yazılmış çeşitli eserler bulunmaktadır. Kütüphaneden, yukarıda belirtilen konularda araştırma yapmak isteyen herkes istifade edebilmektedir. Araştırmacıların, daha bilinçli araştırma yapabilmelerine imkan sağlamak için " Kütüphane Kataloğu" hazırlanarak 1993 yılı içinde ilgili kurum ve kuruluşlara dağıtımı yapılmıştır.

1993 yılı sonu itibariyle kütüphanede 4875 Adet Türkçe, 475 Adet yabancı dilde olmak üzere toplam 5350 adet kitap bulunmaktadır. Atatürk ve milli Mücadele konularında yayınlanan eserler sürekli takip edilerek kütüphaneye kazandırılmaktadır.

ATATÜRK BELGELİĞİ

Atatürk'ün yaşamını hatırasını ve dünya görüşünü canlı tutmak, Atatürk ve Milli Mücadele konusunda araştırma yapanlara yardımcı olmak maksadı ile Atatürk ve Türk Devrimi Kütüphanesi'ne bağlı bir ünite olarak Atatürk Belgeliği oluşturmuş ve araştırmacıların hizmetine açılmıştır. Belgelik; Fotoğraflar, gazete kupürleri ve belgeler olmak üzere üç ana bölümden oluşmuştur.

KONFERANS SALONU

Atatürk'ün yaşamını ve dünya görüşünü anlatmak, tanıtmak, sevdirmek ve benimsetmek amacı ile planlanmış seminer ve konferanslar düzenlenmektedir. Seminer ve konferansın tarihi, konu ve konuşmacıları ilgili kuruluşlarca kamuoyuna duyurmaktadır.

Konferans Salonu, 19 Mayıs 1993'de Emekli Tümgeneral Turhan Olcaytu'nun "Atatürkçülük" konulu konferansı ile açılarak hizmete girmiştir.

ŞEREF HOLÜ

Mozele'nin birinci katı olan Şeref Holü'nün dört yanı köşeli sütunlarla çevrelenmiştir. Yapının önünde ve arkasında 14.40 m yüksekliğinde, köşe sütunları hariç 8'er sütun vardır. Yanlarda ise14'er sütun yer almaktadır. Kare biçimindeki sütunların gövdeleri beton olup, yüzeyleri traverten kaplıdır. Şeref Holü'ne bronz kapılardan girilir. Girişin tam karşısında büyük pencerenin yer aldığı nişin içinde lahit taşının yer aldığı bölüm ise beyaz Afyon mermeri ile kaplıdır. Şeref Holü'nün zemini Adana ve Hatay'dan duvarları ise Afyon ve Bilecik'ten getirilen kırmızı, siyah, yeşil ve kaplan postu mermerlerle kaplanmıştır.

Şeref Holü'nün iki yan bölümünde dikdörtgen planı galeriler yer almaktadır. Bunların çatıları içten 9'ar adet çapraz tonozla örtülüdür. Şeref Holü'nün 27 kirişten oluşan tavanı ile galeri tavanları mozaik ile süslenmiştir. Şeref Holu'ün yüksekliği 17 Metre olup, yan duvarlarında altışardan 12 Adet bronz meşale bulunmaktadır. Mozele yapısının üstü düz kurşun çatı ile örtülüdür.

BAŞKOMUTANLIK MEYDAN SAVAŞI KONULU KABARTMA

Kabartma kompozisyonunun başlangıcında en solda bir köylü kadın, bir erkek çocuk ve bir attan oluşan grup vardır. Kabartmanın bu ilk grubu milletçe savaşa hazırlık dönemini temsil etmektedir. Bu üçlü gruptan sonraki bölümde Atatürk bir elini uzatmış "Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri"diyerek ordularımıza hedefi göstermektedir. Öndeki melek Atanın emrini borusu ile uzak ufuklara iletmektedir. Kabartmanın bundan sonraki bölümünde, Atatürk'ün emrini yerine getiren Türk ordusunun fedakarlıklarını ve kahramanlıklarını temsil eden kişiler yer almaktadır. Kabartmada, vurulup düşen bir erin elindeki bayrağı kavrayan bir yiğit ile siperde birde kalkan diğer elinde yalın kılıç tutun bir asker Türk Ordusunun taarruzunu sembolize etmektedir. Daha önde ise elinde Türk Bayrağı ile Türk Ordusunu çağıran Zafer meleği bulunmaktadır.

SAKARYA MEYDAN SAVAŞI KONULU KABARTMA

Kabartma kompozisyonunun sağında bir genç, iki at, bir kadın ve bir erkek görülmektedir. Bunlar, Sakarya Savaşının ilk dönemini ifade etmektedir. Düşman saldırıları karşısında evlerini, yurtlarını bırakan bu insanlar yurt savunması için yollara düşmüştür. Sağdaki delikanlı arkaya geldiği yöne dönmüş, sol elini yukarıya kaldırmış ve yumruğunu sıkarak, düşmanlara; "Bir gün döneceğiz ve sizden öcümüzü alacağız" demektedir.

Bu üçlü grubun önünde çamura batmış bir araba, çabalayan atlar, tekerleği döndürmeye çalışan bir erkek ve iki kadın görülür. Bunların yanında ortada ayakta duran bir yiğit ve bu yiğide kınından sıyrılmış bir kılıç sunan diz çökmüş bir kadın vardır. Bu grup figürler, Sakarya Savaşı'na başlamadan önceki dönemi temsil etmektedir. Hemen bu grubun solunda, yere oturmuş iki kadın ve bir çocuk görülmektedir. Bunlar, düşman istilası altında kalmış olan Türk Ordusunu bekleyen yaşlı halkımızı temsil etmektedir. Üst tarafta, bu halkın üzerinden uçarak geçen ve Başkomutan Mustafa Kemal'e çelenk sunan bir zafer meleği vardır.

Kabartma kompozisyonun sonunda yere oturmuş bir kadın, onun önünde diz çökmüş bir genç ve solda bir meşe ağacı görülmektedir. Oturan kadın vatan anayı, diz çöken Sakarya Savaşı'nı kazanan Türk Ordusunu, meşe ağacı ise zaferi simgelemektedir. Vatan ana, Türk Ordusuna Zaferin sembolü olan meşe ağacını göstermektedir.

ERKEK HEYKEL GRUBU

Aslanlı yol girişinde solda, iç erkekten meydana gelen heykel grubu vardır. Yüksekçe bir kaide üzerinde ayakta duran heykeller den sağdaki rütbesiz asker, başında miğferi, sırtında kalın kaputu ile dimdik durmaktadır. Askerin sağında, ortada biraz geride Türk köylüsünü temsil eden bir erkek heykeli vardır. Köylünün başında çok eskiden atalarımızın giydikleri bir yün başlık, omzunda bir keçe yamçı, sol elinde uzun bir sopa görülmektedir. Köylünün sağındaki heykel Türk aydınlarını temsil etmektedir. Genç, sol elinde bir kitap tutarak sağ ayağını biraz ileriye atmıştır. Her üç heykelin yüzlerinde derin acı ile birlikte, Türk Milletinin kendisine özgü ağır başlılığı ve yüksek irade gücü çok etkili olarak, dile getirilmiştir.

KADIN GRUPLARI

Aslanlı Yolun girişinde sağda, üç kadından meydana gelen heykel grubu vardır. Heykeller, yüksekçe bir kaide üzerinde ayakta durmaktadırlar. Ulusal giysiler içindeki Türk kadınlarından ikisi yere kadar uzanan kalın bir çelenk tutmaktadır. Başak demetlerinden oluşan çelenk Atatürk'ün kurtardığı bereketli yurdumuzu temsil etmektedir. Ortadaki kadın ağlamakta ve yüzünü eli ile kapamaktadır. Sağdaki kadının elinde Tanrının rahmetinin toplandığı bir kap vardır. Türk Kadınının derin acısı içinde bile gururlu, ağır başlı ve azimli oluşu dile getirilmiştir.

ASLAN HEYKEL GRUPLARI

Aslanlı yolun başlangıcından, ortadaki Tören meydanına kadar uzanan yolun her iki tarafına ikişerli gruplar halinde 24 adet aslan heykeli konulmuştur. Bu heykeller Anadolu'da büyük bir devlet kurmuş Hititlerin üslubunda yapılmıştır. Atatürk'ün Türk ve Anadolu tarihinin araştırılmasına verdiği önemden dolayı Hititlerin üslubu tercih edilmiştir. 40 cm. yükseklikteki kaide üzerinde oturmuş durumda olan aslanlar, Kuvveti ve sükuneti simgelemektedir.


kaynak:www.ataturk.net




Bu haberin geldigi yer: AKUT
http://www.akut.org.tr

Bu haber icin adres:
http://www.akut.org.tr/modules.php?name=News&file ...e&sid=1955


S.Memo
9 yıl önce - Cum 12 Ağu 2005, 12:43

Anıtkabirdeki müzeyi bilmiyeniniz yoktur.Varsa da biran önce gitmelerini tavsiye ederim.Çünkü insan girince oraya başka bir havaya bürünüyor ve 1900 lü yılların başlarına dönüyor.İstiklal harbimizin içinde buluyorsunuz kendinizi.O yüzden orayı görmeyenler için yakında bu müzede bir kaç fotoğrafta ben çekeceğim.
Mutlaka gidin...


Selahattin
9 yıl önce - Sal 20 Eyl 2005, 15:20
Uydudan Anıtkabir


Uydudan Anıtkabir.  


(+)


Selen
9 yıl önce - Çrş 07 Arl 2005, 09:54

Güzel bir haber, Kaynak: Anadolu Ajansı;

ANKARA (A.A) - 07.12.2005 - Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'e olan minnet ve sevgi duygusuyla, milyonlarca insan Anıtkabir'e sel olup akıyor.

Anıtkabir'i, Kasım ayının 27 gününde gencinden yaşlısına, öğrencisinden turistine 857 bin 994 kişi ziyaret etti. Bu rakamın, 2004 yılı toplam ziyaretçi sayısının üçte birinden daha fazla olduğu bildirildi. 2004 yılında Anıtkabir'i yaklaşık 2,5 milyon kişi ziyaret etmişti.

Atatürk'ü, ebediyete intikalinin 64. yılı olan 2002 Kasım ayında 406 bin 234 kişi mezarı başında anarken, günden güne artan ziyaretçi sayısı 2005 yılı Kasım ayında bu rakamın iki katını geçti. Bu yıl 26 Kasım'da 134 bin kişinin ziyaretiyle bu alanda bir rekor kırıldı.


erkan
8 yıl önce - Çrş 01 Mar 2006, 18:02

ilginç bir bilgide benden: anıtkabirin civarındaki binalara kat çıkma ruhsatı verilmiyor. 5 yıl kadar önce başkent üniversitesi hastanesinin yeni katlar yapma projesi vardı, müsaade etmediler. gerekçe: aslanlı yolda devlet ricaline yapılan törenlerin güvenliği. çünkü bahçelinin fevzi çakmak tarafındaki binalar aslanlı yola hakim durumda, uzun menzilli silahlar tehlike oluşturabilir.


yasin boynuegri
8 yıl önce - Sal 06 Hzr 2006, 20:23

Hepimizin bildiği gibi Anıtkabir mimarisi 1941 yılında yani 2. Dünya Savaşı'nın çetin günlerinde, tüm dünya mimarlarına açık bir yarışma sonucu belirlenmiştir. Yarışmaya olan yüksek katılım çok şaşırtıcı olmakla birlikte, birbirinden değerli mimarların projeleri arasından galibi seçmek seçkin jüri üyeleri için çok zor olmuştur. İşte ayrıntılar ve dereceye giren diğer anıtkabirler:

Alıntı:
Hükümetçe kurulan tarafsız jüride, o zamanlar Avrupa'nın ünlü sanatçılarından olan Alman Prof. Paul Bonatz, İsviçreli Prof. İvar Tengbom ve Macar Prof. Karoly Wichinger ile ünlü Türk sanatçıları Prof. Arif Hikmet Holtay, Bayındırlık Bakanlığı Yapı ve imar işleri Reisi Yüksek Mimar Muammer Çavuşoğlu ve Ankara imar Müdürü Yüksek Mimar Muhlis Sertel vardı.

Yarışma umulandan çok fazla ilgi uyandırdı. İkinci Dünya Savaşının en çetin zamanı olmasına rağmen yarışmaya, Türkiye, Almanya, İtalya, Avusturya, İsviçre, Fransa ve Çekoslovakya'dan toplam 49 proje katılmıştı. Yarışmaya gönderilen projelerin kabul işlemi, uluslararası yarışma esaslarına göre yapılıyordu. Projelerin üzerlerinde ad ve adres olmadığından, eserlerin kimlere ait olduğu bilinmiyordu.
Yarışmaya müracaat süresi bittikten sonra 12 Mart 1942 tarihinde jüri üyeleri, Başbakanlıkta toplandılar. Ankara Sergi Evi jüri çalışmaları için tahsis edildi. Jüri, ilk toplantısında Prof. P. Bonatz'ı heyet başkanlığına, Yüksek Mühendis M. Sertel'i de raportörlüğe seçti. Jüri üyeleri ilk toplantısından sonra Etnoğrafya Müzesi'nde Atatürk'ün geçici kabrini ziyaret edip, Zafer Anıtı'na çelenk koymayı müteakip Rasattepe'ye giderek incelemelerde bulundular.
Ankara Sergi Evi'nde çalışmalarına başlayan jüri üyeleri yarışmaya gönderilen projeleri incelediler. Her üye, üzerinde rumuz (işaret) olarak rakamlar konulmuş olan projeleri inceliyor ve gizli olarak not veriyordu. Jüri, çalışmalarını 20 Mart 1942'de tamamlamış ve projelere ait değerlendirmelerini içeren raporu Başbakanlığa sunmuştur. 21 Mart 1942 tarihinde jüri üyeleri ülkelerine dönmüşlerdir.

Başbakanlık Anıtkabir Komisyonu, 23 Mart 1942 tarihinde jüri üyelerinin on günlük çalışmalarının sonuçlannı bir tebliğ yayınlayarak kamuoyuna duyurdu. Bu tebliğ şöyle özetlenebilir.

1. Ebedi Şef Atatürk için, Rasattepe'de yapılması kararlaştırılmış olan Anıtkabir'e ait uluslararası serbest proje yarışmasına 49 proje katılmıştır.

2. Bu projelerden bir tanesi yarışma süresi bittikten sonra komisyona vardığından, diğeri de projenin ambalajı üzerinde sahibinin kimliği yazılı bulunmadığından, yarışma talimatnamesinin yedinci maddesi gereğince jüri heyeti tarafından yarışma dışı bırakılmış ve incelemeler 47 proje üzerinden yapılmıştır.

3. Bu 47 projenin 17'si jüri tarafından yarışmanın yüksek amacını karşılayacak nitelikte görülmeyerek ilk incelemede reddedilmiştir.

4. Geriye kalan 30 proje ikinci elemeye tabi tutularak, bunlardan 19'u jüri heyeti raporunda açıklanan sebeplerden dolayı kabul edilmemiştir.

5. Bu suretle ilk iki incelemede seçilip, son bir incelemeye bırakılan 11 projeden 3'ü jürice mükafata layık görülmüş ve 5 tanesi de takdire değer görülerek satın alınması hükümete teklif edilmiştir.

6.Jüri heyetince ödüle layık görülen projeler müracaat sıra numarasına göre şunlardır.

SIRA NO / HÜVİYET NO / PROJE SAHİBİ

          9  / 21472 / Prof. Johannes Kruger

         25 / 60927 / Prof. Emin Onat - Doç. Orhan Arda

         44 / 14916 / Prof. Arnaldo Foschini

7. Jüri heteti tarafındantakdire değer görülüp satın alınması hükümete teklif olunan 5 proje, jürinin tespit ettiği liyakat derecelerine göre şunlardır.

SIRA NO / HÜVİYET NO / PROJE SAHİBİ

         42 / 11119 / Mimar Ronald Rohn

         41 / 63636 / Mimar Giovanni Muzio

         45 / 87541 / Mimar Guiseppe Vaccaro - Mimar Gino Franzi

         24 / 22218 / Mimar Hamit Kemali Söylemezoğlu - Mimar Kemal Ahmet Aru -
         Mimar Recai Akçay

         29 / 12898 / Mimar Feridun Akozan - Mimar M.Ali Handan

8. Bütün bu kararlar jüri heyeti tarafından oybirliği ile verilmiştir.

9. Gerek ödül kazanan, gerek takdire değer görülen 6 ncı ve 7 nci maddede yazılı 8 proje, yarışma talimatnamesinin 19 ncu maddesi gereğince hükümetin malıdır.

10. Jüri heyetinin raporu aynen yayınlanacak ve ayrıca yarışmaya katılmış olanlara da gönderilecektir.

11. İkinci madde gereğince yarışmaya katılma hakkını kazanan 47 proje 24 Mart 1942 sabahından, 31 Mart 1942 akşamına kadar Ankara Sergi Evi'nde halka teşhir edilecektir."

Komisyonun sonuçları açıklaması üzerine ödüle layık görülen üç eserden birinin sahibi olan Türk Mimarı Prof. Emin Onat, projesi hakkında şu açıklamada bulunmuştur.

"Çeşitli ülkelerin katıldığı bu yarışmada kazandığımız sonuçtan dolayı çok sevindim. Özellikle Ebedi Şefimiz Atatürk için yapılacak olan anıt olması, sevincimi bir kat daha artırmıştır. Bu yarışma için diğer arkadaşlarım gibi çok çalıştım ve başarılı olmak istedim. Yarışmanın Türk mimarlarının başarılarına bir kat daha fazla kıymet vermiş bulunduğuna hiç şüphe yoktur. Türk mimarisi çok ilerlemiş ve yükselmiştir. Avrupa'nın çok kıymetli şahsiyetlerinden kurulu olan jürinin böyle bir karar vermiş olması Türk mimarlığı açısından iftihar edilecek bir başarıdır."



yasin boynuegri
8 yıl önce - Sal 06 Hzr 2006, 20:24

ÖDÜLE LAYIK GÖRÜLEN ESERLER:

Buraya kadar açıklandığı gibi jüri, Anitkabir proje yarışmasına gönderilen 49 eserden 3 tanesini "ödül verilmeye değer" bulmuştu. Bunlardan biri ünlü Tannenberg Anıtını yapan Alman Prof. Johannes Kruger'in, biri İtalyan Prof. Arnaldo Foschini'nin, biri de İstanbul Mimarlık Fakültesi Profesörü Emin Onat ile Doçent Orhan Arda'nın eserleriydi.
Jüri, bu üç proje hakkında oybirliği ile karar vermiş, ancak bu eserlerden hiç birini ötekine üstün görmemişti. Jüri, bu üç eseri ayrı ayrı eleştirmiş, her üçünde de bazı değişiklikler yapılmasını öğütlemişti. Bu eleştiriler ve öğütler Anıtkabir Proje Müsabakası hakkında jüri raporu kitapçığına göre şöyle özetlenebilir:

a) 9 Numaralı Proje : Prof. Johannes Kruger

"Mozole kısmının pozisyonu ve silueti iyidir. Böylece, toplantı yeri olarak düşünülen ön meydanın ve bütün yan binaların durumu uygundur. Bu meydanın ön tarafı tamamen, yanları ise arkadlar yapılmak suretiyle açık bırakılmıştır. Yapının uzaktan görünüşü sadelik içinde açık ve tesirlidir. Yüksek tavanlı bina içinin, sade ve düzenli işleme tarzı ve lahdin önü güneybatıya doğru ufuklara açılan ve bir dereceye kadar alçak tavanlı bir girinti içine konmasıyla, ağırbaşlı ve şerefli hava yaratılmaktadır. Ne yazık ki dış aksama ait ayrıntının işleme tarzı, aynı güzelliğe sahip değildir. Cephe detayları üslup arzetmemektedir. Çatıya ait problemler de uygun bir surette halledilmelidir."


                 

                 

                 

"9 no.lu projenin seçilmesine anıtın; yerine konuluştaki isabet, uzaktan görünüşteki güzellik, bina içindeki ağırbaşlılık ve resmiyet neden olmuştur. Anıtın ve özellikle esas anıta bağlı yan kısımların, dış mimarinin işlenişinde daha fazla sadelik ve olgunluk teminine çalışılmalıdır."


b) 25 Numaralı Proje : Prof.Emin Onat-Doç.Orhan Arda

"Devamlı kademeler teşkil eden teraslar üstünde etrafı kolonatla çevrilmiş geniş bir esas bina yükselmektedir. Kütlelerin bu şekilde geniş kademeler teşkil etmesi sayesinde, tepenin tesiri artırılmakta ve üstü azametli bir surette taçlanmaktadır. Park kısmının geometrik şekilde bölünmesiyle, tepenin arızaları pek göz önünde bulundurulmamıştır. Ne yazık ki binanın içi, dıç üslupla aynı karakterde değildir. Plan düzeninde, girişler pek önemsiz kalmaktadır. Esas anıtın etrafının çok fazla ayrıntıyla doldurulmuş olması, plana zarar vermektedir. Parkı çeviren duvar ve diğer aksamın sadeleştirilmesi iyi olur."




 


 


 

"25 No.lu projenin cazibesi, tepeyi güzel bir surette taçlandırmasındadır. Düşey bir kütle teşkil eden 9 ve 44 No.lu projelerin aksine, bu projede yatay bir görünüm söz konusudur. Anıtın etrafını çevreleyen kolonat, projeye özel bir güzellik vermektedir. Asıl anıt kısmını çevreleyen, yan taraflardaki aynntılar ortadan kaldırıldığı takdirde, daha açık ve belirgin bir mimarinin elde edilip edilmeyeceği konusu incelemeye değer. Anıtın iç ve dış mimarisi birbirine uygun bir stilde yapılmalıdır."


c) 44 Numaralı Proje : Prof.Arnaldo Foschini

"Bu proje olgun ve güzel bir eserdir. Anıt, tepenin büyük bir teras haline getirilmiş en yüksek kısmına konulmuş ve kare bir plan üzerinde yükselen bir bina kütlesinden ibarettir. Binanın ölçülerinde tam bir isabet vardır. Mozolenin gövdesi, hiçbir yan bina aksamı tarafından bozulmaksızın bütün açık ve saflığıyla ortaya çıkmaktadır. Müze, muhafızlar dairesi ve buna bağlı diğer bütün yan ihtiyaçları içeren binalar genel bütünlüğü bozmayan, özellikle kuvvetlendiren bir tarzda anıtın ayak ucuna, sol hizasına yerleştirilmiştir. Anıtın içindeki dikine konmuş lahit kısmı tatmin edici değildir.
Bir lahit ancak zemin üzerine konulduğu takdirde azami tesir arz eder. İç kısmın işleme tarzında da fazla bir sadelik gerekirdi. Durum planında bahçe düzenlemesi gereğinden fazla geniş tutulmuş, esas teras fazla şekilperestlik arz etmektedir."

 


 

" 44 no.lu projenin seçilmesine neden olan esas, anıt gövdesindeki güzellik ve siluetteki belirginliktir. Bina anıtsal bir karakterde olup, tepeyi fazla zorlamadan ona hakim olmaktadır. Sol hizasına yerleştirilmiş olan müze ve diğer yan binalar programda belirtildiği üzere esas mozoleyle daha sıkı irtibata getirilmelidir. Anıt kısmının daha sade ve ciddi olması gerekirdi."


Atilla DÜNDAR
8 yıl önce - Pts 23 Ekm 2006, 15:57
Anıtkabir Tarihi


Anıtkabir bütün Türklerin sevgisinin, saygısının bütünleştiği bir simgedir. Anıtkabir, Cumhuriyet tarihimiz içinde yabancı mimari akımlara karşı gelişen anlayışın zarif, yalın ve estetik bir örneğidir. Türk mimar ve heykeltraşları, yarattıkları modern çizgilerle Anadolu'nun tüm geçmiş kültürlerine sahip çıkarak, Atamıza yakışan bu yapıyı ulusumuza kazandırmış, onun kaybından duyulan üzüntüyü Anıt'a gelenlerin hissedebildikleri yoğun bir sevgiye dönüştürebilmişlerdir. İşte bu Anıt'ın tarihi geçmişi ve yaratılışı hakkında bilgiler.

(Kaynak : Çankaya Belediyesi)

Atatürk bir devri açıp yeni bir düzeni getirdikten sonra 10 Kasım 1938'de öldüğünde, geçici olarak Etnografya Müzesi'ne defnedildi. Uygun bir anıt yeri aranmasına hemen başlandı ve Ankara'nın kente egemen bir tepesi olan Rasattepe uygun görüldü. Anıtkabir'in projesi bir yarışmayla belirlendi. Bu amaçla açılan yarışmada Emin Onat ve Orhan Arda'nın projesi başarılı görülerek uygulanmasına karar verildi.
Anıtkabir bugünkü adı Anıttepe olan yerde 15 bin metrekarelik bir alanda yapıldı. Yapımında Çankırı'nın açık sarı ve gri travertenleri kullanıldı.

Başlangıç noktasındaki İstiklal ve Hürriyet Kulelerinden, iki yanında Hüseyin Özkan'ın 24 Hitit aslanının yer aldığı Aslanlı Yoldan, Mehmetçik, Müdafaa-i Hukuk, Cumhuriyet, Zafer, İnkılap, Misal-ı Milli, Barış ve 23 Nisan kulelerinin çepeçevre sarmaladığı Zafer Alanı'na kadar her nokta, Türk'ün verdiği bağımsızlık ve özgürlük savaşını anlatır. 32 x 60 metre boyutlarında ve 20 metre yüksekliğinde, duvarları ve döşemesi koyu renkli Bilecik mermerleriyle kaplı, tavanı altın mozaikle süslü Büyük Salon'un gizemli havası ise insanı, acılarla, gözyaşlarıyla dolu savaş yıllarına götürür. Salonun giriş kapısının karşısında, penceresi Ankara Kalesi'ne bakan duvarın önündeki taş bir set üstünde tek parça mermerden oluşan simgesel bir lahit vardır. Atatürk'ün naaşı, lahitin tam altındaki toprak mezardadır.

Bu görkemli salondan çıkıldığında, sol yanda İnkılap ve Misak-ı Milli kuleleri arasındaki galeri, 1960'da açılan Atatürk Müzesi'dir. Burada Atatürk'ün özel eşyaları, giysileri, madalyaları, fotoğraflan, kendisine sunulan armağanlar, Atatürk'le ilgili belgeler sergilenmektedir. Ayrıca 1967'de kurulan Atatürk Kitaplığı da İnkılap Kulesi'ndedir. Atatürk'ün Çankaya'daki özel kitaplığı buraya nakledilmiştir.
Anıtkabir'in birçok duvarında Atatürk'ün bazı söylevlerinden bölümler ve özdeyişler yazılıdır. Birçok yerlerini de Zühtü Müridoğlu, Şadi Çalık, Ali Hadi Bara, İlhan Koman ve Nusret Su-man kabartma ve heykellerle süslemişlerdir. Ana yapıya giriş kapısının solunda Atatürk'ün Gençliğe Hitabı, sağ yanında da Gençliğin Cevabı bulunmaktadır.

Atatürk'ün arkadaşlarından, Türkiye'nin ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün mezarı da, ana yapının tam karşısındaki, Barış ve Zafer kulelerinin arasında yer almaktadır.


Atilla DÜNDAR
8 yıl önce - Cum 10 Ksm 2006, 20:09

Bu başlığın sessiz kalmasını bugünün anlamı gereği bozmak gerekir diye düşündüm. Ulu Önder'in ebedi istirahatgahı olan bu anlamlı ve görkemli yapının geçmişinden günümüze varoluşu hakkında bazı bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum... Atatürk'ün herhangi bir vasiyeti olmamasına rağmen benim gönlüm Çankaya'dadır dese bile yinede beni halkımın istediği yere gömün diyerek de ısrarcı davranmamıştır. Bu nedenle Ankara'ya bir hilal biçiminde kucak açmış olan Rasattepe Anıtkabir için seçilmiştir.

Anıtkabirin inşaası
Anıtkabir projesinin belirlenmesinden sonra, inşaatın başlayabilmesi için ilk aşamada kamulaştırılma çalışmalarına başlandı. Anıtkabir'in inşaatı ise 9 Ekim 1944'de görkemli bir temel atma töreni ile başladı. Anıtkabir'in inşası 9 yıllık bir süre içinde 4 aşamalı olarak yapılmıştır.
Birinci Kısım İnşaat: 1944-1945
Toprak seviyesi ve aslanlı yolun istinat duvarının yapılmasını kapsayan birinci kısım inşaata 9 Ekim 1944'te başlamış ve 1945'te tamamlanmıştır.
İkinci Kısım İnşaat: 1945-1950
Mozole ve tören meydanını çevreleyen yardımcı binaların yapılmasını kapsayan ikinci kısım inşaat 29 Eylül 1945'te başlamış, 8 Ağustos 1950'de tamamlanmıştır. Bu aşamada inşaatın kâgir ve betonarme yapı sistemine göre, temel basıncının azaltılması göz önünde tutularak, anıt kütlesinin "temel projesinin" hazırlanması kararlaştırılmıştır. 1947 yılı sonuna kadar mozolenin temel kazısı ve izolasyonu tamamlanmış ve her türlü çöküntüleri engelleyecek olan 11 metre yüksekliğinde betonarme temel sisteminin demir montajı bitirilme aşamasına gelmiştir.
Giriş kuleleri ile yol düzeninin önemli bir kısmı, fidanlık tesisi, ağaçlandırma çalışmaları ve arazinin sulama sisteminin büyük bir bölümü tamamlanmıştır.
Üçüncü Kısım İnşaat: 1950
Anıtkabir üçüncü kısım inşaatı, anıta çıkan yollar, aslanlı yol, tören meydanı ve mozole üst döşemesinin taş kaplaması, merdiven basamaklarının yapılması, lahit taşının yerine konması ve tesisat işlerinin yapılmasını kapsıyordu.
Dördüncü Kısım İnşaat: 1950-1953
Anıtkabir'in 4. kısım inşaatı ise şeref holü döşemesi, tonozlar alt döşemeleri ve şeref holü çevresi taş profilleri ile saçak süslemelerinin yapılmasını kapsıyordu. Dördüncü kısım inşaat 20 Kasım 1950'de başlamış ve 1 Eylül 1953'te bitirilmiştir.
"Anıtkabir Projesi"nde mozolenin kolonat üstünde yükselen tonoz bir bölüm vardı. 4 Aralık 1951 tarihinde hükümet, şeref holünün 28 m.lik yüksekliğinin azaltılması ile yapının daha çabuk bitirilmesinin mümkün olup olmadığını mimarlara sordu.
Mimarlar yaptıkları çalışmalar sonunda şeref holünü taş bir tonoz yerine, bir betonarme tavan ile örtmenin mümkün olduğunu bildirdiler. Böylece tonoz yapının zemine vereceği ağırlık ve bunun doğuracağı teknik mahzurlar da ortadan kalkıyordu.
Anıtkabir yapımında beton üzerine dış kaplama malzemesi olarak kolay işlenebilen gözenekli, çeşitli renklerde traverten, mozole içi kaplamalarında ise mermer kullanılmıştır.
Heykel grupları, aslan heykelleri ve mozole kolonlarında kullanılan beyaz travertenler Kayseri Pınarbaşı İlçesi'nden, kulenin iç duvarlarında kullanılan beyaz travertenler ise Polatlı ve Malıköy'den getirilmiştir. Kayseri Boğazköprü mevkiinden getirilen siyah ve kırmızı travertenler tören meydanı ve kulelerin zemin döşemelerinde, Çankırı Eskipazar'dan getirilen sarı travertenler zafer kabartmaları, şeref holü dış, duvarları ve tören meydanını çevreleyen kolonların yapımında kullanılmıştır.
Şeref holünün zemininde kullanılan krem, kırmızı ve siyah mermerler Çanakkale, Hatay ve Adana'dan, şeref holü iç yan duvarlarında kullanılan kaplan postu Afyon'dan, yeşil renk mermer Bilecik'ten getirilmiştir. 40 ton ağırlığındaki yekpare lahit taşı Adana'nın Osmaniye İlçesi'nden, lahitin yan duvarlarını kaplayan beyaz mermer ise Afyon'dan getirilmiştir.


Aslanlı yolun her iki tarafına dikilmiş olan "Bodur" ağaçlar zamanla büyüyerek Anıtkabir'i görüntü olarak kapatmaması için seçilmişlerdir. Ayrıca yine aslanlı yola döşenmiş olan taşların arasında her bir kenarından 5 cm boşluklar bırakılmış ve bundaki amaç da, yürürken ziyaretçilerin aralıklara bakarak yürümeleri ve atanın huzuruna başların önde ilerlenmesi olmuştur.

Anıtkabir inşaası için açılan mimari proje yarışmasına yurt dışından ve içinden çok sayıda aday katılmış, ancak bunu iki Türk mimar kazanmıştır. İşte bu mimarlarımız;

Emin ONAT (1908-1961)   -   Orhan ARDA (1911 -     )

Kaynaklar : Anıtkabir Bilgi Arşivi ve Anıtkabir Sitesi


Erdal
8 yıl önce - Cmt 11 Ksm 2006, 16:48
Anitkabir


İnşaat Aşaması





Orjinal Mesaj

Bozkırın ortasında bir DEV..



Orjinal Mesaj


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> ANKARA - Haberler ve Sohbet