1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Aylin
16 yıl önce - Pzr 11 Şub 2007, 04:02
Wowturkey Organ Bağışı
Merhaba Arkadaşlar,
bugün Gözde arkadaşımızın açmış olduğu başlığı okurken neden WOWTURKEY ailesi olarak bir kampanya yapmayalım diye düşündüm.
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=36426& ...highlight=
Sitemiz de 2004 yılında bu konuyla ilgili bir başlık açılmış ve gördüm ki çoğumuz bu konuya sıcak bakıyoruz, hatta aramızda organlarını bağışlamış olan örnek arkadaşlarımız bile var .
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=6805&a ...highlight=
Ben çok uzun zamandır organlarımı bağışlamayı düşünüyorum ve bu konuyla ilgili hem çok düşündüm hemde çok araştırma yaptım.
Kaynak: http://www.tip2000.com/tedavi/organb.html
| Alıntı: |
Genel Bilgiler
İleri kalp, karaciğer ve böbrek yetmezliği olan hastalarda sağlıklı bir yaşam sadece organ nakli ile mümkündür. Bugün ülkemizde böbrek bekleyen 17 - 18 bin hasta vardır. Diyaliz bu hastalarda yardımcı bir tedavi şeklidir ancak kalp, karaciğer hastalarının diyaliz gibi bir yardımcı tedavi olanakları da yoktur. Beyin ölümü gerçekleşmiş hastalar böbrek, kalp, karaciğer gibi organlarını bağışlayarak başka hastalara hayat verebilirler. Ülkemizde organ bağışları henüz istenilen seviyeye ulaşamamıştır. Bu nedenle organ bağışının yaygınlaşması gereklidir. Ben organlarımı bağışlayalı 18 yıl oldu. Beyin ölümü gerçekleşmiş hastalarda adından da anlaşılabileceği gibi beyin fonksiyonları tamamen ve geri dönmeyecek biçimde kaybolmuştur. Yani bu kişilerin bilinci yerinde değildir ve ancak solunum makinesi desteği ile yaşamlarının sürmesi mümkündür. Kişilerin ben gerçekten ölmeden organlarımı alırlar korkusu yersizdir çünkü beyin ölümüne karar verecek ekip ile organ naklini yapacak ekip ayrı doktorlardan oluşur. |
| Alıntı: |
Organ bağışı dini inançlara aykırı mıdır?
Kesinlikle hayır. İslam dini de dahil olmak üzere tüm büyük dinlerde organ bağışına aykırı bir durum yoktur.
Ayrıca tüm büyük dinler organ ticaretini lanetlemektedir.
Organlarımı bağışlamak için ne yapmalıyım?
Bir organ bağış kartı alıp yanınızda taşımanız yeterlidir. Organ bağış kartlarını hastanelerden temin edebilirsiniz. Kart temini konusunda daha ayrıntılı bilgi için Organ Nakli Kuruluşları Koordinasyon Derneği ( 0 212 635 85 85 ) temasa geçebilirsiniz. Organlarını bağışlayan bir kişinin bu durumdan ailesini önceden haberdar etmesinde yarar vardır.
Ben sadece böbreklerimi bağışlamak, diğer organlarımı bağışlamamak istiyorum, ne yapmalıyım?
Bağış kartında bunu belirtmeniz yeterlidir.
Organlarımı bağışlamıştım, vazgeçebilir miyim?
Evet. Bu iş yanınızda taşıdığınız bağış kartını yırtıp atmanız yeterlidir.
Organ bağışı için yaş sınırı var mıdır?
Hayır. Beyin ölümü gerçekleşmiş 18 yaşından küçüklerin organlarının kullanılması için ebeveynleri izin vermelidir.
Bağışladığım organlarım para ile bir başkasına satılabilir mi?
Hayır. Türkiye’de bugüne kadar böyle bir olay olmamıştır ve olamaz. Medyaya yansıyan organ ticareti haberleri tek böbreklerini para ile satan insanları anlatmaktadır. |
Hepinizin bildiği gibi günümüz de insanlara en iyi ulaşım aracı Medya.
Bağış yapmak isteyen arkadaşlarla herkese örnek olması için medya kurumlarına da haber verip televizyondan herkese organ bağışı yapmaları için seslenebiliriz.
Kim bilir belki bizden sonra başka Forumlar da aynı duyarlılığı gösterir.
Ben bu Kampanyanın ses getireceğini düşünüyorum, ve benim gibi organlarını bağışlamak isteyen arkadaşlar dan destek bekliyorum.
"Hayata ELVEDA derken başka insanlarımızın MERHABA demesine vesile olalım".
En son Aylin tarafından Pts 12 Şub 2007, 00:41 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Fatih Sayar
16 yıl önce - Pzr 11 Şub 2007, 04:31
Aylin demişki;
| Alıntı: |
WOWTURKEY olarak bir kampanya başlatalım arkadaşlar.
Organ bağışı yapmak isteyen tüm arkadaşları tespit edelim, ve hep beraber bağış yapmaya gidelim. Medya Kurumlarına da haber verelim ki herkese örnek olsun. Ben ses getireceğine inanıyorum. Hatta aynı kampanyayı ilik bağışı içinde yapalım derim. |
Gözde'nin açmış olduğu başlıkta mesajınızı okumuştum. Çok güzel bir fikir. Artık bu başlıkla kampanyanızı başlatmış oluyorsunuz herhalde. Bu kampanyada sonuna kadar sizi destekliyorum. wowTURKEY üyeleri olarak toplu bir şekilde medya önünde yapacağımız organ bağışının bende sizin gibi ses getireceğini düşünüyorum. Eğer bu kampanya amacına ulaşırsa Türkiye'de sanal alemde yeni bir akım başlatabiliriz. Diğer forum siteleride üyeleri arasında bu şekilde bir kampanya başlatabilir. Sizinde deyiminizle biz hayata elveda derken başkalarının hayata yeniden merhaba demesini sağlayabiliriz.
|
 |
sabahattin kayış
16 yıl önce - Pzr 11 Şub 2007, 05:51
Evet çok önemli bir kampanya, bu gibi sosyal ve de daha önemlisi insan hayatını ilgilendiren bir konuda duyarlılık göstermek gerekir diye düşünüyorum, şimdi organlarını bağışlar mısın diye bana sorsalar ne karar vereceğimi bilemiyorum, kafamdaki inançlarımdan kaynaklanan sorular var din adamlarımız bu konuda ne yorum yapıyorlar bilmiyorum, dini olarak sorularıma cevap bulursam ben de organlarımı bağışlarım..
|
 |
İhya Vural
16 yıl önce - Pzr 11 Şub 2007, 11:39
ORGAN BAĞIŞI hk.
BENDE KATILIYORUM.
Organ bağışı ile ilgili alınacak her ortak karar da,wowTURKEY üyesi olarak bende varım.Böyle bir organizasyona kayıtsız-şartsız evet diyeceğimin bilinmesini isterim.
Dileğim,Aylin kardeşimizin bu girişimi başarı ile sonuçlanır.Kendisini kutluyorum.
İhya VURAL.
|
 |
Figen
16 yıl önce - Pzr 11 Şub 2007, 12:19
Aylin sorumlu ve bilinçli bir vatandaş olarak, sadece yazı yazıp konuşmamış, hemen bir kapamya başlatarak harekete geçmiş ve arkadaşları da hareketlendirmiş. Elbette organ ve dokularımızı bağışlamak çok önemli. Ben 1988 yılında Istanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde tüm organ ve dokularımı bağışladım.
Teredütü olan arkadaşlar daha önce bu konuda açılmış olan başlıktan daha ayrıntılı bilgi edinebilirler.
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=400729#400729
|
 |
erolc
16 yıl önce - Pzr 11 Şub 2007, 13:33
| Alıntı: |
| Organ bağış kartlarını hastanelerden temin edebilirsiniz. Kart temini konusunda daha ayrıntılı bilgi için Organ Nakli Kuruluşları Koordinasyon Derneği ( 0 212 635 85 85 ) temasa geçebilirsiniz. |
Yukarıdaki dernekle yıllardır temas içindeyim. Aklınıza takılanı sorabilirsiniz
|
 |
Fatih Sayar
16 yıl önce - Pts 12 Şub 2007, 02:28
Dini açıdan organ naklinin hükmünü merak edenler için küçük bir araştırma yaptım ve bu araştırmamın sonunda elde ettiğim bilgiyi sizlerle paylaşmak istedim.
Diyanete göre hastalara organ nakli yapılması caizdir. Yani dinen bir sakıncası yoktur. Yalnız organ naklinin dinen caiz olması bazı şartlara bağlıdır. Bu konuda bu şartların neler olduğunu ve konunun dini hükmünü aşağıda okuyabilirsiniz.
Burdaki bilgileri yeterli bulmayan arkadaşlar google'a "Organ naklinin dini hükmü" diye yazarak bu konu hakkındaki diğer yorumlarıda okuyabilirler.
| Alıntı: |
T.C.
BAŞBAKANLIK
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
Organ Nakli
03.03.1980
Hacettepe Üniversitesi Tıp. Fakültesi Öğretim Üyelerinden Doç. Dr. Mehmet Haberal’ın ölmüş kimselerden alınacak organ ve dokuların, tedavileri ancak bu yoldan yapılabilecek hastalara nakli konusunda, Başkanlık Makamından havale olunan dilekçesi Kurulumuzca incelendi.
Yapılan müzakere sonunda :
Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde, organ ve doku nakli konusunda sarih bir hüküm bulunmamaktadır. İlk müçtehit ve fakihler de, kendi devirlerinde böyle bir mesele söz konusu olmadığı için, bu ameliyyenin hükmünü geniş şekilde açıklamamışlardır. Ancak dinimizde, Kitap ve Sünnet’in delaletlerinden çıkarılmış umumî hükümler ve kaideler de vardır. Kitap ve Sünnet'te açık hükmü bulunmayan ve her devirde karşılaşılan yeni yeni meselelerin hükümleri, İslâm fakihleri tarafından bu umumî kaideler ile hükmü bilinen benzer meselelere kıyas edilerek çıkarılmış, hiçbir mesele cevapsız bırakılmamıştır. Organ ve doku nakli konusunda hükmünü tayinde de aynı yola baş vurulması uygun olacaktır.
Bilindiği üzere, insan mükerrem bir varlıktır. Mahlukatı içinde Allah onu mümtaz kılmıştır. Bu itibarla normal durumlarda ölü ve diri kimselerden alınan parça ve organlardan faydalanılması, insanın hürmet ve kerametine aykırı görüldüğünden, İslam fakihlerince caiz görülmemiştir. Ancak, zaruret durumunda, zaruretin mahiyet ve miktarına göre bu hüküm değişmektedir.
Nitekim dinimiz, bir kısım fiil ve davranışları yasak kılmış, Kitap ve Sünnet bunları tespit etmiştir. Sözgelimi murdar hayvan (meyte), kan, domuz eti, şarap... vb. şeylerin yenilip içilmesi, alınıp satılması, ilaç olarak kullanılması haram kılınmıştır. Ancak zaruret halinde bunlardan zaruret miktarında (ölmeyecek kadar) yenilip içilmesinin (el-Bakara, 173; el-Maide, 3; el-En’am, 119) meşru olduğu beyan buyrulmuştur.
Söz konusu ayet-i celilelerden, İslâm fakihleri, zaruretlerin bir ölçüde dinen yasaklanmış şeyleri mübah kıldığı ve zaruret halinde sadece ayet-i kerimelerde beyan edilen yasakların değil, zaruret halinin giderilmesi için yapılması zorunlu ve başka bir çare olmayan bütün yasakların zaruret miktarınca işlenmesinin caiz ve mübah olduğu sonucuna varmışlardır.
O halde, ölmüş kimselerden tedavi maksadıyla organ ve doku alma ve bunları hasta veya yaralı kimselere nakletme konusunda bir hükme ulaşabilmek için;
Zarurete binaen, cesedin kesilmesi, organ ve dokularından bir kısmının alınmasının caiz olup olmadığı,
Hastalığın tedavisinin zaruret sayılıp sayılmayacağı (Haram ile tedavinin hükmü)
Organ ve doku nakli caiz ise hangi şartlarla caiz olduğunun bilinmesi gerekmektedir.
İslam fakihleri, karnında canlı halde bulunan çocuğun kurtarılması için ölü annenin karnının yarılmasına,
Başka yoldan tedavileri mümkün olmayan kimselerin kırılmış kemiklerinin yerine, başka kemiklerin nakline,
Bilinmeyen hastalıkların öğrenilmesi ve hayatta bulunmaları sebebiyle ölülere nisbetle daha çok şayan-ı ihtiram olan hastaların tedavilerinin sağlanabilmesi için, yakınlarının rızası alınmak suretiyle, ölüler üzerinde otopsi yapılmasının caiz olacağına,
Fetva vermişler, canlı bir kimseyi kurtarmak için, ölünün bir parçasını itlaf etmeyi caiz görmüşlerdir. Nitekim, Müşavere ve Dini Eserleri İnceleme Kurulu’nun 16.4.1952 tarih ve 211 sayılı kararında, özetle;
“...âmmenin menfaat ve maslahatı göz önünde tutularak, bilinmeyen bir hastalığın bilinir hale gelmesi, hastalığın bilinmemesinden doğacak âmme zararının önlenmesi, hayatta bulunmaları sebebiyle daha şayan-ı ihtiram olan hastaların tedavilerinin sağlanması gibi maslahat ve şer’î hikmetlerin husule gelmesini temin için, yakınlarının rızası alınarak, ölüler üzerinde otopsi yapmanın caiz olacağı ve bu gibi sebepler dolayısıyle ölüye gösterilmesi gereken hürmet ve tekrimin zevaline katlanmanın, İslamî hükümlerin bir gereği olduğu...” ifade olunmuştur.
İslam fakihleri, açlık ve susuzluk gibi, hastalığı da haramı mübah kılan bir zaruret saymışlar, başka yoldan tedavileri mümkün olmayan hastaların haram ilaç ve maddelerle tedavilerini caiz görmüşlerdir. Günümüzde kan, doku ve organ nakli ve tedavi yolları arasına girmiş bulunmaktadır. O halde, hayatı veya hayatî bir uzvu kurtarmak için başka çare olmadığında, kan, doku ve organ nakli yolu ile de bazı şartlara uyularak, tedavinin caiz olması gerekir. Nitekim, Müşavere ve Dinî Eserleri İnceleme Kurulunun 25.10.1960 tarih ve 492 sayılı kararında, “tedavileri için kan nakline zaruret bulunan hasta ve yaralılara başka kimselerden kan naklinin; başka kimselerden alınacak parçaların takılmasıyla görmeleri mümkün olduğu takdirde; hayatında buna izin vermiş olan kimselerin, ölümlerinden sonra gözlerinden alınacak parçaların bu durumdaki kimselere takılmalarının caiz olacağı...” beyan edilmiştir.
Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 19.01.1968 gün ve 3 sayılı gerekçeli kararında ise “yalnız hayatı kurtarmak için değil, bir organı tedavi etmek, hastalığın tedavisini çabuklaştırmak için de kan naklinin caiz olduğu, tıbbi ve hukuki kaidelere riayet edilmek şartıyla kalp naklinin de caiz olacağı...” ifade olunmuştur.
Yurdumuz dışında, çeşitli İslâm Ülkelerinin yetkili kişilerince de aynı yolda fetvalar verildiği bilinmektedir.
Kurulumuzca da aşağıdaki şartlara uyularak yapılacak organ ve doku naklinin caiz olacağı sonucuna varılmıştır.
Zaruret halinin bulunması, yani hastanın hayatını veya hayatî bir uzvunu kurtarmak için, bundan başka çaresi olmadığının, meslekî ehliyet ve dürüstlüğüne güvenilen bir tabip tarafından tespit edilmesi,
Hastalığın bu yoldan tedavi edilebileceğine tabibin zann-ı galibinin bulunması,
Organ veya dokusu alınan kişinin, bu işlemin yapıldığı esnada ölmüş olması,
Toplumun huzur ve düzeninin bozulmaması bakımından organ veya dokusu alınacak kişinin sağlığında (ölmeden önce) buna izin vermiş olması veya hayatta iken aksine bir beyanı olmamak şartıyla, yakınlarının rızasının sağlanması,
Alınacak organ veya doku karşılığında hiçbir şekilde ücret alınmaması,
Tedavisi yapılacak hastanın da kendisine yapılacak bu nakle razı olması gerekir.
el-İsra Suresi , 70; et-Tin Suresi, 4
el-Hidaye, el-İnaye ve Feth’ül-Kadir 1/65; Fethu babi’l-İnaye, 1/126; Fetevay-ı Hindiye, 2/390
Cessas, Ahkamü’l-Kur’an, 1/156; İbnü’l-Arabi, Ahkamü’l-Kur’an, 1/55; Kurtubi, 2/232 ve 7/73; İbn Hazm, el-Muhalla, 7/426
Fetevay-ı Hindiye, 2/296; el-Va’yü’l-İslami, Sayı 137, Yıl 1396, Kuveyt; Istılahat-ı Fıkhiye, 3/157
Fetevay-ı Hindiye 2/390
Kaynak: http://www.diyanet.gov.tr/turkish/karar.asp?id=3& ...mp;sorgu=1 |
|
 |
Aylin
16 yıl önce - Pts 12 Şub 2007, 02:58
Eğer organ bağışı yapmak istiyor lakin dininiz buna ne der diye düşünüyorsanız hiç bir çekinceniz olmasın lütfen. Yapmış olduğum araştırmada, tüm dinlerde bunun insanlara yardım olduğundan dolayı hiç bir sakıncası görünmemiştir. Din adamların hepsi hem fikir bu konuda.
Bu linkden dininiz organ bağışı hakkında ne düşünüyor diye okuya bilirsiniz. Lakin site almanca, almanca bilmeyen arakdaşlar için kısa özet geçmek istiyorum.
Hristiyanlık ve İslamiyet de hiç bir sakıncası olmadığını hatta bir kaza sonucu bir beyin ölümü gerçekleştiğinde bile organ bağışının mümkün olduğu belirtilmiş. Musevilikde ise kalp durmadan ölü sayılmadığından dolayı beyin ölümlerinde organ bağışını doğru bulmuyor. Lakin kalp durduğu andan itibaren bağış yapılmasın da hiç bir sakıncası olmadığını belirtiyorlar.
http://members.aol.com/EHSDober/organ/religionen.html#juden
|
 |
Necdet Cevahir
16 yıl önce - Pts 12 Şub 2007, 05:44
Çok güzel bir girişim diye düşünüyorum. Arkadaşların yukarıdaki mesajlarındanda anlaşılacağı gibi dini açıdan herhangi bir sakıncası olmadığı görülüyor. Zaten vicdanende olmaması gerekir. Çok hayati bir ihtiyacı olan hastaya yapılabilecek bir bağış, onu yeniden hayata döndürebilmenin huzuru hiçbirşeyle ölçülemez sanırım. Eğer benim fikrimi soracak olursanız, kendimi manen hazır hissettiğim an severek ve isteyerek bu bağışta bulunurum.
|
 |
Gül@y
16 yıl önce - Pts 12 Şub 2007, 12:06
Nakil için beklenen sıraları hepimiz biliyoruz. Türkiye de organ bağışı yüzdesi inanılmaz az. Neden bizim işimize yaramayacak organlarımız başkalarının hayat kaynağı, umut ışığı olmasın? Kesinlikle pozitif baktığım bir konu ve en kısa zamanda bağışta bulunmak için harekete geçeceğim.
Alıntı : Milliyet
Bayramda organ telefonu bekledim
Organ naklinin duayeni olarak gösterilen Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, "Geçen bayram trafik kazalarında 115 kişi öldü. Bir organ çıkar diye elimde iki telefonla boşuna bekledim" dedi
AYŞEGÜL AYDOĞAN ATAKAN
Türkiye'de yaklaşık 40 bin kişi organ nakli bekliyor. Ancak nakil için gereken organ bağış oranı, milyonda 1-2'de kalıyor. Buna göre, nüfusu 15 milyon olan İstanbul'da organ bağışlayanların sayısı yılda 15'i geçmiyor.
Organ naklinin duayeni olarak gösterilen, bugüne kadar yaptığı 45 bin ameliyat, 1500 karaciğer nakli ve literatüre giren çalışmalarıyla dünyada tanınan Prof. Dr. Münci Kalayoğlu, yaklaşık 30 yıl ABD'de çalıştıktan sonra Ekim 2006'da Türkiye'ye döndü. Kalayoğlu'nun dönüşüyle birlikte, organ bağışında Avrupa ortalamalarının çok gerilerinde yer alan Türkiye'de de gerek yasal, gerekse duyarlılık konusunda bir hareketlenme gözlendi.
Son üç ayda neler yaşandı?
Göreve başladığı günden itibaren çeşitli faaliyetlerde bulunan, Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere pek çok kurumu harekete geçiren Memorial Hastanesi Genel Cerrahi ve Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Kalayoğlu ile son üç ayda yaşanan gelişmelerle, hedeflerini konuştuk:
Geldiğiniz andan itibaren özellikle İstanbul'da bağışın çok az olduğundan yakınıyorsunuz. Bağışı artırmak için hedefleriniz nedir?
- Hedefimiz İstanbul'u Türkiye'nin organ bağış şampiyonu yapmak. 2007'de inşallah bunu başaracağız. Bağışı en az 5-6 kat artırmak istiyoruz. İstanbul'da milyonda bir bağış, yani 15 milyonluk metropolde 15 tane bağış yapılıyor. Bunu milyonda 5'e getirsek 75, milyonda 6'ya getirsek 90 bağış eder. Milyonda 10 olsa İstanbul'da yılda 150 donör eder. Maalesef Türkiye'de canlıdan yapılan nakillerin oranı yüzde 75, kadavradan yapılan nakillerin oranı ise yüzde 25. Amerika'da bunun tersi.
Neden bağış oranı İstanbul'da bu kadar düşük?
- Bu memleketimize özgü bir durum değil. Akdeniz ve Ege bölgelerinde organ bağışı var da İstanbul'da niye yok? Dini nedenler burada değişik mi? Hayır. Buradaki de Müslüman, oradaki de. Niye burada organ çıkmıyor? Bana kalırsa yeterli duyarlılık yok ya da bilgi eksikliği nedeniyle. Bugün benim ailemde organ bekleyen yok derseniz, organ bağışı olmaz. Çünkü, ne zaman sizin ihtiyacınız olacak, o zaman önemi anlaşılıyor.
Organ bağışını artırmak için İstanbul'dan mı başlamak gerekiyor çalışmalara?
- Eğer bu İstanbul'da başarılırsa, Türkiye'nin sorunu kalmayacak. Gelişmiş ülkelerde milyonda 30 çıkıyor. İstanbul'da 450 donör olduğu zaman, biz 900 tane böbrek nakli yapıyoruz demektir. 500 kişinin ölümünden sonra 2 bin 500 kişiye hayat verilir. Organ nakilleri çok büyük bir eksikliği giderecek, çok büyük bir parayı ekonomiye geri kazandıracak. Diyaliz için verilen çok fazla para ülkede kalacak.
Diyaliz için yılda ne kadar harcama yapılıyor?
- Yılda 3-4 milyar dolar diyalize harcanıyor. Sağlık Bakanlığı'nın bütçesi 21 milyar dolar. Yani bütçenin 7'de biri diyalize ayrılıyor.
Bağış olur diye kaldım
"Gazetelerde trafik kazaları ve diğer ölüm haberlerine bakmaya başladım. Geçen bayram 115 kişi trafik kazasında öldü. Bu bayram İstanbul'daydım. Muhtemelen bir organ çıkacak diye elimde iki telefonla bekledim. 55 kişi öldü, 263 kişi yaralandı, ama organ bağışı çıkmadı."
Yeni düzenleme çok olumlu
Bakanlık son günlerde yeni yasal düzenlemelere gidiyor. Siz bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Çok olumlu buluyorum. Çünkü bazen saatler kıymetli. Beyin ölümü kararı için özellikle Türkiye şartlarında 4 doktoru bir araya getirmek çok zor. Bu nedenle beyin ölümü kararı çok zor veriliyor.
30 doktoru da toplasanız yurtdışında bir kişi veriyor bu kararı. Çünkü beyin ölümü kriterleri son derece kolay, belli. Bunu yoğun bakım ünitesinde çalışan her doktor kolayca verebilir. Sağlık Bakanlığı'nın getirdiği düzenlemeyle bir anestezi doktoru ile bir nöroloji veya nöroşirürji uzmanının müşterek kararıyla bu rapor imzalanır deniliyor. Herhangi bir hataya kesinlikle sebep olmayacak sağlamlıkta bir yönetmelik çıkıyor. Yapılacak işi biraz daha acele ve kolay hale getiriyor.
80 koordinatör tayin bekliyor
Yeni düzenlemeyle kadro verilmesi gündemde olan organ nakil koordinatörlerinin bağışı artırmaya nasıl bir katkısı olacak?
- Şu anda yaklaşık 80 koordinatörün tayini Sağlık Bakanlığı'nda bekliyor. Hastanelere, ölümü veya ölümle sonlanacağına kesin nazarıyla bakılan hastaları organ bulma kurumlarına haber verme mecburiyeti getiriliyor. Bu çok önemli bir gelişme. Bu olursa, organ bulma kurumlarının konuya ilgilerini daha da artıracak.
Tanıtım filminde seve seve oynarım
Osman Yağmurdereli, sanatçılarla organ nakli konusunda tanıtım filmleri yapacağını açıkladı. Beklentileriniz neler?
- Osman Bey gelse "bu filmde oyna" dese, oynarım. Hastalarımız ıstırap çekiyor. Toplum olarak işkence yapıyoruz onlara. Çünkü tedavi edemiyoruz, elimiz kolumuz bağlı. Buna hakkımız yok. Öldükten sonra organ bağışlamanın günah olmadığını Diyanet İşleri Başkanlığı söylüyor. Bir insanın hayatını kurtaran bütün insanlığın hayatını kurtarmış kadar sevap kazanıyor.
Yeni yasa neler getirecek?
2007'yi "Organ ve Doku Nakli Yılı" ilan edecek Sağlık Bakanlığı, organ bağışının artırılması için de bir kanun tasarısı hazırladı. Mevcut uygulamada, organ nakli için gerekli bir prosedür olan beyin ölümü kararını 4 uzmanlık dalı; nöroloji, kardiyoloji, anestezi ve beyin cerrahı alıyor. Avrupa'da ve ABD'de ise beyin ölümü kararını bir anestezi uzmanı ile bir nörolog alıyor. Tasarıyla, Türkiye'de beyin ölümü kararının Batı'da olduğu gibi anestezi ve nöroloji uzmanları tarafından alınması hedefleniyor.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|