Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
İstanbul İETT'nin MAN SL-200 Solo Otobüsleri
« önceki   123 ... 567 ... 737475   sonraki »

ANA SAYFA -> ULAŞIM
cevap yaz
sayfa 6
UtkU 86
16 yıl önce - Cum 13 Nis 2007, 23:54



simon

16 yıl önce - Prş 26 Nis 2007, 01:48



erolc
16 yıl önce - Prş 26 Nis 2007, 04:20

Alıntı:
İstanbul Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nün elinde Man SL200 model otobüsler mevcut.Bugün birtanesini gördüm.2 kapılı idi (önde ve arkada).

Çevik kuvvetin ve de askeriyenin elindeki MAN lar 1986 dan daha yeni model.


:BARIŞ:

16 yıl önce - Prş 26 Nis 2007, 16:38



Orcun_2346
16 yıl önce - Prş 26 Nis 2007, 20:33
İETT'nin MAN SL-200 Solo Otobüsleri




hakan_1970
16 yıl önce - Prş 26 Nis 2007, 22:42

Alıntı:
Man 86 model sl 200 ve dikkat etiyseniz bacası yok

Bana ilginç geldi, çünkü tam tersine orjinalinde egzost borusu yukarı doğru çıkmayanlara yukarı doğru boru eklenenler de vardı.


Akın Kurtoğlu

16 yıl önce - Prş 26 Nis 2007, 22:51



Orcun_2346
16 yıl önce - Prş 26 Nis 2007, 23:13
İETT'nin MAN SL-200 Solo Otobüsleri




hakan_1970
16 yıl önce - Prş 26 Nis 2007, 23:43

Alıntı:
Kışın o soğuk karlı günlerinde bilhassa en arka sol, herkesin birbirini iterek ulaşmaya çalıştığı koltuktu.

Evet, oldukça popülerdi, hatta koltuğa ulaşamayıp ayakta kalanlar için bile sırtını dayamak için ideal bir yerdi.
Yalnız egzost bacası içeriden geçen modellerde (2891 ve sonrası) arka beşlinin soldan (otobüse arkadan baktığınızda soldan) ikinci koltuğunun görüş açısını bayağı daraltırdı, bu nedenle ben bu bacaları pek sevmezdim.


Akın Kurtoğlu

16 yıl önce - Prş 26 Nis 2007, 23:54

Alıntı:
Yalnız egzost bacası içeriden geçen modellerde (2891 ve sonrası) arka beşlinin soldan (otobüse arkadan baktığınızda soldan) ikinci koltuğunun görüş açısını bayağı daraltırdı, bu nedenle ben bu bacaları pek sevmezdim.

Çok doğru... Görüş açısını minimuma indirdiği gibi, bir de yazın bu koltuklar hiç çekilmezdi.
Isı yine aynı ısı, ama mevsim farklı... Bu sefer de saunaya girmiş gibi, bu koltuklara oturanlar yoğun bir ter ifrazatıyla vücutlarındaki zararlı toksinlerden kurtulurlardı. Evet, toksinler ter vâsıtasıyla bedeni terkederlerdi belki ama, üzerinize giymiş olduğunuz kısa kollu gömleğiniz de Tarabya Koyu'nda rıhtımda yürürken birden ayağınız takılıp da aniden denize düşmüşsünüz gibi sırılsıklam olurdu. İnince iki hapşırık, hafif bir terleme... Sonra akşama; ver elini burun çekme krizleri... Koku alma organınızın koridorlarına yerleştikten sonra, cidârı tamamıyla kaplayan o sümüksü ve kıvamlı mâyi, tadların değişmesi, koku almada gözle görülen zayıflama vs... (Iııııyyykkk... Yani, kısaca nezle olurdunuz işte )

Akın KURTOĞLU



sayfa 6
« önceki   123 ... 567 ... 737475   sonraki »
ANA SAYFA -> ULAŞIM