Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Akın Kurtoğlu

12 yıl önce - Pts 05 Şub 2007, 20:16
[İST-A1.184] - İstanbul ve Londra Kentiçi Toplutaşıma Sistemlerinin Karşılaştırılması



LONDRA VE İSTANBUL'DAKİ  KENTİÇİ OTOBÜS TAŞIMACILIĞI

İki günlük ziyaret için gittiği Londra’da toplu taşıma sistemlerini inceleyen İETT Genel Müdürü Mehmet Öztürk: “Bütün gelişmişliğine rağmen Londra’da da toplu taşımacılıkta sorunlar var.” dedi.

İstanbul ve Londra... Biri cihan imparatorluklarına başkentlik yapmış, üçbin yıllık tarihin izlerini taşıyan, Napoleon’a “Dünya tek bir ülke olsaydı, İstanbul başkent olurdu” dedirten bir şehir. Diğeri üzerinde güneş batmayan bir imparatorluğun başkenti. Bu iki kenti birbirine yaklaştıran tarihi bir unsur daha var: O da dünyanın en eski metrolarına ev sahipliği yapıyor olmaları. İngiltere’nin başkenti Londra, 1863 yılında dünyanın ilk metrosunu inşa ederken; İstanbul onu, sekiz sene farkla takip ederek 1871 yılında Tünel’in temelini atmaktadır. Böylece bu iki şehir tarihi bir kardeşliği de paylaşmış olmaktadır.

Yazık ki Londra, gelişen zaman içerisinde ulaşımla ilgili alt yapısını büyük bir hızla çağın gereklerine uydurmayı başarırken İstanbul, biraz da sahip olduğu coğrafik koşullar nedeniyle aynı şansı yakalayamamış, dünyanın en eski ikinci metrosu olan Tünel, nostaljik bir unsur olarak hayatımızdaki yerini almıştır. Ulaşım konusunda Londra kadar şanslı olamasa da; İstanbul, sahip olduğu değerler, kültürel ve tarihi miras sayesinde 2010 yılı kültür başkenti seçilmiştir.

İETT Genel Müdürü Mehmet Öztürk, İstanbul ile tarihi kardeşliği paylaşan Londra’ya bir ziyaret gerçekleştirdi. “Londra’nın İETT’si”, “London Transport”’a yapılan iki günlük ziyaret süresince şehrin otobüs, metro, bilet ve kart sistemlerini ve ulaşım müzesini inceleme fırsatı bulan Genel Müdür Öztürk, bütün gelişmişliğine ve alt yapı sorunlarını halletmiş olmasına rağmen Londra’da da toplu taşımada sorunlar yaşandığını ve bizzat aldığı notları İstanbullular’la paylaşmak istediğini söylüyor. Trafik konusunun bütün İstanbullular’ın sorunu olduğunu ifade eden Öztürk, öncelikle İETT’lilere, İETT’deki mesai arkadaşlarına; sonra da bütün İstanbullular’a bir çağrıda bulunuyor: “İstanbul’da artık sorunun değil, çözümün bir parçası olalım.”

Londra'da Toplu Taşıma Faaliyetleri

I. Genel Karakteristikler:

1. Toplu taşımada ana eksen, 420 km. uzunluğundaki metro sistemidir.

2. 8.000 adet solo, körüklü ve çift katlı otobüsten oluşan lastikli ulaşım sistemi mevcuttur.

3. Minibüs, halk otobüsü, daimi sefer halinde taksi sistemi ve servis taşımacılığı yoktur.

4. Şehrin değişik yerlerine dağılmış 8 adet tren istasyonu ve her istasyondan tamamen şehrin dışına doğru dizayn edilmiş 11 adet tren hattı var.

5. Tren işletmeciliği hariç bütün sistemler London Transport adı ile anılan Belediye’ye bağlı ulaşım kuruluşu tarafından yönetilmektedir.

6. Metro yatırımları, geçmişte Devlet tarafından yapılmış. Bakım, onarım ve yenilenmesi London Transport tarafından gerçekleştirilmektedir.

7. Şehri kucaklayan 2 x 4 şeritli 8 adet otoban var.

8. Her otobanda otobüsler için mutlaka 1 hat tahsis edilmiş. Toplu taşıma araçlarının her hal ve şartla geçiş üstünlüğü var.

9. Otobüs taşımacılığı, kısmen özel firmalara verilmiş. Bu özel firmalar London Transport tarafından tespit edilen kriterlere göre taşımacılık yapıyor.

10. Özel taşımacılık yapan şirketler :

-  Arriva
-  First
-  Transdev
-  East London
-  London General
-  Metro Line
-  London Central
-  Travel London
 / olarak tespit edilmiştir.

Hakimiyet; yönetimsel ve her türlü açıdan London Trasport’tadır.

11.   Londra geniş bir alana yayılmış, alt yapısını tamamen halletmiş ve dümdüz bir coğrafyaya sahip. Bu durum özellikle metro sistemlerinde verimlilik ve rasyonalite sağlamıştır.  

II. Taşımacılık İlkeleri:

1. Metroda, ZON uygulaması var. Şehir 9 ZON’a ayrılmış, biletler ZON’lara göre 1,50 Paund’dan 8 Paund’a kadar değişik bedeller olarak tespit edilmiştir.

2. Otobüslerde tek fiyat geçerlidir.

3. Otobüslerde, duraklarda, dolum mahallerinde kart satılabilmektedir.

4. Otobüs içlerinde nakit ödeyerek seyahat etmek mümkün. Ancak Kart’a yönlendirmek (Kart, bizdeki AKBİL fonksiyonlarına sahip) amacıyla Kart’la 1 Paund,  nakit olursa 2 Paund olarak tarife uygulanmaktadır.

5. Ücretsiz taşıma var, ancak ücretler ilgili kuruluşlardan her ay mutlaka tahsil ediliyor.

6. Pik saatlerde (Sabah saat  9.30’a kadar,  akşam 16.00 - 20.00 arası) otobüslerde ücretsiz taşıma yok, mutlaka gidilirse bedeli 4  Paund olarak tahsil edilmektedir.

7. Otobüslere 3 biniş ücretli, ondan sonraki binişler sonsuz sayıda ve ücretsiz.

8. London Transport istatistiklerine göre taşımacılık % 70 Kart, % 30 kağıt bilet veya nakit olarak gerçekleşmektedir.

9. Hakedişler aylık olarak uygulanmaktadır.

10. London Transport, banka kredi kartı sistemine karşı, taşımacılıkta kaos yaratır inancına sahip. Öncelikle geçmeyi düşünmüyor.

11. Barclays Bank çok istiyor. Ancak kabul görmesi mümkün değil.

12. Adrese göre düzenlenebilen Kart Sistemi var.

13. İnternet kanalıyla dolum yapılabilmektedir.

14. Bilet ücretleri, Belediye Başkanı tarafından tespit ediliyor. Bütçe çalışmaları sırasında maliyet + kar sistemi kriterleri ve İşletmecilik gereklerine göre London Transport tarafından tespit ediliyor.

15. Aylık,  6 aylık ve yıllık abonman uygulamaları vardır.

16. En uzun hat, 15 km.’yi ancak buluyor.

17. Londra Belediyesi,  her yıl 100 Milyon Paund,  London Transport’ a fon aktarıyor.

18. Merkeze toplu taşıma araçları dışında araç girişi engellenmiş, girmek isteyen araç sahipleri 8 Paund ödemek zorunda kalıyorlar.

19. Taşıt takip sisteminde ve akıllı durak işlerinde kısmen çözümün sağlanmış olduğu tespit edilmiştir.

III: Sorunlar:

Bütün gelişmişliğine ve alt yapıyı halletmiş olmasına rağmen toplu taşımada sorunlar yaşanmaktadır. London Transport yetkilileri ve Belediye ile yapılan görüşmelerde bu sorunları aşağıdaki şekilde sıralanmıştır:

1. Kuralsızlık ve karmaşa: Kısmen de olsa yapılan özelleştirme toplu taşımada kuralsızlığı, disiplinsizliği ve konforsuzluğu getirmiş. Nitekim 2005 ve 2006 yılında sırasıyla önce %30, sonra %33 nisbetinde çok büyük oranlarda bilet zammı yapılmış olmasına rağmen konfor sağlanamamıştır. Özelleştirmeyi sağlayan firmalar şehir genelinde verimsiz olduğunu iddia ettikleri 21 hattı iptal etmişler, orada olduğumuz günlerde bu sorunu çözmeye uğraşıyorlardı.

2. Karlılık düşüyor endişesiyle otobüs ve diğer toplu taşıma mecralarına özelleştirilen firmalar tarafından gerekli özen gösterilmemekte, bu da hem hizmette kaliteyi düşürmekte, hem de konforu negatif yönde etkilemektedir.

3. Şehir merkezine toplu taşıma araçlarının dışında araç girmemesine rağmen trafik akışkanlığı sağlanamamaktadır. Bu durumun sebebi olarak orer planlamasındaki yetersizlik gösterilmektedir. Nitekim Belediye Başkanı, 6 aydır bu konu üzerinde çalıştığını ve  bu konuyu çözeceğini Londralılar’a taahhüt etmektedir.

4. Metro hatları eskimiş, dar boğazlar oluşturmaya başlamıştır. Özellikle sinyalizasyonda, havalandırmada ve raylarda mutlaka rehabilitasyon şart olarak görünmekte, Başkan, para yokluğu nedeniyle bu konuda radikal tedbir alamadığını, ancak kısmi iyileştirme ile Londralılar’ın yetinmeleri gerektiğini ifade etmektedir (Kaynak: İETT - web).


İETT web sitesinde evvelsi gün çıkan ve yukarıya iliştirdiğim habere göre; Genel Müdürlükçe Londra'ya yapılan ziyaret neticesinde, her iki işletme arasındaki farklılıklar listlenmiş ve birtakım detaylara inilmiş.

Bu konu, benim de ne zamandan beri sitede yapmayı düşündüğüm bir çalışmaydı. Londra ve İstanbul kentiçi toplutşaıma sistemlerinin karşılaştırılması ve onların hangi, bizim hangi seviyede olduğumuzu anahatlarıyla belirleyebilmekti.

Londra malûm iki katlı kıpkırmızı otobüsleriyle meşhur olmuş, dünyada adeta bir markadır... Bizde ise otobüs işletmeciliği (onlarda yüzlerce kilometre metro olmasına, bizde ise yakın zamana kadar yalnızca lâstik tekerlekli sistemlerle yürütülmeye çalışıldığı halde) daha geri kalmıştır. Hem araç adedi, hem planlama, hem de ORER bazında...

İşte, bu başlık altında Londra ve İstanbul taşıma sistemleri arasındaki benzerlik ve farklılıkları incelemeye çalışacağız.

Akın KURTOĞLU


Kemal Çevik
12 yıl önce - Pts 05 Şub 2007, 22:36
London Transport ?


Akın bey,

Bu bilgiler nereden bilmiyorum, ama bizim genel müdürün İngiltere'deki Londra'ya gittiğinden emin değilim. Birleşik Devletlerde de  birkaç Londra var, sakın onlardan  birine gitmiş olmasın?

2000 yılından beri Londra ve çevresindeki ulaşımı düzenleyen üst kuruluşun adı Transport for London, TfL diye de fiyakalı bir gösterimleri var. Bu kuruluş bizde beliki UKOME karşılığı. (UKOME'nin ne yaptığını tam bilmiyorum, uzakta olmanın sorunları) ama Paris (Ile de France) teki STIF'in karşılığı.

Londra'da otobüs işleten kurulus London Buses  yani IETT,
London Underground, 3 bölge işletmesinden oluşur, metrodan sorumlu ,Ulaşım A.Ş,
London Tram, tramlink başta olmak üzere tramvayları işletir, Ulaşım A.Ş.
London Rail, tren ve LRT, TCDD ve Ulaşım A.Ş.,
London River Services, su ulaşımını götürür, IDO
London Road Safety Unit, bizdeki karşılığı belki trafik müdürlüğü
London Street management, Büyükşehirin kimbilir ne müdürlüğü


daha da var ama bu kadarı bile otobüs, tramvay hatlarından önce neyi karşılaştırmamız gerektiği konusunda bir fikir veriyor sanırım. Sayın müdürümüzün  Londra'da neyi incelediğini bilemeyeceğim ama bu açıklamaları yazan muhteremin dünyadan, pardon Londra'dan haberi yok gibi geliyor bana.

Görüşmek üzere
Kemal ÇEVİK


Akın Kurtoğlu

12 yıl önce - Pts 05 Şub 2007, 23:48

Tabi, ben İETT sitesinin yalancısıyım ama, muhtemelen yazıda sözü edilen Londra, o kuzey kutbuna yakın düşen, güneş özürlü Londra olmalı...

Dataları düzeltmeniz iyi olmuş.   Bu bilgiler ışığında onlarda ve bizde hizmet veren hat ve araç adetleri ile servis sayılarını kabaca karşılaştırmamız daha kolay olacak. Hiç değilse, aradığımıza nokta vuruşuyla ulaşabileceğiz.

Akın KURTOĞLU



Akın Kurtoğlu

12 yıl önce - Pzr 11 Şub 2007, 17:03

Her iki şehri karşılaştırmaya başladım. Biraz araştırma yaptım az evvel:

LONDRA'da:

* 543 normal rakamlı ve harf-rakam kombinasyonlu hatları var.

* 101 gece hattı bulunuyor.

* 71 okul servisi yapan hat mevcut.

* 43 lokal otobüs servisi var.

Toplamda; 758 hat var. Ayrıca 3 de tramvay hattı (1, 2 ve 3 numaralar).

Otobüs hatlarının numaralı olanları harf kombinasyonsuz. 1-895 arasındalar. Aralarda boşluklar var. Bilhassa 400'lü numaralardan sonraki atlamalar çok fazla... Kombinasyonel numaralarda ise, gece hatlarında genellikle; "N" ile başlıyor. Ancak, onlarda da sistem karışmaya başlamış ve gece hatlarının bir kısmı normal numaralarla çalışıyorlar. N ve normal numaralar dışında harf türevli gece hatları yok. Normal seferlerde, harf kombinasyonlu hatlarda alfabenin hemen hemen tüm harfleri kullanılıyor (105'i harf kombinasyonlu). Bu 758 hat 10'dan fazla firma arasında eşit olmayan bir şekilde paylaştırılmış durumda...

İSTANBUL'da ise;

İETT+ÖHO hatlarının toplamı 490 küsur... Son eklenen belde hatlarıyla birlikte bu rakam 500'i biraz aşmış durumda... İstanbul'da hat numaraları; 1-99 arasında yoğunlaşıyor. Bunlar kendi içlerinde çok fazla sayıda harf kombinasyonu eklentisi alıyorlar. Az miktarda 100'lü hanelerde köprü geçişli hatlar ile, 200'lü hanelerde daha az sayıda özel amaçlı hatlar var. 300, 400 ve 500'lü hanelerde ise ÖHO'lara rezerve edilen 40 kadar hat mevcut (Beldeler hariç). Harf kombinasyonu son 10 yıldır iyice terkedildi. Kombinasyonel harfli hatların toplamı 20 kadar. Okul servisleri için ayrı numaralar ayrılmıyor. Ekspres otobüs hatları için "E" ibaresi ekleniyor.

Londra'da hat ORER'leri İETT'ye göre çok daha düzenli frekanslar şeklinde düzenlenmiş. Geceyarısına kadar seferler biraz azaltılarak devam ederken, sabah kalkışları da İstanbul'a nazaran 1 saat kadar evvel başlatılıyor. Tarifeler 5 dakikanın katları şeklinde değil (İETT'deki gibi), dakika bazında düzenlenmiş. Aralıkların düzeni sektirmeden günboyu sürüyor. Kolaylıkla ezberde tutabilmek mümkün.

Buraya kadar olan analiz bu şekilde... Londra'nın otobüs hatları, İstanbul'un hatlarından %50 daha fazla (Kabaca 500'e 750). Bundan sonraki adımda Londra ve İstanbul'un nüfusu, yüzölçümü ile onlardaki ve bizlerdeki metro hat adetleri ile araç sayılarını karşılaştıracağız. Böylece, her iki şehir arasındaki toplutaşımanın gücünü, karşılıklı 2 liste oluşturarak orantılayabileceğiz.

Akın KURTOĞLU


turgutakbaş
10 yıl önce - Pts 22 Arl 2008, 21:57

101 gece hattı işte bir metropolde olması gereken şey ... en çok buna ve metro hattının uzunluğuna imrendim açıkçası ...

şimdi diyeceksiniz alkolikmisin arkadaşım devamlı gece hatlarını savunuyorsun ...

siz hiç boğaziçi kütüphanesinde gecelere kadar çalışıp anadolu yakasında göztepeye gelmeye çalıştınızmı

allahtan taksimden otobüs varda sorun olmuyor



İSMAİL ÇELİK

10 yıl önce - Sal 23 Arl 2008, 17:02

Londra'da Thames Nehri şehri ikiye bölmektedir.Metro ağı daha çok şehrin kuzey bölgesindedir.Yani güney tarafı metro bakımından daha fakirdir.Bunun sebebi jeolojik sebeplerdir.Son yapılan 16km. uzunluğundaki Jübile hattı diye tabir edilen hat ile nehri 8 defa kuzey güney doğrultusunda geçilmekte ve güney tarafına metro ile ulaşım imkanını artırmaktadır.(Aşkın Nur Yengi'nin bu hatta çektirdiği klip var)

Günümüz tekniği ile imkanlar bazı şeyleri mümkün kılıyor.Diğer yandan bu hat Londra'nın diğer hatlarından farklı olarak geniş ve ferah olarak tasarlanmıştır.Peron katında ise doğramalı(plastikmi alüminyummu bilmiyorum) camekan bölüm olup yolcuların ray hizası ile temasını kesmekte,tren geldiğinde kapı hizasındaki sürmeli kapılar tren ile aynı anda kapıları açarak inip-binme imkanı vermektedir.Bunda amaç güvenliktir.

Anenevi çift katlı otobüsleri ise engelliler faydalanamıyor diye kaldırılıyordu.Yeni çift katlı araçlar hizmete girmeye başlamıştı.

Metronun en mühim problemi zamanında maliyet ,teknik sebepler ile(o zamanın şartları gereği)peron ve koridorların darlığı ve araçlarında buna bağlı olarak dar yapıda oluşudur.Diğer bir meselesi metronun yaşıdır.

Günde 20 saat çalışan metroda uzun süreli çalışma yapmak çok zordur.Ama yenilenmesi ve değişmesi gereken çok yer vardır.

Mevcut tünelleri kullanabilecek ve daha fazla yolcu alma imkanı sağlayacak yeni vagon tasarımlarıda yapıyorlar.


Akın Kurtoğlu

10 yıl önce - Sal 23 Arl 2008, 19:34

Alıntı:
güney tarafı metro bakımından daha fakirdir.Bunun sebebi jeolojik sebeplerdir.

Jeolojik sebeplerden kasıt, zeminin bileşenleri... Hiç değilse İstanbul gibi inişli-çıkışlı değil, tabak gibi bir şehir... Bizde ise hem zemin, hem de topografya engeli var (+Tarihi buluntuların fazlalığı).

Akın KURTOĞLU



İSMAİL ÇELİK

10 yıl önce - Çrş 24 Arl 2008, 13:52

Dün atlamışım,Londra'dada yeni otobüsler görebildiğim kadarıyla çift katlı olanlar Daf(yeniler) solo tipler Citarolar.Sami Yusuf'un Allahu Allah klibinde sıkça göze çarpıyor.Diğer yandan istasyon aralıkları eşittir.Şehrin dümdüz yapısı tabi buna imkan veriyor.


Şehir merkezinde siyah tek tip taksileride meşhurdur.

Bu arada bazı notlar:Dünya'da ilk metro hattı 6km. olarak 1860-63 arası bu şehirde yapılmış ve açılmıştır.O zamanlar trenler buharla çalışıyordu ama yeraltında gittiği için dumanı salmıyor bir bölmede depolanıyor sefer sonunda çevresi evlerin ön cephesi görünümü verilmiş üstü açık bir alanda dumanı tahliye ediyordu.1881'de Alman Siemens'in elektrikli tramvayının ardından bu icat 1890'da bu metroda kullanılamaya başlanmıştır.Ağırlıklı olarak 60-70mt. derinlikte olan istasyonlar(Taksim 30mt.)inip çıkmak dert idi,önce asansörler kullanılmışsada kullanışlı olmamış 1890'da ABD icadı olan yürüyen merdivenler 1900'de metroda kullanılmaya başlanmıştır.Önceleri nasılsa görecek birşey yok diye vagonlara pencere yapılmamış ama bundan kısa sürede vazgeçilmiştir.

Londra metrosu gelişimini öncelikli olarak 19.yy. sonu ile 20.yy. başında ABD'li bir müteşebbis iş adamının katkılarıda olmuştur.Her iki dünya savaşındada halka sığınak olmuştur.

18/11/1987 'de King's Cross istasyonunda tahta basamaklı yürüyen merdivene atılan bir sigara yüzünden çıkan yangında 35 kişi ölmüştür.

Bu yangın sonrası ahşap bölümler değiştirilmiş,yangına dayanıklı malzeme seçilmiş ve yangına karşı alınan tedbirler artırılmıştır.

Londra'da metro adeta banliyölerin gelişmesini sağlamıştır.


C. H. Engin Er

10 yıl önce - Çrş 24 Arl 2008, 13:55

Bizde 420 km metro sistemi olsa, şehir nüfusu şimdikinin 2 katına çıkar herhalde. Düşünsenize şimdi otobüsle 1 saatte gidilen yere 30 dakikada gidilebilse idi. Şile den Çatalca ya kadar bile her yer dolardı, insanlar daha fazla göç ederdi herhalde bu şehre. Ben geldiğimde 7 milyondu şimdi 15 milyon civarında.

İSMAİL ÇELİK

10 yıl önce - Çrş 24 Arl 2008, 14:08

Alıntı:
Ben geldiğimde 7 milyondu şimdi 15 milyon civarında
.

Resmi rakamlar daha az,ama biz böyle kabul edelim.Zaten planlamayı 20-24 milyon nüfuslu İstanbul'a göre yapmalıyız.

Aslına bakarsanız eskisi kadar çok göç almıyor İstanbul.Bakın almıyor demedim eskisi kadar almıyor ve göç artık şekil değiştirdi.

Eskiden daha çok haikaten geçim sıkıntısından göç ediliyordu birde bilhassa 1990'lı yıllarda terör sebebi ile göç patlaması oldu.Ohal'in kalkması,terörün eski etkisini taşrada kaybetmesi ve o bölgedede yaşanan bazı gelişmeler bu göçü azalttı.

İkinci olarak sulanan arazi miktarındaki artış,alternatif ürün artışı,köylerdede hayat şartlarının iyileşmesi,Uşak-Denizli gibi bazı şehirlerin göç alan yerler haline gelişi göçü azalttı.

Olan göç şu an daha çok,üniversite okumak için bu şehre gelen gencin iş bulup burada kalması,evlilik,köylü kesim için ise daha çok (zengin köyler için geçerli)daha iyi şartlarda yaşamak veya çocukların iş ve tahsili içindir.

Nitekim 1950-1980 arası göç edenler ile 1990 sonrası göç edenler karşılaştırıldığında 1950-80 arası göç edenlerin daha fakir hatta çok fakir oldukları gözlenmektedir.

Büyükşehirler her zaman için göç alır bunu sıfırlamak mümkün değil,ama makul seviyede kalması şartı ile tabiki.

Ayrıca artıl göç veren il konumunada gelmiştir İstanbul.Bilhassa başta Antalya olmak üzere güney yörelerine göç verdiği gözlenmiştir.

Ayrıca kendi memleketine dönen sayısındada artış vardır.Ayrıca senenin belli bir döneminde (ekseriyetle bahardan güze veya kışa kadar)kendi memleketinde ikamet edip sadece kış mevsimini İstanbul'da geçiren çok aile vardır.Bilhassa emekli grubunda bu dediğim çoktur.



ANA SAYFA -> ULAŞIM