1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
cansu
16 yıl önce - Prş 01 Şub 2007, 15:44
İzmir Şarkıları [KÜLTÜR]
İstanbul başlığında varmış böyle bir başlık. İzmir'de aradım ama bulamadım. Eğer benim gözümden kaçtıysa mesajım silinebilir.
Güzel İzmir'in güzel şarkıları,marşları,türküleri ...
İzmir'in Kavakları - Halk Türküsü
İzmirin kavakları
Dökülür yaprakları
Bize de derler çakıcı
Yar fidan boylum
Yıkarız konakları
Selvim senden uzun yok
Yaprağında üzüm yok
Gamalıda zeybek vuruldu
Yar fidan boylum
Çakıcıya sözüm yok
İZMİR MARŞI
İzmir'in dağlarında çiçekler açar
Altın gümüş ordu ateşler saçar
Bozulmuş Yunanlılar yel gibi kaçar
Kader böyle imiş ey şanlı ata
Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa
Peygamber kucağında şehitler yeri
Çalındı borular haydi ileri
Bozuldu çadırlar kalmayın geri
Kader böyle imiş ey şanlı ata
Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa
Türk oğluyum ben ölmek isterim
Toprak diken olsa yatağım yerim
Allah'ından utansın dönenler geri
Kader böyle imiş ey şanlı ata
Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa
İZMİR (Bendeniz)
Gamla kederi sildim attım
Aşkla yattım aşkla kalktım
Sevdam elde bir oyuncak
İzmirli sevdim ne olacak
Kordon boyu dolanır dolanır dururum
Sana benden bir söz nasihat dostum
Seviyorum dermiş terk edermiş
Olay bu işte son durumum
Sabah öğle akşam elimizde biralar
Sallana sallana alsancaktan aşağa
Bir konakta Karşıyaka da
Ben o yari arar dururum
İzmir deyim
Ne haldeyim bir yar sevdim dertlerdeyim
Kıymet bilmez yola gelmez
Bu ne sevdadır ki bilinmez
İZMİR (Haluk Levent)
Her Yerinde
Göz Yaşlarım Var Bu Şehrin
Körfezinde Martılar Denize Aşık
Güz Gelince Yalnızlık Sarar Bu Şehri
Yollarında Yapraklar Dala Hasret
Ben Onu Burda Bildim
Burada Yitirdim
Bir Çıkmazın İçinde
Kalmış Gibiydi
Kaç Kere İnandım
Boşa Çıktı Sevincim
Yırtılmış Kara Kalem
Resimler Gibiydim
Ya Aşkımı Ver Geri
Ya da Denizinde Boğ Beni
Razıyım İzmir Öldür Beni
Onu Bana Ver Geri
Yada Denizinde Boğ Beni
Razıyım İzmir Öldür Beni
İZMİR (Ege)
Sıcaklığın sinmiş bir kere
Soluğundan kalbime
Yalnızlığımı silmişsin
Gözlerim değmis heryerine
Ne kadar büyüsem de küçüğüm elinde
Anam babam yarim İzmir
Senden uzak bu memlekette
Aklım hep sende canım İzmir
Olmuyor İzmir geçmiyor İzmir
Yakıyor sevdan sönmüyor İzmir
Ne havana ne kızına
Güvenilmez ey İzmir
Gönül verdim bir güzeline
Bak ne haldeyim yar İzmir
|
 |
metin canbalaban
16 yıl önce - Prş 01 Şub 2007, 16:09
Necip Mirkelamoğlu'nun düyek şarkısı
Şu güzeller güzeli
Yar gibi geldi bana
Gözlerinde bir mana
Var gibi geldi bana
Bir münasip zamanda
Mesela saat onda
Buluşalım Kordon'da
Der gibi geldi bana
Ahmet Yekta Madran'ın düyek şarkısı
Güzel İzmir seni çoktan görmedim
Dağlarında sarı güller biter mi?
Toprağına gözlerimi sürmedim
Bağlarında yine bülbül öter mi?
Tahsin Karakuş
Şu İzmir'in dağlarında
Bülbül öter bağlarında
Gönlüm takıldı kaldı
Zülfünün ağlarında
Yol verin bana dağlar
Sılada yarim ağlar
Dağlarından gece geçtim
Soğuk sularından içtim
Güzellerin içinden
İzmir'liyi ben seçtim
Yol verin bana dağlar
Sılada yarim ağlar
|
 |
metin canbalaban
16 yıl önce - Sal 13 Şub 2007, 11:17
Kordon Boyu Faytonlar
Alsancak'tan çıkacaksın günbatımı kordon'a
İmbatla hasret giderip bineceksin faytona
İzmir'in en güzelleleri cilvesiyle nazıyla
Buzlu badem yiyecekler bakınırken etrafa.
Kordon boyu faytonlar
Biri gidip biri gelecek
Körfez vapurlarıyla
Sanki dans edecek.
Alsancak'tan pasaport'a bir tur atsan faytonla
Ufkunda gözüne takılır, ne güzeldir çatalkaya
İzmir'in körfezinde ki karşıyaka vardır ya
Bir de mehtap çıkarsa şarkı olur sularda.
Kordon boyu faytonlar
Aklımdan hiç çıkmadınız ki
İzmir özledim seni
Gözümde tütüyorsun.
|
 |
Ömer3510
16 yıl önce - Cmt 17 Mar 2007, 02:34
İzmir yanıyor (Ferhat GÖÇER)
Dön dön bebeğim yanıyor içim
Özledim çok özledim
Martılar süzülürken süzülür yaşlar
Dökülür gözlerim
Grubun rengi boyarken bile sahili turuncuya
Hiç tadım yok
Ne hilal ne çoban yıldızı teselli etmiyor
Acım çok
Ki düşün ne kadar severim meltemi
Yüzünü öperek esişini
Ağlarım incecikten ayrılık ölümden çok
İzmir izmir yanıyor kara sevda hasretinden
İzmir izmir yanıyor kara sevda hasretinden
Söz:Sezen AKSU
Müziği özellikle müthiş olmuş
|
 |
Burak Gün
16 yıl önce - Cmt 17 Mar 2007, 23:05
Güzel İzmir
Şu İzmir'den Nar Gelir
Şu İzmir'den aman çekirdeksiz efem de nar gelir
Sırma cepken cepken ince bele efem de dar gelir Şu gençlikte aman ölüm bana efem de zor gelir
Güzel İzmir Kordonboyun şen olsun
Beni yardan ayıranlar kör olsun
Uzun olur aman gemilerin efem de direği
Çatal olur aman efelerin efem de yüreği
Sen böyle dur aman kızlar çeksin efem de küreği
Güzel İzmir Kordonboyun şen olsun
Beni yardan ayıranlar kör olsun
Ahmet Yamacı
İzmir
|
 |
mustafa esenduran
15 yıl önce - Pzr 18 Ksm 2007, 21:12
Tuğba Özerk - İzmir
Dostum bana İzmir'i anlat
Hüznüme biraz imbat kat
Eski günlere geri dönelim
Kederlerimi denizlere at
Yolum düşer uğrarım sana
Kordonda bir çay ısmarla bana
Oturup konuşalım kana kana
İstanbul bir yalan
Söylenenlere inanma
Alsancak'ta o yaralı gençliğim hala beni bekler
Sen aklıma düştükçe hala kalbim tekler
İçimde sancır İstanbul benim darağacım
Gidiş o gidiş bir dahada senden
Haber bile alamadım
Bu şehir süslü boyalı kadın
İzmir sen benim anamdın
Gel yine kol kanat ger bana
Ben koynunda uyumalıyım
Yolum düşer uğrarım sana
Kordonda bir çay ısmarla bana
Oturup konuşalım kana kana
İstanbul bir yalan
Söylenenlere inanma
Alsancak'ta o yaralı gençliğim hala beni bekler
Sen aklıma düştükçe hala kalbim tekler
İçimde sancır İstanbul benim darağacım
Gidiş o gidiş bir dahada senden
Haber bile alamadım
|
 |
m.gökhan bölek
15 yıl önce - Cmt 19 Oca 2008, 14:05
Kemeraltı Güzeli
Tatlı ve nazlı bir hayal değil
Bizim çarşıdan aşığımdı o
İmbatında ve busesinde o
Canım İzmirim
İşte bu bir rüya değildi ki
Bizim çarşıdan aşığımdı o
Süzülürken mehtabı kuşanmış
Kemeraltı güzeli
Tek tek basaraktan
Göz göz göz süzerekten
Kordondaki sakız yalılara
Sormalısınız ah o günleri
Tutuşur denizi Bostanlı'da o
Canım İzmirim
Belki Karşıyaka'dan gelirdi o
Bizim çarsının gözbebeğiydi
Belkide Güzelyalı'dan gelirdi
Kemeraltı güzeli
söz=Yaşar Aksoy düz=Sadun Ersönmez
söy=Ali Kocatepe vok=Nükhet Duru,Fuat Güner,Suat Suna
İzmir Ağlıyor
O zamanlar gizlice yollara çıkardık,
El ele verirsek dünyayı yıkardık,
O yasaklı şehirde martılar kadardık.
Kapılar kapanırdı sarılıp ağlardık..
Kaç kere yandık kimse bilmiyor,
Gemiler gidiyor İzmir ağlıyor.
O zamanlar,zamansız mekansız çocuktuk
Büyüdük belkide onları unuttuk.
O karanlık şehirde korkular kadardık,
Gecenin karasında sevdalı bahardık,
Kaç kere yandık kimse bilmiyor..
Sevdiğim gidiyor İzmir ağlıyor
Kaç kere yandık kimse bilmiyor
Gemiler gidiyor İzmir ağlıyor...
Suavi..
|
 |
m.gökhan bölek
15 yıl önce - Pzr 24 Şub 2008, 15:26
Son yılların belki de en güzel İzmir şarkısı..Aslı Güngör Enbe orkestrası eşliğinde söylüyor...
İzmir Bilir Ya
İçimdeki hüzün yüzüme oturmasa da,
Bu acı beni yerden yere savurmasa da,
Gözümden başka bir yerden okunmasa da,
Kim demiş mutlu olduğumu, yandım..
Aşkın ölür ya, duan tutmaz ya,
Duyan olmaz ya, ben de kül oldum yandım..
Sevgin ölür ya, duan tutmaz ya,
Rüyan olmaz ya, ben de kül oldum yandım..
Aşkın ölür ya, duan tutmaz ya,
Duyan olmaz ya, ben de kül oldum yandım..
İzmir bilir ya, fallar çıkmaz yaa..
Kimse bilmez yaa, ben de kül oldum yandım..
|
 |
m.gökhan bölek
13 yıl önce - Pzr 28 Mar 2010, 16:45
İZMİRİN KIZLARI söz-müzik:Sezen AKSU
izmir'in kızları bir elinde de cımbızları
dişidir, anadır, efedir gidinin tatlı huysuzları
çıktılarmıydı ipek çoraplarla kordon boyuna
savaşta da, aşkta da esaslıdır kadın duruşları
hiçbir topuk tıkırtısı bu kadar
davetkar çalamaz
bir göz vuruşuyla yerle bir eder
böyle bir şey olamaz
körfezin yakamozu, yıldızı,
keskin tuzu tadında
parfümü meltem
yasemenler açar balkonunda
izmir'in kızları
korku yok kitabında
çal bre bir harman dalı,
delikanlı makamında
izmir'in kızları
ayıptır söylemesi laf aramızda
sevişe sevişe de ölür,
dövüşe dövüşe de icabında
baba sen de ne biçim takardın
kısacık eteklerime benim
merdiven altında
dizimden belime kıvırıverirdim
balkona çıkar makber okurdum
köprü inlerdi
öyle sert sert bakardın ki
ay! zor yetişirdim
baba sen anasına bakıp da
kızını almayacaktın
küfürlerine anneannemin
öyle gülmeyecektin
daha görür görmez
cigarasını tellerdirdiğini
şehriban hanım’ın
su yeşili gözlerine dalmayacaktın
izmir'in kızları çırasını yakar adamın
O SENSİN söz-müzik:Sezen AKSU
o sensin , o sensin
süzülür sabahlar
uyanır hatıralar
gelir iyonya'dan
izmir'in sokaklarına
yasemin kokusuyla
geçmişin dokusuyla
ayrılık korkusuyla
sarılır boynuna
çağırır usulca
unutulmuş saf çocukluğum
gülümser ilk aşkım
hemen hafifler burukluğum
ben oralarda doğdum
köklerim o topraklarda
tarihin sırlarıyla
ölmek isterim orada
acılar , yaslar
gizlenir kuytulara
sonra günahlar
uzanır uykulara
mehtap yol vermez
karanlık pusulara
başlar sularda akşam
|
 |
doqu
13 yıl önce - Pts 29 Mar 2010, 00:48
| Alıntı: |
KIRIKA
Kırıka... İzmirli dört müzisyenin 2000 yılında kurduğu modern bir halk müziği grubu. Ama bu halk müziği sıfatı yanlış anlaşılmasın. Kırıka kendi şarkılarını üreten bir grup. Eskide gözü değil, gönlü kalıp; aynı çizgide yeni şarkılar üreten bir grup. Dört kişi olmalarına nazaran bir oda orkestrası kadar sahnede gözdolduran bir grup.
Yeniden deniz şarkıları, deniz kültürü ve dionyssos ruhu... Denizle karanın seviştiği, karanın erkek karalığına, denizin kadın maviliğine karıştığı, ufku açık mavi, gurubu yanık kızıl bir güzel coğrafya bizim evimiz.. Ege kıyıları... Biz, gittikce kara kültürüne ve onun eğlence anlayışına teslim olmaya başlayan Türkiye'nin unuttuğu deniz kokusunun peşindeyiz....
Kırıka'nın İzmirli kurucuları gibi her İzmirli bilir ki buralara denizle gelen açıklık, güneş ile yıkanmış bir esriklik, milliyeti muğlak bir melezlik ve Dionyssos coşkusu yakışır. Yemek, içmek, şarkı söylemek, rakı ile esrimek, dans etmek, düğün, sünnet, açık hava, imbat, yosun ve deli lodos... Bu cümbüşü fişekleyen de zeybekler, sirtolar, kasap havaları, çiftetelliler, karşılamalardır.
Kırıka, müziğinde nicedir unuttuğumuz bu deniz rüzgarını arıyor... Gelenekten gelen şarkıları bir müzeci gibi yorumlamaktan çok gelenekten beslenip, bugünün şarkılarını yaratmaya çalışıyor. Ne ki gelenek öylesine cezbedici ki Tamburi Cemil Bey'in Rast Zeybeğini çalmadan da edemiyor.
Gelenek, şehirler ve müzik: "Kaba Saz".
Kırıka'nın ana etkileşim kaynağını 1800'lerin sonlarına doğru İzmir, İstanbul, Selanik gibi Osmanlı İmparatorluğu'nun kozmopolit şehirlerinde ortaya çıkan, 1960'lara kadar özellikle meyhanelerde yaşayan "şehirli halk müziği" olarak nitelendirebiliriz.
Bektaşi nefeslerinin rindaneliğini, oyun havalarının hovardalığını, Karagöz-Hacivat müziklerinin çocuksu-neşesini, yeniçeri kahvehanelerindeki kabadayı hallerini, rembetikoların külhaniliğini, kantoların hafif meşrepliğini, ve içli sevda şarkılarının hüznünü içinde barındıran bu kalender müzik o eski zamanlarda kah bir Rum hatunun sesinden, kah Urfalı bir gazelhanın nağmelerinden, kah İstanbul'lu bir beyefendinin nidalarından yükseliyordu. Kırıka, mayasını işte buralarda buluyor, ruhu kırıklık... yani şehirli olmanın ortaya koyduğu melez olma durumu.
MÜZİSYENLER
Salih Nâzım PEKER: Vokal, bağlama, cura, elektro saz, abdal sazı, cümbüş, lavta, buzuki, tzouras, baglamadaki.
Hasan Devrim KINLI: Perdesiz elektrikli bas gitar.
Orçun BAŞTÜRK: Davul, geri vokal.
Murat Ferhat YEGÜL: Trombon, ney.
ALBÜMDE YER ALAN PARÇALAR
1-Dokumacı Örümcek
2-Kaba Saz
3-Dert Gemisi
4-Nargilem
5-İspirtocu Saim
6-Bir Sır Var Gülüşünde
7-Rast Zeybek
8-Dört Mevsimli Gözler
9-Acılı Hayat
10-Yıllar Geçti
11-Sonbaharda İzmir'e Özlem
12-Rüyamdaki Şehirde |
| Alıntı: |
Kırıka - Kabasaz, grup tanıtımı
Dezenformasyon toplumunun balık hafızasına saçılan çerçöple, kendi kültürü ve geçmişiyle beraber, iç benlikte de yaşanan hezeyan durumu hepimizi kucaklayıp bir yerlere taşıyıveriyor.
Her sabah farklı bir gündeme uyanan bilinç, gözünü her açtığında kendi sınırlarının silinişini fark ederken; kaybolup giden değerlerle beraber, tek bir dünya ve tek bir kültürden oluşan devasa bir kıyma makinesine tıkılıp içinden çıkan silme insan yığınlarının aynılaştırılmasına tanık oluyoruz.
Batılılaşma babında kendi kendine yabancılaşan topluma satılan bayağı oryantalizm öğelerini hap gibi yutan küçük burjuva hallilerinin halinden anlayan müzik şirketleri, hangi tarafa göre doğu olduğu belli olmayan doğu'yu birilerine satadursun, uzun zamandır kendi ayaklarının altında duran topraktan inleyen nağmelerin üstünden atlayarak geçen ve millet bilincinin kaybolmasının kendi kültüründen bihaber olmanın bir sonucu olduğunu görmeyenlere acilinden şifa niyetine Kırıka; sıkıntılarımıza ilaç babında ilk albümleriyle yörüngemize giriş yaptı.
Grubun kendi tabirleriyle denizle gelen açıklık, güneş ile yıkanmış bir esriklik, milliyeti muğlâk bir melezlik ve Dionyssos coşkusu ile dolup taşan bir müzikle çalıp, söylemekte olan Kırıka, her Egelinin içinde olan zeybek kültürü, deniz kokusu, imbat, lodos ve sofranın baş tacı olan rakıyla harmanlanmış; halk müziği denince ilk akla gelen köylü folklorik ezgilerden ziyade, şehirli ve Osmanlının son zamanlarına öykünen bir müzik anlayışı içinde sanatını icra ediyor.
Salih Nâzım Peker'in vokal, bağlama, cümbüş, buzuki ve daha birçok enstrümanı çaldığı grupta, Hasan Devrim Kınlı bas gitar, Replikas'tan da tanıdığımız Orçun Baştürk davul ve geri vokal, Murat Ferhat Yegül ise trombon ve ney icra etmekte. Albümde ayrıca İstanbul Blues Kumpanyası kadrosundan Sarp Keskiner de gitarıyla katkısını esirgememiş.
Egelilik ruhunu pek güzel yansıtan Kırıka; İzmirli kimliğini arkasına alarak, fakat bunun bir yöreye has öğelerle bezeyerek gözümüze sokmak yerine, evrensel bir tarzda müziğini yansıtmayı başarabilen bir grup olarak şimdiden gani gani saygımızı kazanmayı başardı.
Kordon da günbatımına hasret yüreklere ilaç kıvamında olan albüm olan Kaba Saz da yine grubun kendi tabiriyle: Karagoz & Hacivat müziklerinin neşesini, rembetikolarin külhaniliğini, hanendelerin şehvetini ve içli sevda şarkılarının hüznünü içinde barındıran kalender nağmeler işitmek mümkün.
Calexico'nun zeybek hali veyahut White Stripes'ın kasap havası çalması gibi eğlenceli sıfatlarla kendi bezeyen grubun albümünde bulunan 12 şarkının yedi tanesi merhum şair Mustafa Kamil Gök'ün şiirlerinin bestelenmesinden oluşturulmuş. Ayrıca albümde Tamburi Cemil Bey'e ait olan enstrümantal Rast Zeybek ismindeki şarkı da Kırıka tarafından yeniden düzenlenerek kendine yer edinmiş.
Kırıka'nın da albümde müzikten ziyade dikkat ettiği şey olan şarkı sözü konusunda Mustafa Kamil Gök'ün şiirlerinin varlığı gerçekten çok önemli bir unsur olarak göze çarpıyor. Tam olarak verilmek istenen eski usul yeniçeri eğlencesi, kederi, ruhu ve her türlü kırıklığın bileşimiyle yoğrulmuş şarkı sözleri albümün ruhunu yansıtmayı çok iyi başarıyor.
Albümde en ilgi çeken şarkılar olarak sözleriyle beni benden alan Dert Gemisi, İspirtocu Saim, Bir Sır Var Gülüşünde ve Acılı Hayat kişisel olarak favorim. Özellikle Dert Gemisi'ndeki
Zengin vardan
Fakir dardan
Gönül yardan
Dert yanmakta..
dizeleri içimize nakşetmiş durumda.
Uzun lafın kısası; Ege müziği denince akla gelen sirtaki ve tabak kırma ayinlerden gayrı, dizleri yere vura vura zeybek oynamak, hem sevinç hem de burun sızlatan hüzünle, keder ve mutluluğun rakı masasında ve denizin dalgalarında savrulup gittiğine şahit olmak isteyenler Kaba Saz'ı mutlaka gidip edinsin. Yıllarca dinledikleri süprüntüleri bir kenara fırlatarak sahici bir şeylere kulaklarını açıversinler.
EK BİLGİ:1800'lerin sonu, 1900'lerin başında istanbul, urfa, selanik gibi imparatorluğun büyük şehirlerinde yapılan halk müziği oldu Kırıka'yı etkileyen... bektaşi nefeslerinin rindaneliğini, halk türkülerinin tevazusunu, kantoların hafif meşrep şehvetini ve içli sevda şarkılarının hüznünü muhabbetle kucaklayan bu kalender müzik, kah bir rum kadınının tahrik edici sesinden, kah urfalı bir gazelhanın nağmelerinden, kah istanbullu bir beyefendinin nidalarından yükseldi. işte kırıka mayasını burada buldu: kırıklık... çelebice bir hüzün ve melez olma durumu... taş plakların o tek kanaldan gelen özensiz, ama içten kayıtları... bir
de taksim ve gazellerde icracıların makam dışı seslerde özellikle diretmeleri... kırıka, tam da burada punk bir hissiyat buluyor ve bu hissiyatı kendi şarkılarında amplifiye ediyor. son dönem osmanlı şehirli halk müziği, akademik eleştirilerden ve piyasanın baskısından uzakta, kendi zamanının şarkılarını bir zanaatkar tevazusuyla işleyip, bugüne bir gelenek bıraktı. şimdi, ne yazık ki bu özgürlüğe sahip değiliz. kırıka, bu döneme gıpta ile bakıyor ve biraz da öykünüyor.
http://209.85.129.132/search?q=cache:OSxR8xGWqIIJ ...&gl=tr |
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> İZMİR - Haberler ve Sohbet
|