Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
hüsnü öz
15 yıl önce - Prş 01 Şub 2007, 11:52
Demiryolu ve Kara Nakliyesinin Karşılaştırılması


*Türkiye'de demiryolu yerine Karayolu taşımacılığının tercih edilmesinin, ABD'nin yaptığı Marşal yardımının bir şartı (kriteri) olduğunu,

*Türkiye'de %95 olan kara yolu taşımacılığının payının, ABD'de %43 olduğunu, (St,TSE.Mart 2002 )


*2050 yılında, Japon uzmanların yaptığı çalışmaya göre, Ankara - İstanbul arasında yılda 60 milyon yolcu taşınacağını,

*Mevcut durumdaki, Ankara İstanbul demiryolu hattının Abdülhamit zamanında 725 km olarak yapılmış olduğunu,

*Abdülhamit zamanında yapılan demiryolunun, yolu yapan yabancı şirketler tarafından, demiryolunun geçtiği yerlerdeki

maden imtiyazı hakkından yararlanmak için bilinçli olarak uzatıldığını, Atatürk'ün 1936 yılında bu yolun düzeltilmesini istediğini,

*İstanbul - Ankara arasında elektrikli tren projesinin 1959 yılında hazırlandığını,

*1976 yılında Demirel tarafından 411 km olarak ihalesi yapılan Ankara İstanbul hızlı Tren hattının % 40'ının tamamlandığını,

ancak bunun bitirilmesinin engellendiğini, Mesut Yılmaz'ın bu hattı tamamlamayacağız diye bir açıklaması olduğunu ve

iktidar olduğu yıllarda da bu hattın tamamlanması için çalışma yaptırmadığını,

*8 Haziran 2003 tarihinde AKP'nin Ankara İstanbul hızlı tren hattını tamamlamak yerine, Abdülhamit zamanından kalan

725 km lik hattı modernize edecek şekilde Alarko ile ortak İspanyol şirketiyle bir anlaşma imzaladığını,

*Bu hattın Ankara Eskişehir arası için 600 milyon dolarlık bir harcama yapılacağını ve bu projenin hızlı tren

ile bir ilgisi olmadığını aksine hızlı treni engellemek için bir aldatmaca olduğunu,

*Ankara İstanbul arasında,Prof.Dr İlyas Yılmazer'in bir elektrikli demir yolu projesi hazırlamış olduğunu.

Bu projeye göre 395 Km olacak olan demir yolunun,boru tipi türbün ile Mudurnu çayından elde edilecek

elektrikle bedava enerji ile çalışacağını ve bu bedava enerji ile günde 96 sefer yapılabileceğini,

*Atatürk zamanında 4075 km demiryolu yapıldığını,bundan sonraki 65 yılda ise sadece 1510 km demiryolu yapılabildiğini,

*1950 yılında %50 oranında olan demiryolu taşımacılığının,2003 yılında %5 e düştüğünü,

*Tokyo'da yüksek hızlı trenlerin (200 km/s),1964 yılında çalışmaya başladığını ve bu güne kadar bu trenlerin hiç kaza yapmadığını,

*İzmir, Denizli arasının (300 km) 27 yıl önce otobüs ile 5 ,Trenle 6 saat,günümüzde ise bu mesafenin otobüsle

3,5 saat trenle yine 6 saat ( ort. hız 50 km /saat ) olduğunu,

*ABD,Fransa ve Japonya'da 450 km/s hız yapan trenlerin hava yolu taşımacılığı ile rekabet ettiklerini, (St,TSE.Mart 2002 )

*600 km hız yapan elektrikli trenlerin artık kullanılmaya başlandığını,800 km hız yapan elektrikli trenlerin ise deneme aşamasında olduğunu,

*Türkiye'de yılda 10-12 bin kişinin trafik kazalarına karıştığı , (St,TSE.Mart 2002 )

**Türkiye'de % 7 si trenle yapılan taşımacılığın,elektrikli trenle yapılan taşıma olarak %30 çıkarılması durumunda,yıllık 36 milyar dolar tasarruf edileceğini, (Prof. Dr. Atıf Ural),

*AKP'nin acil eylem planında söz konusu olan15 bin Km yolun,Yapılabilirlik (fizibilite) çalışmasının, jeolojik ve jeofizik etütlerinin,şehir içi geçiş planlarının,bilimsel değerlendirmesinin olmadığını,(Prof. Dr. Atıf Ural)

*Tarsus Adana Gaziantep arasında yapılan yolun,keşif bedelinin,360 milyon dolar,keşif uzunluğunun 243 km,öngörülen bitiş tarihinin 1991 yılı olduğunu, Ancak bu yolun 258 km olarak, 2001 yılında 4,2 milyar dolara bitirildiğini, (Doç. Dr. İlyas Yılmazer)

*Otoyolların geçtiği alanların ,on kilometre sağ ve on kilometrede solunun,kirlilik nedeniyle tarım alanı olmaktan çıktığını,

*Türkiye'nin en verimli ovalarından biri olan İzmir,Menemen Ovasının ortasından,otoyol geçirmek için proje hazırlandığını,otoyolun ovanın 4 bin dönüm arazisini yok edeceğini.

*Otoyolların verimli ovalar içinden geçirilmesinin Türk tarımını yok etme planının bir parçası olduğunu,

*Ovanın içinden geçen karayolları kenarlarındaki bağlardan ihraç edilen üzümlerin,zararlı madde bulunduruyor olmaları nedeniyle iade edildiğini,

*Taşımacılığını %95 oranında karayolu taşımacılığı ile yapan Türkiye'nin,kaza sayısında 195 ülke arasında 12. Olduğunu,

*Trafik kazalarının 4 yıllık zararının,25 trilyon olduğunu,(2002)

*Yüksek hızlı demiryolunun km maliyetinin 1.4 milyon dolar ömrünün 30 yıl , bölünmüş yolun km maliyetinin 1.5 milyon dolar,ömrünün 15 yıl olduğunu, ( Doç.Dr.İlyas Yılmazer)

*Ankara İstanbul arasındaki yolda yapılan bolu tüneline (25 km) harcanan para ile, Ankara İstanbul arasını 1,5 saate indirecek demiryolu yapılabileceğini, Bu demiryolunun tüm enerji ihtiyacının Mudurnu çayından karşılanabileceğini, ( Doç.Dr.İlyas Yılmazer)

*Bolu tünelinin Kuzey Anadolu fay hattı üzerinde olduğunu, trilyonarca para harcanan bu tünelin soğuk hava deposu olarak kullanılacağını,

*Türkiye'de Avrupa'daki toplam sayıdan daha fazla otobüs ve kamyon olduğunu,

*Avrupa ülkelerinde, elektrikli trenle yük taşımacılığının en düşük olduğu ülkede, bu oranın %60, yolcu taşımacılığında ise en düşük oranın %80 olduğunu,

*Japonların yaptığı araştırmaya göre, karayolu taşımacılığının, deniz yoluna göre %166 daha pahalı olduğunu, (St,TSE.Mart 2002 )

*1 km karayoluna yapılacak harcama ile 5 km demiryolu yapılacağını,

*Karayolunda 5 ila 10 birim harcanarak taşınan yükün, demir yolunda 1 birim harcanarak taşındığını,

*Ülkemizde, deniz yolunun yük taşımacılığındaki payının % 0.3 olduğunu, (2002)

*Demiryolu ulaşımının, komünist ülkelerin tercihi olduğunu öne süren Özal'ın ,Türkiye'de cumhurbaşkanlığı yaptığını,

*Gaziantep Adana arasında 4,5 milyara yapılmış olan çift yolun,günde 25 bin araç trafiği için ekonomik olduğunu, ancak bu yolda günde sadece 2.500 araç trafiği olduğunu,

*İstanbul Ankara arasını 3 saat, Ankara Mersin arasını da 3 saatte alacak olan bir demiryolu yapılsa bunun maliyetinin 4 milyar dolar olacağını,

*300 milyar dolar olan dünya deniz taşımacılığından,Yunanistan 60 milyar dolar pay alırken, bizim ise 2,5 milyar dolar dahi pay alamadığımızı,

*Batum'dan Hopa'ya bir TIR 'ın 3 bin dolar, bir vagonun 2500 dolar taşıma ücreti aldığını, bir vagonun 3 TIR'ın taşıdığı yükü taşıdığını, (2003)

*Ulaşım, enerji, eğitim gibi temel politikaları yanlış olan bir ülkenin kalkınamayacağını,


Kemal Bayır
15 yıl önce - Prş 01 Şub 2007, 13:56

Kıymetli çalışması için Sayın Hüsnü Öz'e teşekkürler.
         Sayın Hüsnü Öz'den
Alıntı:
Demiryolu ulaşımının, komünist ülkelerin tercihi olduğunu öne süren Özal'ın  

ABD'nin Marshall yardımları ile dış borç tuzağına çekilen Türkiye, bu paraların, ABD çıkarıları doğrultusunda kullanılmasının istenmesi sonucu, demiryolları yerine karayollarının yapımı teşvik edilmiş, daha çok araç, benzin ve tüketime dayalı emtianın satılmasını sağlamak için o dönemde, Demiryollarını savunanları susturabilmek amacı ile " Demiryollarını savunmak" Koministlikle eşdeğer tutulmuştur.

         Konu, Rahmetli Özal'dan çok önceleri Türkiye gündemini oluşturmuştur.

         http://www.tcdd.gov.tr/genel/tarihce.htm
Alıntı:
Karayolu, 1950 yılına kadar uygulanan ulaşım politikalarında demiryolunu besleyecek, bütünleyecek bir sistem olarak görülmüştür. Ancak karayollarının demiryollarını bütünleyecek, destekleyecek biçimde geliştirilmesi gereken bir dönemde, Marshall yardımıyla demiryolları adeta yok sayılarak karayolu yapımına başlanmıştır...


En son Kemal Bayır tarafından Prş 01 Şub 2007, 14:02 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


fatih civelek
15 yıl önce - Prş 01 Şub 2007, 14:03

Arkadasimiz Husnu Oz bey bir iki cumleyle atkardiklariyla alakali kendi gorusunu yazsaydi çok daha şık olurdu.


Turkiye (her turlu entegre olmus tasimacilik) tasimacilikta daha yeni kalkinmakta olan bir ulke oldugu biliyoruz. Deniz tasimaciliginda Yunanistan dunyada Japonya'dan sonra ikinci sirada zannedersem. Ozellikle AB ile gumruk birligi konusunda Yunanistan'in istedikleri AB yerine getirdigi zaman Turkiye'nin gumruk birligine girme konusunda imzayi atabilecegini yazmisti. Bunlari soyle hatirliyorum: 1- AB'den para gelecek ve deniz tasimaciligimizi genisletecegiz. 2- Para aktarilacak ki Turkiye'nin tekstil endustrisi konusunda ayakta durabileyim hatta uretim konusunda Turkiye'yi geçebilegim. 3- Daha hizli para onaylamalari ile ulkemizde otoyol ve hizli demir yolu agini genisletebilelim.. seklinde Yunanlilar siralamisti istediklerini.

Bugun biliyoruz ki 90'larda Yunanistan'in, Portekiz'in ve Irlanda'nin milli gelirlerlerin yarisi AB fonunan saglaniyordu. Ispanya ise bu fon sayesinde kendi ulkesinde ki hizli tren projelerini subvanse etti.. ve saire.. yine bilyoruz ki Isveç'in bu konuda zengin bir isveç'in 95'ten sonra milli geliri dustugunu. Avrupa Fon'una para akataran zengin ve refah duzeyi yuksek ulkelerin para aktarmasi kendi ekonomilerinin dususunu sagladi. yani bir sekil grafikte duzlenmeye gidildi. Amaç tum Avrupa'da ki ekonomiyi ayni duzeye getirmek.

Ayrica Tarim için en çok AB fonu paralarini içine yutan yine Fransadir. Avrupa'nin Atlantik Okyanusu kiyisinda en çok baliklari supuren ve bunun için en çok AB fonundan yararlanan yine ispanya. Bu yuzden Norveç zaten referanduma gittiginde ve Norveç halki tumuyle ispanyollarin bizim deniz kiyimizda ki baliklari süpürmelerine izin vermeyiz demeleri uzerine Avrupa Birligine Norveç katilmamistir.

Bunlari neden anlatiyorum: çunku bu yukarida ki veriler bizelere Turkiye - ABD ve Japonya denklemini gosteriyor. Ki Japonya bilgileri dogru oldugu halde ABD ile bilgiler dogru degil kanaatimce. ABD de bir tren'in en çok yaptigi hiz 180 km'dir. 2000 yillarin baslarinda ABD daha yeni yeni hizli trenlerini projelendirmeye baslamistir. ABD'nin ilk hizli projesi Texas eyaletinde Dallas , Houston ve Austin (baskent) arasinda projelendirildi.

Japonya gibi kalkinmis bir ulkeyi Turkiye ile kiyaslamak ne kadar dogrdur bilemem ama Japonya o kadar daglik bir memleket ki Deniz kiyilarini otoyollarla doldurdular, uygun arsalar olmadigi için KANSAI gibi muhtesem bir havaalanini deniz'in ortasina ( 5 km karadan uzak) yapma durumunda kaldilar ve her geçen gun denize batma tehlikesiyle karsi karsiya oldugundan yanina ikinci bir pist yapiyorlar simdi.

Japonya mecburiyetten yollarini tunellerini yapma mecburiyetinde, çunku resmen deniz ortasinda bir ulke tum urettiklerini dunya ya pazarlamak için mecburlar buyuk bir deniz filosuna sahip olmaya. Baska çareleri yok cunku. Egitim yuksek ve Hirsli bir kultur var Japonya'da. Bence bu iki onemli hususu egitim sistemimizde uygulayabilirsek daha nice guzel projelerin bizi bekledigini kolaylikla vurgulayabiliriz

Sevgiler
cem


u.gönül
15 yıl önce - Sal 06 Şub 2007, 01:33

bence bu konuda çalışmalar gayet iyi gidiyor.havacılığın özel sektöre açılması,duble yollar,istanbul-eskişehir-ankara-sivas,izmir-afyon-ankara hızlı tren projeleri...daha ne olsun???

Ahmet Çamlı

15 yıl önce - Sal 06 Şub 2007, 03:16

Şimdiki Türkiye demiryolları osmanlı döneminde ve Cumhuriyet döneminde yapılmış sonra pek önem verilmemiştir. 1950li yıllardan sonra planlı döneme geçiş ile birlikte Demiryolu geri plan itilmiş ve karayoluna ağırlık verilmiştir.  Gelişmiş ülkelerde raylı sistemlere önem verilirken ülkemizde yanlış politklarla demiryolu geri plana atılmıştır. bir an önce demiryolları geliştirilmeli ve demiryolu ulaşımı yaygınlaştırşılmalıdır.



Armağan Örki
15 yıl önce - Sal 06 Şub 2007, 04:02

Aynı sömürgeciler, Afrika'da fakir ülkelerde (gerçi tümü fakir) karayolu yapımı için başvuruda bulunuyorlar ve havalimanı büyüklüğünde (her ne nedenle gerek duyuluyorsa) karayolları yapıyorlar ve karşılığında az miktar nakit ve o yolların tümündeki ağaçları ülkelerine götürüyorlar. Hem kendi ülkelerindeki yeşil alanı koruyup beleşten ağaç, hem de karayolları yapıp demiryollarına nazaran daha fazla kazanç sağlayacakları karayolları için mal satmış oluyorlar...

Türkiye'de şu aralar yavaştan gelişmekte olan demiryolları, gerek güvenlik ve gerekse maliyet için bir an önce geliştirilmelidir. Gerek yolcu, gerek yük taşımacılığında istikrarı sağlamanın tek yolu da budur. Çağdaş toplumlar seviyesine çıkmak isteyen ülkemizin kuru kuru birtakım bölücü birlik ve guruplara katılma isteğinden önce, bu geleneksel sömürgeci politikadan kurtulup demiryollarına yönelmesi şartı, günümüz koşullarında da vazgeçilmez bir gerçektir.

Konuyla ilgili olarak, bir kilometre demiryolu yapımı maliyeti ile bir kilometre karayolu yapımının kıyaslamasını eklerseniz ve ayrıca güvenlik konusunda istatistiksel bir çalışma var ise eğer, belirtirseniz bence bu konu-sorun daha etkileyici olabilir.


rıza koçak
14 yıl önce - Sal 04 Arl 2007, 19:30

Atatürk döneminde,NURİ DEMİRAĞ 1000 km.nin üzerinde demiryolu hattı yaptı.Yine NURİ DEMİRAĞ ,bu günkü Yeşilköy Havaalanının yerinde kurmuş olduğu uçak fabrikasında yolcu uçakları imal etti.Ancak,İNÖNÜ ABD.nin isteği doğrultusunda uçak fabrikalarının kapatılmasını sağlayarak,TÜRKİYE'NİN temeline ilk dinamiti koydu.Ardında KÖY ENSTİTÜLERİNİ kapatarak ülkemizin geleceğini karartmıştır.Nuri Demirağ ismini internet ortamında lütfen araştıralım.Kimlerin ,ülkemiz aleyhinde neler yaptığını görelim ve ülkemize sahip çıkmak neler yapabiliriz,üzerinde düşünelim.

İSMAİL ÇELİK

14 yıl önce - Çrş 05 Arl 2007, 10:57
RAYLARIN ÜSTÜ


Şunu unutmayın,ulaşım sistemleri birbiri ile elbet rekabet edecektir ama asıl mesele bunların birbirini tamamlamasıdır.Mesela misal verirkende dikkatli verelim,Bolu Dağı tüneli, demiryolları gelişmiş bir memlekette olsak gerekli bir projedir.

Maalesef işgüzar siyasi ve mühendislerden çok çektik vede çekiyoruz.Herif en verimli ovalardan bahsettiğiniz gibi yolu geçiriyor;ama yolun beraberinde yapılaşma getireceğini düşünmüyor ve tarım arazileri umurunda değil.(Sanayi ülkesi oluyormuşuzya!)
Almanya'nın araç sayısı bizden 4 kat fazla olduğu halde,akaryakıt tüketimi bizim yarımız kadardır.Anlaşılıyorki biz çok zenginiz!

Demiryolunun en büyük avntajı ulaşım sistemleri içinde elverişsiz hava şartlarından en az etkilenenidir.
Büyük çaplı yükleri taşımanın en iktisadi yöntemidir.
Petrol tüketimini azaltmanın yegane yoludur.Sadece petrol değil mesele;ağır vasıtalar daha çok lastik eskitirler;düşününki demiryollarımız gelişse daha az kamyon ve otobüsümüz olsa(bakın olmaması diye biyşey yoktur buda ihtiyaçtır şu an bizde anormal derecede fazlalık vardır)daha az lastik kullanılacak demektir buda daha az lastik atığı demektir.

Karayollarımız gelişmiş olmasına karşın onlarda bile yeterli değiliz aslında.Mesela şehirlerarası yollarda çoğu soğuk asfalttır.(son zamanlarda sıcak asflat hamlesi başlatıldı)Standartlarımız ne derece sağlıklı.Mesela biz dağlık bir ülke olduğumuz için rampalarımız çok,o yüzden 3 dingilli yarı römorklu(yanlış olarak tır denir)bir aracın müsaade edilen yüklü ağırlığı 32 tondur ve bizim ülke şartlarında bu tip bir aracın en az 325 hp fgücünde olması lazım.Hepsi böylemi?


Murat Caner
14 yıl önce - Çrş 05 Arl 2007, 19:03

Alıntı:
Karayollarımız gelişmiş olmasına karşın onlarda bile yeterli değiliz aslında.


Gelişmiş mi? Karayollarımız gelimemiş, demiryolumuz hiç yok. Eğer bundan 15 yıl önce Kuzey Güney doğrultusunda en az 3, Doğu batı doğrultusunda en az iki hızlı tren tasarısı tasarlanıp şu aralar bitirilmiş olsaydı demiryolu gelişmiştir derdik. Bu durumda karayoluna gerek kalmazdı zaten.


OSMAN AYTAÇ 58
14 yıl önce - Cmt 01 Mar 2008, 02:21

Ülkemizde malesef tam olarak sağlıklı yol yapılmıyor. Genelde bazı şehirler arası otoyol lar iyi dir. Artık gelenek haline gelmiş zift dökülür sadece kuru mıcır serilir mıcırın oturması 4 ayı bulur, ondan sonra yollar oyulmaya başlar. Uzunyol taşımacılığı yaptığımızdan biliyorum öyle hatlar varki hersene yapım çalışması yapılıyor.Düşünün nekadar sağlıklı.



sayfa 1
ANA SAYFA -> ULAŞIM