1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 4  |
 |
Armağan Örki
16 yıl önce - Çrş 31 Oca 2007, 23:23
Sanırım yanlış anlaşılma oldu. Ben yazılan 4 iletinin aynı şeyi kast ettiği görüşündeyim.
Devletimizin bir kırmızı çizgisi var (ulusal birliğin, toprak bütünlüğünün, ekonomik ve siyasal bağımsızlığın koruyucu politikası) ve bu bizim şerefimiz ve geleceğimizin garantisi olan politikaların belirleyicisi. Kimse bunlardan taviz veremez, vermemelidir; fakat şu an Atatürk'ün Nutuk'ta taş attığı ulusun çıkarlarını geri plana atanlar bu sınırı delik deşik etmiş durumda.
Gidişatımızın düzeltilebilmesi için birilerinin artık masaya vurma zamanı gelmiştir, zamanın ilerlemesini zararımıza değil, yararımıza döndürmek için bir şeyler yapmak şart. Ve bunu sadece hükümete ve orduya bırakmakta doğru değil, bu ülke için vergi veren ve oy kullanan her kişinin söz hakkı vardır. Bu kişiler, kendileri için olmasa bile; atalarının aşkına, çocuklarının hatırına eylemde bulunmak zorundadır... O zorunluluğun acısını dindirecek ve güç verecek olan şeyin ne olduğu ve nerede bulunduğu, Nutuk'ta geçer.
Savaş olmasın, ama pasiflik hiç olmasın. Gerektiğinde, taş üstünde taş bırakmayalım. Kişisel ve ulusal çıkarlarımız yalnız bu noktada kesişir çünkü...
|
 |
orkun01
16 yıl önce - Çrş 31 Oca 2007, 23:49
Dink'i öldürerek Kerkük meselesinin gündemden düşmesine neden oldular.
Kerkük ne yazık ki Kürtlerin eline geçiyor beyler. Biz de elimiz kolumuz bağlı seyrediyoruz.
|
 |
Sarıyerli TAYFUN
16 yıl önce - Prş 01 Şub 2007, 17:00
Ülke olarak,Millet olarak bahsedilen bütün olumsuzlukları yaşıyacağız,hatta arada bir yaşamalıyız,ama şunu asla aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor '' geçmişi unutmamak'' Ulu Önderimiz Atataürk'ümüzün en büyük meziyeti geçmişi-tarihimizi çok iyi bilmesiydi,yakın veya eski,yaşadığı veya yaşamadığı tarih,bu bilgilerden edindiği tüm tecrübelerini tüm hayatında kullanmış ve başarılara sahip olup Büyük Önder olmuştur.
Bu Ülkede Vatanını ve Milletini seven bireyler olarak mücadele etmekten vaz geçmememiz ve direncimizi, inancımızı kaybetmememiz gerekmektedir,yeterki eğilmeyelim,dik duralım,millet olarak.
Belki bir kaç nesil bir bedel ödiyeceğiz,Kerkük'te de bedel ödenecektir,10 yıllar sürecektir belkide,tıpkı Kıbrıs'ta olduğu gibi,Kosova'da,Bosna'da olduğu gibi,Bulgaristan'da,Çeçenistan'da,Azarbeycan'da,hatta Batı Trakya'da, nasıl geçmişimizde,tarihimizde olmuşsa onun gibi,bütün mesele bedeli ödeyebilecek nesiller yetişmesidir aslolan,geleceğimiz olan nesillerimiz mutlak üstün bir nesil ve Millet olacaktır.
TÜRK ÖĞÜN ÇALIŞ GÜVEN
|
 |
ugursurmeli
16 yıl önce - Cum 02 Şub 2007, 00:54
Diyarbakırspor - Karşıyaka maçında çıkan olayları izledim... Spor karşılaşmasına değil de savaşmaya gelen iki grup varmış gibiydi... Kırılan koltuklar, polisin müdahalesi...
Devlet büyüklerimiz halkı duyarlı ve sakin olmaya davet ediyor.
Bakıyoruz devletin en üstüne. Cumhurbaşkanlığı seçimi sır. Halktan saklanıyor adaylar. Kimse dürüstçe ve açıkça çıkıp ben aday olacağım, adayım diyemiyor. Avrupa ülkelerinde seneler öncesinden en güçlü adaylar toplum önüne çıkarılıp nabız yoklanıyor.
Bir aşağıya inelim... Başbakanlık makamına. Yeri geliyor ana muhalefet ve başbakan öyle ithamlarla birbirlerine yükleniyorlar ki... Hakarete varan sataşmalar. Bir sürü dava var açılmış...
Mecliste de durum farklı değil... Birçok milletvekilinin fezlekesi beklemede. Dokunulmazlıkları olduğu için dokunulamıyor...
Spordan sorumlu bakanımızla futbol federasyonubaşkanımız kavgalı. Seçimler olacak dananın kuyruğu kopacak...
Komşularımıza bakıyoruz, ateş çemberi etrafımız. Elin Amerikası petrol rezervlerine konmak için göstere göstere biniyor komşumuzun tepesine, dünya ile beraber seyirciyiz.
Koltuk kavgası yapan siyasiler acaba Diyarbakırspor-Karşıyaka maçında birbilerinin kafasında koltuk kıran halkı görünce koltuk kaygısına kapılmıyor da halkı sakin olmaya davet ediyor... Ne yalan söyleyeyim bence bıçak kemiğe dayandı. Birileri kendine çeki düzen vermezse kafalarında kırılacak sevdasına düştükleri koltuklar ama nerde o anlayış...
Ayrıca aşağıdaki haritaya dikkatle bakmak lazım... Başka başlıkta da konusu geçmişti ama bence yeternce ciddiye alınmadı ve alınması gerekli...
| Alıntı: |
NATO Savunma Koleji’nde Türk subayların da katıldığı brifingde ABD’li Albay’ın kullandığı Türkiye’yi bölen BOP haritası krize yol açmıştı. 18 ilimizi sözde Kürdistan sınırları içine alan bu harita, bazı gözleri görmeyen gafilleri uyandırmaya yetmedi.
|
| Alıntı: |
ABD’li albayın Türkiye’nin bir bölümünü sözde Kürdistan’a dahil eden BOP haritası bile ne yazık ki ‘TESEV’ci yazarları kendine getirmeye yetmedi...
TÜRKİYE Cumhuriyeti, kuruluşundan bu yana binbir türlü tehdide ve tehlikeye göğüs gerdi. Dahili ve harici bedhahlar hiç eksik olmadı. Kimi topla tüfekle, kimi ekonomik kıskaca alarak, kimi diplomasi masalarında Türkiye’yi çeşitli oyunlarla bölmeye çalıştı. Ancak bu kez gelen tehlike çok daha büyük ve ülkenin bekaasına yönelik.
Bir dönem kapalı kapılar ardında dillendirilen Türkiye’nin güney sınırında yeni bir devletçik düşüncesi, daha sonra açıktan gündeme getirilmeye başlandı. Bu amaçla, bazı devletler, terör örgütlerini desteklemekten de geri kalmadı. Ardından haritalarla resmen ortaya konulan düşünce, artık bugün açıktan dillendirilmeye başlandı. Öyle ki, bir dönem devlet kademesinde görev yapan isimler ve köşe yazarları bile, alternatif seçenek olarak bu düşüncenin değerlendirilmesi gerektiğini savunur noktaya geldi.
Ortaya çıkan bu tabloyla yüreği sızlayan vatanseverler ise soruyor: “İstediğiniz, haritasını gördüğünüz bölünmüş Türkiye mi?..”
Nereden nereye?
Türkiye’nin sınırlarını da hedef alan Büyük Ortadoğu Projesi’yle masabaşında çizilen haritalar uygulamaya konulmuştu. Özellikle ABD’deki çeşitli düşünce kuruluşlarının gündeme getirdiği haritalar, Irak işgalinin ardından resmi makamlarca da dillendirilmeye başlandı. 15 Eylül 2006 günü İtalya’nın başkenti Roma’daki NATO Savunma Koleji’nde iş ayyuka çıktı. Düzenlenen seminerde ABD’li bir albay, Türkiye’yi bölünmüş gösteren bir harita açarak ders vermeye kalkıştı. Türk komutanların tepkisi üzerine ABD sadece üzüntüsünü bildirmekle yetindi. Ancak asıl niyet ABD Dışişleri Bakanı Condolezza Rice’ın sözleriyle ortaya çıktı.
Ortadoğu gezisi sırasında yaptığı açıklamada, “Artık yeni bir Ortadoğu zamanı geldi” diyen Rice, yeni planları da açığa vurmuş oldu.
Kürt gruplara açık açık destek veren, terör örgütü PKK’ya yönelik ikircikli tavrı dikkat çeken ve Türkiye’ye de sınır ötesi operasyon vetosu koyan ABD, bu yolda Türk askerinin başına çuval geçirmekten de çekinmedi.
Tüm bu gelişmelerin ardından işin acı tarafı ise Türkiye’den çeşitli çevrelerin bu düşüncelere destek vermesi oldu. Atalarımızın kanıyla alınan toprakların, kapalı kapılar ardında bazı çevrelerin çizdiği haritalarla bölünmesi düşüncesinin kademe kademe uygulandığı bir dönemde aralarında TESEV gibi kuruluşların da olduğu çevrelerin raporları ve açıklamaları kafalarda soru işaretleri bıraktı. Son günlerde ise köşe yazarlarının yazılarılarında ve haberlerde bu düşüncelere destek veren açıklamalar yer alması dikkat çekti.
‘Türk askeri Irak’ta işgalci olur’
Sabah Gazetesi Yazarı Mehmet Barlas da benzer düşünceleri dile getirdi. NTV’de önceki akşam yayınlanan “Yorum Farkı” adlı haber programında PKK’nın terör örgütü olduğunun altını çizen Barlas, Türk askerinin Irak’a girmesinin ise işgalci olarak algılanmasına neden olacağını öne sürdü.. Barlas, 16 Ocak’ta Sabah Gazetesi’ndeki köşesinde de Kuzey Irak’a yapılacak müdahalenin, savaş sebebi sayılabileceğini yazmıştı. Barlas, “Şu anda Türkiye’de Kuzey Irak’taki ve Kerkük’teki duruma ilişkin olarak, dış politika ile iç politika iç içe geçmiş durumda.
Bu nedenle politikanın aktörleri, içeride seslendirmeye alışkın oldukları öfkeli söylemleri, dış politikada da tekrarlamak hatasına düşmekteler” dedikten sonra, Türkiye’nin Kuzey Irak’taki gelişmelere “Müdahil olmak” konulu açıklamalarının, bu siyasi coğrafyanın gerçekleri açısından hem doğru olduğunu, hem de bir hak olduğunu kaleme almıştı.
Hedef ne?
Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, dünkü yazısında 1 Mart Tezkeresi’nin geçmemesinin sıkıntılarının bugün yaşandığını savunarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şimdi aynı barışsever arkadaşlar bu defa, Türk Ordusu, Kuzey Irak’a girsin diyor. Ben de diyorum ki, “Sakın ha”...
Türkiye, Kuzey Irak’la meselesini savaşla değil, akıl ve diplomasiyle çözmeli. Bunu yaparken, “kırmızı çizgiler” saplantısından kurtulup alternatif senaryolar üretmeli. Bir adım daha ileri gideceğim. Hatta radikal alternatif senaryolar üzerinde çalışmalı. Bunun içinde, orada bir Kürt devletinin kurulması senaryosu bile bulunmalı. Artık kendi kendimize şu soruyu da sorma zamanı geldi: “Iraklı Araplar’la aramızda Sünni bir Kürt devletinin bulunması bizim açımızdan iyi midir, yoksa kötü mü?”
Teröristi savundu
Mİlliyet de, MİT Eski Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş’in sözlerine yer verdi. Yapılan röportajda Öneş, izlediği Kürt Konferansı’ndan etkilendiğini ortaya koyarak teröristlerin hedefine ulaştığını ortaya koyacak şu değerlendirmeyi yaptı:
“PKK’lı da bizim vatandaşımız. Eleştirmeli, özeleştiri yapmalı, ama doğruyu bulmalıyız. PKK, 3 bin militandan ibaret değil. Politikalarımız başarısız oldu.”
|
19 Ocak 2007 Tarihli Tercuman gazetesinden alıntıdır...
|
 |
yasar_gul
16 yıl önce - Cum 02 Şub 2007, 01:41
BÜYÜKLER BİLİR
Yalan dolan ile devran sürmeyi
Biz ne bilek beyim büyükler bilir
Milletin başına çorap örmeyi
Biz ne bilek beyim büyükler bilir
Rüşvet vermek rüşvet almak nasıl şey
Hazineden para çalmak nasıl şey
Terlemeden zengin olmak nasıl şey
Biz ne bilek beyim büyükler bilir
Erken palazlanıp erken ötmeyi
Değirmenler kurup baş öğütmeyi
Hele... meydan meydan adam gütmeyi
Biz ne bilek beyim büyükler bilir
Anlamayız kopya nedir, asıl ne
Perde, sahne, solo, koro, fasıl ne
Üçkağıtta erkan nedir usul ne
Biz ne bilek beyim büyükler bilir
Viski, votka çekip keyif çatmayı
Dansöz kucağında stres atmayı
Milleti bölmeyi, vatan satmayı
Biz ne bilek beyim büyükler bilir
Seyrettikçe ana-baba filmini
Hissederiz baskısını zulmünü
Lisans üstü maskaralık ilmini
Biz ne bilek beyim büyükler bilir
Adettir gerekmez malumu ilam
Taklide günaydın, asıla selam
Ne hınzırlık varsa hasıl-ı kelam
Biz ne bilek beyim büyükler bilir
ABDURRAHİM KARAKOÇ
|
 |
Osmanoglu Orhan
16 yıl önce - Cum 02 Şub 2007, 12:41
Savasi cocuk oyuncagi zanedenler icin Nazimden tokat gibi cevap (anliyana tabii)
KIZ ÇOCUĞU
Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.
Hiroşima'da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.
Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.
Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kâat gibi yanan çocuk.
Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin,
şeker de yiyebilsinler.
NAZIM HİKMET
|
 |
sayan19
16 yıl önce - Cum 02 Şub 2007, 12:52
HERYER TRABZON, KERKES TRABZONLU HEPİMİZ TÜRK'ÜZ
Trabzon'lu kardeşlerimiz biraz tez canlı. Yoksa tüm Türkiye aynı şeyleri hissediyor, ancak sabırlılar. Vakti geldiğinde münasip olanı yediden yetmişyedisine herkes yapar. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Şüphe duyanlarda böyle zaman zaman test ediyorlar. Tabii cevap şamar gibi...
|
 |
sabahbilen
16 yıl önce - Cum 02 Şub 2007, 12:55
Başlık: " Gidişatın Tehlikesi! "
Doğrudur.Gidişat tehlikelidir.
Konuya bir giriyoruzkiii gidişatı kötü yapan cinayetten beri katil damgası yemiş zavallı insanlar...
Trabzon'u gösterdikleri duyarlılık ve en çokta "SABIR" dan ötürü tebrik etmek lazım...
Doğru söylemişler...Pankartta kötü olan,anarşik olan,yanlış olan ne varki?
Eskiden irtica hortlardı şimdilerde aşırı milliyetçilik hortluyor..
Ne biçim memleket kardeşim yaa heryer hortlak doldu...
Aşırı milliyetçiliği(o da neyse?) hortlatacağım için bazılarından özür dilerim ama:
"Ne mutlu Türk'üm diyene ! "
Hrant Dink cinayetiyle ilgili söylemek istediğimde bir genç olarak şu:
Cinayet kötü birşey olabilir ama bizde gençler için kullanılan güzel bir tabir vardır:"delikanlı"
Gencin kanı deli akar...Siz sürekli bağıra çağıra ona ana avrat düz giderseniz oda heyecana ve öfkeye kapılıp kafanızda 1-2 delik açabilir,olur böyle şeyler,normaldir !
|
 |
Osmanoglu Orhan
16 yıl önce - Cum 02 Şub 2007, 13:32
Gencin kanı deli akar...Siz sürekli bağıra çağıra ona ana avrat düz giderseniz oda heyecana ve öfkeye kapılıp kafanızda 1-2 delik açabilir,olur böyle şeyler,normaldir !
Hirojimada kanlari deli akan genclerin tozunu bile bulamadilar .Benden soylemesi
|
 |
Sarıyerli TAYFUN
16 yıl önce - Cum 02 Şub 2007, 14:41
| Alıntı: |
| Hirojimada kanlari deli akan genclerin tozunu bile bulamadilar .Benden soylemesi |
Delikanlı kardeşim,
Senin gibileri kendine getirecekse bir kaç tane nükleer de yemeli
bu ülke bence,ne dersin.O bahsettiğin ülke şimdi nerede, bide onu düşün istersen.
|
 |
sayfa 4  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|