Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 4
Armağan Örki
16 yıl önce - Çrş 31 Oca 2007, 23:23



orkun01
16 yıl önce - Çrş 31 Oca 2007, 23:49



Sarıyerli TAYFUN

16 yıl önce - Prş 01 Şub 2007, 17:00



ugursurmeli
16 yıl önce - Cum 02 Şub 2007, 00:54

Alıntı:
NATO Savunma Koleji’nde Türk subayların da katıldığı brifingde ABD’li Albay’ın kullandığı Türkiye’yi bölen BOP haritası krize yol açmıştı. 18 ilimizi sözde Kürdistan sınırları içine alan bu harita, bazı gözleri görmeyen gafilleri uyandırmaya yetmedi.


Alıntı:
ABD’li albayın Türkiye’nin bir bölümünü sözde Kürdistan’a dahil eden BOP haritası bile ne yazık ki ‘TESEV’ci yazarları kendine getirmeye yetmedi...

TÜRKİYE Cumhuriyeti, kuruluşundan bu yana binbir türlü tehdide ve tehlikeye göğüs gerdi. Dahili ve harici bedhahlar hiç eksik olmadı. Kimi topla tüfekle, kimi ekonomik kıskaca alarak, kimi diplomasi masalarında Türkiye’yi çeşitli oyunlarla bölmeye çalıştı. Ancak bu kez gelen tehlike çok daha büyük ve ülkenin bekaasına yönelik.

Bir dönem kapalı kapılar ardında dillendirilen Türkiye’nin güney sınırında yeni bir devletçik düşüncesi, daha sonra açıktan gündeme getirilmeye başlandı. Bu amaçla, bazı devletler, terör örgütlerini desteklemekten de geri kalmadı. Ardından haritalarla resmen ortaya konulan düşünce, artık bugün açıktan dillendirilmeye başlandı. Öyle ki, bir dönem devlet kademesinde görev yapan isimler ve köşe yazarları bile, alternatif seçenek olarak bu düşüncenin değerlendirilmesi gerektiğini savunur noktaya geldi.

Ortaya çıkan bu tabloyla yüreği sızlayan vatanseverler ise soruyor: “İstediğiniz, haritasını gördüğünüz bölünmüş Türkiye mi?..”

Nereden nereye?

Türkiye’nin sınırlarını da hedef alan Büyük Ortadoğu Projesi’yle masabaşında çizilen haritalar uygulamaya konulmuştu. Özellikle ABD’deki çeşitli düşünce kuruluşlarının gündeme getirdiği haritalar, Irak işgalinin ardından resmi makamlarca da dillendirilmeye başlandı. 15 Eylül 2006 günü İtalya’nın başkenti Roma’daki NATO Savunma Koleji’nde iş ayyuka çıktı. Düzenlenen seminerde ABD’li bir albay, Türkiye’yi bölünmüş gösteren bir harita açarak ders vermeye kalkıştı. Türk komutanların tepkisi üzerine ABD sadece üzüntüsünü bildirmekle yetindi. Ancak asıl niyet ABD Dışişleri Bakanı Condolezza Rice’ın sözleriyle ortaya çıktı.

Ortadoğu gezisi sırasında yaptığı açıklamada, “Artık yeni bir Ortadoğu zamanı geldi” diyen Rice, yeni planları da açığa vurmuş oldu.

Kürt gruplara açık açık destek veren, terör örgütü PKK’ya yönelik ikircikli tavrı dikkat çeken ve Türkiye’ye de sınır ötesi operasyon vetosu koyan ABD, bu yolda Türk askerinin başına çuval geçirmekten de çekinmedi.

Tüm bu gelişmelerin ardından işin acı tarafı ise Türkiye’den çeşitli çevrelerin bu düşüncelere destek vermesi oldu. Atalarımızın kanıyla alınan toprakların, kapalı kapılar ardında bazı çevrelerin çizdiği haritalarla bölünmesi düşüncesinin kademe kademe uygulandığı bir dönemde aralarında TESEV gibi kuruluşların da olduğu çevrelerin raporları ve açıklamaları kafalarda soru işaretleri bıraktı. Son günlerde ise köşe yazarlarının yazılarılarında ve haberlerde bu düşüncelere destek veren açıklamalar yer alması dikkat çekti.

‘Türk askeri Irak’ta işgalci olur’

Sabah Gazetesi Yazarı Mehmet Barlas da benzer düşünceleri dile getirdi. NTV’de önceki akşam yayınlanan “Yorum Farkı” adlı haber programında PKK’nın terör örgütü olduğunun altını çizen Barlas, Türk askerinin Irak’a girmesinin ise işgalci olarak algılanmasına neden olacağını öne sürdü.. Barlas, 16 Ocak’ta Sabah Gazetesi’ndeki köşesinde de Kuzey Irak’a yapılacak müdahalenin, savaş sebebi sayılabileceğini yazmıştı. Barlas, “Şu anda Türkiye’de Kuzey Irak’taki ve Kerkük’teki duruma ilişkin olarak, dış politika ile iç politika iç içe geçmiş durumda.

Bu nedenle politikanın aktörleri, içeride seslendirmeye alışkın oldukları öfkeli söylemleri, dış politikada da tekrarlamak hatasına düşmekteler” dedikten sonra, Türkiye’nin Kuzey Irak’taki gelişmelere “Müdahil olmak” konulu açıklamalarının, bu siyasi coğrafyanın gerçekleri açısından hem doğru olduğunu, hem de bir hak olduğunu kaleme almıştı.

Hedef ne?

Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, dünkü yazısında 1 Mart Tezkeresi’nin geçmemesinin sıkıntılarının bugün yaşandığını savunarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şimdi aynı barışsever arkadaşlar bu defa, Türk Ordusu, Kuzey Irak’a girsin diyor. Ben de diyorum ki, “Sakın ha”...

Türkiye, Kuzey Irak’la meselesini savaşla değil, akıl ve diplomasiyle çözmeli. Bunu yaparken, “kırmızı çizgiler” saplantısından kurtulup alternatif senaryolar üretmeli. Bir adım daha ileri gideceğim. Hatta radikal alternatif senaryolar üzerinde çalışmalı. Bunun içinde, orada bir Kürt devletinin kurulması senaryosu bile bulunmalı. Artık kendi kendimize şu soruyu da sorma zamanı geldi: “Iraklı Araplar’la aramızda Sünni bir Kürt devletinin bulunması bizim açımızdan iyi midir, yoksa kötü mü?”

Teröristi savundu

Mİlliyet de, MİT Eski Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş’in sözlerine yer verdi. Yapılan röportajda Öneş, izlediği Kürt Konferansı’ndan etkilendiğini ortaya koyarak teröristlerin hedefine ulaştığını ortaya koyacak şu değerlendirmeyi yaptı:

“PKK’lı da bizim vatandaşımız. Eleştirmeli, özeleştiri yapmalı, ama doğruyu bulmalıyız. PKK, 3 bin militandan ibaret değil. Politikalarımız başarısız oldu.”


19 Ocak 2007 Tarihli Tercuman gazetesinden alıntıdır...


yasar_gul

16 yıl önce - Cum 02 Şub 2007, 01:41



Osmanoglu Orhan
16 yıl önce - Cum 02 Şub 2007, 12:41



sayan19
16 yıl önce - Cum 02 Şub 2007, 12:52
HERYER TRABZON, KERKES TRABZONLU HEPİMİZ TÜRK'ÜZ




sabahbilen
16 yıl önce - Cum 02 Şub 2007, 12:55



Osmanoglu Orhan
16 yıl önce - Cum 02 Şub 2007, 13:32



Sarıyerli TAYFUN

16 yıl önce - Cum 02 Şub 2007, 14:41

Alıntı:
Hirojimada kanlari deli akan genclerin tozunu bile bulamadilar .Benden soylemesi  


Delikanlı kardeşim,

Senin gibileri kendine getirecekse bir kaç tane nükleer de yemeli

bu ülke bence,ne dersin.O bahsettiğin ülke şimdi nerede, bide onu düşün istersen.



sayfa 4
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET