Türkiye mercimek üretiminde Avrupa bölgesinde açık ara birinci, dünya sıralamasında ise üçüncü sırada. Mercimek üretiminin önceki senelere göre azalmış olması bu gerçeği değiştirmez.
Mercimek üretiminin 380 bin tona çıkması beklenen Türkiye, 2016 rakamlarına göre 317 bin ton mercimek ithal, 243 bin ton mercimek ise ihraç etmiştir. Türkiye’nin mercimek ithal ettiği ülkelerin başında Kanada bulunmaktadır. Kanada 2 milyon ton mercimek üretimiyle Hindistan'dan önce ilk sırada bulunmaktadır. Türkiye ithal ettiği mercimeği Irak, Sudan, Mısır ve Suudi Arabistan gibi Orta Asya ve Afrika ülkelerine ihraç etmektedir.
Türkiye'nin kavun/karpuz üretimi ise 5.9 milyon ton, ihracatı 55 bin ton, ithalatı ise 23 bin ton. Ülkemizde her sene üretim ve tüketim esnasında 700 bin ton kavun/karpuzun ısraf edildiği ölçü alınırsa İran'dan ithal edilen kavun/karpuz kayda değer ve önemsenecek bir ağırlıkta değildir. İthalin sebebi de büyük bir ihtimalle mevsimsel olarak ürünlerin daha önce pazara sürülmesinden ileri gelebilir.
Türkiye tarımsal hasılada dünya sıralamasında 8. sırada ve az sayıda ürün dışında tarımda kendine yeten bir ülkedir. Asıl mesele ise tarımla ülkenin kalkınmayacağını anlamak ve katma değeri yüksek teknoloji gerektiren ürünlere yönelmekten geçiyor. Bir sürü ürün arasından seçilen mercimek ithal etmekle ülke batmaz, karpuz ihraç etmekle de atılım yapılamaz...
Tarım üretimimize gelir odaklı bakmalıyız. İncirden, fıstıktan 10 katı daha para kazanıyorsam buğdayı neden ithal etmeyeyim? "Kendimize yetmek" çok eskide kalmış bir mantık. Tabi ki bir ambargo ya da savaş durumunda buğdayımızı ve diğer temek ihtiyaçları karşılayacak tohum bankasına ve stratejiye sahip olmalıyız.
Tarım üretimimiz Avrupa'da birinci olabilir ancak verimliliği ve çiftçi refanını çok ilerletmemiz gerekiyor. Tarım ve hayvancılıkta gelirimiz 2 katına çok kolaylıkla çıkabilir. Makineleşme ve teknoloji ile.
Tavuk, yumurta, kırmızı et, süt üretimi daha sayılabilir
Pamuk, fındık, çay, zeytin, meyve üretimi... bu da uzatılır
Bunlar gibi stratejik ürünlerde üretim artmalı. İhtiyacımızdan fazlası da üretilsin. Fakat katmadeğeri olmayan ürünlerin üretimi düştü diye, neden bu ürünler ithal ediliyor diye karşı çıkanları anlamakta zorlanıyorum.
İthalata neden karşı çıkılıyor diyenler var. İthalat belki bazı ürünlerde fiyatları aşağı çekerek tek tek hane halklarının alım gücüne olumlu katkı yapabilir, ancak hangimiz diyebiliriz ki ithalat bir ülkenin genel ekonomisi için faydalıdır diye. Sonuçta ithalat bir ülkeden para çıkışı olması demektir, döviz kaybı yaşanması demektir, bir ülkenin giderler hanesine yazılan bir kalemdir. Bu yüzden ithalatın mümkün olan en düşük değerlerde tutulması taraftarıyım. Gereksiz yere ithalat yapılmasına karşıyım.
Yukarida kuraklikla ilgili mesajima "bu mesajda ki bilgiler yanlis" diye eksi puan verilmis. Mesaji degistiremedigim icin buraya bazi kaynaklari ekleyeyim.
İthalat belki bazı ürünlerde fiyatları aşağı çekerek tek tek hane halklarının alım gücüne olumlu katkı yapabilir, ancak hangimiz diyebiliriz ki ithalat bir ülkenin genel ekonomisi için faydalıdır diye.
İthalat ihtiyaçtan doğar. İthalattan korkmamak gerekiyor. Hammade ya da işlenmemiş ürünler ithal etmek (Buna tarım ürünleri dahil) çok da çekinilmesi gereken şeyler değil. Bizim yapmamız gereken şey ithalat yaptığımız üründen daha katma değerli ürünü üretebiliyor muyuz? Ya da ithal ettiğimiz ürünü işleyip kullnaıyor ya da ihraç ediyor muyuz?
Yapılması gereken şey tarım yapılmayan, âtıl alan, boş köyler sorununu çözmek ve verimliliği arttırmaktır. Halen dünyanın belki de en verimli toprağı olan Harran ovasında vahşi sulama yapılıyor. Toprakların onda biri sulama kanalı ile işgal edilmiş. Düşman gelse, Harran'ın onda birine çökse ne yaparız? Biz bunu kendi elimizle yaptık malesef 90'larda.
Gürcistan Türkiye’den üç ay patates almayacak
Gürcistan, Türkiye’den üç ay patates alınmamasına karar verdi. Giden mallar da geri gönderildi.
Gürcistan Başbakanı Giorgi Kvirikaşvili, 15 Mart’ta imzaladığı 598 sayılı kararnameyle Türkiye’den patates alımını 1 Haziran’a kadar durdurdu
Karar Türk makamlara iletildi. Yasak kararıının ardından da Artvin’in Sarp Sınır Kapısı’nı geçerek Gürcistan’a gitmek üzere ülkenin Gönye Gümrüğü’nde bekletilen patates yüklü yaklaşık 30 TIR geri gönderilmeye başladı.
Hopa Limanı gümrük sahasında patates yüklü yaklaşık 15 TIR sürücüsünün de bekleyişi sürüyor.
Yasağın gerekçesi ise bilinmiyor.
Kenevir eskiden urgan yapılan, esrar elde edilen bir bitki iken artık yeni kullanım alanları var. Islah edilen kenevirden esrar elde edilemiyor, onun yerine ilaç, inşaat-izolasyon ve biyopolimer-biyoplastik sektörlerinde değerlendirilebilyor. Biyodizel de üretilebiliyor.
Bugun bir sitede gordum. Cokda dogru konuya deginmis arkadas.
1- Temel sorunumuz kesinlikle beşeridir. Çiftçilerimiz hiç bir koşulda temel tarımsal konularda bilgi sahibi değiller, önemli kısmı ilgili bile değiller. Olay tamamen refleksif. Tamamen doymak için değil yaşamak için gerçeğidir.
2- Birinci sorunun derhal ve kati suretle çözülmesi gerekiyor. Tarım koperatifimi artık enstitümü olur bilmem. Böyle bir oluşumun kurulup derhal modern tarım zihniyetinin hayata geçmesi gerekiyor. Dünya görüşü olan mühendislerin üzerinde çalışıp zaten çoğu şeyin ortada olduğu konularda eğitimli kişileri köylerde oluşturulacak bu enstitülere göndermesi gerekmekte. Çiftçilerde bu enstitülere katılıp modern tarım hakkında bilgi alması gerekmektedir.
3- Çoğu üründe tarımsal alan sınırlamasına kesinlikle katılmıyorum bu cahil söylemidir. İşim olmamasına rağmen sırf şehirde canım sıkıldığından yerinde incelemiş görmüş biri olarak dikey tarım ile muazzam verimler alınabilmekte. Başlangıçda orta miktarda bir yatırımda bulunarak kurulabilecek bu sistemlerle tamamen otonom olarak tarım alanını zaten kontrol edebilmekle birlikte zevkde veren bir iştir. Sera vs.. girilirse zaten 4 mevsim üretim yapabiliyorsunuz. İnanın tarım şampiyonu oluruz.
4- Azot içerikli gübre tüm ülkede derhal yasaklanmalıdır. Hatta cezai yaptırımları olmalıdır. Bunun önüne geçilmesi gerek. Toprağımızı mahveden olaylar silsilesinin başında bu katil şey geliyor. Çok kısa sürede toprağınızı mahvedebiliyor mağlesef. Dedelerim bu durumu zamanında garip şekilli ürünlerde ve verimsiz diğer tarımsal ürünlerde hastalık hastalık suyunda şuyunda buyunda gibi cahilvari şeylerle açıklayabiliyorlardı. (Çözümü aşşağıda)
5- Toprağı mahveden sulamaların önüne geçilmeli. Enstitülerde bu işin bokunun çıkarılmaması gerektiği öğretilmeli veya damla sulama sistemi zorunluluk haline getirilmeli.
6- Kimyasal gübrenin yasaklanmasına müteakip gelişmekte olan yeni bir sektör olan solucan gübresi üretimiyle ilgili bilgiler verilmeli tanıtılmalı ve kulllandırılmalı. Organik olan bu gübrede çok ciddi verimler alınabilmekle birlikte toprağı onarıcı etkiside tarımsal alanlarınızı korumak için birebirdir. Fiyatı yarım kat daha pahalıdır ancak üretime geçildiği takdirde bu rakamlar düşecektir. Neden;
Organik olarak adlandırılan solucan gübresi kırmızı solucan olarak bilinen kaliforniya solucanıyla üretilmektedir. Bu solucanların yediği madde (kompost) ise inek(at tezeğini daha çok severler) tezeği, çay postu, yumurta kabuğu gibi atık maddelerle harmanlanıp kurutulup oluşturulabilmektedir. Yine bu solucanlar ortalama kurutma serme işlemleri vs.. gübresini 2 ay civarında hazır etmektedir. Şöylede bir güzelliği vardır. Lanet olası derecede ürüyorlar. Her 3 ayda bir örnek veriyorum 100.000 solucanınız varsa bu solucanlar kendini 200.000 yapıyor. 6.ay 400.000 9.ay 800.000 12.ay 1.600.000 bu böyle gidiyor. Bu açıdan kesinlikle arzında sorun yaşanmayacak bir gübredir.
Adam gibi çiftçilik yapacak bir çiftçinin hatta gidip para verip almayacağı bir üretim basitliğine sahiptir. Kendi imkanlarınızla hayvancılıkds yapıyorsanız bu dönüşümü sağlayabilecek imkana tamamen sahipsiniz
Bakan açıkladı: Patates ve soğan ithal edilecek
NTV'de konuşan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, son zamanda yükselen patates ve soğan fiyatlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Zeybekçi, patates ve soğan ithalatı yapılacağını söyledi.
Zeybekçi'nin açıklamaları şöyle:
"Soğan-patates fiyatlarıyla ilgili aşırı oynaklık görüyoruz. Konuyla ilgili müdahalemiz başladı. Tarım Bakanlığı olarak bakıyoruz. Bu ürünlerin ithalatına müsaade edeceğiz. Soğan ve patatesin Türkiye'ye gireceği miktar ve ülke belli. Soğan ve patates fiyatında spekülasyona izin vermeyiz."
NOT :Zora girdiklerinde hemen ithalat yapıyorlar kardeşim çiftçi kazanmıyor zarar ediyor bu durumdan şikayetçi , tüketici bu durumdan şikayetçi demek ki aradakiler bu durumundan yararlanıyor.