Ulaştırma Memur-Sen ile TCDD Taşımacılık A.Ş Kurum İdari Kurul Toplantısı Yaptı/ 30.04.2018
Ulaştırma Memur-Sen ile TCDD Taşımacılık A.Ş Genel Müdürlüğü arasında 2018 yılının birinci kurum idari kurulu toplantısı gerçekleştirildi.
TCDD Taşımacılık A.Ş Genel Müdür Yardımcısı Çetin Altun başkanlığında yapılan toplantıya Ulaştırma Memur-Sen’i temsilen Genel Başkan Can Cankesen, Genel Başkan Yardımcıları İbrahim Uslu, Kenan Çalışkan, Mehmet Yıldırım ve TCDD Genel Müdürlüğü Daire Başkanları Katıldı. Toplantıda 14 madde görüşüldü.
1- Araç Bakım atölyelerinde çalışan Mühendis, Teknisyen, Tekniker ve Teknik Şef unvanındaki personelin; atölye dışındaki bahçe açık alan türü yerlerde çalışmalarında arazi tazminatı ödenmesinin sağlanması.
(Muhasebe ve Finansman Dairesi)
2- Eryamanda yapılan yeni YHT Depoda Makinistlerin ulaşım sorununun çözülmesi,
(Destek Hizmetleri Dairesi)
3- Toplu sözleşme de yer alan koruyucu gıda yardımının uygulanmaya başlanması
(Destek Hizmetleri Dairesi)
4- Belirlenen kadronun altında çalışılan başta garlar olmak üzere olası güvenlik zafiyetlerinin önlenmesi için güvenlik personeli takviyesinin sağlanması, 45 yaşını geçen güvenlik görevlilerinin talepleri halinde memur unvanlarına atanması.
(İnsan Kaynakları ve Destek Hizmetleri Dairesi)
5- Tüm teşkilat genelinde personel nakil talepleri dikkate alınarak, elektronik nakil açılması.
(İnsan Kaynakları Dairesi)
6- Vagon Servis Şefi, Lojistik Şefi Depo Şefi gibi her düzeydeki şeflik ve müdürlüklerdeki vekâleten atamaların yerine asaleten atamaların yapılması,
(İnsan Kaynakları Dairesi)
7- Vagon Teknisyeni, Lojistik Memuru, Tren Teşkil Memuru gibi unvanlardaki faal personel açığının giderilmesi,
(İnsan Kaynakları Dairesi)
8- Görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmeliğinin biran önce çıkarılarak sınavların açılması,
(İnsan Kaynakları Dairesi)
9- Cer orta kademe kursu açılarak Makinist ve Vagon Teknisyenlerinin de katılmasının sağlanması.
(İnsan Kaynakları ve Araç Bakım Dairesi)
10- Eş durumu nakillerinde, atama ve yer değiştirme yönetmeliği genel şartlarına uygun olarak işlemler yapılması, personelin mağdur edilmemesi ve yasal yollara başvurulmasının önüne geçilmesi.
(İnsan Kaynakları Dairesi)
11- Mesai kısıtlamasına gidilmeden seyrüseferin sürdürülmesi. vardiyalarda mevzuata uygun sayıda faal personel bulundurulması. Örneğin; 207 nolu tamimde “yük trenlerini makas başında 2 Vagon Teknisyeni karşılar” denilmekte olduğu halde 3. Bölgede tek personelle yük treni karşılanan yerler bulunmaktadır. Sarayköy bu duruma örnek verilebilir.
(Araç Bakım Dairesi)
12- 3. Bölgede Anadolu Setlerinin anons ayarlarıyla ilgili sıkıntılar mevcuttur. Yolcu şikayetlerinden dolayı personel zorlanmaktadır.
Trenlerdeki klima sorunlarının giderilmesi.
(Araç Bakım Dairesi)
13- Denizli Gardan Söke’ ye çalışan 32744-45 numaralı Raybüs setler bölgenin coğrafi koşullarına uygun olmayıp yerine (Klimaları olan) 3’ lü DMU ANADOLU set verilmesi.
(Yolcu Taşımacılığı ve Araç Bakım Dairesi)
14- Vagon Teknisyenlerine Makinistlerde olduğu gibi kışlık kazak verilmesi.
Malatya’daki Tren Kazası: “Bu Politikalar Sürdükçe Kazalar Kaçınılmaz” / 09.05.2018
Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) Malatya’dan Sivas yönüne seyreden özel şirkete ait boş yük treninin, Hekimhan İstasyonu’nda aynı şirkete bağlı başka bir yük trenine arkadan çarptığı kaza ile ilgili açıklama yaptı.
BTS’nin yapmış olduğu açıklama şöyle;
Divriği-İskenderun arasında cevher taşımacılığı yapan özel bir şirkete ait 63613 sefer sayılı yük tren, yine aynı şirkete ait 63611 sefer sayılı yük trenine arkadan çapması sonucu maddi hasarlı bir kaza meydana gelmiştir. 7 Mayıs 2018 tarihinde Hekimhan istasyonu girişinde meydana gelen bu kazanın nedeni şu an için ilgili birimlerce tespite çalışılmakta olmakla beraber, ilk belirlemelerde telsiz haberleşmesinden kaynaklanan bir sorundan meydana geldiği görülmektedir. Lokomotif ve 8 vagondaki hasar ve yolun uzun süre kapanması da kazanın maddi boyutunun büyüklüğünü göstermektedir. Bu kazadaki en büyük teselli ise can kaybı ve yaralanmanın olmamasıdır.
Bu kaza demiryollarında ne ilk, olmamasını istemekle beraber ne de son olacaktır. Çünkü ülkemizdeki ulaşım politikaları bu şekilde devem ettiği ve yanlışta ısrar edildiği sürece kazalar kaçınılmaz olacaktır. TCDD’nin çok uzun yıllardan beridir içine sokulduğu bu özelleştirme ile kazalara adeta davetiye çıkarılarak personelinde hata yapmasına yol açılmıştır.
1 Mayıs 2013 tarihinde TBMM’de yasallaşan 6461 sayılı Türkiye’de Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleşmesi Hakkında ki Kanun ile başlayan süreç 2017 başında fiilen uygulamaya girmiştir.
Bu tarihten itibaren kurum TCDD Genel Müdürlüğü ve TCDD Anonim Şirketi olarak ikiye ayrılmıştır. Aynı zamanda her iki kurumda da ciddi anlamda teşkilat yapılarında ve mevzuatında değişiklikler olmuştur. Ve yasanın getirdiği en önemli değişiklikle de şimdilik iki özel tren işletmecisi faaliyete başlamıştır.
Kuruma uzun yıllar yatırım yapmayarak hantallaştıran siyasi irade bunun çözümünü özelleştirme olduğunu söylemiş ve bu adımı atmıştır.
Sonuç olarak;
*Personel sayısı azalmıştır
*Özellikle trenlerde bulunması gereken tren şefi, tren teşkil görevlisi kaldırılarak bütün yük makiniste yüklenmiştir
*Tren hazırlamada görev alan personelin yapısı değişmiştir. (Hareket memuru, Lojistik memuru)
*Aynı görevi yapan ancak farklı statüde personel istihdam edilerek karışıklığa neden olunmuştur. (İşçi ve memur makinist, işçi ve memur tren teşkil görevlisi)
*Atamalarda bilgi, birikim, liyakat ve atama prosedürü yerini yandaşlığa bırakmıştır
*Bazı daireler birleştirilerek iş verimi düşürülmüştür.
*Özel tren işletmeciliği ile kurum daha da zor bir sürece girmiştir.
Gelinen noktada TCDD ya da özel tren işletmecileri olmak üzere ilki 05.08.2017 yılında iki personelin hayatını kaybettiği Elazığ kazası, Konya -Adana hattındaki maddi hasarlı iki kaza ve son olarak Hekimhan istasyonundaki kaza meydana gelmiştir.
Demiryollarının özeleştirilmesi sürecinin tüm alanda güvenliği zaafa uğrattığını yaşayarak görüyoruz.
Öncelikli sorun demiryolların yeniden yapılandırılması adı altında ikiye bölünmesiyle başlayan süreçtir. Bu süreç; bir yandan bilginin, birikimin, tecrübenin ve liyakatı önemsenmemenin diğer yandan da demiryolu işletmecilik mantığının tersyüz edilmesiyle ortaya çıkardığı olumsuz tablodur.
Bu olumsuz tablonun yani kurumun ikiye bölünmesinin üzerine demiryollarında taşımacılığın sadece kar mantığıyla sektöre girmiş olan özel sektör firmaları eliyle yürütülmesi de ayrıca başka ciddi sorunların önünü açacaktır.
Yaşanan kazaya dönecek olursak; kazanın nedenini sadece Makiniste ya da Hareket Memuruna ya da başka bir unvanda çalışan personelin üzerine yıkmak kazanın doğru nedenini anlayamamaktır.
Bu olumsuz tablo düzeltilmeden özel sektör ya da kamu olsun önümüzdeki süreç benzer kazaların yaşandığı, demiryolu güvenliğinin hiç olmadığı kadar zaafa uğradığı bir süreç olacaktır.
Bunun yaşanmaması için;
*En kısa zamanda demiryollarının özelleştirilmesinden vazgeçilerek demiryollarında kamusal ve tek elden bir hizmet verilmeye devam edilmelidir.
*Kurumun teknolojik gelişmeler kapsamında gereğince yatırım yapılmalıdır.
*Kurum içi atamalarda siyasi kadrolaşmadan hızla vazgeçerek, liyakata dayalı atama yapılmalıdır.
Alıntıdır
Bir - iki madde de ben ekliyim:
*TCDD deki dinazorlar istafa ettirilip liyakat gereğince genç vatandaşlar istihdam edilmelidir.
* TCDD nin köhne yapısı değiştirilerek gelecek teknolojilere uygun atılımlar yapılmalıdır.
BTS ye katılıyorum ama yan gelip yatmakta onların işine geliyor.
Konu dışı ama dayanamadım.
TCDD çalışanı ile görüşme yaptım.
İnanın beyin nakli olması gereken bir kişiydi.
Teknolojiden haberi olmayan, anlatılanı anlayamayan, algılayamayan 31 yaşında olan bir insan ne yazık ki TCDD gibi kurumda çalışıyor.
TCDD neden daha ileri gidemiyor, bu şahıs üzerinden gayet iyi anladım.
Tcdd hakkında kararları bahsettiğiniz 31 yaşındaki en altta bulunan memur değil de siyasetten az çok anlıyorsanız kimlerin karar verdiğini daha iyi biliyorsunuzdur.