1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Sezai KABADAYI
16 yıl önce - Cum 12 Oca 2007, 13:09
Tüm Anneler, Babalar ve Veliler Çocuğunuzun Karnesine Kendinizi Ne Kadar Hazırladınız?
Yakın bir zaman sonra 2006-2007 eğitim öğretim yılı sona ercek ve çocuklarımız, gençlerimiz 26 Ocak 2007 günü kısa bir tatile başlayacaklar. Ve onlara bir dönem boyunca uygulanan eğitim faaliyetlerine katılımlarının sonucu veya özeti olan bir belge verilecek.
Maalesef her yıl bu dönemlerde medyada nice olumsuzluklar okuyup üzülüyoruz. Çünkü ebeveynlerimiz kendilerini bu duruma yeterince hazırlamıyorlar. Özellikle yanlış tutum ve davranışlarla, olumsuz şartlandırmalarla çocuklarını taşıyamayacakları yüklerin altına bırakıp, onların gerçek kapasitelerinin farkında olmadan beklenti eşiklerini uygun belirleyemiyorlar. Hele bir de çevrelerinde seni çocuğun şöyle böyle, falancanınki şunu yapmış bunu yapmış gibi durumlar varsa hiç yaklaşmayın yanlarına. Çünkü O saçını süpürge etmiştir, yememiş yedirmiş, giymemiş giydirmiştir. Bir dediklerini iki etmemiştir. Daha ne yapsındır.
Hayır sevgili anneler, babalar bu bu kadar basit değil. Karşınızdaki yatırım yaptığınız herhangi bir hisse senedi veya sermaye bağladığınız yatırım aracı değildir. O sizin en önemli varlığınız, parçanız yavrunuzdur...
***Yavrunuzu öncelikle çok iyi tanımalısınız.
***Kapasitesini neler yapıp yapamayacağını iyi bilmelisiniz.
***Asla kimseyle -kardeşi ile bile- karşılaştırmamalısınız. Çünkü o sadece kendisidir. Tekdir ve özeldir.
***Ona nasıl bir ders çalışma ortamı hazırladığınızı gözden geçiriniz. Dönem içerisinde öncelikle varsa kendi ihmallerinizi araştırınız.
***Ona hatalarının nereden kaynaklandığını bir arkadaş gibi sorunuz. Konuşma fırsatı veriniz. Bu hatalarının telafisinde ona sorumluluk yükleyecektir.
***Birlikte tespit ettiğiniz sorunlara birlikte çözüm bulup kararlar alınız. Ortak sorumluluklar yükleniniz. Tabiri caizse karşılıklı sözleşmeler imazalayarak çözümü paylaşınız.
***Öğretmenleri ile diyaloğunuzu kesmeyiniz. Sık sık görüşerek süreç hakkında bilgi alınız. Sonra karneden karneye kızıp bağırarak, birtakım cezalar ve yasaklamalarla giden, kayolan şeyleri geri getiremezsiniz.
*** Ayrıca çocuklarınız iyi karneler de getirecektir. Bunları da abartmamak lazımdır. Alınacak hediye ve ödüllerin dozu iyi ayarlanmalı, çocuğumuz kafesinde fıstık bekleyen şempanzeye çevrilmemelidir.
*** Sonuçta çocuğunuzun size getirdiği karne aslında sizindir. Buna bir de bu gözle bakınız.
En son Sezai KABADAYI tarafından Cum 12 Oca 2007, 14:25 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
Figen
16 yıl önce - Cum 12 Oca 2007, 17:02
Karne zamanında maalesef, hiç istemediğimiz , arzulamadığımız birçok olay ile karşı karşıya kalıyoruz. Eğitimciler, veliler ve öğrenciler senede iki kere bu stresi yaşıyorlar. Bir dönem boyunca yapılan çalışmalar not ile "değerlendiriliyor". Konu başlığını açan öğretmenimize teşekkür ederim. Velilere çok olumlu ve dikkat edilmesi gereken konuları tekrar hatırlatmıştır. Özellikle ilköğretim okulunda okuyan bir öğrenci için karne çok önemlidir. Sanki okul hayatındaki en önemli olgu karneymiş gibi, sabırsızlıkla onu bekler. Biz yetişkinler karnenin önemli olduğunu, fakat herşey demek olmadığını onlara anlatmamız gerekiyor, çocukların bu stresini azaltmamız gerekiyor. Karneyi "şantaj" olarak kullanmamamız gerekiyor. Yeni eğitim müfredatında zaten daha çok artık bireysel beceriye yönelik dersler yer alıyor ve böylece değerlendirmeler daha kişiye yönelik olması hedefleniyor. Umarım Milli Eğitim Bakanlığı zamanla farklı değerlendirme medotları geliştirerek, karnenin bu denli önemli olmasının önüne geçer.
|
 |
Gözde
16 yıl önce - Cmt 13 Oca 2007, 15:41
| Alıntı: |
| Maalesef her yıl bu dönemlerde medyada nice olumsuzluklar okuyup üzülüyoruz. Çünkü ebeveynlerimiz kendilerini bu duruma yeterince hazırlamıyorlar. Özellikle yanlış tutum ve davranışlarla, olumsuz şartlandırmalarla çocuklarını taşıyamayacakları yüklerin altına bırakıp, onların gerçek kapasitelerinin farkında olmadan beklenti eşiklerini uygun belirleyemiyorlar. Hele bir de çevrelerinde seni çocuğun şöyle böyle, falancanınki şunu yapmış bunu yapmış gibi durumlar varsa hiç yaklaşmayın yanlarına. Çünkü O saçını süpürge etmiştir, yememiş yedirmiş, giymemiş giydirmiştir. Bir dediklerini iki etmemiştir. Daha ne yapsındır. |
Şu an tam bu konu ile ilgili üç tane çoçuk psikolojisi kitabı okumaktayım.
Dersime giren pedagog Prof.Dr.Haluk Yavuzer'in bu konu ile ilgili bize aktardığı bazı anıları var.Değerli hocam bize öyle örnekler verdi ki ,derste şok olmuştuk.Bize "siz bilmezsin,çocuğundan daha iyi öss hazırlanan,çocuğundan daha hırslı anneler var.Birde bu anneler günler yaparlar çocukları kaç net aldılar diye.Çocuk 95 alır ama aile bu sefer neden 100 almadın diye kızar.Hiç memnun edemezseniz o anneleri ve babaları" demişti.
Bu davranışların sonu ne olur derseniz.Çoçuk çevresine ve okuluna uyum zorluğu yaşıyorsa ve bünye olarak hassas ise,kötü bir karnede getirmiş ise,alt ıslatabilir,evden kaçabilir,saldırgan olabilir,hırsızlık yapabilir,okula gitmek istemeyebilir.Bu belirtiler ilk okul çocukları için.Ergenlik dönemindekilerde bu belirtilerle birlikte alkol ve uyuşturucu kullanılırlığı buna eklenir.
Değerli hocamin bize derste aktardığı yine çok önemli bir söz var.Bunu sizinle paylaşıyım.
Önemli olan başarı değil,başarı için gösterilen performanstır!
Malesef ki yukarıda koyu harflerle yazdığım cümleyi ancak çocuğunun kapasitesini bilen ve çocuğu için gerçekçi hedefler belirleyen aileler anlayabilir.
|
 |
Atilla DÜNDAR
16 yıl önce - Cmt 13 Oca 2007, 17:31
Çocukları başarılı olmak adına şartlandırmanın yine çocuk üzerinde yaratacağı tahribat, onların geleceğe bakış açılarını ve istikballeri için alacakları kararları da olumsuz etkilemektedir. Günümüz eğitim sisteminde zaten çocuklarımız birer sınav maratoncusu haline gelmişlerdir. Çocukların eğitim sürecinde başarısız sonuçları almalarının telafisinin olabileceğini, ama kendi ruhsal dünyalarında meydana gelebilecek olumsuz etkilerin sonuçlarının telafi edilemeyecek noktalara gelebileceğini de unutmamamız gerekir. Karne bir öğrenci için eğitim düzeyinin ölçü cetvelidir. Çoğu zaman karnelerin gösterdiği o ölçüler yalnızca çocukların eğitim seviyelerini göstermez, aynı zamanda aldıkları eğitimden sorumlu olanların da eğitici seviyelerinin birer göstergeleridir.
Bu nedenle, çocuklarımızı karnelerindeki olumsuz notlar nedeniyle sorgulamaktan ziyade, onların başarı düzeylerini yükseltmekte ne gibi katkılarda bulunacağımızı sorgulamamaız gerekir. Onların başarısızlık nedeniyle kaybedecekleri bir - iki yılı, kendi özgüvenlerinin kaybolmasından ayırabilmeliyiz. Unutmamamız gerekir ki, sorun sadece eğitim alan çocuklarımızda değildir. Eğitim verenlerin, eğitim sisteminin ve ebeveynlerin de bu sorunun bir parçası olduğu gerçektir.
|
 |
Mine-Myra
16 yıl önce - Cmt 13 Oca 2007, 22:52
karneyi bize veriyorlar aslında.vermezlerse gidip isteyecegim.
çocuğuma verilen ödevi söyleyeyim size de,anlayın halimi:
bir içecek kutusu tasarlayın ve gerçekleştirin.
bu içecekle ilgili reklam cıngılı ,reklam şarkısı hazırlayın cd ye kaydedin.
reklamla ilgili afiş hazırlayın
sınıfta bu içeceği kampanyayla tanıtın.
buyrun bakalım.
tabi anne işe koyuldu.
içecek kutusunu yarattık.
reklam şarkısı için söz yazdık.
reklam şarkısı uydurduk.
kızım okurken onu digital makineyle video kaydını yaptık.sonra cdye aktardık.
afiş hazırladık.okula gonderdik.
okuldan gelen cevap şu oldu.
reklam kampanyasında promosyonu unutmuşuz.
o yüzden bana karne vermezlerse küseceğim milli eğitim bakanlığına.
çocuklara interaktif araştırmacı ödevler verilecekti,anladık ama..
8 yaşındaki çocuk ne anlasın reklam cıngılından.
ayrıca evinde video cihazı pc si olmayan ne yapsın.
bu işte bir terslik yok mu sizce
|
 |
mehmet sümer
16 yıl önce - Cmt 13 Oca 2007, 23:16
Gazete basımında kullanılmayan, internette kullanılmayan,kitap basımı yapılmayan, hatta ve hatta hemen hiçbir yerde kullanılmayan bitişik eğik yazı ile çocuklarımıza okuma ve yazma öğretiyoruz.
Bakanlık yada Talim Terbiya Kurulunda görevli biri demişki ya eskiden çocukken ne güzel divit kalemlerle GÜZEL YAZI yazardık. Hadi yine yazalım.
Yazı bir insanın karakterini yansıtır ve içinde bulunduğu ruh halini. Bırakalım çocukların öz yazıları zamanla oluşsun ama olmaz illa karışılacak.
Şimdi birde araştırma ve proje ödevi furyası yaşanıyor.20 öğrencili sınıflara göre düşünülmüş projeler 55 mevcutlu sınıflarda sunulup değerlendirilmeye çalışılıyor. Öğretmenler angarya ve kırtasiye işleriyle uğraşmaktan işlerini yapamaz hale geldi. Uygulanan program Beşiktaş ilçesi baz alınarak hazırlanmış. beşiktaş ilçesi gelir seviyesi nedir?
Avrupa birincisi.
Yazık çok yazık. Havanda su dövüyoruz. Mevcut programın sonuçları 8 yıl sonra alınacaktı. Ama önümüzdeki yıl program yine değişiyor.
Karnelere gelince boşverin gitsin....
|
 |
İsmail TAŞLI
16 yıl önce - Cmt 13 Oca 2007, 23:30
| Alıntı: |
| quote]Önemli olan başarı değil,başarı için gösterilen performanstır! |
[/quote]
| Alıntı: |
bir içecek kutusu tasarlayın ve gerçekleştirin.
bu içecekle ilgili reklam cıngılı ,reklam şarkısı hazırlayın cd ye kaydedin.
reklamla ilgili afiş hazırlayın
sınıfta bu içeceği kampanyayla tanıtın.
buyrun bakalım.
tabi anne işe koyuldu.
içecek kutusunu yarattık.
reklam şarkısı için söz yazdık.
reklam şarkısı uydurduk.
kızım okurken onu digital makineyle video kaydını yaptık.sonra cdye aktardık.
afiş hazırladık.okula gonderdik. |
Gözde ve Mine Hanımlar yeni program yaklaşımının püf noktalarını iyi yakalamışlar. İlköğretim ve ortaöğretimde ölçme değerlendirme artık bir süreç. Yani öğrencinin birkaç sınava bağlı olarak not aldığı sistem tarihe karıştı. Yeni sistem öğretmenin öğrencilere bilgi yüklediği sistem olmaktan çıktı ve öğrencilerin ne düşündüğü ve bildiğini ön plana çıkardı. Öğrenciler; öz değerlendirme, akran değerlendirme, gözlem formları, performans ödevleri vb. ölçme sistemleriyle not alacak. Anne ve babaların yeni programın mantığını hızla kavramaları gerekir. Çünkü insanlar alışkanlıklarının baskısı altındadır. Dolayısıyla pekçok anne ve baba çocuklarından kendi alışık oldukları sisteme uygun uygulamalar göremeyince şaşkınlık yaşamaktadır. Bir şeyi anne ve babalar iyi takip etmelidir. Program neyin evde neyin okulda yapılacağını çok açık bir biçimde ifade ediyor. Bazı okul etkinliklerini öğretmenler eve yönlendiriyor ve destek alabilen öğrenciler sınıfa hazır materyalle geliyor. İşin aslı etkinliklerin, pek çok öğrenci bir arada işbirlikli öğrenme ile kendi performenslarını ortaya koyabilmelerini sağlamaktır. Bu yolla aslında karne bir kabus olmaktan da çıkacaktır.
|
 |
Mine-Myra
16 yıl önce - Cmt 13 Oca 2007, 23:37
İsmail bey sanıyor musunuz ki devlet okullarında böyle ödevler verilebiliyor.
özel okullara ait ödevler bunlar.
özel okullara ait anlayışlar bunlar.
apartman görevlimizin kızının derslerine yardımcı oluyorum arada bir.
devlet okullarında eski hamam eski tas.
çocuğun ansiklopedisi mi var ki araştırsın.
bırakın cdyi pcyi.
napsın çocuk apartmanda bilen var mı diye dolaşıyor akşam elde defterle.
ya çok iç acıtıcı bir durum bu ayrım.
ben günlerce devlet okullarındaki müdürlerin peşinden koşturdum.
kızımı devlet okuluna verebilmek için.
rüşvet vb taleplere yine de belki alırız falan demeler.
sonunda tepem attı ve özel okula yazdırdım.
ama hala eski sitemi savunuyorum.herkes evinin yakınındaki devlet okuluna gidiyordu bu iş bitiyordu.
herkes aynı eğitimi alıyordu.
biraz daha fazla test çözen çocuk anadolu lisesine giriyordu.
sistem dibe vurdu..
|
 |
İsmail TAŞLI
16 yıl önce - Cmt 13 Oca 2007, 23:53
Yeni öğretim programı, resmi veya özel okul ayırımı yapmaz. Ancak özel okullar doğası gereği, hızla transferlerini gerçekleştirmeye çalışıyor. Resmi okullar hala bocalamaya devem ediyor.
|
 |
Mine-Myra
16 yıl önce - Pzr 14 Oca 2007, 00:01
| Alıntı: |
| Yeni öğretim programı, resmi veya özel okul ayırımı yapmaz |
ismail bey..devlet okulu öğrencisi yokluktan kullanamıyor bu sistemi.
interneti veya kütüphanesi olmayan okullardan,ansiklopedisi olmayan öğrencilerden söz ediyoruz.
sistemi yaratan her okula (devlet okulları arasında dahi)eşit şart diye düşünmemiş ki.
o yüzden bazı devlet okullarının peşinde koşuyoruz.pilot okul diye.
onlara da çok hatırı sayılır kişilerin tanıdıkları kabul ediliyor malesef.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|