|
ÇYDD'nin masumiyeti [!]
Sayfa: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18 Sonraki
Ana Sayfa
-> HABERLER ve SOHBET
|
osmancık
|
Cum 12 Oca 2007, 01:13 ÇYDD'nin masumiyeti [!]
Kardelenler Projesi pkk'ya Eleman Kazandırmaktan İbaretir
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği üyelerinden Asuman Özdemir, geçtiğimiz günlerde dernekten istifa etti. İstifanın gerekçesi ise: pkk'ya burs verilmesi...
ÇYDD üyesi olan Özdemir, derneğin tespit ettiği öğrencilere burs da veriyordu. Özdemir, geçtiğimiz günlerde ÇYDD’den istifa etti. Özdemir ‘ÇYDD’nin bölücü terör örgütü pkk’ya destek mahiyetindeki çalışmaları’ yüzünden istifa ettiğini söylüyor. Özdemir, yıllarca samimi duygularla çalıştığı ÇYDD’nin pkk’nın siyasallaşmasına katkı sağladığını düşünüyor. Ona göre Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan “Kardelenler Projesi” adı altında İstanbul’a getirilen kız öğrenciler, Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) kadro açığını karşılıyor. Yine Özdemir’e göre ÇYDD’nin Kandilli Kız Lisesi gibi yerlerde okuttuğu kızlardan bazılarının akrabaları hâlâ dağlarda Türk askerine kurşun sıkıyor.
Asuman Özdemir, Dünya Türkleri ve Akraba Toplulukları Hizmet Derneği’nin muhasip üyesi olarak görev yapıyor. Ufuk Ötesi gazetesinde yazılar kaleme alan Özdemir, emekli olduktan sonra topluma faydalı olmak için önce ADD’de sonra da ÇYDD içinde çalışmaya başlamış. Zamanla samimi duygular içinde aktivitelerine katıldığı ÇYDD’nin projeleri hakkında zihninde soru işaretleri oluşmaya başladığını kaydeden Özdemir, o günleri şöyle anlatıyor: “ÇYDD, İstanbul’a sadece Güney ve Doğu Anadolu’dan kız öğrenci getirip okutuyordu. Neden Edirne ve Muğla gibi diğer illerden kız öğrenci getirmediğimizi yönetime soruyorduk. Çünkü oralarda daha zor şartlarda okuyamayan kızlarımız vardı. Ama sorularımıza yanıt alamıyorduk. Zamanla ÇYDD içinde bazı şeyler açıktan açığa konuşulmaya başlandı. İstanbul’a getirilen öğrenciler içinde yakınları dağlarda terörist olanlar olduğu konuşuluyordu. Bütün bunlar beni rahatsız etmeye başladı. Burs verdiğimiz öğrencileri niçin sıkı bir elemeden geçirmiyorduk?”
Özdemir, İstanbul’a getirilen kız öğrencilerin çok şımartıldığını ve bu yüzden okul arkadaşları ile aralarında kavgalar yaşandığını da belirtiyor. ÇYDD’nin bu projesinin başarısızlıkla sonuçlandığını hatta Güneydoğu’da bölücü hareketlerin güçlenmesine yol açtığını ileri süren Özdemir, “Bu projeyi şöyle tarif edebiliriz. Güneydoğu’da saksıdaki çiçeği söküp İstanbul’a getiriyoruz. Ama burada toprağa ekmiyoruz. Pamuğa koyup her gün su veriyoruz. Sonra çiçeği mezun olduktan sonra ait olduğu saksısına koyuyoruz. Başlanılan yere dönülüyor. Devleti onlara sevdiremiyoruz.” diyor.
Özdemir, kopuş sürecinde Saylan’ın, yardımcılığına, tartışmalara yol açan Azınlık Raporu’nu hazırlayan Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu’nu getirmesinin ise bardağı taşıran son damla olduğunu kaydediyor.
Kızlar Kürtçü oldu
ÇYDD’nin İstanbul’a getirerek okuttuğu öğrencilerin mezun olduktan sonra gittikleri yerlerde bölücü hareketlere destek olduğu görüşünü ileri süren Özdemir, şöyle konuştu: “Bugün DTP binalarında erkek üyeden çok genç kızlar var. Orada bilgisayar başında genç kızları görürsünüz. Nereden öğrendiler bunları? Son birkaç yıldır bölücü örgütün Güneydoğu’da düzenlediği eylemlere iyi bakın. Kadınlar, özellikle genç kızların ön sıralarda olduğunu görürsünüz. Hakkari gibi illerde, İstanbul’da okumuş kızlara daha büyük değer verilir. ÇYDD’nin yetiştirdiği kızlar İstanbul’daki okullarından mezun olunca orada kendi talebelerini yetiştirmeye başladı. Bu nedenle ÇYDD’nin yetiştirdiği kızlar Güneydoğu’da Kürtçülüğün, pkk’nın daha çok sivilleşmesine hizmet eder hale geldi.”
Bu nasıl Atatürkçülük?
Asuman Özdemir, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin Doğu’da hiç kadın okutulmadığı izlenimi vermeye gayret eden KADER ile ortak çalışmalar yaptığını da hatırlatıyor. Özdemir: “ÇYDD de KADER’in bu çalışmalarına destek veriyor. İyi de burada atlanılan bir ayrıntı vardı. KADER’in çalıştığı ya da diğer bir deyişle koruyup kolladığı aileler çoğunlukla terörist ailelerdi. Her zaman eylemlerde başrolde gördüklerimizdi. Bunun en güzel örneğini geçen yıl Avrupa Konseyi Nobel Barış Ödülü projesine destek verince Türkiye’den gösterilen adaylarda gördük. Başta KADER olmak üzere kadın derneklerinin desteği ile dört kadın aday belirlediler. Leyla Zana, Ayşe Düzkan, Müyesser Güneş ve Pervin Buldan... Bunların kim olduğunu anlatmama gerek yok. Hepsini biliyorsunuz. Bu nasıl Atatürkçülük?”diye konuşuyor.
http://www.egitimgazetesi.com/read_news.php?nID=78442
evet, masum projeler.
kirli emeller!
(hiç şaşırmadım)
|
mesajı beğendiniz mi?:
|
 |
osmancık
|
Cum 12 Oca 2007, 23:40
bu mesajdaki bilgilerin yanlış olduğunu iddia edenler, ellerindeki bilgileri paylaşsınlar bir zahmet.
gizli gizli vurkaç taktiğiyle olmuyor mertlik.
neden doğru bildiklerinizi açıklamıyorsunuz öyleyse?
rahatsız edici olan nedir?
gerçekler mi yoksa!
ya da yıkılan tabular, gözlerde devleştirilenlere toz konması mı?
bakın başka bir örnek, insan hakları örgütüyle ilgili.
insan hakları örgütü raporunu açıkladı:
türkiye pkk cenazelerinin taşınması sırasında insan haklarını çiğnedi!
nasıl yani? diye şaşkınlıkla karşılamamız gerekir.
olamaz deyip saç baş mı yoluyorsunuz, olanı görmek yerine?
ya da çydd ye toz kondurmadığınız gibi insan hakları örgütü ne de "yapmazlar öyle şey" mi diyeceksiniz.
ama yaptılar!
bu örneği niye verdim:
birileri kendine insan hakları örgütü adını vermekle her zaman doğruyu söyleyecek, teröristi düşündüğü kadar bir de masum canların haklarını dile getirecek diye bir kaide yok.
dolayısıyla birileri adına çağdaş yaşamı destekleme derneği dedi diye mutlaka çağdaş çizgide kalacak diye bir şart yok, olmadığı açık.
bizim de gerçeklere zihinlerimizi açmanın vakti geldi!
|
mesajı beğendiniz mi?:
|
 |
gürkang
|
Cmt 13 Oca 2007, 00:46
Haberin kaynağı olarak Zaman gazetesi gösteriliyor. Yani yine bir Zaman gazetesi klasiği! Bu gazetenin ne kadar taraflı olduğu ortada. Bence diğer tarafın görüşü alınmadan olayı değerlendirmek yanlış.
ÇYDD'nin bu konudaki açıklaması.
| Alıntı: |
ASILSIZ KARALAMALAR, BİZİ YOLUMUZDAN ALIKOYAMAZ! (Lütfen Dikkatlice Okuyunuz!) *
Değerli Dostlar, Değerli Destekçiler, Mustafa Kemal Atatürk’ün Çocukları,
ÇYDD, 1989’da kurulduğundan beri, yaptığı her olumlu çalışmanın karşısında şeriatçı güçlerin karalama senaryolarını buldu. İmzasız ihbarlar, RP Milletvekillerinin yazılı soru önergeleri, akıl karıştıran bir MİT Raporu, hiçbir sonuca ulaşılmayan, korkunç ithamlarla dolu mahkemeler, kendi basın organlarında çıkan uydurma haberler, özel amaçlı TV dizileri vb. her zaman karşılaştığımız olaylardır.
Bütün bunları içeren ve herkese ibret olması gereken bir kitap hazırlıyoruz.
ÇYDD, Türkiye’nin 81 ilinde canla başla eğitime katkı sağlamaktadır. En çok ihtiyacı olan yerlere en çok destek gerekir.
ÇYDD her ilde Valiler, Kaymakamlar ve Milli Eğitimle işbirliği içinde çalışır. Burs vereceği her çocuktan vukuatlı nüfus örneği ve sabıka kaydı ile okul onayı ister.
Şeriatçı kesimlerden başka, hiçbir iş yapmayan, ÇYDD’yi basamak yapabileceğini sanan ya da o’nu karalayarak dikkat çekmek isteyen bazı kişi ve kuruluşlar da, bizleri misyonerlik, pkk’yı destekleme hatta Soros’dan para alma gibi safsatalarla asılsız şekilde itham edip dururlar.
Biri olmazsa öteki. Ellerine ne geçer, kendi kendileriyle baş başa kalınca ne hisseder, başlarını yastığa koyunca nasıl uyurlar?
Bunların hiçbirinin en ufak bir doğruluk payı olmadığını hem karalayanlar hem de Saygın Türk kamuoyu çok iyi biliyor.
Bu ülkede, Genel Kurmay Başkanı olacak değerli komutanı bile karalama cüreti gösteren kafaların ÇYDD’ye saldırmasını sizlerin kendi değerlendirmenize bırakıyoruz.
* Bu duyuru 04.08.2006 tarihinde güncellendi. |
http://www.cydd.org.tr/duyuru.asp?id=732
|
mesajı beğendiniz mi?:
|
 |
alimemo
|
Cmt 13 Oca 2007, 14:14
Kimin ailesi ne zaman terör eylemine karışmıştır? Destekleyici kanıt var mıdır? Haydi var olduğunu farz edelim. "Ailesi dağa çıktı" diye bir kız çocuğu eğitimden mahrum bırakılamaz; bırakmak onu teröre daha beter itmek olmaz mı? Amaç zaten ailelerin bağnazlıklarının ve cehaletlerinin yeni nesillere bulaşmasını engellemek değil midir?
Kısacası, ÇYDD çocukların aile fertlerinin de sabıka kaydını isteyemeyeceğine göre, bu itham mesnetsizdir.
DTP, okutulmuş kızları kullanmak istiyor olabilir. Bu tehlike her zaman vardır. Pekiyi, kızlardan hangileri DTP'ye katılmıştır? İsim, tarih, vs var mıdır? ÇYDD bundan haberdar olmuş mudur? Elinden gelen bir şey vardır da yapmıyor mudur? Bu soruların hiçbirinin cevabı yok iddialar arasında. Bu iddiaları bir gazete yazısına taşıyanlar, bu iddiaların cevabını ÇYDD'den talep etmişler midir?
Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu başkan yardımcısı değil, onur kurulu üyesidir.
http://www.cydd.org.tr/?sayfa=haberac&id=361
Ayrıca raporunda yazdıklarını beğensek de beğenmesek de bilgili bir profesördür, terörist değildir.
Soğuk savaş yıllarında cadı avına çıkmak için "anarşizim, gominizim" ile insanları itham etmek gerekiyordu. Şimdi ise sevmediğine "terörist" demek moda oldu.
Ek: Kısacası ben bir kuruluşa böyle ağır ithamlarda bulunacaksam dersimi çok daha iyi çalışır da gelirim. Asuman Özdemir gibi "küskün iftiraları" ile yetinmem.
En son alimemo tarafından Cmt 13 Oca 2007, 14:27 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
mesajı beğendiniz mi?:
|
 |
erkmen se
|
Cmt 13 Oca 2007, 14:18
ÇYDD nin masumiyeti başlığını okurken çok masum bir zihniyet ile karşılaşacağınızı hiç sanmayınız.Aslında bu dilin altında başka amaçlar saklı,ÇYDD sakız yapılarak ara malzeme olarak öne sürülüyor,aslında sorunları çok başka, içlerinden çıkamadıkları kaoslarla yüklüler. Bu muhafız muhafaza'kar' zihniyetin liberallerle olan "kirli emelleri "o kadar "masumane! "ki yayla gibi kürtçü liberallerle fayda ve fazla mesai birliğine giderler.Ama tabi onların bir yüzleri liberal öbür yüzleri muhafızdır.
Neyin muhafazası mı?Sürtündükleri o şeffaf dedikleri kapitalizm sembollerine dayanamadan birşeyler yapamazlar, işte; onun muhafazası..Ama karşılarında "çağdaş insan ve toplum"gördüklerinde değerlerimiz elden gidiyor diye birden ahlakçı, maneviyat canavarı kesilirler ve giderler beraber her dönem ittifak halinde oldukları kürtçülere, kendileri gibi liberallere sürtündükleri zaman saf değiştirir gibi yapıverirler,ama degiştiremez ve liberallerle ayni saflarda kalıverirler,karşı gibi göründükleri düşünce kalıpları onları hep teşhir eder,özdeşleşirler onlarla, doğa ve diyalektik gereği.Maneviyatçı görünürler ama bağımlılık öylesine içlerine bilinçaltılarına girmiştir ki 50lerden beri bağımlılığın ve kapitalizmin,liberal faydacılığın manevi muhafızlarıdırlar artık,her kıpırdadıklarında o bataklık onları biraz daha içine çeker marshallarla,trumanlarla.Bu bataklık tüketim balçığından başka birşey de değildir.Hiçbir şey üretmezler orada,ne düşünce ne de ürün.Orada dolarlar,eurolar vardır ama insan da yoktur,felsefe de yoktur,bilim hele hele hiç yoktur,bilinçli ,uygar demokratik tepki gösteren toplum da karşıt ilan edilmiştir,çünkü fayda,itaat ve kulluk vardır.Sömürünün her türlüsü de onlarladır,huzur ise yoktur.(Hep bu huzur konusunda kendilerini ve kendilerine itaat edenleri kandıragelmişlerdir)Sürtünerek itaat ile fetişleştirdikleri değerler, kapitalizmin birer dişlisine dönüşüverir.Ençok da kendileri şaşar gibi olurlar bu duruma kendi" kirli emellerine".
Bu sürtünme faydacılığı ve sürüklenen teoloji,muhafaza soslu liberalizm ;eklektik,(seçmecilik,yığmacılık) zihin ve evrim yetersizi ortaçağın bile gerisindeki yavan düzeyleri, kendi ayıplarına çarpmaya çoktan başladı bilesiniz.Güzel Türkçe'mizi çok kötü konuşurlar ve yazarlar,"Osmanlı"'ca'yı da doğru ve özlü sökemezler çünkü öğrenmek de istemezler ama işlerine geldiği zaman Sayın Oktay Sinanoğlu kadar Türkçe'ci görünmeye özenirler,hevesli gibi gözükürler.(Tabi ki Sayın Sinanoğlu'nun bu gibilerle hiçbir bağı yoktur)Liberalizme şirin görünmek istediklerinde çoğulculuk,birey ve hukuktan hatta demokrasi ve özgürlükten dem vururlar,teokratlara şirin görünmek istediklerinde cemaat ,itaat ,kul ,tek tipçilik ve maneviyattan.İkisinin arasında giderler,gelirler; toplumu da gererler,bazı unsurları kışkırtırlar.
Bakınız hareket bile edemiyorlar artık, tıka basa yediler,liberalizmden beslendiler,tıkandılar,statüko diye Özaldan beri iteledikleri bağımsızlık ve ulus ideali, onları abdnin karşısında "aaaa!" biz bunları beklememiştik, ulus devleti istemiyoruz ama bize kürtçülerle bir "küreselleşme gettosu" verin biz orada "cumhuriyetçiler" olmadan yaşayabiliriz demeye getirdiler amma bu da ayaklarının altından kaçıp gidiyor bugünlerde.Yani çok arada derede,çok hukukluluk istekleri ile pek bir "mahzun,gayri mazlum" kaldılar liberalimsi muhafızlar.Muhafızlar muhafaza bile edemiyorlar bir türlü,fetişlerini bile.Onlar yoksul insanların evlerine bakliyat ve bulgur dağıtarak,liberal ümmi davranışlarıyla mazlum sömürüsü ile palazlandılar.İnsan ve ulus,toplum,yurt duyarlılığı ve sevgisi, kulcu zihinlerine o kadar uzak ki...
Esas" Kirli emeller", ÇYDD gibi ülkenin binlerce çocuğuna,ailesine,ilköğretim okuluna hiçbir liberal destek olmadan tamamen insanlıktan harçlanmış gönüllülerce destek olunmasına karşı ancak böyle tezgahlanabilir,kışkırtılabilir.
Sorozlardan,tesevlerden,petrol ve borsa şeyhlerinin,kürtçü pkklı mafya bozmalarının muhafızlığından, kürtçü liberal cemalinden,pamukuna, yaylasından tahasına kadar kendi çıkmazlarını ve maneviyatçılıklarını bile liberalizmin ve abdnin emrine sunan kafası karışık,zihni bulanık muhafızlar, pırıl pırıl aydınlanmacı gönüllülerden oluşan ÇYDDye bu iftira,hakaret ve yakıştırmaları yaparken kendilerini içinde bulundukları çürümeden kurtaramamaktadır.İçine düştükleri bu karışık durum da onları ulusun gözünde her geçen gün yetersizliğe ve değersizliklere düşürmektedir ve daha da düşürecektir..Şaşırılması ve sakınılması gereken bu zihnin sahiplerinin pek alıştıkları tartışmalardaki "vurkaç taktikleriyle mertlik vurgulamaları" da oldukça hazin, trajik ve de gülünçtür.Öyle ya Kardelenler kim,bunlar kim?Şaşırmamışlar; kirli emellere,beşer şaşar kendi işine..........,
|
mesajı beğendiniz mi?:
|
 |
özlem_deniz
|
Cmt 13 Oca 2007, 15:02
Bu gün toplumda hakim olan kürtçü-liberal düşünce sistemi'nin, çok güzel ve derin bir analizi ve eleştirisi olarak bir durum tespiti yapmışsınız..
Başka bir ifadeyle, yazdıklarınız, ne yazık ki günümüzde hakim olan toplum düzeninin yada şöyle söylemek daha doğru , bir kısım medyasıyla , politikacısıyla ve yazarlarıyla !! (malum), topluma yutturulmaya ve kabul ettirilmeye çalışılan bir zihniyetin acı yüzü ve gerçeği niteliğinde adeta..
|
mesajı beğendiniz mi?:
|
 |
Necdet Cevahir
site denetçisi
|
Cmt 13 Oca 2007, 22:38
Bildik suçlamalar ve iftiralarla dolu bir haber. Bugüne kadar daha birgün bile ÇYDD nin yanlış bir iş yaptığına şahit olmadık. Yani yaklaşık 17-18 yıldır bu dernek amacının dışında bir yerlere burs dağıtacak ve bu millet uyayacak öylemi? Sizlerde buna inanacaksınız ? Beyler yapmayın lütfen. Her gördüğünüz habere mal bulmuş mağribi gibi atlamayın. Klasik bir "küstüm oynamıyorum" mantığı. Bu hanımefendi bunca yıldır bu derneğin içinde ne yapıyordu o zaman. Eğer ortada bir suç varsa kendiside suçlu değilmidir? Niye yıllarca göz yumdu olanlara. Hala atılan iftirayı göremiyormusunuz? Neden benim insanım bir topluluktan dışlanınca geride kalanlara böyle iğrenç iftiralar atar bilemiyorum. Benim ülkemin eğitimli insanları bunlarmı? Olabilir ; yönetimle ters düşebilirsin. Peki çamur atarak defolup gitmek niye. İğrenç duygularınımı tatmin ederler? Allah akıl fikir versin bu gibi sığ düşünceli, medeniyetten yoksun zavallı insanlara..
|
mesajı beğendiniz mi?:
|
 |
Armağan Örki
|
Cmt 13 Oca 2007, 23:25
ÇYDD'nin bu haberini sağolsun Erkmen Abi bildirdi ve ilk kez burada okuyorum.
Yazılanlara bakıldığında genel anlamda ikna edici geldi tüm fikirler...
Ben aynı şeyi başka eğitim/yardım kuruluşları için de duymuştum.
ABD ve AB güdümlü Sağlık ve Eğitim Vakfı (SEV), malum aynı sömürgecilere bağlı aşırı sağ (muhafazakâr) şirketler, şimdi ÇYDD'nin de öyle olması olabilir... Mantıksız değil yani...
Devletimiz uyusun, toplumumuz yıkansın; varolsun emperyalizm...
Sağolsunlar tümü birden büyük bir gayret içinde çaba sarfediyorlar... pkk'nın desteklenmesi, dinî duyguları ağır basan vatandaşların kullanılması, diğer kimselerin farklı yollarla ele geçirilmesi vs... Durum vahim demektir bizim için...
Tabi gene de kesin kanıtlara dayanmayan şeyleri kabul etmek, belki de onların (içteki ve dıştaki düşmanların) amacı da olabilir... Onların ekmeğina yağ sürmemek için düşünüp kanıtları beklemek daha doğru olabilir; fakat gene de bunca kuruluş adice çalışırken, insan ne yazık ki süphe ile bakıyor...
|
|
mesajı beğendiniz mi?
|
 |
Kemal Bayır
|
Pzr 14 Oca 2007, 10:04
Günümüzde iyi ile kötü, doğru ile yanlış, edep ile edepsizlik, yasallıkla yasa dışılık...herşey bir
kavram kargaşası içinde, karışmış gidiyor.
Mevcut hiçbir dernek ve çalışma gruplarına sataşmadan, hiçbirine iyi-kötü demeden yazmaya
çalışacağım.
1- Kurtuluş Savaşında, Ülke'yi kurtarma çabaları içinde olanlara, Milli Mücadele'ye başını koyanlara
İstanbul'dan çıkan fetvaları biliyoruz.
2- Geçmişte, Demiryollarının yapımını ve yaygınlaştırılmasını savunanlara denilenleri hatırlıyoruz.
3- İzmir Cumhuriyet Meydanı'nda "6. Filo defol, Amerika evine dön" mitinglerinde, polis kordonu
arkasındaki gurupların, ABD aleytarlarına dediklerini hatırlıyorum.
4- Aslında Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı olup, sanki yabancı güçler tarafından yönetiliyormuş
muamelesi göran bazı Meslek Okulları hakkında söylemleri ve reva görülen davranışları
hatırlıyoruz.
5- Büyük Deprem sonrası, ençok güvendiğimiz kuruluş Kızılay'ın nasıl bir zihniyetle kokuşmuş bir
halde acz içinde kaldığını hatırlıyoruz.
6- Siyasi rant uğruna, Ülke Gençliğinin, 12 Eylül öncesi birbirine, 12 Eylül sonrası da birilerine nasıl
kırdırıldığını hatırlıyoruz.
7- Aydın-Gerici, Mezhep vb. çatışmaları içinde ülke insanının hayatlarının nasıl 3 kuruşluk mermi
veya benzinle harcandığını hatırlıyoruz.
.-
.-
n
Ve bizimle başetmeyi göze alamayanların, en kolay yolla, BİZİ BİZE KIRDIRMAYI nasıl becerdiklerini,
HEP BİRLİKTE BİLİYORUZ. Ve her daim de maalesef tekrarlıyoruz.
İyi ile kötüyü ayıredebilmeyi, Ülke adına tekvücut olmayı, birlik-beraberlik içinde olmayı galiba
hiç beceremeyeceğiz. Ya da herşey olup-bittikten sonra aklımız başımıza gelecek.
Birileri her zaman, saygı duyulan, Ülke için iyi şeyler yapan, kişi ve kuruluşları yıpratacak, yerle bir
edecek davranışlardan sakınmayıp, sonuçta birilerini mutlu edecektir.
Son söz, asli yönetim (DEVLET) işlevlerinde başarılı olamadığı takdirde, boşluklar her zaman
şer odakları tarafından doldurulacaktır.
Arzum; Devlet Gemisinin başında olanların bu ülkeyi iyi yönetmesi, Ülkemiz'e sahip çıkması,
bizlerin de bu yolda çalışanları, sonuna kadar desteklememizdir.
|
|
mesajı beğendiniz mi?
|
 |
yasemin banu
|
Pzr 14 Oca 2007, 10:45
Merhaba,
Ben yasemin. 6 yıldır muhabirlik yapıyorum. Televizyon gazetecisiyim. Siteye ablamın tavsiyesiyle geçen hafta kayıt oldum. ÇYDD ile ilgili olarak okuduğum bu yazı beni tetikledi ve yazma ihtiyacı duydum. Yapılan suçlamalar gerçekten can sıkıcı. Bu suçlamaları yapan şahıs itiraz edenlere de oldukça sert çıkmış ve aksini ispat eden deliller istemiş. Çok afedersiniz ama ben önce Kardelenler projesini bu şekilde kirletmeye çalışan bu şahıstan birtakım deliller istiyorum. Öyle kendinize bir kürsü bulup sonra da oraya çıkıp "Bunlar pkk'ya adam yetiştiriyorlar" iddiasında bulunamazsınız. Madem bu dernek içinde çalışma şansınızda oldu birtakım belgelere de kolaylıkla ulaşmış ve dosyanıza koymuşsunuzdur. Buyurun iddianızla beraber delillerinizi de sunun bize. Biz buradayız ve hamlelerinizi izliyor olacağız.
|
mesajı beğendiniz mi?:
|
 |
|
Sayfa: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18 Sonraki
|