1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Namik CAKAR
16 yıl önce - Pts 08 Oca 2007, 13:45
Düşmanımız Ankara'dır:
Bende okuyunca cok şaşırdım!!!
Rum Ortodoks Kilisesi’nin yeni Başpiskoposu 2. Hırisostomos, "Düşmanımız Kıbrıslı Türkler değil, Ankara’dır" demesi cok ilgin.
Bu yeni bir Başpiskopos! Bu biyerden bize tanıdık gelmiyormu Arkadaşlar? Yani hatırlarsak, papa da, başa gelir gelmez Islamiyeti hedef almıştı.
Din Adamlarından daha çok barışcı mesalara alışkın olduğumuz için bu olaylar birhayli tuhaf geliyor.
| Alıntı: |
Rum Başpiskoposu: Düşmanımız Ankara'dır. 7 Ocak 2007
Yorgo KIRBAKİ / ATİNA
Rum Başpiskoposu 2. Hırisostomos, "Düşmanımız Kıbrıslı Türkler değil, Ankara’dır" dedi.
Rum Ortodoks Kilisesi’nin yeni Başpiskoposu 2. Hırisostomos, "Düşmanımız Kıbrıslı Türkler değil, Ankara’dır" dedi. Bugün Güney Lefkoşa’da KKTC Din İşleri Başkanı Ahmet Yönlüer’le bir araya gelecek olan Hırisostomos, Türk tarafındaki kiliselerde ayin için izin isteyeceğini belirterek, bu görüşmenin dolaylı bir tanıma anlamına gelmeyeceğini söyledi.
BUGÜN Güney Lefkoşa’da KKTC Din İşleri Başkanı Ahmet Yönlüer ile ilk görüşmesini yapacak olan Rum Ortodoks Kilisesi’nin yeni Başpiskoposu 2. Hırisostomos "Düşmanımız Kıbrıslı Türkler değil Ankara’dır" dedi. Hrisostomos, Yunanistan’da yayınlanan Kathimerini Gazetesi’ne verdiği demeçte, Yönlüer ile görüşmesine büyük önem verdiğini belirterek, "Görüşmelerimde vatan topraklarının Türkiye tarafından istila ve işgal edildiğini, düşmanımızın Kıbrıslı Türkler değil Ankara olduğunu vurgulayacağım" diye konuştu.
KKTC’YE GİDECEK
KKTC’ye Türkiyeden gelip yerleşenlerin ve Türk askerlerinin adadan uzaklaşmalarını isteyen Hırisostomos, bu ziyaretinin Rumların KKTC’yi dolaylı tanıdığı anlamına gelmediğini de belirterek şunları söyledi: "İşgalcilerin bulunduğunu anlatacağım. Müftüden kuzeydeki kiliselerde ayin yapabilmemiz için Rumların gidip buraları temizlemelerine izi verilmesini isteyeceğim. Hatta, bu kiliselerin bakımı için Avrupa’dan alacakları paraya ihtiyacımız olmadığını, biz kendi paramızla bakımı yapacağımızı söyleyeceğim".
Demecinde, Rumların Türklerle Kıbrıs’da barış içinde birlikte yaşayabileceğini de belirten Hırisostomos, Annan Planı’na şiddetle karşı olduğunu ve bir daha müzakere masasına getirilmemesi gerektiğini de vurguladı. Hırisostomos 22 Ocak’ta KKTC’ye geçerek Yönlüer’e iade-i ziyarette bulunacak.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/5736162.asp?m=1 ...&oid=3
|
Birzamanlarda Makarios vardı. Kıbrıs Barış harekatını yapmamıza sebeb olanlardandı. Galiba bu yani Piskopos da ona özeniyor!
Yukardaki Makarius adadaki Türkleri imha planlarını uygulamaya sokan kişidir!
| Alıntı: |
Ada’yı kana bulamıştı
KIBRIS sorununun "en önemli nedeni" Mihail Hristodulu Muskos, yani dini adıyla Makarios, 1950 yılında Rum Başpiskoposu olduğunda henüz 37 yaşındaydı. Siyasetçiliği din adamlığına ağır basan Makarios, İngilizlere karşı mücadelesi için Rumlar arasında "efsane" haline geldi. 1960’da kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilk "Cumhurbaşkanı" Makarios "Enosis" doktrini ile adadaki Türkleri imha planlarını uygulamaya soktu. 1963 ve 1967 yılında EOKA B’nin katliamlarında büyük payı bulunuyordu. Hedefi Kıbrıs ile Yunanistan’ı birleştirmek ve Yunanistan’ın lideri olmaktı. 1967’de iktidara gelen Albaylar Cuntası ile yıldızı barışmadı. 1974’de Yunan cuntası Kıbrıs’da darbe yapınca tesadüfen kurtuldu. Kıbrıs’dan kaçtı ve birkaç ay sonra geri döndü. 1977 yılında Lefkoşa’da kalp krizinden öldü.
|
Allah birilerine akıl versin.
|
 |
Ömer3510
16 yıl önce - Pts 08 Oca 2007, 14:02
çok yazık
Din adamları birleştirici olmaları gerekirken,böyle mesajlar vererek gergin ortamı daha çok gereyorlar.Hep bizim din adamları yapıcı olsun diye söylenirken,papayı son derece mükemmel şekilde ağırlamışken,siyasetten uzak durması gereken kişiler böyle konuşuyorlar.Avrupada gördüm insanlar dinlerine çok bağlılar yani din adamı ne derse onlar için kutsaldır kesin doğrudur,bir de bu din adamı düşman gibi kelimeler kullanıyor.çok yazık...
|
 |
CAN
16 yıl önce - Pts 08 Oca 2007, 14:12
Kısa süre önce yapılan ciddi araştırma da Kıbrıs çıkarması döneminde de Kıbrısta yaşayan Kıbrıs'lı Türklerin artık adada Türkiye'ye bağımlılıklarını sorguladıkları ve bugüne kadar aciz kalışlarının,ekonomik olarak kısıtlı bütçe ile bir yerlere gelemeyeceklerinin sebebinin Türkiye olduğunu sorguluyorlarmış.
| Alıntı: |
| *Sizden çok özür dilerim,bu araştırmayı ve konuyu okuduğum Kıbrıs gazetesini şimdi netten bulamıyorum* |
Sanıyorum bunun sorgulanması ve son dönemdeki Talat ile Genel kurmay arasındaki ciddi tırmanış sonrasında Rum'ların Kıbrıslı kafası karışık kesimi kendi saflarına çekip,saçmalıklarına destek için bu açıklamanın gelmiş olması normal geldi bana.Sonuçta şunu sorgulamamız gerekiyor.Biz gerçekten Kıbrıs'a ve Kıbrıs'lıya gereken değeri,önemi verebiliyor muyuz?Bugün adanın diğer tarafında turizm almış başını giderken AB konusunda geldiklerini nokta malum iken bizim Kıbrıs ile ilgili politikalarımız,onu dünya ülkelerinden biri olması konusundaki çalışmalarımız yeterli mi?Yoksa hala ambargosundan dolayı onu arada sırada başımızı ağrıtan bir kardeş ülke olarak tutmamız yerinde mi?Açıkcası Rumlar her daim havlayacaklardır,onların zaten isteği adanın tamamını ele geçirmek.Bugün adanın güney tarafında bizim tüm sahillerimizde olmayacak kadar mühimmat depolu duruyor.Açıkcası bu adamlardan tutup da Ankara dostumuzdur,bu işi birlikte çözelim mesajı bizi şok etmelidir diye düşünüyorum.
|
 |
izzet kıraç
16 yıl önce - Pts 08 Oca 2007, 14:17
kardeşim bu olaylara ve mesajlara niye şaşırıyoruz sanki daha evvel papaazlar dosttu da şimdi düşman oldu
öğle 2 gün fethullah hoca efendi ile sırıtmak kameralara poz vermek onların değiştiği anlamına gelmez
maalesef değişen ve değiştirilen nurcu denilen şahıslardır
neymiş
dinler arası dialog
kardeşim adam islama ve hz muhammede küfrediyor neyin diyaloğu
|
 |
umutyolu
16 yıl önce - Sal 09 Oca 2007, 13:40
Her dinin ve her din adamının tarafsız olması ve verdiği mesajlara dikkat etmesi gerekir. Onlara verilmiş bu kutsal görevi insanları birbirine düşümek için kullanmamalı. Hiçbir din din adamlarına siyasi, ırkçı, kötülük içeren mesajlar vermeyi emretmez. Daha doğrusu dinler hiçbir zaman bu gibi şeylerden yana olmaz. Fakat bakıyoruz birisi çıkıyor "Türkler düşmandır" diyor. Diğer birisi çıkıyor "ABD büyük şeytan" diyor, başka birisi Müslümanlar "şöyle" diyor, yine başka birisi yahudiler "şöyle" diyor. Nerede kaldı dünya barışı? Eğer din adamları bunu söylerlerse dünya yeni bir Haçlı savaşlarına sahne olur. Kazanan ise kimse olmaz. Zira 1000 yılı sonra bile halen birileri çıkıp başka insanlarını inancına saygı duymuyorsa o zaman bu dünya çok ileriyede gidemez.
Asıl konuya gelirsek, Rum başpiskopos halbuki bunu demek yerine barışçı mesajlar verse her iki tarafta birbirini daha çok sevmeye ve anlamaya başlar. Rum piskoposun yaptığı "görevi kötüye kullanmaktan" başka bir şey değildir.
Teşekkürler.
|
 |
goksel_k
16 yıl önce - Çrş 10 Oca 2007, 10:06
dinin dünya işlerine karıştırılmaması yani laiklik dediğimiz şey işte burada lazım olan şey. hangi dinden olursa olsun bu tür adamların dünya meseleleri hakkında konuşturulmaması gerekiyor.
|
 |
CAN
16 yıl önce - Çrş 10 Oca 2007, 10:14
Eskiden milliyetçiliği ve ülke sevgisi doruk noktadaki arkadaşlarım ve büyüklerim yunanistan ve rumlar hakkında hiçte kulağa hoş olmayan hikayeler anlatırlardı.Ben de onların o kadar kötülemelerine rağmen yine de müzikleri,yemekleri,insanlarının içindeki Türk sevgisi olduğunu düşünür bir şekilde bunun sadece yunanistan'da belli bir kesim tarafından pompalandığını düşünür,bizim bakış açımızdan dolayı hep üzülürdüm.Görüyorum ki, geçen yıllarda tarih, bana herşeyi gözlerimle göreyim diye sahneyi kurdu ve Yunanı tanımam için elinden geleni yapıyor.Şu anda hiç kimse etkisi altında kalmadan diyebilirim ki hiçbir yunanın Türk'e sevgisi,saygısı yok.Hele rum'un Türk'ün adını bile duymaya tahammülü yok.Ulu önder ATATÜRK'ün din ile devlet işlerini ayırması sonrasında bugün görüyorum ki Türkiye ne kadar şanslı bir ülke.Ama bir o kadar da İran rejimi konuşulurken aynı etkinin dinin devlet baskısını yunanistanda daha büyük görüyorum ve her nesil kan kusarak doğuyor ve bu ege barışına şu anda tek inandığını gördüğüm mehmet ali birand dışında çok az Türk'ün de inandığını görüyorum.Açıkcası yunanistanın bu saatten sonra barış adına ne yaparsa yapsın çok bir kazanımı olamaz bizim adımıza.
|
 |
canuck
16 yıl önce - Çrş 10 Oca 2007, 11:04
Evet Can, Yunanlilarinda mensubu oldugu Ortodoks Klisesi isleyis, mantalite acisindan Irandaki rejim veya Taliban'dan cok fazla farki yok. Keza Bosnada ve Kosova'da vahset yasanirken Yunanistan ve Bulgaristan aktif olarak Birlesmis Milletler amborgosunu rutin olarak delip Sirbistana silah yardimi yapiyordu. Cunki onlarin gozunde Balkanlardaki Muslumanlarin tumunun yok edilmesi dini bir emir.
Bugun bile herhangibir Yunanliya sorarsaniz Sirplarin "terorism'le" mucadele ettiklerini soylediklerini duyacaksizinidir.
Yunanlilara herzaman Bosnadaki katliamlarda oynadiklari rol hatirlatilmali. Yurt disindada surekli olarak Bati Trakyada uygulanan insan haklari ihlalleri vurgulanmali. Yunanlilarin barbar, geri kalmis, surekli klise baskisinda yasayan bir ulke oldugu konusunda propoganda yapilmali.
Artik Defans oynamanin bir anlami yok. Yunanlilari barbar, soykirimci, vahsi bir uygarlik olarak tanitmamiz gerekiyor. Bosnadaki Vahset ile, Bati Trakyadaki baskilar birbiriyle iliskilendirilmeli. Onlar tabiiki Kurtler, cart curt diye konusacaktir ama hic cevap vermeden surekli olarak Bosna Hersek'te isledikleri rol anlatilmali.
|
 |
Uğuray
site denetçisi
16 yıl önce - Çrş 10 Oca 2007, 13:24
| Alıntı: |
Tarih, 15 Mayıs 1919...
Yunan ordusu, İzmir'e çıkar.
Yer, bugünkü Pasaport.
Türklerin kara günü.
İzmir'deki Rumların dini lideri, yani İzmir Metropoliti olan papaz, etekleri uçuşa uçuşa gelir... Diz çöker. Önce işgal komutanının çizmesini öper, sonra Yunan bayrağını...
İzmir doğumludur papaz.
Babası celep.
Ama o hayvanlarla uğraşmak istememiş, Atina'ya gitmiş, dini eğitim almış, papaz cübbesi giymiş, sonra İzmir'e dönmüş, kademe kademe yükselerek, İzmir Metropoliti olmuştur.
Etekleri zil çalmaktadır o gün...
Elindeki haçı havaya kaldırır, Yunan işgal ordusunu takdis eder... Sonra da, askerlere hitaben o meşhur vaazını verir...
"Evlatlarım... Elen çocukları... Bugün, İsa'nın en büyük mucizesini göstermiş oluyorsunuz. Bu uğurda, ne kadar Türk kanı döküp içerseniz, o kadar sevaba girmiş olacaksınız... Ben de bir bardak Türk kanı içmekle, onlara olan kin ve nefretimi teskin etmiş olacağım... Bütün azizler arkanızda... Hadi buyrun!"
Sonra? Sonrası malum...
Türk kıyımı başlar.
Zaten, hep bunu istemişti o papaz... Kral Konstantin'e başvurmuş, Yunan Ordusu'nu İzmir'e çağırmıştı... İtilaf Devletleri'ne yalvarmıştı, İzmir'in Yunan'a verilmesi için... Birgün geleceklerini bildiği için de, Aya Fotini Kilisesi'nin bodrumunu silah ve cephane ile doldurmuştu... Silah ve cephane, insani yardım adı altında geliyordu sandıklarla...
Yunan Ordusu İzmir'e çıkınca, İzmir'deki Rum gençleri cesaretlendi. Gittiler Aya Fotini'ye, giydiler Yunan Ordusu'nun üniformalarını, aldılar silahlarını, daldılar Türk köylerine, kadınlarına, kızlarına... |
Rum Başpiskoposu.2'nci Hrisostomos. kısa bir tarihçesi.
bir din adamı barışı simgelemesi gerekirken yaptığı açıklamada ne kadar barış kokmakta akıllarda soru işareti yaratmakta
O zamandan kalan politikalarını hala sürdürmekteler.
|
 |
Mehmet F.
16 yıl önce - Çrş 10 Oca 2007, 13:32
| Namık CAKAR demiş ki: |
| Bende okuyunca cok şaşırdım!!! |
Şaşılacak bir şey yok ki bunda. Zaten rumların, yunanların kime ve neye düşman oldukları, ne istedikleri yüz yıldır biliniyor.
Yeni birşey değil yani.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|