Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Ankara Alaeddin Camii
123456   sonraki »

ANA SAYFA -> ANKARA
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 1
galpay

12 yıl önce - Pts 15 May 2006, 18:57
Ankara Alaeddin Camii


Ankara'nın halen kullanılmakta olan en eski camii.

Dış görünüşünden bir kaç fotoğraf;


 


 




.



galpay

12 yıl önce - Pts 15 May 2006, 19:18
Ankara - Alaeddin Camii


Ankara'nın halen kullanılmakta olan en eski camii.

İç görünüşten bir kaç fotoğraf;

 
 Genel Görünüş

 
 Kıble duvarı ve Mihrabdan detay

 
 Kıymetli Minberden bir detay
 .


galpay

12 yıl önce - Pts 12 Hzr 2006, 09:14
Alaeddin Camii


Alaeddin Camii
Ankara’da, Altındağ İlçesi’nde, Hisar semtinde, İçkale Mahallesi’nde, Ali Taşı Sokak’ta bulunmaktadır.
Kıble duvarı İçkale suru ile bitişiktir. Güneydoğusunda hemen yanında “Zindan Kapı” ve “Parmak Kapı” olarak adlandırılan İçkale kapısı vardır.
Ankara'nın halen ibadete açık olan en eski camiidir.

         

İnşa tarihi kesin olarak bilinmemektedir.
Kapısı üzerinde bulunan bir kitabeye göre; Anadolu Selçuklu Sultanı II. Kılıçaslan (1155/1192)’ın oğlu, Ankara emiri Muhiddin Mesud Şah (ö.1204) tarafından, Ankara Kalesi içinde, yaptırılmış ve H.574 (1178) yazında ibadete açılmıştır.
Ankara’daki en eski Selçuklu yapısı olarak kabul edilmektedır.
Minberi H.594 (1197) tarihlidir.
Anadolu Selçuklu Sultanı Alaeddin I. Keykubad (1220-1237) tarafından onarımı yaptırıldığından “Alaeddin Camii” olarak anılmaktadır.
Ancak, bugün gördüğümüz binanın orjinali ile hiçbir ilgi ve benzerliği yoktur.
Temel taşları dahil bütün duvarları, tavanı, pervazları ile pencereleri, saçakları ile çatısı; 1361, 1433, 1895, 1984 de yapılan detaylı onarımlarda tamamen değiştirilerek yenilenmişlerdir.

Alaeddin Camii - Soncemaat yeri

Doğudan batıya aşağı meyilli arazi üzerinde olması dolayısıyla kuzey yöndeki son cemaat yeri altı basamaklı bir merdivenle ulaşılan yüksek bir platform meydana getirmektedir. Bu platform doğuya doğru uzanarak, günümüzde avluya giriş kapısı olarak kullanılan, düzayak bir çıkıntı yapar.

         

Kuzeydeki ilk sırada altı, ikinci sırada iki adet toplama sütun kullanılmış olup, başlıkları da toplama olup, hepsi de birbirinden başkadır.
Ahşap düzeni doğu-batı yönünde uzanan düz tavanı koyukahve rengi çıtalarla süslenmiştir.
Üzerinde kadınlar mahfilinin ahşaptan yapılmış ek kısmı bulunur.

Alaeddin Camii - Yazıtları

Giriş kapısının üzerinde sivri kemerli ve sağır niş şeklindeki kitabeliklerde Arapça ve celi sülüsle yazılmış iki ayrı kitabe vardır.

         

Sol taraftaki;
         

Sağ taraftaki;
         

Alaeddin Camii - Kapısı

Harime giriş kapısının şöveleri mermerdir.
Bugün Etnografya Müzesi’nde korumaya alınarak sergilenen  kanatları ceviz ağacından oyma olan kapının, tezyinatına dayanılarak, 1433 de yapıldığı sanılmaktadır. Kanatlar üç bölüm halinde düzenlenmiştir.

           

Alttaki köşeleri pahlanmış dikdörtgenin merkezi boştur. Ortada köşeleri pahlanmış karenin merkezinde sekiz kollu gülbezek bulunur. Üstte köşeleri pahlanmış dikdörtgenin merkezi çizgilerle süslenmiştir. Kapı kanatlarının birleştiği iki bölümlü binide kakma şeklinde kabaralarla süslemeler yapılmıştır.

Alaeddin Camii - Harimi

Dikdörtgen (13.60x15.60m) planlı harim kerpiç duvarlarla çevrilidir.
Genel olarak ahşap malzeme kullanılmıştır.
Kuzeyde giriş kapısının iki yanında, son cemaat yerine açılan iki, batıda altta ve üstte üçer, doğuda altta üç ve kıblede üstte beş olmak üzere, toplam onaltı pencere ile aydınlanır. Ayrıca kadınlar mahfilinde de kuzeye açılan üç pencere bulunur. Kıble duvarındaki beş pencereden ortadaki diğer pencerelere göre daha küçük ve kare şeklindedir, içi de dört bölüme ayrılmış bir dairedir.

           

Üstü ahşap düz tavanla örtülüdür. 1895 de ve 1984 de yapılan onarımlarda tavanın tamamen yenilendiği sanılmaktadır. Tavan doğrudan doğruya yan duvarlara oturur. Ahşap düzeni kuzey-güney doğrultusundadır.
Ahşap tavanın orta madolyon göbeği; dışta düz iç kısımda kademeli bir pervazla sınırlanmıştır. Bu pervazın geniş kısmı çizgisel  motiflerle süslüdür. Göbek içi de altı köşeli yıldızlar ve geometrik şekillerle süslüdür. Kabaralar çakılarak düzen hareketlendirilmiştir.

           

Harimin güneybatı köşesinde, minberin batısında kıble duvardaki küçük kapıdan bir tünele girilir. Bu tünelin kale surlarının altından da geçerek Suluhan’a ve Hacı Bayram Camii yakınına ulaştığı söylenmektedir. Ancak, bugün için kısmen kapanmış olup geçit vermemektedir.
Alaturka kiremit örtülü, dört yöne eğimli, kırma saçaklı çatılıdır. Son onarımda (1984) su olukları içeri alınarak gizlenmiştir.
Harimin kuzeyinde altta giriş kapısının iki yanında müezzin mahfili ve üstte de oyma kafes usulü ile yapılmış, giriş kapısı üzerindeki orta kısmı yarım daire şekilli kadınlar mahfeli yer alır.

Alaeddin Camii - Mihrab

         

Bugün mevcut olan mihrab 1895 de yapılan onarımdan kalmıştır. Kıble duvarının ortasında hafif taşıntılı alçı mihrap dikdörtgen şekillidir. Dış kenarlardan iki kademeli plasterlerle sınırlandırılmıştır. Bunların alttaki kavsara kemeri hizasında üçgen şekilli başlıkla sonlanmakta, daha sonra üzerleri kabartma yapraklarla süslenmiş diğer plaster bulunmaktadır. Nişi yarım silindirik ve yarım kubbe kavsaralı olup, nişin iki kenarında burmalı iki sütunçe bulunur. Niş üzerindeki yuvarlak kemerin köşelerine birer gülbezek yerleştirilmiştir.

           

Kitabenin altındaki köşelikler yapraklı dallarla süslenmiştir. Mihrabın en üstü bir dizi yaprakla taçlanmıştır. Mihrabın; plaster, sütunce, yazılar ve taç bölümleri altın yaldız, diğer kısımları beyaz yağlı boya ile boyanmıştır.

Alaeddin Camii - Minber

Ankara Alaeddin Camii’nin en güzel ve kıymetli kısımlarından biri de ceviz ağacından oyma geometrik geçmeler halinde yapılmış olan minberidir. Köşeli yıldızlarla süslenmiştir.

           

           

           

Görüldüğü gibi; minber Anadolu Selçuklu Sultanı II. Kılıçaslan (-1155/ö.1192)’ın oğlu, Ankara emiri Muhyiddin Mesud (-1186/ö.1204) zamanında, H.594 (1197) de yapılmıştır.
Ayrıca, minber kapısının taçında da “Kelime-i Tevhid” yazılıdır.

           

Minberin, camiden evvel yapılmış olduğu dikkat çeker. Başka bir camiden de buraya getirilmiş olabilir.

Alaeddin Camii - Minare

                          

1433 de yapılan onarım esnasında minarenin inşa edildiği sanılmaktadır.
Minare o günden bu yana çeşitli zamanlarda onarılmıştır.
Caminin kuzeybatı köşesinde bulunan minare, 2.70x2.70m taş kare kaidesi ve pirizmal pabuçtan sonra silindirik tuğla gövdelidir.
Altı sıra tuğlalı dizinden sonra burmalı bilezik, sonrada taştan örülen gövdenin ortasında bir kuşak vardır.
Üst taraftaki kuşak dışa çıkıntılıdır.
Beş sıra tuğla dizinden sonra,  kirpi çıkıntılarla, taş levha korkuluklu şerefeye geçilir.
Minarenin petek kısmı daha ince olarak tuğla ile devam etmekte ve harçla sıvanmış sivri bir külah ile nihayetlenmektedir.  
Alemi metalden yapılmış olup, üstünde güneş ve hilal vardır.
Son cemaat yerinde bulunan minare kapısı basık kemerli olup doğuya bakar.
Minarenin kaidesinde antik harebelerden toplama sütun başlıkları, yazılı mermer ve taş bloklar vardır.

Alaaddin Camii - Çeşme

           

Kuzeyde, sokak üzerinde, caminin korkuluk duvarı içine gömülmüş durumda, sağlam olmasına rağmen bugün suyu kesilerek kullandırılmayan, dikdörtgen şekilli bir eski çeşme bulunmaktadır.
Bu çeşmenin kitabesi kaybolmuştur, tarihçesi de bilinmemektedir.
Üstte basık kemer şeklindedir.
Çeşme Yalağı; yolun bilinçsizce yapılan asfalt kaplaması altında kısman gömülmüştür.

Alaeddin Camii - Hazire

Son cemaat yerinde, sütunların kuzeyinde, evvelce iki basamakla inilen haziresi bulunmakta idi. 1984 de yapılan onarım esnasında mezarlardan sadece biri bırakılarak diğerleri sökülmüş ve üzerleri betonla kaplanmıştır. Sökülen mezar taşlarından bazıları bugün de doğudaki avluda dağınık şekilde görülmektedir. Mevcut olan mezarın camide 40 sene imamlık yapmış bir şahsa ait olduğu söylenmektedir.

Alaeddin Camii - Sultan Tahtı

           

Anadolu Selçuklu Sultanı Giyaseddin III. Keyhüsrev (1264-1283)’e ait olduğu belirtilen muhteşem ve çok kıymetli ahşap taht Alaeddin Camii içinde iken, evvela İstanbul Eski Eserler Müzesi’ne aldırılmış, fakat sonra Ankara’ya geri getirilerek Ankara Etnografya Müzesi’nde koruma altına alınmıştır.

Alaeddin Camii - diğer değerler

“Ankara tarihinin yaşayan belgeleri”nden biri olan çok değerli bir mermer blok; caminin doğusunda avluda durmaktadır. Ancak, üzerine konulan veya çevresine sarılan tel veya metal dolayısı ile pas lekeleri ile kirlenmiştir.

           

***
Korkuluk babası olarak, klasik devir harabelerinden toplama, dört adet blok taş kullanılmıştır. Bunlardan, kuzeye bakan merdivenli kapının batı yanındaki mermer taşta bir kitabe vardır. “Ankara tarihinin yaşayan belgeleri”nden biri olan bu değerli yazıtın mermere oyulmuş harfleri; cahil ve sorumsuz kişiler tarafından çimento harcı ile doldurulmuş, sonrada kireç badana sürülerek okunamaz hale getirilmiştir.

           

***
“Ankara tarihinin yaşayan belgeleri”nden biri olan yazılı diğer bir taş daha vardır. Ancak 1984 senesinden sonra bulunduğu yerden yok olmuş. Muhtemelen, o sene yapılan genel onarım sırasında; yeni yapılan avlu çeşmesi altında dolgu olarak gömülmüştür.

.



galpay

12 yıl önce - Pzr 18 Hzr 2006, 14:13
Ankara - Alaeddin Camii


Alaeddin Camii'nin doğu yanındaki avlusunda, surların hemen önünde şu aşağıda gördüğümüz manzara ile karşılaşırız.
 
Sağda camiinin doğu duvarı bulunuyor. Karşımızda da içkale surları.
orada burada dağınık halde görülen mermer parçalarının çoğunluğu, son restorasyon esnasında yok edilen hazireden kalabilmiş artıklardır.
 
son derece bakımsız durumda olan bu kalıntı için, orjinal caminin sağlam kalabilmiş mihrabı olduğuna dair hiçbir kayda dayandırılamayan bazı iddia ve anlatımlar vardır.
.


galpay

12 yıl önce - Çrş 21 Hzr 2006, 20:26
Ankara - Alaeddin Camii


Soncemaat Yeri

Kuzeydeki ilk sırada altı, ikinci sırada iki adet toplama sütun kullanılmış olup,
başlıkları da toplamadır, hepsi de birbirinden başkadır.

 
taşıyıcı derleme sütünlar ve başlıklar
.



sayfa 1
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> ANKARA