1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 8  |
 |
Salih M
7 yıl önce - Pts 11 Tem 2016, 16:26
suriyeli genç, neyi ıspatlamaya çalışıyorsun herkes arapların osmanlı ile ilişkilerinin ne kadar iyi olduğunu çok iyi biliyor. Çıkmış biri araplar bizi arkadan vurdu yalanını atmış ortaya. 2002 de halepte bir akrabam halen osmanlıyı anlatıyor ve osmanlıyı özlüyor burada olumsuz yorum yapanların amacı suriyelilere vatandaşlık verilmemesidir. Bununla beraber türkiye vatandaşı olan 5 milyon arabada ırkçı ve aşağlıyıcı yorum yapılmakta özellikle ırkçılık yapan kişilere söylüyorum haddinizi bilin. Ben (araplar) güneydoğuda terörün en ateşli olduğu yıllarda türk bayrağı ile gezdim ve gezmeye evam ediyorum ben türküm diyen gelsinde güneydoğuda bayrak ile gezsin, kimse bizden daha vatansever olduğunu idda etmesin...
|
 |
Suriyeli Genç
7 yıl önce - Pts 11 Tem 2016, 17:05
İstanbul'da Türkçü şair diye bilinen Mehmed Emin Yurdakul'un Kütu'l Amâre Destanı kitabının bir bölümünü paylaşıyorum. Sizler de Osmanlıca'dan çevirisini ilk kez okumuş olacaksınız.
"Kabileler nerede?" dedik;
Hep şeyhlerden er istedik.
Göründüler hecinlerle
Çöl rüzgârı kahramanlar;
El verdiler, yeminlerle
Dini bütün Müslümanlar.
***
Şimşek saçtı: Kılıç, mızrak;
Birleşti al, yeşil sancak.
***
Halife'yi selâmladı
İki ırkın kardaş sesi;
Yine bugün parıldadı
Muhammed'in mucizesi.
***
Bu seslerle ürperdi yer,
Cevap verdi ona gökler.
İnletti dağı, taşı
Rabb'in zafer müjdeleri.
Secde etti, buna karşı
Türk ve İslam beldeleri.
***
Ufuklarda toz kabardı;
Ortalığı duman sardı;
Güneş söndü birdenbire
Bir fenersiz şehir gibi;
Gece indi gökten yere
Yüz karanlık nehir gibi.
|
 |
hazarkentli
6 yıl önce - Pts 12 Hzr 2017, 12:25
15 Temmuz Darbe girişimine Birleşik Arap Emirlikleri destek vermiş, Türkiye aleyhine her türlü melaneti tezgahlayan ABD ve bazı batılı devletlerin para tedarikçisi ve finans sağlayanı nedense PKK destekçiliği de yapan ve Katar krizininde baş aktörlerinden Birleşik Arap Emirlikleri çıkıyor.
| Alıntı: |
İstanbul Beyoğlu Belediyesi’nin birkaç ayda bir düzenlediği “Beyoğlu Buluşmaları” isimli bir platform var. Dar katılımlı davetli listesi ve bir ana konuşmacı Format bu şekilde. 5-6 ay kadar önce bu platformun konuşmacısı Dışişleri Bakanı Mevlüt
Çavuşoğlu olmuştu. Uhdesindeki konularla ilgili ufuk turu yapan Çavuşoğlu, konuşmasının bir yerinde “Türkiye’deki darbe girişimine parasal destek sağlayan bir Müslüman ülkeden” söz edince kulak kabarttık.
Bakanın ağzından duyduğumuz cümle şöyle bir şey idi: “Türkiye’deki darbe kalkışmasına, hükümeti gayrı meşru yöntemlerle devirme çabalarına bir ülkenin 3 milyar dolar para desteğini sağladığını biliyoruz. Üstelik bu, Müslüman bir ülke.”
Konuşma devam ederken, “Çavuşoğlu hangi ülkeyi işaret ediyor?” diye sorduk. Cevap tahmin ettiğimiz gibiydi. “Birleşik Arap Emirlikleri…”
Cuma akşamı Ak Parti teşkilatlarına iftar veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Körfez krizi başladıktan bu yana, Türkiye’nin duruşunu en net yansıtan konuşmayı o akşam yapmıştı. Konuşmanın bir yerinde “15 Temmuz’a sevinenler” diye bir bağlam vardı. Erdoğan, “Darbe girişimi olduğu zaman Körfez’de kimlerin buna sevindiğini çok iyi biliyoruz” deyip, şöyle devam etti:
“Birilerinin istihbarat örgütleri varsa bizim de var. Kimlerin o geceyi nasıl geçirdiğini çok iyi biliyoruz. Türkiye’de ne oldu, ne oluyor, bitti mi, gidiyor mu, darbe neticeye ulaştı mı, ulaşıyor mu? Bunu takip edenleri çok iyi biliyoruz. Nasıl paralar harcandığını çok iyi biliyoruz.”
Özellikle son cümleye dikkat. “Nasıl paralar harcandığını çok iyi biliyoruz.” Cumhurbaşkanı’nın bu sözleri, 5-6 ay önce Beyoğlu buluşmalarında konuşan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun daha açık şekilde telaffuz ettiği konuyla kesişiyor.
Katar krizinin en şahin aktörünün Birleşik Arap Emirlikleri olduğunu biliyoruz. Bu körfez ülkesinin ismi,
Türkiye’de sadece 15 Temmuz bahsinde değil, çok daha öncelerden, Gezi eylemlerinden beri kulağımıza çalınıyor. 3 milyar dolar çok ciddi bir rakam. Cumhurbaşkanı'na bu bilgileri veren istihbarat teşkilatı, bu paraların nerelerde nasıl harcandığı konusunda da mutlaka fikir sahibi olmalı. Belki o bilgiler de ortaya çıkar. Ancak biz, açık kaynaklardan bu paraların bir kısmının son krizde nasıl harcandığına dair birtakım verilere şimdiden sahibiz. Mesela… Ortadoğu’dan haberler, yorumlar geçen Middle East Eye isimli yayın kuruluşunun baş editörü David Hearst şu bir haftalık Katar kriziyle ilgili çok çarpıcı bir iddiada bulundu.
Dedi ki: “Katar krizi patlak vermeden önce ABD basınında Katar ve teröre verilen destek başlığıyla 14 haber/makale yayınlandı. Normalde ABD basınının bugünlerde Katar ile ilgilenmesini gerektiren bir durum yoktu. Ama bu haber ve makaleler parayla hazırlatıldı.”
Nasıl ama? ABD basını deyip geçmeyelim lütfen. Onların yer yer ülkemizde de hissettiğimiz şöyle bir gücü var. Herhangi bir ABD gazetesinde çıkan bir haber, tercüme yoluyla dünyanın her yerinde kolayca yayılıp, ses getirebiliyor. Bu kadar güçlü yayılım gücüne sahip basın kuruluşlarına az para ödenmemiştir herhalde. |
Kaynak;Yenişafak Gazetesi
|
 |
Misafir 877
5 yıl önce - Pzr 22 Tem 2018, 13:10
Türklerle Arapların direkt ilişkisi hiç olmadı. Başlarda Türk-Arap ilişkileri savaşlar üzerinde ilerliyordu. Askeri yayılma politikası üzerine genişleyen Emeviler Türklere karşı pek çok savaşa girmiştir. Savaşlar sonuç vermemiştir.
Arapların müslüman yaptıkları Pers ve Sogdlu unsurlar Türklerin arasında İslamı yayıyor. Türkler asker olarak devşiriliyor ve bu İrani devletleri zamanla ele geçiriyorlar. Samani devleti gibi.
Türk Gazneli devletini kuran Alp Tigin adında bir çeriydi mesela.
Daha sonra bu Türkler, Pers kültür dairesine giriyor İslamlaşarak. Selçuklular hatta Osmanlılar bu kültürü devam ettirmiştir.
Türkler ve Arapların birbirleriyle direkt bir ilişkisi hiç olmadı her ne kadar Selçuklu ve Osmanlıların valileri ve yöneticileri Ortadoğunun Arap bölgelerinde yönetici olmuş olsalarda.
Türk kültürü Arap kültüründen bu sebepten dolayı oldukça farklıdır.
|
 |
Misafir 70b
5 yıl önce - Pzr 22 Tem 2018, 14:37
Allah çeşitlilik olsun ve insanlar birbirini daha iyi tanısın diye milletlere ayırmış ve her millete o millete özgü ayırt edici birtakım özellikler bahşetmiştir. Çünkü tek düzelik sıkıcı, çeşitlilik güzeldir.
Bir adamın kendi milletini sevmesi ırkçılık değildir. O aidiyet duygusunu kalbimize Allah yerleştirmiştir.
Ayrıca bütün Müslümanlar kardeştir. Ama her Müslüman aynı zamanda kendi kavminin kendine has özelliklerine sahiptir.
Bu farklılığı korumak gereklidir yoksa "biz üstün ırkız, diğerleri birbirine karışmalı biz ise tek saf ırk olarak kalmalıyız" diyen Siyonistler'in Yeni Dünya Düzenine hizmet etmiş oluruz.
Evet zor durumdaki Müslüman kardeşlerimize yardım etmeliyiz. Evet Müslüman kardeşlerimizi sevmeliyiz. Ama onları kendi memleketlerinde sevmeliyiz. IRAKLIYI IRAKTA, SURİYELİYİ SURİYE'DE, AFRİKALIYI AFRİKA'DA. Hepsini buraya doldurmanın anlamı var mı? Allah'ın arzı geniş değil mi?
Tüm dünya'da demografik yapılar korunmalıdır. Allah'ın yeryüzünde yarattiğı düzen bozulmaya çalışılmamalıdır.
|
 |
Cemoli D18
3 yıl önce - Sal 09 Hzr 2020, 08:34
Güncel süreçte Türk - Arap ilişkileri
Abd önce Suudları sonra da Mısır'ı, Türkiye'ye yakınlaşmasın diye adeta söküp aldı.
Bunu, tehdit, silah, para ve darbe ile yaptı.
Bugün gelinen noktada görüyoruz ki bu iki büyük devlet bize düşman olma modunda level atlamaya devam ediyorlar.
Türk Devletleri
Arap Devletleri
Bu devletler bir arada beraber hareket etseydiler, kadim coğrafyada yaşanan birçok sorun olmayabilirdi.
Batıyla entegreli Türkiye, doğu ile entegreli Türkiye köprü konumunda olup hem iyi bir gelir de elde edecekti hem de barışı egemen kılacaktı.
Son 10 yıla bakınca emperyal güçler bunun olmasını engellemek için her yolu denediler ve kısa vadede kendi adlarına başarılı da oldular.
|
 |
TÖKKEN
1 yıl önce - Pzr 27 Mar 2022, 16:23
Mogol krali Hülegü Khan zamaninda BAGDAD sehirini yakip kirdi ve araplari yendi ( 1258 ). Araplar savasmayi bilmeyen bir toplum. Hep yeniliyorlar. Savasmayi da bilmiyorlar. Kari gibi kaciyorlar. Ukrayna´da erkekler kaldi, karilar ve kizlar kacti. Ukrayna bile kockoca Rusya ordusuna direndi ve ruslara 12.500 asker kayip verdi.
Araplar etek ve don giyerek gari gibi kaciyorlar. Ve arap ülkelerine kacmiyorlar. ÜSTÜN TÜRK VE MOGUL topluma kaciyorlar. Her zaman OSMANLI himayesinda kalmak istiyorlar. Cünkü onlarda biliyorlar kendiler adam olmadiklarini 
|
 |
TÖKKEN
1 yıl önce - Pzr 27 Mar 2022, 16:39
Türkler Mogullardan sonra Osmanli Imperatorlugu ile bütün Arap yarimadasini kontrol edip Araplari yönetti.
|
 |
Kadir2323
1 yıl önce - Pzr 27 Mar 2022, 16:45
Abartı bir harita.
|
 |
BJK 5106
9 ay önce - Pzr 13 Ksm 2022, 22:30
Arap uzmanlar: Türkiye ile Arap ülkeleri arasındaki yakınlaşma bölgenin istikrarı için önemli
Arap araştırmacı ve yazarlar, Ukrayna-Rusya savaşından sonra dünyada ciddi ve hızlı dönüşümlerin yaşandığı bu dönemde Türkiye ile Arap ülkeleri arasındaki yakınlaşmanın bölgenin güven ve istikrarına katkı sunacağını belirtiyor.
"Büyük Dönüşüm: Küresel Değişimin İtici Güçleri" ana temasıyla 10-11 Kasım'da İstanbul'da düzenlenen 13. Boğaziçi Zirvesi'ne katılan Arap araştırmacı ve gazeteciler, dünyadaki değişimler gölgesinde Türkiye ile Arap ülkeleri arasındaki yakınlaşmanın önemini AA'ya değerlendirdi.
| Alıntı: |
Katarlı araştırmacı gazeteci Cabir el-Haremi, Rusya'nın 24 Şubat 2022 tarihinde Ukrayna'ya yönelik başlattığı savaşın dünyada herkesi acıttığını söyledi.
Rusya'nın Ukrayna'ya açtığı savaşın, dünyadaki karmaşık durumu daha da içinden çıkılmaz hale getirdiğine işaret eden Haremi, "Bu savaş, Orta Doğu'da da daha fazla kriz ve acılara sebep oldu. Ukrayna-Rusya savaşının yansımaları bitmiş değil, bunun yansımaları Arap bölgesine geldi." dedi.
Orta Doğu'da Suriye, Filistin, Yemen ve Libya başta olmak üzere birçok krizin devam ettiğini dile getiren Haremi, dolayısıyla Ukrayna-Rusya savaşının gelmesiyle birlikte buralardaki krizlerin içinden çıkılmaz hale geldiğini aktardı.
Günümüz dünyasında olabilecek herhangi bir kriz veya savaşın belirli bir coğrafyayı etkilemekle kalmadığının altını çizen Haremi, bu nedenle Ukrayna'daki savaşın başka yerlere taşınmaması için daha fazla uluslararası çabalara ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Türkiye'nin Ukrayna-Rusya savaşının önüne geçmek veya en azından etkilerini azaltma konusundaki çabalarıyla başarılı olduğuna dikkati çeken Haremi, "Türkiye'nin, dünya ülkelerine tahıl sevkiyatı yolunu açan anlaşmayla gıda güvenliği konusunda üstlendiği büyük rolü takdir etmeden geçmemek lazım." ifadelerini kullandı.
"Türkiye ile Arapların yakınlaşması Orta Doğu'ya güven ve istikrar getirir"
Türkiye ile Arap ülkeleri arasındaki ilişkilere de değinen Katarlı araştırmacı yazar Haremi, şunları kaydetti:
"Aslında Türkiye ile Arapların yakınlaşmasına en çok muhtaç olduğumuz bir dönemden geçiyoruz. Çünkü Türkiye ile herhangi bir Arap ülkesi arasındaki olumlu bir gelişmenin anında Orta Doğu'da yansımalarına tanıklık ediliyor."
Orta Doğu'nun artık çok yönlü krizlerden yorulduğunu dile getiren Haremi, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Güçlü bir Türkiye, Arap dünyasının dayanağı oluyor, aynı zamanda Arap ülkeleri de Türkiye için oldukça önemlidir. Bu nedenle Türkiye ile Arap ülkeleri arasında mesafeleri kapatma ve daha çok iş birliği köprülerinin kurulması gerekiyor. Zaten Türkiye ile Arap ülkelerini birleştiren konular çoğunlukta ve farklı düşünülen konular oldukça azdır. Sonuç itibariyle Türkiye ile Arapların yakınlaşması Orta Doğu'ya kalkınmanın yolunu açacak güven ve istikrar getirir."
"Türkiye ile Arap ülkeleri arasındaki ilişkiler, Orta Doğu ittifakını vaat ediyor"
Filistinli araştırmacı gazeteci Halil el-Aseli de Türkiye ile Arap ülkeleri arasında son aylarda tanıklık ettikleri yakınlaşmanın umut verici olduğunu söyledi.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Velid el-Hureyci'nin zirvedeki konuşmasında Türkiye'nin bölgesel politikalarını destekleri anlamına gelen ifadeler sarf ettiğini aktaran Aseli, "Türkiye ile Arap ülkeleri arasında son zamanlarda ilerleme kaydeden ilişkiler, eski Arap Birliği Sekreteri Amr Musa'nın da işaret ettiği Orta Doğu ittifakının oluşmasını vaat ediyor." dedi.
Dolayısıyla uluslararası kriz ve değişimlerin gölgesindeki zorluklara karşı Türkiye ile Arap ülkeleri arasında bir bölgesel birliğin olabileceğine dikkati çeken Aseli, nitekim bölge ülkelerinin de artık Türkiye ile mesafeli olmanın kimsenin yararına olmayacağının farkında olduğunu ifade etti.
Ukrayna-Rusya savaşı bağlamında dünyada çok ciddi ve hızlı dönüşümlerin olabileceğine, özellikle de enerji gibi konularda Orta Doğu'yu doğrudan ilgilendiren gelişmelerin olduğuna işaret eden Aseli, bu nedenle de Türkiye ile Arap ülkeleri arasındaki iş birliğinin zaman kaybetme lüksü olmadığına vurgu yaptı.
"Bölgesel yakınlaşma Filistin meselesinin yararınadır"
Bölgesel yakınlaşmaların Filistin meselesine de yararlı olduğunu söyleyen Kudüslü yazar Aseli, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği her bir desteğe Arap ülkeleri tarafından da sahip çıkılmasının oldukça önem arz ettiğine vurgu yaptı.
Aseli, Türkiye'nin Filistin meselesine yönelik tutumunun uluslararası mahfillerde ve diplomaside hep olumlu kaldığını hatırlattı.
Arap ülkelerinin son yıllarda Kudüs kenti ve Mescid-i Aksa başta olmak üzere Filistin davasına yönelik yükümlülüklerini yeterince yerine getirmediğine işaret eden Aseli, dolayısıyla Türkiye ile Arap ülkeleri arasındaki yakınlaşmanın bu bağlamda umut verici olduğunu dile getirdi.
Iraklı araştırmacı yazar İbrahim ez-Zubeydi ise Türkiye ile Arap dünyasının ilişkilerinin dini eksene dayandığına dikkati çekerek, "Türkler kendilerini İslam'la tanıştıran Araplara kin gütmediği gibi Araplar da Türkiye'yi o şekilde görüyor." dedi.
Zubeydi, dolayısıyla Türkiye ile Arap ülkelerinin küresel değişimler gölgesinde de iş birliğiyle bölgenin güven ve istikrarını korumaktan şüphe etmediklerini ifade etti.(AA) |
|
 |
sayfa 8  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|