Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
serdarguney

16 yıl önce - Prş 21 Arl 2006, 03:36
Adananın Konumu Biraz Farklı Olsa..




arda84

16 yıl önce - Prş 21 Arl 2006, 04:07



serkanen

16 yıl önce - Prş 21 Arl 2006, 19:15



bülent dizdar

16 yıl önce - Prş 21 Arl 2006, 20:36



serdarguney

16 yıl önce - Cmt 23 Arl 2006, 03:43

Alıntı:
Aslında Adana'nın nenir kenarında bir yerleşimi olduğu rahatça söylenilir fakat bu nehirden yararlanılmadığı tartışma konusu olabilir bence


İşte tamda benim ifade etmek istediğim buydu.
Anlatmak istemiştim ama ifade edemedim sanırım.
Adana muhteşem seyhan nehrinden yararlanamıyor.
Örneğin hemen galleria iş merkezinin arkasındaki nehir kenarında paslanmış ve neredeyse okunmaz olmuş bir tabela var.
Aqualand İskelesi diye.
Feribot tarzı bir şey kalkıyormuş zamanında sanırım.
Bu tarz şeyler olsa, geziler olsa, ne bileyim bir girişimci bu tür turistik araç gezileri için sistem kursa ne mükemmel olurdu aslında.


can.
16 yıl önce - Sal 09 Oca 2007, 22:33

Alıntı:
Yeni sahil kenti

Hemen her kentin bir imajı vardır. Adana deyince de çoğumuzun aklına acılı kebaplar, aşırı sıcaklar ve hacı ağalar gelir. Bu zengin ve büyük kentin çağrıştırdığı imgeler nedense çok da parlak değildir. Hele bizim gibi Türkiye'nin sol üst köşesinden Anadolu'ya bakanlar, kendi oryantalist düşünceleri içinde Adana'yı, deyim yerindeyse, biraz alaturka bulurlar...
İki eşofmanlı hanım, yaşlarına uygun hafif bir tempoyla koşarak bana doğru geliyorlardı. Onları rahatsız etmemek için yavaşça kenara çekilip usulca süzmeye devam ettim. Kırkın üzerinde olmalıydılar, hafif kiloluydular, aslında tipik Adanalı'ydılar ama sabahın yedisinde spor yapmak için evden dışarı çıkabilecek kadar da bu işlere meraklıydılar. Seyhan Baraj Gölü'nün sahilindeki Adnan Menderes Bulvarı'nda güneşin doğuşunu fotoğraflamak için gelmiştim, birkaç gündür içinde olduğum tatlı şaşkınlıklar zincirine bu iki hanım da katılmışlardı. Büyük bir ciddiyetle geçip gittiler. İnsan bazen gördüğü tek bir örnekle düşüncelerini değiştirmeye başlıyor. Eski kentin kuzeyine sıfırdan kurulmuş Yeni Adana'da ise bu örneklerden o kadar çok vardı ki, düşüncelerim bambaşka mecralara akmaya başlamıştı bile. Çünkü burada son derece keyifli modern bir kent dokusu oluşturulmuştu. Yaşanabilir bir kentin en önemli kıstaslarından biri de sürekli oturanların içinde yürümek isteyip istemedikleridir. Özellikle turistlerden ya da bizim gibi iflah olmaz gezgin ve fotoğrafçılardan değil, o kenti her gün yaşayan kişilerden söz ediyorum. Eğer onlar keyif içinde kentin parklarında, yollarında gezinebiliyorlarsa o zaman orası yaşanabilecek bir yer demektir.


 
Baraj gölü.  
Mavi yol
Bundan yirmi yıl önce Adana'nın içinden geçen Seyhan Nehri yazın suların da azalmasıyla pis ve leş kokularıyla çevresini boğan bir çamur deryasına dönüşüyormuş. Anlatılanlara göre bu çamurların içinde her türlü atığı bulmak mümkünmüş. Şimdi ise Seyhan'ın suları Akdeniz'e kavuşmadan önce birkaç setle daha tutuluyor ve Adana'nın ta merkezine kadar uzanan nefis bir mavi yolun etrafında yemyeşil bir kuşağın oluşmasını sağlıyor. Buralarda on binlerce insanın keyifle yürüdüğünü görebiliyorsunuz.
Uzun bir aradan sonra Adana'ya Ekim 2000'de gittiğimde şaşkınlığım çok büyük olmuştu. Ayrıca İstanbul ukalalığım da başıma çökmüştü. Nisan 2002 gidişimde ise fazla şaşırmadan ilk seferde göremediğim ayrıntıların peşine düşmüştüm. Bol bol resim çektim. En güzellerini seçip ışıklı masada yan yana koyunca içimden 'Sahil Kenti Adana' diye bir söz yükseliverdi. Adana'nın coğrafi haritadaki yeri değişmemişti ve değişemezdi ama benim gönül haritamda artık sahile yerleşmişti. Bir kısmı da bu sayfaları süsleyen resimlerin üzerinden giderken tamamının ya kuzeydeki Yeni Adana'dan ya da ıslah edilmiş Seyhan Baraj Gölü'nün kıyılarından alındıklarını görüyordum. Bir dostum, biraz da burun kıvırarak ''Adana'nın gerçeği bu mu?'' diye sordu. ''Hayır'' dedim, ''Bunlar Adana'nın O gerçeğe verdiği yanıtlar.'' Bizzat Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak'ın da anlattığı gibi Eski Adana'da feci yerler vardı ve çoğu yerde olduğu gibi varolmaya da devam edecekti.



'Sevgi Adası'
Bir akşam ev sahibimin yirmili yaşlardaki oğlu eşliğinde Adana gençlerinin en son modaları hakkında bilgi alırken, sahile bir kez daha indik. Barajın küçücük bir adasının üzerine dev neon ışıklarla 'Sevgi Adası' yazılmıştı, hemen yanındaki daha büyük bir ada ise doldurularak sahile bağlanmış ve üzerine yol yapılmıştı. Resmi adını hatırlayamadılar ama halk arasında 7;Amerikan adası' deniyormuş. Üzerinde park etmiş onlarca aracın bazılarında neşeli ve gürültülü genç grupları arabalarının dışında, diğerlerindeyse sessiz çiftler baş başa ve arabalarının içinde geceyi değerlendiriyorlardı. Bu yarımadadaki özgürlük standartları ana karadan biraz daha farklı olmalıydı. Neden böylesine garip bir ismin verildiğini sezer gibi oldum.
Bir toplumun kalkınmışlığının en temel göstergelerinden birisi de kadınlarının durumu. Yanımdan on kadar genç kız ciddi bir antrenmanın parçası olarak hızla koşarak geçerlerken tam da bunu düşünüyordum. Belli ki bir takımdılar ve sadece varlıklarıyla gurur veriyorlardı. Ardından Nehri birkaç yerde kesen asma yaya köprülerine yöneldim. Öğrenciler, sevgililer, yaşlı teyzeler, köylü giysili vatandaşlar geçiyorlardı. Köprünün bir ayağına yaslanıp bu insanları izledim. Biraz güneye has yavaşlıktan ama daha çok da 'sahilde' olmaktan ötürü son derece huzurlu duruyorlardı. Acaba bir rahatsızlık duyacak mıyım diye aralarında uzun uzun dolaştım. Gökyüzü laciverde dönüp akşam olurken asma köprünün sarı ışıkları da yanınca sanki her şey çok daha güzel olmuştu.

 
Adana'da kayık sefası.  
Adana'da yelken sporu
İstanbullu oryantalizminden çoktan kurtulmuş, tersine kıskanmaya bile başlamışken, büyük gölün kıyısındaki Çoban Dede türbesine çıkmak gafletinde bulundum ve sahilden hareket etmekte olan en küçük yelkenli tipi optimistleri gördüm. Meğerse hemen altımızda bir yelken ve su sporları kulübü varmış. Yanlarına gittiğimizde küçük yelkenliler çoktan açılmışlardı ve masmavi gölü süslemeye başlamışlardı. Henüz yola çıkmamış bir jet ski ve peşinden su kayağı yapacak olan sporcuyla ilgilendik. Birazdan bize çok güzel bir şov yaptılar.
Adana müthiş kebapçılarıyla bilinir. Gerçekten de burada yenen yemeklerin hem lezzeti hem de miktarı bizim gibi amatörleri her zaman aşar. Ancak gene de asıl sürpriz son derece güzel dekore edilmiş bir restoranda bizi buldu. Genç bir kızın da servis yaptığı, sahile çok yakın bir balık lokantasındaydık. Mezelerin bir bölümü yereldi ancak hem mekanın genel atmosferi hem de mönünün ağırlığı kaçınılmaz olarak çok daha batıdan geliyordu. Gördüklerimden ve yediklerimden büyük keyif aldım. En çok hoşuma giden de 'Hacı Ağa' tiplemesinin artık kavuklu ya da pişekâr gibi yavaş yavaş tarihe mal olmaya başlamasıydı. Adanalılar başka insan tiplerini kendilerine model almaya başlamışlardı ve bunda da çevrelerinde oluşan yepyeni ve çok daha sağlıklı kent dokusunun büyük rolü olduğuna eminim. Yirmi yıl bile olmadı, ciddi bir yabancı araştırmada Türkiye'nin en önemli sorununun yetişmiş insanlarının üç büyük kent dışında (İstanbul, Ankara ve İzmir kastediliyordu) yaşamak istemedikleri belirtiliyordu. Aradan bir nesil bile geçmedi ama bence koşullar tamamen değişti; Başka şehirlerde de bu Yeni Adana'da da çok güzel yaşanır. Pek çok açıdan da bizim İstanbul'dan daha rahat edilir....


kaynak:www.gatetoturkey.com
Konuyla alakalı bir yazıyı paylaşmak istedim


Resul GUL
8 yıl önce - Cmt 27 Eyl 2014, 18:41

Alıntı:

Aslında Adana'nın nenir kenarında bir yerleşimi olduğu rahatça söylenilir fakat bu nehirden yararlanılmadığı tartışma konusu olabilir bence.


Yavaş yavaş Yukarıda bahsedilen Nehrin Kıyılarının kullanımı ile ilgili Veya
Baraj Gölünün Daha iyi kullanılması için Farklı Projeler ortaya çıkıyor..

Evet Bunlar 6-7 Yıl öncesine kadar birer öneriydi ve Bu Öneriler olgunlaşıp Birer Projeye
Dönüştüler Umarım Kısa zamanda bu Projeler Adana ya kazandırılır..

Örneğin ; MARİNAPORT Projesi Seyhan Baraj Gölü Adana Menderes Civarına düşünülen bir Projedir
Tam da Adana nın Baraj Gölünün daha iyi şekilde kullanılması için düşünülmüş
bir Proje..

Alıntı:
MARİNAPORT`Proje belirlendi.. Şimdi sıra yapmada!!!

Adana Genç İşadamları Derneği’nin (Adana GİAD), Seyhan Baraj Gölü için düzenlediği
Marina Projesi Yarışması sonuçlanmıştır..

Bu Başlıktan Detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz...,

Adana - Marina Port
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=134467

İki Örnek Proje Fotosu..






ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET