Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 114
Gökçe Aydın
15 yıl önce - Prş 12 Hzr 2008, 14:44

Alıntı:
Yük taşımacılığında ağırlığı kesinlikle demiryollarına kaydırmalıyız buna katılıyorum. Hızlı trenle yük taşımacılığı yapılıyor mu bilmiyorum ama bir zamanlar uçak kargo anlamsız ve lüks olarak görülüyordu, şimdilerde sadece yük taşımacılığı yapan uçaklar var. Bu açıdan bakınca hızlı yük trenleri de olabilir herhalde. Düşünün ki güniçi şehirlerarası büyük kargo taşımacılığı yapan bir kargo şirketi, önemli bir rekabet avantajı yakalar.


Bu tip bir hafif kargo taşımacılığı elbette ki yapılabilir; ancak demiryoluna kaydırılması gereken yük taşımacılığı sadece hafif kargodan ibaret değildir. Her türlü yük taşımacılığının demiryollarına kaydırılması gerekir. Hızlı tren hatlarında ağır yük trenleri de çalıştırmaya kalkışmanın maliyeti çok çok yüksektir. (Gerekirse sebeplerini daha sonra açıklarım da) Hızlı tren hatlarında sadece yolcu treni işletmeye kalkışırsak; o zaman da hattın yatırım maliyetini karşılayacak kadar gelir elde edebilmemiz mümkün değildir. Ülkemiz henüz o sosyo - ekonomik refah seviyesine maalesef ulaşmamıştır.

Dünya genelinde hızlı tren teknolojisini uygulayan ülkelere baktığınızda şunu görürsünüz: Bu teknolojiyi uygulamaya başladıklarında, ülkelerinin genelinde demiryolu sorununu çoktan çözmüş olduklarını, demiryolu ile etkin bir şekilde yolcu ve yük taşımacılığı yapmakta olduklarını görürsünüz. biz henüz o durumda değiliz. Ülkemizde ciddi bir demiryolu eksikliği var. Yolcuda %2, yükte %7 gibi düşük paylardayız. O yüzden, ülkemizin kısa vadede 250'lik, 300'lük, 350'lik hatlara ihtiyacı yoktur. Sosyo ekonomik seviyesi ve demiryolu ağının yaygınlığı - kalitesi bizimki gibi olan bu ülkede bu gereksiz bir lükstür. Hızlı tren projelerinin kredi ile yapıldığını ve dolayısıyla maliyetlerinin dış borç hanemize yazıldığını lütfen unutmayalım. Yapmamız gereken, işletme maliyeti, yatırım maliyeti olarak makul buna karşılık daha kısa vadede daha çok para getirerek maliyetini çıkarabilecek olan demiryolu projeleri ile, ülkemizi bir an önce demir ağlarla örmektir.

Yolcu taşımacılığı için 160 km/saat hızı da lütfen küçümsemeyelim. İstanbul - Kars arasını (1500 km civarı mesafe ve 135 - 140 km/saat ortalama hız kabul ediyorum) 11 saatte alabilmek anlamına gelmektedir. Mevcut demiryolu ve karayolu taşımacılığına göre bu sizce az bir ilerleme midir?


Murat Caner
15 yıl önce - Prş 12 Hzr 2008, 16:29

Alıntı:
aslında 3 saatlik yol ama heryerde duruyor 6 7 satti suluyor lüzumsuz durakları kaldırıp Bandırma-Balıkesir-Manisa -Basmane olacak Expres diğeri dursun köylüye ihtiyaç


Yolcu yok ki. Olsa zaten koyarlar bir mavi...


Gökçe Aydın
15 yıl önce - Prş 12 Hzr 2008, 16:32

Alıntı:
Yolcu yok ki. Olsa zaten koyarlar bir mavi...


Tren eskisi gibi Basmane'ye gitmeye başlasa yolcu olabilir. Şu anda Ulukent'te inip belediye otobüsüne aktarma yapmak zorunluluğu var, o yüzden yolcu yoktur.


Mehmet Kasım
15 yıl önce - Cum 13 Hzr 2008, 20:08



Ufuk Şanver

15 yıl önce - Pts 16 Hzr 2008, 14:51



Mehmet Kasım
15 yıl önce - Pts 16 Hzr 2008, 16:24



Murat Caner
15 yıl önce - Pts 16 Hzr 2008, 18:08

Alıntı:
O zaman bu aksta hızlı trene gerek olmadığına ortak kanaat oluştu diyebilirmiyiz.


Köprü ile İstanbul'a geçmiyorsa gereksiz.

Ankara Bursa zaten olacak. Bursa'dan sonra tek hatlı Karacabey Susurluk olabilir. Ayrıca Bandırma sahilden Çanakkale Altınoluk Ayvalık gezim kuşağı yapılmalı.


En son Murat Caner tarafından Pts 16 Hzr 2008, 18:12 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Mehmet Kasım
15 yıl önce - Pts 16 Hzr 2008, 18:10



Murat Kandemir
15 yıl önce - Pts 16 Hzr 2008, 18:31

Alıntı:
Gökçe Aydın:

Bu tip bir hafif kargo taşımacılığı elbette ki yapılabilir; ancak demiryoluna kaydırılması gereken yük taşımacılığı sadece hafif kargodan ibaret değildir. Her türlü yük taşımacılığının demiryollarına kaydırılması gerekir. Hızlı tren hatlarında ağır yük trenleri de çalıştırmaya kalkışmanın maliyeti çok çok yüksektir. (Gerekirse sebeplerini daha sonra açıklarım da) Hızlı tren hatlarında sadece yolcu treni işletmeye kalkışırsak; o zaman da hattın yatırım maliyetini karşılayacak kadar gelir elde edebilmemiz mümkün değildir. Ülkemiz henüz o sosyo - ekonomik refah seviyesine maalesef ulaşmamıştır.


Yok, hafif kargodan bahsetmemiştim ben, orta ağırlıkta kargodan bahsetmiştim. Çünkü demiryollarının bir avantajı, şehiriçinde garların olabilmesi. Havakargoya sağlayabileceği bir üstünlüğü bu. Tabii bunun için şehiriçinde tam teşekküllü garların baştan inşa edilmeleri lazım. Bu, aslında belki de bir ihtiyaca işaret ediyor. İstanbul, Ankara, İzmir gibi şehirlerin birden fazla garı olmalı.

Alıntı:
Gökçe Aydın:
Yolcu taşımacılığı için 160 km/saat hızı da lütfen küçümsemeyelim. İstanbul - Kars arasını (1500 km civarı mesafe ve 135 - 140 km/saat ortalama hız kabul ediyorum) 11 saatte alabilmek anlamına gelmektedir. Mevcut demiryolu ve karayolu taşımacılığına göre bu sizce az bir ilerleme midir?


160 tabii çok düşük bir hız değil, hatta Türkiye gibi geniş bir coğrafyaya sahipseniz, birkaç hızlı tren hattı projelendirmekten bile daha masraflı bir proje olabilir, Karsa kadar bu hızda hatlar inşa etmek. Ben ama demek istediğinizi anlıyorum. Hızlı tren lüks bir projedir çok masraflıdır, hiç yapmayalım oradan arttıracağımız paralar ile tüm Türkiye'ye daha düşük hızlı ama hızlı tren hatları yapalım. Yani bir nevi otoyollar yerine duble yol projesi gibi bir düşünce. Bu zannedersem politikacıların işine geliyor, büyük ve uzun vadeli büyük projeler üretmek yerine nispi olarak kısa vadede sonuç alınacak projelere kaynak ayrılıyor.

Benim de önerim, Türkiye ana ulaşım politikasının oluşturulması, tüm ulaşım bileşenleri düşünülerek hem demir, hem deniz, hem hava hemde karayolları. Bunların hepsini besleyecek ana omurga olarak demiryolları ve denizyollarının kabul edilmesi. Bu ana plana göre entegre projelerin ortaya çıkması. Hem yük hem yolcu taşımacılığının planlı bir hale gelmesi. Bizim zaten ülke olarak biraz eksik olduğumuz nokta planlamanın olmaması, olan planların da diğer faktörler düşünülmeden tek başına planlanması ve bir süre sonra bu eksilerin artıları da götürmesi.
Yani fakir bir ülkeyiz deriz ama bizim kadar atıl yatırımın olduğu ülke de çok fazla değildir herhalde. Şimdi hızlı tren yapıyoruz ama onun verimli bir işletme olarak hayatını sürdürmesi için destekleyici projeler ne derece planlanıyor bilemiyorum. Örneğin olimpik stad projesine milyonlar yatırıldı, şimdi ne yapacağımızı bilemiyoruz, ölü yatırım olmaması için etkinlik türetiyoruz. Hızlı tren hattı da yapıldıktan sonra sadece yolcu taşımayız umarım, demek istediğim biraz da bu yukarda bahsettiğimde.


mehmetkonyar
15 yıl önce - Sal 17 Hzr 2008, 00:57



sayfa 114
ANA SAYFA -> ULAŞIM