Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2
Oktay Kasman

15 yıl önce - Cmt 16 Arl 2006, 19:52

Alıntı:
İtalya da rehberimizin yönlendirmesi ile komple grup olara belediye otobüsüne ücretsiz bindik ve çoğu kişi de böyle kullanıyormuş.

Aynı lafları bize de söylediler.Ben bilet alıp öyle bindim.Bazı arkadaşlar almadan bindiler.Son durak olan Termini ye gelirken Otobüse Kontrol bindi,herkesin biletlerini istedi ,olmayanlardan 100 er Euro ceza istedi sonra ceza ödeyenlerle kontrol arasında ne geçti bilmiyorum.Bunu anlatmamdaki sebep ;Oralara gidecekler dikkatli olsunlar,yakalanınca cezalar çok yüksek.
Alıntı:
Kesinlikle verimsiz bir sistem olacağını düşünüyorum!

Bende aynen böyle düşünüyorum.Sorunsuz çalışan bir sisteme çomak sokmak kime ne yarar getirir.Meydana gelecek problemleri kim göğüsleyecek ?
Bu hususla ilgili başlıkta gerekli bilgi var.


emreddr
15 yıl önce - Cmt 16 Arl 2006, 21:51

Alıntı:
Çoğu İstanbullu, hayatlarında belki de ilk defa yalnızca gittiği kadar ücret ödemiş olacaklar


Gidilen yere kadar ücret kulağa ilk başta güzel gelse de, bu uygulama aslında İETT'nin özelleştirilmesinin bir parçası... Merkezi yerlerde oturan ve işyerleri/okulları yakında olanlar için cazip bir uygulama olmasına rağmen, banliyölerde oturan ve iş yerleri/okulları uzak yerlerde olan çoğunluğu fakir veya az kazananlar bu uygulamadan daha fazla ücret ödemeleri nedeniyle olumsuz etkileneceklerdir... Bu uygulamanın bir sonraki aşaması istanbulu bölgelere ayırmak ve bu bölgelerdeki hatları özelleştirmek olacaktır.. daha sonra her bölge için veya bölgeler için aylık kart uygulaması gündeme gelebilir (Örnek Madrid).  Istanbul belediyesi bizim vergilerimizle inşa edilen metro hatlarını, bizim paramızla alınan otobüsleri özel sektöre peş keş çekecektir aynı diğer özelleştirme uygulamalarında olduğu gibi...

Istanbul'da her ay 50 YTL (25 euro) öderken, burada (Konstanz) otobüs, gemi ve bazı hatlarda tren için 6 aylık 70 YTL (35 euro) ödüyorum... Almanyada alım gücünün türkiye'nin 3-4 katı olduğuna hesaba katarsanız 35 euro komik bir ücret...

nasıl cumhuriyet kurulduktan sonra şehir hatlarını, iett'yi millileştirmek zorunda kaldıysak gene aynı zorunlulukla karşı karşıya kalacağız bir süre sonra...


Akın Kurtoğlu

15 yıl önce - Pzr 17 Arl 2006, 00:19

Fakat, meseleye bir de şu açıdan yaklaşacak olursak; Kocamustafapaşa'da evi olup da işyeri İkitelli'de olanla, evi Bağcılar'da olup işyeri İkitelli'de olanlar, ya da okulu Maslak'ta olup da birinin evi Ferahevler'de, diğerinin ise Kadıköy'de olanlar... Bu durumda da tam tersi bir mesele hâsıl oluyor. Yani, ikametgâhın şehrin merkezinde olması, ille de kısa seyahat edilmesini beraberinde getirmiyor.

Evlerde nasıl ki, 4 metreküp su kullananla 25 metreküp su kullananlar aynı ücreti ödemiyorlarsa, bu da aynı... Sürekli kısa mesafelerde fakat günboyunca çok sayıda otobüse binmek durumunda olanlar (muhasebeciler, işyeri dolaşmak zorunda kalan meslek erbâbı...vs...) ile birlikte, ev-işyeri arası kısa olanların mağduriyetinin giderilmesi de gerekir. Günlük mavi kart bu meseleye biraz olsun merhem olurken, yine de 2 saat boyunca toplutaşıma araçlarını kullananlarla yalnızca 15 dakika kullananların aynı ücreti ödemesi hakça gelmiyor...

1950-79 seneleri arasında çok düzgün şekilde işletilen bu sistemin bir benzeri, günümüzde de uygulanabilir. Mutlaka bir araçözüm vardır...

Akın KURTOĞLU


Esat San
15 yıl önce - Pzr 17 Arl 2006, 00:26

Bence de kullanıma göre kart uygulaması daha mantıklı yani km ye göre değil ne kadar çok bindiğine göre bir sistem olmalı, bölge sistemi kurulması daha mantıklıdır, şehirdeki yerleşim artık bunalmış durumda toplu konut alanları şehir dışında ve bu şekilde yapılmaya da devam edilmelidir ama siz bu alanlara kolay ve ucuz ulaşımı sağlamazsanız bu bölgelere insanlar yerleşmez yerleşir sede yine şehre arabası ile iner hiçbir kıymeti kalmaz, ben bunun uzun süreli olacağına inanmıyorum işlemeyecek bir sistem ki zaten metrobüs ün kendisi başlı başına işlemeyecek bir sistem olacak, inşallah yanılırım demeyi çok isterdim ama genellikle ben söylemiştim derim

emreddr
15 yıl önce - Pzr 17 Arl 2006, 03:16

Alıntı:
Yani, ikametgâhın şehrin merkezinde olması, ille de kısa seyahat edilmesini beraberinde getirmiyor.


tabi şehir merkezinde oturmak mutlaka kısa seyahat edilmesini gerektirmiyor. Ben bu uygulamay akarşı çıkarken şu iki noktayı göz önünde bulundurmuştum:

1. Tüm dünyada olduğu gibi şehir dışında kiralar ucuz olduğu için istanbulda da gelir düzeyi düşük insanlar şehir dışında yaşamak zorunda kalıyorlar. Dolayısıyla hem işlerine/okullarına hem de şehir merkezindeki sosyal olanaklara ulaşmak için uzun süreler seyahat etmek zorundalar. Yani uzun seyahat etmek bir mecburiyet. Bu nedenle daha fazla ücretlendirme için bence geçerli bir neden olmaz.

2. Toplu ulaşımı sadece işe/okula gitmek için kullanmıyoruz, istanbulu gezmek, sosyalleşmek, arkadaşlarımızla, dostlarımızla buluşmak için de kullanıyoruz. Dolayısıyla kısa veya uzun mesafe farketmeden seyahat etmek hepimizin hakkı.

Asıl sorun Istanbul'da ulaşımın aşırı derecede pahalı olması. Oysa ulaşımı uczlatmanın çok kolay yöntemleri var. Örneğin İETT'yi bazı vergilerden muaf tutmak, kullanılan yakıttan vergi almamak gibi. Ayrıca Istanbul'un Türkiye'de üretilen katma değerin %50sini ürettiği düşünülürse bu şehrin sorunları için genel bütçeden para ayrılması gerektiği ortaya çıkar, ama bunları yapmayı nedense  "İstanbul Sevdalısı" başbakanımız düşünemiyor...

Abuk sabuk köprüler, doğru düzgün döşenemeyen granit taşlar için paralarımız havaya savrulurken, iş İETT'ye geldiğinde vatandaşın cebinden ne kadar daha para yürütürüz derdindeler. Zengin insanlar için aylık Akbilin 80 YTL den 100YTL çıkmış olması hiç bir şey ifade etmez, ama asgari ücretli için çok şey farkeder.

Metrobüs projesi asla başarılı olmayacak ve sadece göz boyamaya yönelik bir proje. 14 yıl içinde Erdoğan-Gürtuna-Topbaş üçlüsü İstanbulu öyle bir talan ettiler, trafiği alt üst ettiler ki seçim yaklaşırken göze görünecek ama içi boş işler yapmaya başladılar.



Akın Kurtoğlu

15 yıl önce - Pzr 17 Arl 2006, 04:28

Alıntı:
Tüm dünyada olduğu gibi şehir dışında kiralar ucuz olduğu için istanbulda da gelir düzeyi düşük insanlar şehir dışında yaşamak zorunda kalıyorlar. Dolayısıyla hem işlerine/okullarına hem de şehir merkezindeki sosyal olanaklara ulaşmak için uzun süreler seyahat etmek zorundalar. Yani uzun seyahat etmek bir mecburiyet. Bu nedenle daha fazla ücretlendirme için bence geçerli bir neden olmaz.

Zaten biz de ücretlerin artırılmasını değil, tam tersine azaltılmasını savunmaktayız. 30 kilometrelik bir hat için 1.25 YTL ödenirken, yarım saati aşmayan yolculuklarda indirimli seyahat edebilme şansına sahip olmak istiyoruz.

İDO'nun deniz taşıtlarında Kadıköy-Üsküdar farklıdır (1.25), Adalar farklıdır (1.5), Yalova (4) farklıdır... Yani, gidilen mesafe arttıkça ücret de artar. Ama, İDO tüm hatlarını harmanlayarak ortalama tek bir fiyat çıkartsa ve diyelim ki: vapurlar her hatta 2 YTL'dir dese, millet isyan eder. Ben Yalova'ya gitmiyorum ki, yalnızca Kadıköy'e veya Üsküdar'a geçiyorum der. İşte şu anda İETT'deki ücretlendirme de tüm hatların ortalamasıdır. Ama doğru mudur? Bence değildir...

Akın KURTOĞLU


eng ygl
15 yıl önce - Pzr 17 Arl 2006, 04:32

Alıntı:
Zaten biz de ücretlerin artırılmasını değil, tam tersine azaltılmasını savunmaktayız.

Zaten "IETT Kita Sistemine Gecmeli mi?" diye sorarken de orta ve uzun mesafe (2 bilet) ucretinin simdiki gibi kalmasini, kisa mesafenin ise ucuzlamasini savunmustuk. Insallah metrobuslerdeki ucretlendirme de bu esasa gore olur ve otobuslerin yuku bir nebze de olsa azalir...


emreddr
15 yıl önce - Pzr 17 Arl 2006, 11:47

30 kilometrelik bir hat için 1.25 YTL ödenirken, yarım saati aşmayan yolculuklarda indirimli seyahat
Alıntı:
edebilme şansına sahip olmak istiyoruz.


Aylık Akbil hiç bir sınırlama olmaksızın kullanılabilmeli ve fiyatı maksimum 30 YTL olmalıdır. Bu mümkündür, istenirse çok rahat yapılabilir...  Ben burada (Konstanz) aylık 10 YTL gibi bir rakam ödüyorum öğrenci olarak. Demekki İstanbul için 30 YTL çok bile. Ayrıca bazı hatlarda sürekli ve bedava ring seferleri olmalıdır. Bu durumda zaten kısa mesafe sorunu zaten büyük ölçüde çözülmüş olur. Metrobüs denen uydurma sistem ise bedava olmalıdır.


Kemal Çevik
15 yıl önce - Pzr 17 Arl 2006, 12:28
Colomb ya da Mersin


Arkadaşlar,

Gittiğin kadar öde demek her sistemde ayrı bir ücretlendirme, belki ayrı bir kart, bilet demek, hiç gereği yok. Trenden teleferiğe, belli bir bölgede (kıta) geçerli zaman ile sınırlı kart (bilet) tüm büyükşehirlerin gittiği yön. Sistemi çok kullanmayanlar için ise tekli, çoklu bilet.

Şimdi Amerika zaten keşfedilmişken Mersin'e gitmeye ne gerek var bence...
Kemal ÇEVİK


Aylin

15 yıl önce - Pzr 17 Arl 2006, 16:24

Viyana'da Bilet sistemiyle çalışıyor. Araçlara binmeden önce Bilet basıyorsunuz. Bilet fiyatları gideceğiniz yere göre değişiyor veya haftalık yada aylık kart alıyorsunuz sabit fiyatla istediğiniz kadar viyana sınırları içinde gezebiliyorsunuz. Kontroller ise Görevliler tarafından yapılıyor. Aman boşver bilet almasamda olur düşüncesiyle binerseniz bir araca birden bir süprizle karşılaşa bilirsiniz "Fahrschein Kontrolle Bitte" (Biletler lütfen) Bu Kontrol Tramvaylarda genelikle 2 kişi tarafından yapılıyor sivil giyiniyorlar bazen Berduş gibi dura bilir bazen hippi gibi bazende Ev kadını gibi yani kesinlikle daha önce ona yakalanmadıysanız Görevli olduğunu anlayamazsınız. Yakalandığınız taktirde 60€ ceza ödüyorsunuz+ Bilet parasını+ Rezil oluyorsunuz Kara Koyun muamelesi görüyorsunuz tramvaydaki herkes size bakıyor ve kafa sallıyor . Metrolarda ise yine aynı şekilde kontrol yapılıyor tek fark metro seri olduğu için bana gelmeden kaçarım diye düşünen vataşları çıkışda süpriz bekliyor en az 10 tane kontrolcü merdivenlerde asansörlerin orada billetinizi soruyor ve tramvay macerasının aynısı gerçekleşiyor.



sayfa 2
« önceki   123 ... 141516   sonraki »
ANA SAYFA -> ULAŞIM