1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3  |
 |
Atilla DÜNDAR
16 yıl önce - Prş 14 Arl 2006, 14:40
Türk Halkı olarak kabullenemediğimiz bir gerçek var. Devletin tüm yetkili kurumları Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve bu Anayasa ile beirlenmiş olan Cumhuriyetin Temel Nitelikleri konusunda yemin ederek göreve başlarlar ve bu yeminlerine bağlı icraatlerde bulunurlar. Ancak, demokratik rejim gereği TBMM başkanından milletvekillerine kadar her bir üye özgürce kişisel görüşlerini aktarmaktadır. TSK bünyesindeki komutanlar özgürce kişisel görüşlerini aktarmaktadırlar. Ama bu görüşleri tamamen icraatlerinin dışında kalan ve sadece kendilerini bağlayan görüşlerin ötesine gitmemektedir. Tarafsızlık ilkesinden bakıldığında da yine aynı benzer davranışları görebiliyoruz. TBMM Başkanları da tarafsızdırlar. Ama konularına göre ve gündemin içeriğine göre bir takım kişisel düşünceleri konusunda beyanatlar verip, programlara katılıyorlar.
Bu tür konuşmaların ardından kişilerin açıklamaları doğrultusunda hiç bir anayasal icraat değişmemektedir. Anayasanın gerektirdiği kurallar çerçevesinde kararlar yürütme yetkisi elinde olan kuruma yani TBMM'ne aittir. Medyanın Türkiye gündeminde ne kadar hassas konu başlıkları varsa, bu başlıkların üzerine gidiş biçimi asıl yanlışı ortaya koymaktadır. Ekonomik piyasaların bile dengelerinin bozulmasına neden olan kişisel diyaloglar bence medya tarafından olduğunun da ötesinde abartılması nedeniyle bu kadar üzerinde durulan konular haline gelmiştir. Devletin zirvesinde konuşulup tartışılanlar aslında bu gün halkın sokakta konuştuklarından farklı şeyler değildir. Bu nedenle halkın konuştuğu konuları devletin zirvesindekilerin de konuşması, görüş bildirmesi bu kadar fazla abartılmamalıdır. Çünkü, gerçek olan Yürütme yetkisidir. Anayasa bunu böyle emretmişse söylemler icraatleri etkilemez. Hem demokrasiyi savunmak, hem de konuşmaları "konuşma yetkisi yok" diye sınırlamaya ve eleştirmeye kalkmak birbiriyle çelişmektedir.
|
 |
ahmet1976
16 yıl önce - Prş 14 Arl 2006, 14:44
| Alıntı: |
| %35 oy oranıyla meclise girmiş bir partinin başkanının cumhurbaşkanı olup halkın azınlığı temsil etmesi doğru değildir. |
Yukardaki düşünceyi prensip olarak kabul ediyorum. Ancak cumhurbaşkanını halk seçmedikçe benzer tartışmalar olacaktır. Sayın Sezer de mesela şu anda hiçbirisi meclisde olmayan ve ülkemizi çok ağır bir ekonomik kriz içerisine sokan koalisyonun seçtiği bir cumhurbaşkanıydı. Şimdi 4 yıl öncesine gidelim. O zaman AKP'liler cumhurbaşkanını bu meclis seçmedi; bu makama başkası gelsin deselerdei demokratik olur muydu?
İstesek de istemesek de demokrasinin temel ilkelerine uymak zorundayız.
|
 |
Küçük Talha
16 yıl önce - Prş 14 Arl 2006, 14:57
Bu Ülke'de Cumhurbaşkanı olma kıtlığı yok bir çoğumuza göre.Birileri Laikmisin,Müslümanmı gibi polemiklerle,olayı iyice ayağa düşürmüştür.Millet olarak Karekterimiz bu diyen,Medya ise Karaktersizlikleri ile bunu ispatlamaktadır.Chp ve Akp belası bu ülkeden temzilenmelidir.Akp;İktidar olmadan Muktedir olmaya çalışan profilleri ile bu ülkeye hadim olamaz,Chp;Müze Konumunda olan gerçek dışı,sürekli acitasyon yaratan ve kitleleri acitasyon ile harekete geçirmeye çalışan manüple eden,kuru gürültü topluluğudur.
|
 |
osmancık
16 yıl önce - Prş 14 Arl 2006, 15:00
| Alıntı: |
| Anayasaya göre seçimler Kasım 2007'de yapılacak. Cumhurbşkanlığı seçimleri ise Mayıs 2007'de. Sezer'i sevmeyenler, dinsiz olduğunu düşünenler maalesef seçim önerisine de sıcak bakmıyorlar. Burada tartışılması gereken konu başbakanın cumhurbaşkanı olmasından öte seçim sisteminin yanlışlığıdır |
kimsenin başkasının dini görüşleri hakkında görüş bildirmesini doğru bulmuyorum.
sezer, isterse hristiyan da olabilir, ki öyle değil tabi ki.
sezer'in dini sezer'e.
siyasetin insanların dini inançları ile ilişkilendirilmesine hepimiz karşı çıkalım.
kimsenin sezer'in insani değerleriyle problemi olduğunu sanmıyorum.
lakin maalesef bazen ideolojik görüşler, değer yargılarımızı etkiliyor.
herkese farklı siyasi görüşlerden arkadaş edinmesini tavsiye ederim, kimse öcü değil.
herkes bir şekilde bu vatanın iyiliğini istiyor, ama bize göre yanlış yoldan istiyor, orası ayrı.
sezer'in, cumhurbaşkanı olduğu sürece tarafsızlığını korumasını beklemek hepimizin hakkı.
(nasıl bağladım ama konuyu )
|
 |
Mehmet Kasım
16 yıl önce - Prş 14 Arl 2006, 15:07
SEÇİM SEÇİM SEÇİM
Dakka başı seçim istemek te ; anne babasıyla alışverişe giden çocuğun durmadan " baba bana şunu al " diye ağlayan çocukların davranışlarına benzemeye başladı.
İşi iyice ayağa düşürdüler.Biraz saygınlık olması lazım.
Seçim kararını kim alır ?
Yasal süreci belli ! Çoğunluğu sağlar alırsın.
Sağlayamazsan oturur kıçının üstüne beklersin.
Siyaset dışı işlere bulaşmaya çalışmak meclisin manevi şahsiyetine büyük saygısızlıktır.
Ayrıca bir arkadaşımız Genel Kurmayında böyle şeyler söyleyebileceğini belirtmiş.
HAYIR EFENDİM.KESİNLİKLE anayasal SUÇTUR.
TSK iç siyasetle ilgili yorum bile yapamaz.Zaten yapmakta istemez.
Dünyanın demokrasiye en saygılı kurumudur TSK.
Bazı parazitler olsada....
http://www.sabah.com.tr/yaz27-50-109.html
En son Mehmet Kasım tarafından Prş 14 Arl 2006, 15:31 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Aytac_yolas
16 yıl önce - Prş 14 Arl 2006, 16:03
| Alıntı: |
| Cumhurbaşkanımızın nisanda erken seçim istemesi sizce nasıl bir davranış.Daha önce rahmetli Ecevit'e anayasa kitabını fırlatarak ülkede ekonomik krize neden olan(ki acısını hala hafif de olsa çekiyoruz)cumhurbaşkanımızın bu isteği acaba kendine mi ait yoksa şu anda yakınlaşma içersinde olduğu malum partinin mi?Ya da sizce normal mi?Yine kriz çıkarsa bunun sorumlusu acaba kim olacak? |
Öncelikle şunu açıklığa kavuşturalım. Anayasa kitabının fırlatılmasını ekonomik krizin sebebi olarak görmek çok gülünç. Bu işin halka gösterilen yüzü, bir bahane. Ekonomik krizin gerçek sebebi o dönemde cari açığın gsmh'ya oranını %5 civarına ulaşmıştı. Bu tehlikeli bir orandır, özellikle de gelişmekte olan ülkeler için. Enflasyonun o dönemde %40'lar civarında olması bekleniyordu ancak enflasyon bundan düşük çıktı. Döviz kuru %40'lar düzeyindeki enflasyona göre ayarlandığından TL aşırı değerli hale geldi. Beklentiler tutmayınca ekonomide bir panik ortamı hakim oldu. Tüm bunların sonucunda ülkede aşırı miktarda bulunan sıcak paranın çekilmesiyle ekonomik kriz yaşandı. Tabii bu halkımıza " Kitap fırlattı kriz oldu. " diye yansıtıldı medya ve arkasındaki kimi güçler tarafından.
İşin komik olan yanı bugün cari açığın gsmh'ya oranı %7.5 . Gittikçe de dış ticaret açığı büyüyor. Hükümet bunu sermaye çekerek kapamaya çalışıyor ama başarılı olduğu söylenemez. Eğer yakın zamanda ekonomik dengelerde bir tutarsızlık çıkarsa kriz çıkması olası. O zaman da " cumhurbaşkanı başbakana yumurta fırlattı, kriz oldu. " deriz artık.
|
 |
Mehmet Kasım
16 yıl önce - Prş 14 Arl 2006, 16:19
Uyum
Olması gereken durum ; bir ülkenin cumhurbaşkanıyla , meclis başkanıyla , başbakanıyla , bakanlar kuruluyla ve diğer anayasal kuruluşlarıyla aralarında dengeli bir UYUM olmasıdır.
Ancak bizim ülkemizde nedense böyle bir şeyi görmek ham hayal.
Sadece suç cumhurbaşkanında değil.Bizdeki yanlış yapı böyle.
Hiç cumhurbaşkanını başbakanla birlikte kahvaltı ederken gördünüz mü ?
Böyle mi yönetilir memleket.
SANKİ HEPSİ BAMBAŞKA TÜRKİYEYİ YÖNETİYOR.
Herkes kendi Türkiyesini yönetiyor.
TRAJİKOMİK.
|
 |
fatih kocaoglu
16 yıl önce - Prş 14 Arl 2006, 17:07
| Alıntı: |
| Dakka başı seçim istemek te ; anne babasıyla alışverişe giden çocuğun durmadan " baba bana şunu al " diye ağlayan çocukların davranışlarına benzemeye başladı. |
Birilerinin İktidar olmak nasıl hakları ise,birilerininde seçim'i istemeleride gayet doğal olarak Demokratik haklarıdır.Kimseye çocuk benzetmesi yapılmaz diktatörlüğün lüzümü yok.Seçim yapılacak herkes hak ettiği oranda payını alacaktır bu siyasi partileri ve siyaset ile uğraşanları ilgilendiren bir konu,bu konuda herkes neden fikir yürütüyor doğrusu anlamadım.
Sayın Sezer'e gelince,bir çok konuda aynı fikirlerde olan,Sebatayist İlhan Selçuk ile beraber bence bir parti kursun...
|
 |
Mustafa Urgancı
16 yıl önce - Prş 14 Arl 2006, 17:27
Başlık hakkında
Bu başlık Beşiktaş taraftarının Runje sevgisi gibi olmuş.
Ünlem işaretinden de belli zaten.
Yani sevgi yok ama varmış gibi gösteriliyor anlamında.
Yine subjektif bir başlık. Bu sitenin amacına uymuyor bir kere.
Sitenin amacı Türkiye'nin tanıtımı.
Manalı manalı başlıklar yazılıp siyasi tartışma ortamı yaratılıyor.
Amaç antisezer propagandası yapmak.
Ben başkaları için" Kimlerin Sevdiği Belli (! ) İktidar" diyor muyum?
Evet Sezer'i destekliyorum, halkın sevdiğine de inanıyorum.
Erken seçim de istemiyorum. Dediyse de yanlış demiş diyorum.
Ha Başbakan, ha cunhurbaşkanı ne farkeder. O na da katlanırız.
Demokrasi katlanma rejimi değil mi? diyorum.
|
 |
Muhammet ÇOLAK
16 yıl önce - Prş 14 Arl 2006, 19:31
HANİ EGEMENLİK KAYITSIZ ŞATRSIZ MİLLETİNDİ..
MİLLET SEÇİM İSTEMİYOR..
İSTEYEN KİM..?
MUHALEFET..
NEDEN...?
CUMHURBAŞKANLIĞI KOLTUĞUNU KAPTIRMAMAK İÇİN...SİZ HİÇ SOL BİR PARTİNİN İKTİDAR OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORMUSUNUZ...
ARKADAŞLAR BİR BİZDEKİ SOL'A BAKIN BİR DE AVRUPADAKİ SOL'
AVRUPADA SOL YÖNETİMLER İKTİDARA GELMEYE BAŞLADILAR(BAŞARILI POLİTİKALAR SONUCU)
TÜRKİYEDE NELER OLUYOR VARMI HER HANGİ BİR SOL PARTİNİN YÖNETİM POLİTİKASI...
ASLINDA chp DE ZATEN İKTİDAR PEŞİNDE DEĞİLKİ..
O MUHALEFETİ YAPMAK İSTİYOR..
SÖZÜN ÖZÜ...
BEN SOL (CHP) PARTİLERİN MÜSLÜMAN MAHALLESİNDE SALYANGOZ SATAN SATICIYA BENZETİYORUM
İŞTE BİR ÖNERİM:
CÖZSÜNLER BAŞÖRTÜSÜNÜ
SEÇİM OLSA NEOLUR OLMAZSA NE
POLİTİKA YOKKİ..?
|
 |
sayfa 3  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|