1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
erhanthunder
16 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 09:52
Devletin Tepesindeki-olmayan-Kriz?
Slmlar geçen hafta biliyorsunuz büyük bir kriz çıkacaktı hatta rejim sorunu olarak bile tanımlandı...
Hükümetin "kimseye" haber vermeden Kıbrıs için pazarlığa girdiği ve bunun "kimselerden" izin alınmadan yapıldığı en yetkili ağızlardan açıklandı....Peki şuan durum ne???
Bu kadar kriz olan sorun diye gösterilen olayda son durum nedir?
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=204532
Buda kısaca özeti...
| Alıntı: |
| Gül, "İki müsteşarımı Genelkurmay'a gönderdim. Genelkurmay 2. Başkanı ile görüştüler" dedi. Aynı şekilde Cumhurbaşkanlığı Dış Politika Danışmanı Büyükelçi Sermet Atacanlı'ya da bilgi aktarıldığını kayda geçirdi. |
Yukardaki habere ve bize getirdiklerine yorumlarınız neler...
Bazı şeyleri söyleyen,bazı yargısız infazları yapan,çıkıp mülakatlar veren insanları,rejim krizi çıkaranları neden hatalı olunca kimse tartışmaz??Bence bazı kurumlarımız hata yapmıştır hatta ülkeyi zor duruma bile düşürmüşlerdir...
Savunulan Hükümet falan değildir.Devlet tepesinde anlaşmazlık var diyen kurumların içinde olan anlaşmazlığı görmektir..Bunun nasıl bir kriz havasına sokulduğudur ve sonrasında nasıl olduda bitti maşallah getirilip hatalı olanların nasıl sahneden ustaca çekildiğini göstermektir.
Bu sitede bazı konuları tartışıyoruz herkes önüne geleni söylüyor.Sonra konu kapanıp gidiyor ama GERÇEKTE bizim tartıştığımız yönde yada TAM TERSİNE başka bir yönde konu kapanıyor...Bunuda kimse takip etmiyor.Ben sadece burada tartışılan "vay nasıl da haber vermezsin " denilerek bize lanse edilen bir konuyu takip ettim ve buraya aktardım.
ZATEN KAYBIMIZ OLANLARI HATIRLAMAMIZ VE NASIL SONLANDIĞA DİKKAT ETMEMEMİZ DEĞİLMİ YÜZYILLARDIR....
Ayrıca Dünyada bu tarz görüşmeler gizli kapaklı ve kimselere söylenmeden hergün devletler arasında olmaktadır.(bkz. AABEDE nasıl ırağa girdi)
Bazı arkadaşlar TSK olarak algılıyor yorumlarımı??eleştiri yasak mı ?
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=204550
birde bu konu ile alakalı bir konu...
En son erhanthunder tarafından Sal 12 Arl 2006, 11:29 tarihinde değiştirildi, toplamda 4 kere değiştirildi
|
 |
Mine-Myra
16 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 09:59
bu bir devlet meselesidir.
kayıtlara arşivlere geçmelidir.
kulaktan kulağa laflarla,müsteşarlarla verilir miymiş Türk Limanlarına giriş izni?
dünyada örneği yok..
boşuna savunmayalım..
hata hatadır.
|
 |
sevil ege
16 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 10:43
| Alıntı: |
| Büyükanıt hükümetten özür diledi |
Bu nedir ya.. Özür dilendiğini hiç sanmıyorum.. Özür dilenecek ne var ki... Siz hata yapıldığını niye düşündünüz ki..
| Alıntı: |
Savunulan Hükümet falan değildir.Devlet tepesinde anlaşmazlık var diyen kurumların içinde olan anlaşmazlığı görmektir..Bunun nasıl bir kriz havasına sokulduğudur ve sonrasında nasıl olduda bitti maşallah getirilip hatalı olanların nasıl sahneden ustaca çekildiğini göstermektir.
|
Bence asıl şimdi kriz çıkacak.. Büyükanıt "ben özür dilemedim" diyecek, öbürü "basın yanlış aksettirmiş" diyecek.. Yapmayın lütfen TSK yı küçük düşürme oyunları bunlar....
Bu yorum bal gibi de hükümeti savunmaktır.. Hükümetin politikasına aynen hizmet etmektir..
TSK yı küçük düşürmektir.. Hatta hizipçilikle suçlamaktır..
Ben mi yanlış anladım hatalı olanların ustaca sahneden çekildiğini ima etmişsiniz.. Özür dilediğine göre hatalı olan TSK mı?
Haber umrumda değil.. Yarın yalanlanır ama yorum içimi burktu nedense...
|
 |
Atilla DÜNDAR
16 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 11:40
| Alıntı: |
| Kabine üyeleri, kamuoyundaki algılamanın, "Hükümet bilgi vermedi" şeklinde olduğunu belirterek, "Milli Güvenlik Kurulu toplansın. Genelkurmay'a bilgi veren Dışişleri Müsteşarı zaten MGK üyesi. Bilgilendirmeyi nasıl yaptığını açıklasın. |
Yukarıdaki alıntı linkteki haberin son paragrafı... Eğer, karşılıklı olarak verilen beyanatlardaki doğruluğu ortaya çıkarmak istiyorlarsa, Dışişleri Müsteşarı'nın ne zaman, ne şekilde ve kime bu bilgileri aktardığı, yok hayır aktarmadı ise bu söylemlerin arkasındaki amacın ne olduğu gün yüzüne çıkacaktır. Olayda sadece Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay ön plana çıkartılıyor. Ancak, TBMM Başkanı'da pazar günü yayınlanan bir televizyon programında "benim de haberim yoktu" diyor...Bakanlar Kurulu üyelerinin vermiş oldukları röportajlara baktığımızda "evet kabine olarak haberimiz var" diyen kimse çıkmıyor.
Eğer bu konudaki serbestlik ve yetki sınırı, sözlü görüşmeler yada yazılı görüşmeler şeklinde iki noktada belirleniyor ve "sözlü yapılan görüşmelerde bilgi aktarmak veya izin almak gerekmez" denilebiliyorsa, o zaman TBMM Genel Kurul görüşmeleri neden yapılır diye düşünmemiz gerekmiyor mu? Hükümetlerin dış politikalardaki gelişmeleri ki bu gelişmeler AB ile ilgili ise ve gelişmelerdeki tek muhatap da hükümet ise, o zaman genel kurul toplantısında bu konu gündeme getirilerek görüşülür ve bilgi aktarılabilirdi. Hükümet etmek artık devletin kurum ve kuruluşları ile ve bu makamların sorumluları ile söz düellosuna girişmek, yetki tartışmaları yaratmak, güç bende gibi göstermek olmaktan bir an önce çıkarılmalıdır. Bu gibi kompleksler devlet yönetiminde başvurulmaması gereken çok hassas noktalardır. Ülkemiz üzerinde binbir entrika çevirmeye, her gün yeni bir karalama ile dünya gündemini ülkemizin üzerine çevirmeye çalışan avrupa devletlerinin ekmeklerine yağ sürülmesi anlamına gelmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Hükümeti, Meclisi, Silahlı Kuvvetleri ve tüm Devlet Kurumları ile bir bütündür. Hiçbir makam ve hiçbir şahıs bu bütünlüğün önünde bulunamaz, bireysel olarak öne çıkamaz. Ortada bir hata vardır. Bu hatanın telafisi ise bir sonraki adım da bu bütünlüğün, ülke adına birlik ve beraberlik içerisinde olduğunun tüm dünyaya gösterilmesiyle gerçekleştirilmelidir.
|
 |
EnderYıldırım
16 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 11:56
Bence bu şekilde haber verildimi verilmedimi diye bu olayı devamlı gündemde tutmak doğru değil. Bu durumun ülkemize bir katkısımı var. Zaten, belki bana hayır diyebilirsiniz ama limanların açılmasının askeriyle ne ilgisi var. Limanların açılmasıyla Kıbrıs' ımı kaybediyoruz. Daha derinlemesine bir daha düşünmekte fayda var. Burada ülkemizin çıkarları önemli, böyle tartışmalar değil.
|
 |
mustaffa
16 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 12:13
Ben seçimlerde oyumu TBMM üyelerini seçmek için, hükümeti seçmek için ,yürütme organlarını seçmek için kullanıyorum.Politikaları, programları benim düşünce tarzıma isteklerime en uygun olan parti hangisiyse ona oy veriyorum.
Ben Genelkurmay Başkanı veya başkasını seçmek için oy kullanmıyorum.Dolayısıyla benim seçmediğim birinin beni yönetmesini veya ülkemin kaderiyle ilgili önemli konularda devlete yön vermeye çalışmasını anlayamıyorum.
Liman meselesi politik bir mesele ve politikacılar çözmeli.Örneğin savaş zamanında nasıl bir taktik uygulanır ,hangi araziye hangi askeri birlik sevkedilir ,nereden ilerlenir... Bence bunlar askerin fikir belirtmesi gereken konular.
Hükümet seçildi eğer ki limanlar konusundaki politikaları halk tarafından benimsenmiyorsa seçim yakındır başka partiye oy verilir yeni parti kendi programları çerçevesinde bir politika yürütür böylece halk gerçekten kendi kendini yönetmiş olur.(Hatırlayın İlkokuldaki hayat bilgisi kitaplarımızdan cumhuriyetin tanımını : Halkın kendi kendini yönetmesi )
En son mustaffa tarafından Sal 12 Arl 2006, 12:21 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Mustafa Taşlı
16 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 12:16
Hükümetin usül hatası yaptığını kabul etmeliyiz.Devletin birimleri arasında uyum olması devletin sürekliliği açısından hayati önem taşımaktadır.
Ancak,bu uyumsuzlukları birkaç yıldır fazlasıyla yapan cumhurbaşkanlığı makamını hiç eleştirmeyen basının bu konuya balıklama dalması düşündürücüdür.Diğer yandan hükümetin hemen her teklifini tam bir muhalefet anlayışıyla geri çeviren cumhurbaşkanlığı makamının,ve TSK'nın 'bize haber verilmedi' türünden açıklamalar yapmaları da hükümetin yaptığı hatanın bir benzeridir.
|
 |
EnderYıldırım
16 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 12:30
Hükümet zaten var olan Kıbrıs politakısıyla ilgili bir değişiklik yapmadan, limanları açalım dedi. Farkındaysanız, bu yazılı bir metin değildi ki, karşı tarafın tavrını öğrenmek için ortaya atılmış bir davet. Eğer karşı taraf olumlu düşünseydi, zaten kabul edilip, metin haline gelecekti. Karşı tarafın tavrını öğrenmeden, hükümet şartları belirleyemezdi. Bu sadece bir yaklaşımdır ve bu yaklaşma göre ancak şartlar belirlenir, yazılı metin hazırlanır.
|
 |
sahren
16 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 13:06
kriz
eğer bu konuda bir sorumluluk varsa o da genelkurmay ve cumhurbaşkanlığı görevlileridir.burada hükümeti savunmaksa savunmak insanlar doğruları savunamayacakmı allah aşkına bu nasıl bir anlayış doğru kimin işine yararsa yarasın doğrudur.
|
 |
CİHAN ATILGAN
16 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 13:12
Parlamenter cumhuriyetlerde her kurum ve şahısların görev ve sorumlulukları bellidir. Ülkenin yönetilmesindeki tüm sorumluluk çoğunluğun iradesini temsil eden hükümetlerdedir. Genelkurmay başkanı da ancak Meclisin kendisine verdiği görevleri yerine getirmekle yükümlüdür.
Maalesef bizim ülkemizde herkes her işin içindedir ve baş aktör olmak istiyor. Millete hesap verme sorumluluğu olmayan atanmışların yetkilerinin ve etkilerinin çok fazla olması Cumhuriyet rejimleri için bir handikaptır.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|