Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
erhanthunder
16 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 09:52
Devletin Tepesindeki-olmayan-Kriz?


Alıntı:
Gül, "İki müsteşarımı Genelkurmay'a gönderdim. Genelkurmay 2. Başkanı ile görüştüler" dedi. Aynı şekilde Cumhurbaşkanlığı Dış Politika Danışmanı Büyükelçi Sermet Atacanlı'ya da bilgi aktarıldığını kayda geçirdi.


Yukardaki habere ve bize getirdiklerine yorumlarınız neler...

Bazı şeyleri söyleyen,bazı yargısız infazları yapan,çıkıp mülakatlar veren insanları,rejim krizi çıkaranları neden hatalı olunca kimse tartışmaz??Bence bazı kurumlarımız hata yapmıştır hatta ülkeyi zor duruma bile düşürmüşlerdir...

Savunulan Hükümet falan değildir.Devlet tepesinde anlaşmazlık var diyen kurumların içinde olan anlaşmazlığı görmektir..Bunun nasıl bir kriz havasına sokulduğudur ve sonrasında nasıl olduda bitti maşallah getirilip hatalı olanların nasıl sahneden ustaca çekildiğini göstermektir.
Bu sitede bazı konuları tartışıyoruz herkes önüne geleni söylüyor.Sonra konu kapanıp gidiyor ama GERÇEKTE bizim tartıştığımız yönde yada TAM TERSİNE başka bir yönde konu kapanıyor...Bunuda kimse takip etmiyor.Ben sadece burada tartışılan "vay nasıl da haber vermezsin " denilerek bize lanse edilen bir konuyu takip ettim ve buraya aktardım.
ZATEN KAYBIMIZ OLANLARI HATIRLAMAMIZ VE NASIL SONLANDIĞA DİKKAT ETMEMEMİZ DEĞİLMİ YÜZYILLARDIR....
Ayrıca Dünyada bu tarz görüşmeler gizli kapaklı ve kimselere söylenmeden hergün devletler arasında olmaktadır.(bkz. AABEDE nasıl ırağa girdi)

Bazı arkadaşlar TSK olarak algılıyor yorumlarımı??eleştiri yasak mı ?

http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=204550
birde bu konu ile alakalı bir konu...


En son erhanthunder tarafından Sal 12 Arl 2006, 11:29 tarihinde değiştirildi, toplamda 4 kere değiştirildi


Mine-Myra

16 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 09:59



sevil ege
16 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 10:43

Alıntı:
Büyükanıt hükümetten özür diledi


Bu nedir ya.. Özür dilendiğini hiç sanmıyorum.. Özür dilenecek ne var ki... Siz hata yapıldığını niye düşündünüz ki..


Alıntı:
Savunulan Hükümet falan değildir.Devlet tepesinde anlaşmazlık var diyen kurumların içinde olan anlaşmazlığı görmektir..Bunun nasıl bir kriz havasına sokulduğudur ve sonrasında nasıl olduda bitti maşallah getirilip hatalı olanların nasıl sahneden ustaca çekildiğini göstermektir.


Bence asıl şimdi kriz çıkacak.. Büyükanıt "ben özür dilemedim" diyecek, öbürü "basın yanlış aksettirmiş" diyecek.. Yapmayın lütfen TSK yı küçük düşürme oyunları bunlar....

Bu yorum bal gibi de hükümeti savunmaktır.. Hükümetin politikasına aynen hizmet etmektir..
TSK yı küçük düşürmektir.. Hatta hizipçilikle suçlamaktır..

Ben mi yanlış anladım hatalı olanların ustaca sahneden çekildiğini ima etmişsiniz.. Özür dilediğine göre hatalı olan TSK mı?

Haber umrumda değil.. Yarın yalanlanır ama yorum içimi burktu nedense...


Atilla DÜNDAR
16 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 11:40

Alıntı:
Kabine üyeleri, kamuoyundaki algılamanın, "Hükümet bilgi vermedi" şeklinde olduğunu belirterek, "Milli Güvenlik Kurulu toplansın. Genelkurmay'a bilgi veren Dışişleri Müsteşarı zaten MGK üyesi. Bilgilendirmeyi nasıl yaptığını açıklasın.


Yukarıdaki alıntı linkteki haberin son paragrafı... Eğer, karşılıklı olarak verilen beyanatlardaki doğruluğu ortaya çıkarmak istiyorlarsa, Dışişleri Müsteşarı'nın ne zaman, ne şekilde ve kime bu bilgileri aktardığı, yok hayır aktarmadı ise bu söylemlerin arkasındaki amacın ne olduğu gün yüzüne çıkacaktır. Olayda sadece Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay ön plana çıkartılıyor. Ancak, TBMM Başkanı'da pazar günü yayınlanan bir televizyon programında "benim de haberim yoktu" diyor...Bakanlar Kurulu üyelerinin vermiş oldukları röportajlara baktığımızda  "evet kabine olarak haberimiz var" diyen kimse çıkmıyor.

Eğer bu konudaki serbestlik ve yetki sınırı, sözlü görüşmeler yada yazılı görüşmeler şeklinde iki noktada belirleniyor ve "sözlü yapılan görüşmelerde bilgi aktarmak veya izin almak gerekmez" denilebiliyorsa, o zaman TBMM Genel Kurul görüşmeleri neden yapılır diye düşünmemiz gerekmiyor mu? Hükümetlerin dış politikalardaki gelişmeleri ki bu gelişmeler AB ile ilgili ise ve gelişmelerdeki tek muhatap da hükümet ise, o zaman genel kurul toplantısında bu konu gündeme getirilerek görüşülür ve bilgi aktarılabilirdi. Hükümet etmek artık devletin kurum ve kuruluşları ile ve bu makamların sorumluları ile söz düellosuna girişmek, yetki tartışmaları yaratmak, güç bende gibi göstermek olmaktan bir an önce çıkarılmalıdır. Bu gibi kompleksler devlet yönetiminde başvurulmaması gereken çok hassas noktalardır. Ülkemiz üzerinde binbir entrika çevirmeye, her gün yeni bir karalama ile dünya gündemini ülkemizin üzerine çevirmeye çalışan avrupa devletlerinin ekmeklerine yağ sürülmesi anlamına gelmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Hükümeti, Meclisi, Silahlı Kuvvetleri ve tüm Devlet Kurumları ile bir bütündür. Hiçbir makam ve hiçbir şahıs bu bütünlüğün önünde bulunamaz, bireysel olarak öne çıkamaz. Ortada bir hata vardır. Bu hatanın telafisi ise bir sonraki adım da bu bütünlüğün, ülke adına birlik ve beraberlik içerisinde olduğunun tüm dünyaya gösterilmesiyle gerçekleştirilmelidir.


EnderYıldırım
16 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 11:56



mustaffa
16 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 12:13



En son mustaffa tarafından Sal 12 Arl 2006, 12:21 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Mustafa Taşlı

16 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 12:16



EnderYıldırım
16 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 12:30



sahren
16 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 13:06
kriz




CİHAN ATILGAN
16 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 13:12



sayfa 1
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET