Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Akın Kurtoğlu

14 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 05:55
BUR » B2.02. Tarihi "Bursa-Mudanya" Tren Hattı




Tarihî "Bursa-Mudanya" trenyolu ve araçlarıyla ilgili her türlü eski bilgi ve belgeyi burada toplayacağız.

Akın KURTOĞLU


Cem Telgeren
14 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 11:34

Tabii bizler yaşımız itibarıyla Bursa-Mudanya Trenine yetişemedik .Fakat mesela babam bu treni hatırlıyor.Çocukluğunda bir kaç kez bu trene binme fırsatı bulmuş.Anlattığına bakılırsa tren o kadar yavaş gidiyormuş ki neredeyse insan yürüyüşüne yakınmış hızı.Hele Geçit'ten sonraki Tepederbent rampasını tırmanırken hızı iyice düşüyormuş.Öyleki trende seyahat eden gençler bu rampayı çıkarken trenden inip bahçelerdeki meyve ağaçlarından meyve kopartıp yer ve trene geri dönerlermiş. Bursa-Mudanya yolculuğu bu trenle 4-5 saat sürermiş.30 km.lik yolun 4-5 saat sürdüğü düşünülürse trenin ne kadar yavaş gittiği de anlaşılıyor.

İşte trenin böylesine yavaş olması ve gereksizliği düşünülerek kaldırılmış ve hat sökülmüş.Bence çok yanlış yapılmış.Halbuki teknoloji kullanılarak hatta iyileştirmeye gidilip bu hat muhafaza edilseydi bu gün bile hala kullanılıyor olurdu.

Tren hattı yıllar evel yok olmuş ama izlerini hala Bursa'da ve Mudanya'da görmek mümkün.Mudanya İstasyon binası günümüze kadar gelmiş ve bugün otel olarak Mudanya'ya hizmet vermeye devam ediyor.Bursa'da ise Merinos ve Acemler (Çekirge) istasyon binaları hala ayakta.Kafeterya binası olarak kullanılıyor her ikiside.Ayrıca tren hattının geçtiği cadde hala daha Demiryolu Caddesi olarak adlandırılıyor.

Yıllar önce var olan ve sökülen Mudanya demiryolu hattı'nın şimdi Bursaray Hattı olarak Mudanya'ya kadar uzatılmasının tartışılması da bir kara mizah olarak karşımıza çıkıyor.


Gülümhan

14 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 11:39

Mudanya bursa’nın iskelesi aynı zamanda. Eski zamanlarda bursa-mudanya arasında tren çalışırmış. 1890 lardan 1950 lere kadar çalışmış sonra kaldırılmış. Yavaşlığı hakkında ilginç hikayeler anlatılır. Çocuklar tren yokuş çıkmaya başladığında trenden iner çevredeki meyvalardan meyva araklar sonra tekrar treni yakalarlarmış. Ka palıçarşı’dan Sütçü Ahmet adındaki şahıs ise trenle yarışırmış bursa-mudanya arasında.


 


 
  Mudanya Eski Gümrük Binası - 1940

 


 


 



 Mudanya ve Bursa Tren İstasyonu Damgası


Ebru K.Türk
14 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 15:10

Bu konuda bende de 2 fotoğraf vardı. Aslında 2-3 tane daha olması lazımdı ama bulamadım şimdi.  

 


 

(+)

Hangi istasyon burası bilemiyorum ama Bursa içindeki istasyonlardan biri olduğu kesin. Uludağ'ın görüntü açısından bu sonuca ulaştım. Ayrıca önemli birinin de geldiği aşikar.  


Batur

14 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 15:25

Alıntı:
Hangi istasyon burası bilemiyorum ama Bursa içindeki istasyonlardan biri olduğu kesin. Uludağ'ın görüntü açısından bu sonuca ulaştım.


Arkadaki Uludağ görüntüsünden ve sol tarafındaki binadan yola çıkarak Merinos istasyonu olduğunu söyleyebiliriz.



Ali Melih Atafırat

14 yıl önce - Prş 14 Arl 2006, 02:06

Yukarıdaki resimler gerçekten çok kıymetli. Nedense bu hattın kendisinin ve istasyonlarının resimleri çok nadir. Yalnız Mudanya'daki Montania otelinin odalarında birkaç resim görebilmiştim.
Bu hattı çok merak ettiğim için izlerini araştırdım. Belki faydalı olabilir diye sizlerle paylaşmayı düşündüm.
Bursa içinde Merinos istasyonu hariç bir izi kalmamış. Yalnız Bursaray'ın Acemler istasyonun hemen karşısında, Paşa çifliği arazisinin başladığı yerde eski hattın izi görülmeye başlıyor. Bu dolgulu ray altı izi hemen ilerdeki Acemler istasyonuna kadar devam ediyor. Bu istasyon da sağlam kalan 3. İstasyon. Uzun yıllar metruk durduktan sonra şimdi restoran olarak çalışıyor. Orjinal şeklini, yapılan ilavelerle kaybetti. Demir yolunun izi bundan sonra Emniyet müdürlüğünün arkasında tekrar ortaya çıkıp, Bursaray'ın Nilüfer köprüsüne kadar gidiyor. Hat tekrar Geçit köyünün içinde ortaya çıkıyor. Eski Koru istasyonu şimdi bir çiftlik binası olarak kullanılıyor.

 

(+)



 

(+)

Sarı noktalarla işaretli yol eski demiryolu hattını gösteriyor.

Eskiden, Mudanya tepelerini aşmadan evvelki son büyük istasyon olduğu için oldukca büyük bir istasyonmuş. Lokomotiflerin su kulesi de hala duruyor. Hat buradan kuzeye kıvrılıp bir köprü ile Nilüfer deresini geçmesi gerekiyor. Ama pek izi kalmamış. Yol tekrar Eski Mudanya yolu'nun hemen altında ortaya çıkıyor. Eski Mudanya yolu-Mürsel yolu ayrımındaki otobüs durağının yanında günümüze kalan tek büyük köprüsü var.

 

(+)


 

(+)


Son zamanlarda yol genişletilince eski orjinalliğini kaybetti ama kemeri hala eski. Üzerindeki eski yol son yıllarda asfaltlandı ve Yörükali köyüne kadar yol olarak devam ediyor. Mürsel köyünün alt tarafında  da yıkık bir istasyon binası vardı. Fakat son senelerde yıkılarak tamamen ortadan kaktı.
Yörükali istasyonu hattın en yüksek noktası. Tren buraya kadar çıkarken epeyce oflayıp pufluyormuş herhalde. Buradan deniz görülmeye başlıyor ve yol artık rampadan aşağıya doğru inmeye başlıyor. İstasyon binası uzun zamandır harap bir şekilde duruyordu. Şimdi o da bir restoran. Adı da "İstasyon".

 

(+)


 

(+)



 

(+)

Yörükali istasyonundan rampa aşağı inmeye başlıyan eski demiryolu hattı

Asfalt yol burada bitiyor. Hat bundan sonra toprak yol olarak Mudanya - Işıklı yoluna kadar kavisler çizerek, çam ve zeytin ağaçlarının arasından Mudanya'ya iniyor.

 

(+)


Yolun manzarası çok güzel. Eskiden trenle bu rampadan yavaş yavaş Mudanya'ya inerken denizi seyretmek her halde çok güzel oluyordu.

 

(+)


Eski hat Işıklı köyünün yakınlarında tekrar küçük bir köprüden geçiyor. Hattın bundan sonrası şimdi Işıklı - Mudanya yolu olarak Pirelli fabrikasının yanında Bursa-Mudanya yolunu kesiyor ve batı'ya doğru dönerek şimdi Hotel Montania olan eski son istasyonuna varıyor.

 

(+)


Yolun özellikle Yörükali-Mudanya arası hattın tarihini de anlatan tabelalarla bir bisiklet parkuru haline getirilebilirse bence çok güzel olur. Hat kaybolmaktan kurtulup ilerki nesillere de hatırası kalır.

Selamlar

Ali Melih Atafırat

Not: Google Earth'den indirdiğim resimler büyütülebilsin diye tuğralı indirmek durumunda kaldım.


En son Ali Melih Atafırat tarafından Prş 14 Arl 2006, 02:08 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Gülümhan

14 yıl önce - Cmt 16 Arl 2006, 14:43

Bursa - Mudanya Tren Hattı

Osmanlı yöneticilerinin demiryoluna verdikleri önem 19. yüzyılın ikinci yarısında iyice artmıştı. Sultan Abdülaziz, 1871 yılında demiryolu ile ilgili bir irade yayımlattı. Gerçekleştirilmesi düşünülen ana hat İstanbul-Bağdat arasındaydı. Kurulan Asya Osmanlı Demiryolları'nın başına da Alman mühendis Wilhelm von Pressel getirildi. Pressel'in projesi Haydarpaşa'dan başlıyor, bu ağın içinde Bursa-Mudanya hattı da yerini alıyordu. Mudanya'dan Bursa'ya doğru raylar döşenmeye başlandı. Bu hat, 1874 yılında bitirilebildi. Bursa'ya ulaşabilmek için 185.000 Osmanlı Lirası (4 200 000 Frank) masraf yapılmış ancak demiryolunun işletmeye açılması mümkün olamamıştı. Proje bir müddet için rafa kaldırıldı. Yarım kalan hattın inşasına 17 yıl sonra başlanabildi. İmtiyazı almış olan M. Nagelmakers, Bursa- Mudanya Osmanlı Demiryolları, Şirketi'ni kurarak hattı 1892 yılında hizmete açtı.
Bu yeni yolculuk biçimi ile Mudanya'dan kalkan tren iki saatte Bursa Acemler istasyonuna varırdı. Bu demiryolunu işleten yabancı şirket olduğundan, tarifeler de alafranga saate göre yapılırdı. Bu durum karışıklıklara neden olduğundan 5 Eylül 1892'de şirket tarafından çıkarılan bir yazı ile halk uyarılarak alafranga saate göre yolcuların kendilerini ayarlaması istendiyse de genel istek üzerine sonradan alaturka saate çevrildi


ziya güney
14 yıl önce - Cum 22 Arl 2006, 14:14

Kaldırılan Bursa-Mudanya tren hattı için ancak şu sözler söylenebilir..

Bizde eskiyen herşey insan, eser vb. tasfiye edilir.. Batı'da bir şekilde yenilenerek, restore edilerek ömrü uzatılır ve faydalanmaya devam edilir..

Gerek insan gücü gerekse yeraltı ve yerüstü zenginliklerimize rağmen  ülkemiz bu durumda ise bunda  yukarıda bir cümlede özetlediğimiz zihniyet ve anlayışın önemli rolü vardır..


Ebru K.Türk
14 yıl önce - Sal 16 Oca 2007, 02:00

Tarih sayfalarında kalan Mudanya tren hattı ile ilgili faydalı bilgiler barındırdığını düşündüğüm bir yazı buldum. Hatta neredeyse ansiklopedik bir röportaj olmuş.

Yazının sahibi Araştırmacı Yazar RAİF KAPLANOĞLU. Paylaşmanın faydalı olacağı düşüncesindeyim.

Buyrun...



Mudanya Tren Hattı İle İlgili Bilgiler

Merinos Tren İstasyonu’nun son şefi 86 yaşındaki İbrahim Tunabay ile Bursa'nın demiryolu günlerini konuştuk. Tunabay, 1943 yılından 1948 yılında Mudanya treninin işletmeden kaldırılmasına kadar görev aldığı Merinos İstasyonu'nun yeniden yapılmasına çok sevinmiş. Çünkü düğünü bile bu istasyonda olmuş. Tunabay, demiryolu altında hiçbir ev olmadığını hatırlıyor. Önce hareket memuru sonra da istasyon şefi olan Tunabay'a, demiryolculuk o kadar zor gelmiş ki, işçiliğe geri dönmeyi bile düşünmüş…


Tren, Bursa'nın eğlence aracıydı

Merinos İstasyonu, genellikle Merinos Fabrikası'na hizmet ettiği için istasyonun sorunlarını da Merinos Fabrikası çözermiş. Tunabay'ın hatırladığı kadarıyla o tarihte İstanbul'un sebze gereksinimini Bursa sağlıyormuş. Mudanya treninde 11 kuruş ile 22 kuruş arasında değişen üç mevki varmış.
Tunabay'a göre o yıllarda tren, Bursa'nın eğlence aracıydı. Yazın, perşembe günü geldi mi, Bursalılar Mudanya'ya trenle taşınırdı. Sahilde uzanır, semaver kurup 2-3 gün burada kalırdı. Pazar günü ise trenle Bursa'ya dönüş olurdu… Burgaz'a kadar tüm sahil Bursalılarla dolardı. Aileler, Mudanya'ya gitmek için evin kiremitlerini bile satardı…

Demiryolu yapımı çok uzadı

1883 yılında Vasilliu İ. Kandi 42 kilometre uzunluğundaki hattın 1874 yılında tamamlandığını ancak faal olmadığını yazıyor. Mari de Laune'ye göre de Bayındırlık Bakanlığı'ndan alınan bilgiye göre planları hazırlanmış olan bu hattın Mösyö Prosel'in düzenlediği plan üzerine yaptırılmış:

"Hattın genişliği 4 metre, demir çubuklar arası 1 metre 10 cm'dir. İlk istasyon Mudanya İskelesi'dir.
Daha sonra Koru adındaki istasyona gelinir. Kaplıcalar istasyonundan sonra Gemlik yolunu aşıp Bursa'ya gelir. Tren Nilüfer'i, iki taraftan ayakları kagir ve üzerleri ahşap iki köprüden geçer. Bunlar Küçük Köprü ve Sumcuralar Köprüsü adını taşır. Hattın uzunluğu 42 kilometredir. Saatte 30 km gider. Oysa kara yolculuğu 4 saatte alınmaktadır."
Mudanya treni ancak 1891 yılında faaliyete geçmişti…

Tren ücretleri

1913 yılındaki Vilayet Meclisi kayıtlarına göre Mudanya treni her sabah ve akşam hareket edermiş. Ancak haftada iki gün tam kapasite dolarmış. Bu nedenle işletmeci firma zarar etmekteymiş.

Abdülkadir Bey'e göre Mudanya treni, yolcularını saat 09.00'da Bursa'nın Acemler, Yahudiler, Demirtaş istasyonlarında demet demet çiçekler halinde terk eder:

"Orta halli bir yolcunun Yeniyolu ve Setbaşı otellerinde rahat edeceği için son istasyona kadar Bursa ovasının tüm yeşilliğini tümüyle kana kana seyir etmesi gereklidir. Demirtaş İstasyonu'nda binilecek olan araba yolcuyu daha önce sözünü ettiğimiz semtteki otellerden birine götürmek için 7 kuruştan aşağı 10 kuruştan yukarı olmamak üzere bir ücret alır."

1926 yılında Cemal Nadir'in yayınladığı bir broşürde Mudanya-Bursa demiryolu tarifesi şöyledir:

Mudanya'dan hareket: Raporların ve Rodine nazaran asgari 13.00'te
Bursa'dan: Sabahları 7.30'da
Perşembe günleri sabahı ve akşamları katar vardır.
Mudanya'dan 7.30 ve Bursa'dan 17-10 arasında hareket eder.
Birinci mevki 135 kuruş,
ikinci mevki 98,30 kuruş
üçüncü mevki 60 kuruştur.
4 yaşından 10 yaşına kadar çocuklara nısf/yarım bilet…"

Gezginlere göre Mudanya treni

1897 yılında Bursa'ya gelen Paul Lindau da Mudanya'dan Bursa'ya yolculuğunda treni yeğleyen bir gezgin. Trenin zikzak çizerek yol aldığını yazan gezgine göre, tren yolculuğu otobüs yolculuğundan çok daha rahat ve güzeldir.

"Harika bir ilkyaz gününde, baharın yeşilini giymiş doğa ve bayram giysileri içinde treni cıvıl cıvıl bir şenlik yuvası haline çeviren çocuklarla yapılan yolculuk ve dağlardan geçerken izlediğimiz deniz manzarası Anadolu üzerine ilk izlenimlerimizi olumlu etkilemişti.
Trende bizlerle aynı kompartımanı paylaşan iki Türk erkeği ve bir Kızılay hemşiresinin yolculuk arkadaşlığı rahatsızlık verici rahatsızlık verici olmasından öte çok hoş bir arkadaşlıktı. Fakat geri kafalılığımızın cezasını Bursa'da gara inince fazlasıyla ödedik. Bagajlarımızın indirilmesi nedeniyle yitirdiğimiz zamandan dolayı bizi kente götürecek araba kalmamıştı. Müşterisini götürmüş, gara dönen bir faytona atladığımız gibi Hotel d'Anatoli'ye gitmemizi karşın, otomobille bizden önce gelenler de son boş odaya yerleşmişlerdi.
Ancak Bursa'daki ikinci günümüzde otele yerleşebildik."


1906 yılında basılan kitabında Regis Delbeuf, tren yolculuğunu şöyle anlatmıştır:

"Trene binmek üzere turistler yolcu gemisinden inecek ve yemekli vagonda kendilerine temiz ve bol bir öğle yemeği sunulacak. Çeşitli formaliteler, örneğin tezkerelere vize basılması, bagaj taşınması ve kontrolü, başka yolcular ve memurlar tarafından rahat rahat yapılırken, öteki turistler yemek masasına geçecek. En iyi konfor şartları altında tren 12.30'da hareket edip Bursa'ya varacak. Böylelikle, şimdiki halde çok az gün harcanması planlanan bir gezi için yarım gün kazanılır."

(Gezgin turistler için özel yemekli vagonlar önerir) "Trende yemek sistemi daha basit, modern isteklere daha uygun ve daha garantilidir zaten. Hareket saatinde, bütün Avrupa trenlerinde geleneksel olarak sorulan soru yolcu gemisinin memuru tarafından yolculara sorulur: "Öğle yemeğini yiyecek olan yolcular kim?."

Zaman zaman demiryolu şirketinin turistleri için özel vagonlar tahsis edildiği görülür. Nitekim Max Müler'in gezisi sırasında böyle bir vagon eklendiği görülür:

"Ertesi sabah erkenden trenle Bursa'dan ayrıldık. Bizim için özel bir lüks vagon bağlanmıştı. Üstleri tenteli rahat iskemlelerde oturmuş, huzur içinde bu güzel ekin tarlalarının arasından geçiyorduk. Çevredeki çiftlik evleri görünüyor, üzüm bağlarını izleyerek Mudanya'ya doğru iniyorduk. İpekböcekleri için özellikle yetiştirilen açık yeşil yapraklı beyaz dut ağaçları Bursa'nın bir özelliğini oluşturmaktadır. Konsolos ve tren mühendisi Mudanya'ya kadar bizimle beraber geldiler. Burada bizi bekleyen İngiliz muhafız gemisini bulduk.

Tren istasyonları

1901 yılında Bursa'ya gelen Nafizade Ahmet Fuad'ın tren yolcuğunu anlattığı satırlar şöyledir:

"Bir süre sonra trene bindik. Tren, zeytin ağaçlarıyla dolu bir alandan haraket ederek yukarıya doğru çıktık. Birkaç dakika sonra Yorgili/Yörüklü istasyonuna vardık. Buraya hiçbir yolcunun çıktığını görmedim. Bundan sonra rastladığımız istasyon Geçid Köprüsü denilen bir köprüyü geçtikten sonra Kurd (Kuru olmalı) istasyonuna vardık. Burada ancak 2-3 yolcu trenden indi. Önceki istasyon gibi tren burada da birkaç dakika durduktan sonra hareket etti.
Bu istasyondan kalktıktan sonra bir vadiyi izleyen tren Nilüfer deresinde güzel manzaralarla karşılaştık. Nilüfer Köprüsü’nü de geçtikten sonra yeniden bir vadiye inen tren, Acemler istasyonuna vardı. Bu istasyon diğerlerinden daha işlekti.
Kent buradan çok güzel görünüyordu. Tren ilerledikçe Bursa'yı izliyordum. Arkadaşım "Bak!.. bak... İşte Bursa burası" dediği zaman ben Bursa'yı izlemeyi sürdürüyordum. "Bekleme" denilen mevkiye geldiğimizde tren yolculuğumuz bitmişti artık."


1890'lı yılında Bursa'ya gelen Mehmet Ziya'nın gözlemleri de şöyledir:

"En güzel çiçeklerle bezenmiş, düdüğünü çalarak bağ ve bahçeler arasından süzülüp gelen tren, istasyona yanaşmıştı. Tren, sanki Anadolu'nun gelin arabası gibi süslenmişti. Trenin hareket ettiği ve bizim de içinde bulunduğu sırada dikkatsizlik nedeniyle bir işçi tren altında kalarak can verdi. Bu olay nedeniyle Bursa'ya geç geldik. Mudanya'dan Bursa'ya araba ile 3 saat sürmektedir. Mösyö Hovard, Bursa'ya geldiği sırada tren postasının düzensizliğinden şikayet etmiştir."


En son Ebru K.Türk tarafından Sal 16 Oca 2007, 02:06 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


Akın Kurtoğlu

14 yıl önce - Sal 16 Oca 2007, 03:18

Mudanya'ya yanaşan vapurdan indikten sonra, Rahmetli dedemin, anneannem, validem ve teyzemi bu tren hattına bindirerek Bursa'ya gittiklerini bizimkiler hâlâ anlatırlar. Bilhassa dönemeçlerde katar öyle yavaşlamaktaymış ki, bizimkiler trenden atlayarak (tabi o yıllarda henüz çocuklar) yol kenarındaki sahipsiz dut ağaçlarını sallayarak, yere dökülen dutlardan toplayabildiklerini toplayarak yine trene geri dönerler ve yol boyunca yerlermiş. Yolculuk saatlerle ölçülen bir zamanda tamamlanırmış. Tam süresini her ikisi de hatırlayamıyorlarsa da, aşağı-yukarı 2 saate yakın olduğunu tahmin ediyorlar.

Bursa'da istasyonda indikten sonra, bir kupa kiralayarak Çakırhamam'a ulaşır, oradan da arka yoldan (Pınarbaşı-Mumcular taraflarından) Maksem'e çıkarlarmış.

Akın KURTOĞLU



sayfa 1
123 ... 91011   sonraki »
ANA SAYFA -> ULAŞIM - Marmara