ahmetsever bey size kesinlikle ama kesinlikle katılmıyorum. Bukadar kriz olduğundan işsizlik olduğundan bahsediliyor, 300 milyonluk bir ihaleye Türkiye'de 1-2 tersane beraber iş ortaklığı yapıp giremiyorlarsa hakkaten yazıklar olsun,kimse de bana hikaye anlatmasın. Bakınız bugün bir Türk firması karbon kompozit gemi üreticilerinin armadası diyebileceğimiz Brodrene AA firmasından 30 milyon euro düşük teklif vermiş. Üstelik duyduğum kadarıyla bu firma ilgili Odalardan (Gisbir,GMO vb.) Kapasite raporu almış. Türkiye'de üretilmez denilen gemilere "Karbon kompozitten 15 adet gemiyi bu tersane üretebilir" diye kapasite raporu verilmiş Özata tersanesine. Ki sözkonusu tersane Türkiye'de bir tersane listesi yapsak ilk 10 a girermi girmezmi tartışılır. Bu tersane ben yaparım arkadaş bu işi diyorsa, yazıklar olsun diğer tersanelere. Bu yüzdendir ki kimse artık rekabet şartları oluşmadı, tersaneler işsiz oydu buydu masalları anlatmasın.
"ancak daha fazla firmanın katılacağı bir şartname düzenlenmiş olsaydı, gemi inşa sanayinin bu işsizlikten kırıldığı dönemde oluşacak rekabet sonucunda daha düşük teklif alınabilirdi..." demişsiniz. RMK, Sirena, Sedef, Çeksan, Sefine, Torlak gibi büyük tersanelerin teknolojileri, becelerileri Özata Tersanesi kadar gelişmiş değilmidir?? Uzay mekiği yapılması isteniyor da bizimmi haberimiz yok? Rekabet sonucu oluşacak düşük teklif kamunun lehine firmalarınsa alehinedir. Varsaydığınız gibi "ancak daha fazla firmanın katılacağı bir şartname düzenlenmiş olsaydı.." firmalar daha düşük teklifler verecekti ve firmalar için hiçbir şekilde ihalenin mali boyutu şuanki kadar cazip olmayacaktı. Dolayısıyla aynı cümle içerisinde söyledikleriniz birbiriyle çelişiyor. Burada sorun rekabetçi bir şartnamenin olup olmaması değil, zira tersanelerden uzay mekiği yapılması istenmiyor ve yine bir Türk Tersanesi işi yapmaya aday oluyor.
Geriye bence tek bir ihtimal kalıyor;
ahmetsever bey siz söyleyin siz sektörün içindesiniz; sonuçta tersaneler kamu kurumu değil, hepsi birer ticarethane ve ortadaki meblağ 300 milyon. tersanelerin bu krizde bu işsizlikte 300 milyonluk bir işi almak istememelerinin, kayıtsız kalmalarının sebebi kamu yararını düşünmeleri mi, yoksa tersane sahiplerinin bu ihaleye her fırsatta karşı çıkan gisbir'e, gmo'ya diğer kurumlara ve en önemlisi yerel seçimlerden önce doğal olarak İzmir'de güzel gelişmelerin yaşanmasını istemeyecek olan siyasi görüşe yakın durma çabaları mı??
Ankara'da İstanbul'da bir ihaleye itiraz etmeye kimse kolay kolay cesaret edemez,bilirler ki kara listeye alınırlar. Ama İzmir'de itiraz ederlerse bilirler ki kahraman olurlar. İşin teknik boyutu bir yana,bence tüm olay bundan ibaret.
Saygılar.
Geçen gün sırf meraktan bir ölçüm yaptım. Konak iskelesinden Kordon vapuru ile (ki İzmir'de en sevdiğim vapurdur) Bostanlı'ya gittim. Geminin hareket ettiği andan Bostanlı iskeleye ayak bastığım an arası tam 17 dakika geçmişti. Üstelik lodos vardı gemi Karşıyaka-Bostanlı arasını sahile yakın gitti.
Şimdi bu katamaranlar kaç dakika kazandıracak ki bu kadar para saçılmakta ısrar ediliyor anlamıyorum. KİK bu ihaleyi de iptal ederse 40 yılda bir işe yarar belki.
ahmetsever bey size kesinlikle ama kesinlikle katılmıyorum
Herkes istediği gibi düşünmekte serbesttir.
Alıntı:
300 milyonluk bir ihaleye Türkiye'de 1-2 tersane beraber iş ortaklığı yapıp giremiyorlarsa hakkaten yazıklar olsun,
İş ortaklığı tek taraflı olmaz, iş ortaklığının en az iki tarafı vardır, yabancı tersaneler ilgi göstermediyse veya çok ağır şartlar ileri sürdüyse, yerli tersanelerin/tersanecilerin ne suçu olabilir.
Alıntı:
Bakınız bugün bir Türk firması karbon kompozit gemi üreticilerinin armadası diyebileceğimiz Brodrene AA firmasından 30 milyon euro düşük teklif vermiş. Üstelik duyduğum kadarıyla bu firma ilgili Odalardan (Gisbir,GMO vb.) Kapasite raporu almış. Türkiye'de üretilmez denilen gemilere "Karbon kompozitten 15 adet gemiyi bu tersane üretebilir" diye kapasite raporu verilmiş Özata tersanesine. Ki sözkonusu tersane Türkiye'de bir tersane listesi yapsak ilk 10 a girermi girmezmi tartışılır.
Yerli firmanın düşük teklif vermesi elbette sevindiricidir, sonuçda ödenecek paranın bir bölümü en azından işçilik olarak ülkemizde kalacaktır.
Alıntı:
Bu yüzdendir ki kimse artık rekabet şartları oluşmadı, tersaneler işsiz oydu buydu masalları anlatmasın.
İhalede iyi rekabet şartları oluşturursanız, rekabet sonucu alacağınız mal/hizmet daha ekonomik olabilir, sonuçta kullanılacak bu para İzmir'in parasıdır, oluşacak rekabet sonucunda düşük teklif alınması halinde aradaki fark yine İzmir'e başka bir yatırım olarak geri dönecektir.
Alıntı:
RMK, Sirena, Sedef, Çeksan, Sefine, Torlak gibi büyük tersanelerin teknolojileri, becelerileri Özata Tersanesi kadar gelişmiş değilmidir?? Uzay mekiği yapılması isteniyor da bizimmi haberimiz yok?
..... gibi büyük tersanelerin teknolojilerini, becerilerini, kapasitelerini bilemem. Ancak şu anda bu büyüklükte kompozit tekne üretimi yapacak kapasiteleri (büyük ihtimalle) yok, bu konuda yapılacak yeni bir yatırımın maliyeti/süresi demekki kendilerine rantabl gelmemiş olabilir. Elbette Uzay Mekiği yapılması istenmiyor, ancak daha önceki yazılarımda da yazdığım gibi Türkiye'de bu büyüklükte kompozit tekne üretilmedi, sonuçta bir tecrübe meselesi
Alıntı:
Rekabet sonucu oluşacak düşük teklif kamunun lehine firmalarınsa alehinedir.
Burada aslolan kamunun kaynaklarının rantabl olarak kullanılmasıdır, kimse merak etmesin kamu kazanacak diye hiçbir firma zararına iş yapmaz, rekabet olursa fiyatlar daha gerçeğine yakın olur.(İlk ihale şartnamesi ile bu şartname tamamen aynı mı bilemiyorum ancak) Görüldüğü gibi ilk ihaleye göre fiyatlar düşmüş oldu, aradaki fark İzmir'e döncecek.
Alıntı:
sonuçta tersaneler kamu kurumu değil, hepsi birer ticarethane ve ortadaki meblağ 300 milyon. tersanelerin bu krizde bu işsizlikte 300 milyonluk bir işi almak istememelerinin, kayıtsız kalmalarının sebebi kamu yararını düşünmeleri mi, yoksa tersane sahiplerinin bu ihaleye her fırsatta karşı çıkan gisbir'e, gmo'ya diğer kurumlara ve en önemlisi yerel seçimlerden önce doğal olarak İzmir'de güzel gelişmelerin yaşanmasını istemeyecek olan siyasi görüşe yakın durma çabaları mı??
Tersanelerinde bu üretimi yapacak teknolojileri olmadığı için teklif vermediler, vakit buldukça KİK bültenini veya web sayfasını incelerseniz kamunun, belediyelerin elindeki saç gövdeli deniz araçlarının tamiri, yeni yapılması konusunda birçok teklifin geldiğini görebilirsiniz.
Şunu unutmamak gerekir ki, paranın/sermayenin dini/siyasi görüşü olmaz, kendine menfaat geleceği yerden uzak durmaz, bahsedilen ihale 300 milyon TL'nin üzerinde bir ihaleki siyaseten sıkıştırmak veya siyasi olarak hiç kimse uzak durmaz. Siyaseten ihaleden uzak duruldu demek komplo teorisidir.
Alıntı:
Ankara'da İstanbul'da bir ihaleye itiraz etmeye kimse kolay kolay cesaret edemez,bilirler ki kara listeye alınırlar. Ama İzmir'de itiraz ederlerse bilirler ki kahraman olurlar. İşin teknik boyutu bir yana,bence tüm olay bundan ibaret.
Yine Ankara, İstanbul veya aynı siyasi partiye mensup diğer illerdeki belediye ihalelerinde veya merkezi yönetimin yapmış olduğu ihalelerde KİK'e yapılan itirazlar sonucu iptaller v.s.'ler olmuştur, ihale bültenleri incelendiğinde görülebilir. İzmir'de yapılan ihalelere itiraz edenler kahraman olursa, o zaman Ankara, İstanbul veya aynı siyasi partiye mensup diğer illerdeki belediye ihalelerine itiraz edenler vatan haini olur demek ki?
Bu ihaleye KİK'e itiraz olur mu? bilemem veya itiraz olursa nasıl bir karar verilir onu hiç bilemem.
Ben böyle teknik bir konuda görüşlerimi yazarken 30 yılı aşkın birikimimi ön plana çıkarak ülke kaynağının daha verimli kullanılması adına yazdım. Hiçbir zaman siyasi tartışma açmak, siyaseten eleştirmek için yazmadım.
İhale süreci şu an halen devam etmekte, sonucu ne olur? bilemem, eğer bu gemiler yapılırsa ileride gemilerin uygun olup olmadığını hep beraber göreceğiz..
İhaleyi yerli bir gemi sanayinin almasına sevindim. Fakat gemilerin katamaran tipi olmasına üzüldüm. Keşke İstanbul'daki gibi yeni nesil vapurlar inşa edilse idi. Hayırlısı ne ise o olsun artık.
Büyükşehir Belediyesi’nin Körfez taşımacılığında kullanacağı 15 adet yolcu vapuru için yaptığı ihale KİK’e taşındı. İhaleye okyanus ötesinden itiraz var.
İzmir’in uzun süre gündeminden düşmeyen en tartışmalı konularından biri olan vapur ihalesinde beklenen gelişme yaşandı. Belediyenin Körfez’da yolcu taşımacılığında kullanacağı 15 adet yolcu vapuru ve 28 adet yedek parça ihalesi Kamu İhale Kurumu’na götürüldü. Büyükşehir Belediyesi Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından yapılan ihaleye katılmasına rağmen ihalede teklifini açıklamayarak teşekkür mektubu veren Avusturyalı şirket Austal Ships Pty Ltd başvurusunu resmen yaptı.
BİR AY UZADI
Şirket’in ihale için Kamu İhale Kurumu’na yaptığı itiraz kurumun resmi internet sitesinde de yayınlanmaya başladı. KİK tarafından önümüzdeki günlerde değerlendirilmeye alınacak itiraz ya ret edilecek ye da ihale sürecini etkileyecek bir şekilde karar verilmesine neden olacak. Austal Şirketi’nin yaptığı başvuru nedeniyle belediyenin ihaleyi kazandığını açıkladığı Türk firma Öz Ata Denizcilik Şirketi ile imzalanacak sözleşme de askıya alındı. Belediye, konunun KİK’e taşınması nedeniyle Yalova’da üretim yapan şirketi anlaşmaya çağıramadı. KİK’e yapılan itirazın yaklaşık bir ay sonra karara bağlanması bekleniyor. İtiraz nedeniyle çalışmaların başlamasının Haziran Ayı’nın ortalarına kadar sarkması bekleniyor.
KOMPOZİT DEZAVANTAJLI
Şirket, ihale günü teşekkür mektubunu verirken gerekçelerin de ihalede okunmasını istemişti. Şirketin Türkiye Yetkilisi Murat Birecik’in önerisiyle okunan mektupta, “Austal Firması, dünya çapında öncü ve en büyük alüminyum feribot imalatçısıdır. Hali hazırda Büyükşehir Belediyesi’yle 15 gemi ihalesi ile ilgili 4 ay önce iletişime geçtik. Geride kalan 3 yıllık süreçte İzmir’de gerçekleşen birçok toplantıda gemi gövdeleri için alüminyumun avantajlarını, kompozitin dezavantajlarını sunduk. Bu toplantılarda hem alüminyum hem kompozit gemi gövdesi kullanımında tecrübeli ve başarılı olan Avrupa’daki feribot operatörlerinin deneyimlerinden yaralandık. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan ikinci ihalede kompozit gövde opsiyonunun dikkate alındığını gördük. Şartname alternatif olarak alüminyum gemi gövdelerinin sunulmasına olanak vermemektedir. Biz bu durumu anlamıyoruz. Şöyle ki, ihalenin amacı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin fiyat ve verimlilik açısından en iyi sonucu alması ve rekabeti teşvik etmesidir. Alüminyum kullanılması, diğer tekne malzemeleri ile mukayese edildiğinde daha iyi performans, bakım ve fiyat avantajı sağlayacaktır. Dünya çapında hızlı feribot operatörlerinin yüzde 95’i alüminyumu tercih etmektedir” ifadelerini kullanmıştı.
Birecik ihale sonrası yaptığı açıklamada, karbon kompozit malzemeden yapılan gemilerin dayanıklı olmadığını, bakımlarının zor olduğunu belirterek ihaleyi KİK’e taşıyacaklarını anlatmıştı. Birecik, “Bu tür ihalelerde KİK’in daha önce başka dosyaları incelediğini biliyoruz. Zaten her türlü hazırlığımızı yaptık. İhale rekabet şartlarını sağlamıyor” demişti.
kaynak : egede son söz
diyecek artık söz bulamıyorum bu kacıncı helalde bizim baskan cenabet , yoksa her ihale kik e takılmaz. Bütün dünya ögrendi bizim kentte yatırım olmayacagını önüne gelen kik e gidiyor
Arkadaşlar olayın özü tamamen siyasi boyutu, önceki yazımda da bunu belirtmek istemiştim. Şöyleki;
ihaleye itiraz eden firma okyanus ötesinden avustralyadan austall firması. Peki ihaleye itiraz için başvuru ücretini yatıran kurum hangisi sizce?? Tabiki Tmmob Gemi Mühendisleri Odası... Gerçekten yazık, kime yaranmaya çalışıyorlar bunu takdirlerinize bırakıyorum.