1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 14 |
 |
seli
16 yıl önce - Pzr 10 Arl 2006, 00:51
Bu gibi durumlarda sorunu çözecek olan bir mahkeme var. Lüksemburg Avrupa Toplulukları Adalet divanı.diyorsunuz figen hanım.ama bu kurum ve kuruluşlarının neye hizmet ettiğini biliyormusunuz.kıbrıs neden bu kadar önemli?çünkü kıbrıs israile çok yakın 150 mil.israil için önemli bir üs teşkil ediyor.önce BM de olan bu dava neden daha sonra apar topar AB sürecine girdi?BM-AB tamamen siyonizmin kontrolünde olan kurumlardır.
Ne var ki Siyonistler de Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne bütünlüğünü koruyarak girmesini istememektedirler. Onlar Sevr Planı’nın nihai aşamasını gerçekleştirmek için Türkiye’yi önce yumuşak lokma haline getirmek istiyorlar. Sonunda da Doğu’yu Ermenistan’a, Arz-ı Mev’ud içerisinde yer alan Güneydoğu’yu İsrail’e, Ege’yi ve Karadeniz’de Rum-Puntus’u Yunanistan’a verip sadece Marmara Bölgesi’ni Avrupa Birliği’ne almak istiyorlar.
Böylece Türkiye’yi Orta Anadolu bozkırına sıkıştırıp işçi ve hizmetçi deposu olarak kullanmak istiyorlar. Çünkü Müslüman Türk milletinin paganlaştırılıp asimile edilmesi ve de paryalaştırılması ancak bu şekilde mümkün olabilecektir. Ardı arkası kesilmeyen sözde Ermeni soykırım iddiaları bundandır. PKK terörüne bunca destek bundandır. Kıbrıs ve Ege sorununun çözümsüzlüğe mahkûm edilmesi bundandır.
Açıkçası Siyonist odaklar Türkiye’nin Avrupa Birliği’nden dışlanmasına karşılar ve fakat hemen alınmasını da istemiyorlar. Çünkü Türkiye sahip olduğu potansiyel ile Avrupa Birliği’ni de kontrol edebilir diye korkmaktadırlar. Ama asıl önemlisi ve tüm mesele Siyonistlerin birlik-bütünlük içerisindeki bağımsız bir Türkiye’yi Büyük İsrail için bir engel ve bugünkü İsrail için de bir tehdit olarak algılamalarından kaynaklanmaktadır.
Türkiye’nin Sabetayist Cemaat oligarşisi etkisinden tamamen kurtulup bağımsız milli politikalar izleyerek çağdaş Osmanlı misyonu ile Yeniden Büyük Türkiye olarak dünya sahnesindeki yüksek mevkiini bir asırlık aradan sonra tekrar almasıdır.
Bir buçuk milyarlık İslam Birliği liderliğinde, 5 milyarlık nüfusu ezilen bir dünyanın sorunlarına sahip çıkarak Adil Düzen içerisinde çözüme talip olacak bir Türkiye hiç kuşkusuz ki Siyonizm’in dünya hâkimiyetini sona erdirecektir. Yahudi’nin asıl korkusu budur.
…Ve korkunun ecele faydası yoktur.
|
 |
Tunc
16 yıl önce - Pzr 10 Arl 2006, 01:11
| Alıntı: |
| ab sevdasına verilen tavizleri görüyormusunuz.eyvah kıbrıs elden gidiyor arkadaşlar... |
Heyecanlanmaniza gerek yoktur. Ayrica Kibris in elden gittigi falan da Yoktur.. Yarin kalkip Baktiginizda Yine Kibris Oradadir ve Turkiye Cumhuriyetinin Gozu onundedir.. Kanatlari altindadir...
Turkiye Cumhuriyeti var Oldugu Surece Kibris Turkiye den Kopartilamaz..
Sevgilerimle..
|
 |
YUNUS25
16 yıl önce - Pzr 10 Arl 2006, 02:10
Sadece teklifte kalacak bir uygulama Kuzey Kıbrıs'ın elimizden gitmesi demek değil ki.. İlk kez Türkiye AB ye rest çekti.. Karşılık istedi ve eğer Ercan havaalanı Uluslarası trafiğe açılırsa o zaman dünya KKTC yi kabul edecek..
Artık KKTC yi dünyanın tanıması zamanı gelmedi mi???
|
 |
sipahi
16 yıl önce - Pzr 10 Arl 2006, 02:14
hollanda tv'si(nos) geçen gün böyle bir tavizin(veya iyi niyet, politika kim nasıl anlarsa) ab tarafından yeterli bulunmadığını haber etmişti!
|
 |
Necdet Cevahir
16 yıl önce - Pzr 10 Arl 2006, 02:22
Her alınan karara, her teklife eyvah elden gidiyor diye bakmak ve heyecanlanmak yanlıştır. Kimse kimsenin gırtlağına bıçak dayamıyor. Bu zor ve uzun bir süreç. Karşılıklı bir sürü hamleler olacaktır. Bu da onlarda biri. Bu tutmaz başka bir teklif götürürsünüz, oda olmaz başka hamle yaparsınız. Uluslararası politikada bunlar olur. Siyaset zor zenaattir. Ben şahsen hükümetimizin anında ters bir hamleyle cevap vermesini takdirle karşıladım. Demekki B-C planları varmış. Her nekadar AB. için görüşlerim biliniyorsa da eğer bu konuda ısrar edilecekse ve illaki girelim de ne pahasına olursa olsun diyorsanız bari pabucu pahalıya satmalıyız. Herkes karşı taraftan birşeyler koparabilmek peşindedir. ( win-win ) Yok eğer zaten ben hiçbir şey vermem diyorsan o zaman bu ısrar niye ? Adamlar bunlar olmazsa olmaz diyor zaten. 24 AB üyesini tanıyıp birini tanımıyorum diyemezsin. Bu komedi uzun yıllardır devam ediyor ve bazı tavizlerin verileceğini hepimiz adımız gibi biliyoruz. Şimdi kızmak niye ki ?
|
 |
erhanthunder
16 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 09:40
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=204532
| Alıntı: |
| Gül, "İki müsteşarımı Genelkurmay'a gönderdim. Genelkurmay 2. Başkanı ile görüştüler" dedi. Aynı şekilde Cumhurbaşkanlığı Dış Politika Danışmanı Büyükelçi Sermet Atacanlı'ya da bilgi aktarıldığını kayda geçirdi. |
Buyrun burdan yakın....
Bakalım gereksiz muhalefetin sonuçlarına kim katlanacak?Kendi kendimize zarar veriyoruz...
|
 |
İsmail TAŞLI
16 yıl önce - Sal 12 Arl 2006, 10:54
AB ne giriş sürecinde sorun Kıbrıs veya limanlar değil. Asıl sorun bizi iğne deliğinden geçirme politikasıdır. İğne deliğinden geçerken de bu sorunların herbiri ayrı bir araç olarak kullanılmaktadır.
|
 |
merter22
16 yıl önce - Cum 15 Arl 2006, 19:41
Rum kesimi,KKTc üzerindeki izolasyonları kalkması yönünde AB tarafından atılması olası adımları önlemek için işe "AB Kıbrıs üzerindeki izolasyonları kaldırmak için 2007 yılında adım atacaktır" Şeklindeki ifadenin girmemesini sağladı..
Türkiye'nin kesin bir dille karşı çıktığı taslak halindeki öneriler şöyle:
1-Maraş,rum kesimine iade edilecek
2-Magosa limanı AB denetimi ve BM gözetimi altında ticarete acılacak
3-Doğrodan ticarette gümrük,Kıbrıs Cumhuriyeti adına kullanılacak
4-Türkiye bu kapsamda deniz ve hava limanları ile karasularını Rum Kesimine Kıbrıs Cumhuriyeti adı ile açacak.
|
 |
EnderYıldırım
16 yıl önce - Cum 15 Arl 2006, 19:55
Arkadaşlar, ortada Rum kesimi olduktan sonra, KKTC için atılcak adımlara karşı her zaman tüm güçleriyle karşı olacaklardır. Bu sebeple eğer BM denetiminde çözüm olmazsa, Ercan Havalimanı' nın, Gazimağusa Limanı' nın açılacağına ve ambargoların kalkacağına inanmayın. Rum kesimi, AB' nin bir üyesi, bu konuda söz sahibi olduğu için, önümüzde ki aylarda AB' de gündem olacak, izolasyonların hafifletilmesi durumunu veto edecektir. Dış ticaret konusunda da, şundan bahsediyorlar, "KKTC'nin ürettiği mallar, ancak bizim limanlarımızdan dünyaya çıkabilir." Burdan nasıl bir izolasyon hafifletme oluyor, tahmin edin. Amaçları, Kıbrıs Türkü' nü kendilerine bağımlı hale getirip, onların bir sığıntısı olmaya mecbur etmek, Kısacası Ada' nın asıl sahibi olmak. Türkleri yok saymak. Çözümsüzlüğün asıl sebebi Rum' lardır. Zaten Kıbrıs Türkü' nün haklarını gaspetmemek, çözümün ta kendisidir, çözümün olması demektir.
|
 |
sayfa 14 |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|