Ana Sayfa 915 bin Türkiye Fotoğrafı
Bursa Şiirleri

Ana Sayfa -> BURSA - Haberler ve Sohbet
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Gülümhan

7 yıl önce - Prş 07 Arl 2006, 09:45
Bursa Şiirleri


Yeşil Bursam  



Osmanlı seninle burda var oldu
Türklüğün hamuru burada yoğruldu
Nice saltanatlar sende kuruldu
Tarihin sembolu sevgili bursam

Emir sultanımız var yücedir bizim
Hanlarımız var hepsi dizim dizim
Seni anlatmaya yetmiyor sözüm
Seviyorum seni sevgili bursam

Nice canlar yaşadı bu güzel ilde
Türkü oldun yaşadın her gönülde
Bir yeşil bir beyaz oldun dilimde
Seviyorum seni sevgili bursam

Dumanlı dağların karı ayazı
Güzel vatanın yeşil beyazı
Taze gelin gibi yapıyor nazı
Gönüllerin sultanı sevgili bursam

Altıparmak çekirge popiler yerin
Sefasını sürmeli uludağda karın
Çok güzel olur baharın yazın
Seviyorum seni sevgili bursam

Çınarların var yadiğar atadan bize
Yeşilini anlatmak gelmiyor söze
İnsan ömründe seni bir kez geze
Seviyorum seni sevgili bursam

23 eylül 2006

Nedim Akgün

 Bursada Aşka Dair  



Gecenin geç ve karanlık bir saatidir.
Bursa’ya yağmur yağmakta,
Islanıyor yüreğimin patika yolları.
Mis gibi toprak kokusu var
gözlerimde
Seni ve aşkı hatırlatmakta...
* * *
Yalnızlığım geceye özgü değil
Boynumda ki ağır vebalin,
Kalbimde ifadesini bulamamış
aşkın yalnızlığıdır,
benim yalnızlığım.
* * *
Söz sana ey hayat,
Yine yollara vuracağım
kendimi
Aylardan Eylül'ü,
Gözlerden Aşk'ı,
dillerde Türkülerimi
bulana kadar
dönmeyeceğim sana.
 
Kazım Beysülen


Cemali_16
7 yıl önce - Cum 08 Arl 2006, 00:39

Bursa tarihi dokusuyla ve yeşil doğasıyla şairlerimize de ilham kaynağı olmuş.
Özellikle Ahmet Hamdi TANPINAR'ın Bursa'da Zaman şiirine hayranım. Çok güzel anlatmış Bursa'yı.

BURSA'DA ZAMAN
Bursa’da bir eski cami avlusu
Küçük şadırvanda şakırdayan su,
Orhan zamanından kalma bir duvar
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar,
Eliyor dört yana sakin bir günü
Bir rüyadan arta kalmanın hüznü,
İçinde gülüyor bana derinden
Sanki bir hatıra serinliğinden,
Ovanın yeşili, göğün mavisi
Ve mimarilerin en ilahisi.
Bir zafer müjdesi burda her isim,
Yekpare bir anda gün, saat, mevsim,
Yaşıyor sihrini geçmiş zamanın,
Hala bu taşlarda gülen rüyanın.
Güvercin bakışlı sessizlik bile
Çınlıyor bu eski zaman vehmiyle...
Gümüşlü: Bir fecrin zafer aynası,
Muradiye: Sabrın acı meyvası,
Ömrümün timsali beyaz Nilüfer,
Türbeler, camiler, eski bahçeler,
Şanlı menkıbesi binlerce erin,
Sesi arşa çıkan hengamelerin
Nakleder yadını gelen geçene
Bu hayalde uyur Bursa her gece.
Her sabah onunla uyanır, güler,
Gümüş aydınlıkta serviler, güller,
Serin hülyasıyla bahçelerinin
Başındayım sanki bir mucizenin,
Su sesi ve kanat şakırtısından
Billur bir avize Bursa’da zaman.
Yeşil Türbe’sini gezdik dün akşam
Duyduk bir musiki gibi zamandan
Çinilere sinmiş Kur’an sesini
Fetih günlerinin saf neşesini
Aydınlanmış buldum tebessümünle
İsterdim bu eski yerde seninle,
Baş başa uyumak son uykumuzu
Bu hayal içinde... Ve ufkumuzu
Çepeçevre kaplasın bu ziya, bu renk,
Havayı dolduran bu uhrevi ahenk.
Bir ilah uykusu olur elbette
Ölüm, bu tılsımlı ebediyette
Belki de rüyası eski cedlerin
Beyaz bahçesinde su seslerinin.
Ahmet Hamdi TANPINAR

Bursa Ahmet Hamdi Tanpınar'ı öylesine etkilemiştir ki, bakın "Beş Şehir" isimli eserinde Bursa'dan bahsederken nasıl cümleler kurmuş:

"Şimdiye kadar gördüğüm şehirler içinde Bursa kadar muayyen bir devrin malı olan bir başkasını hatırlamıyorum. Fetihten 1453 senesine kadar geçen 130 sene, sade baştan başa ve iliklerine kadar bir Türk şehri olmasına yetmemiş, aynı zamanda onun manevi çehresini gelecek zaman için hiç  değişmeyecek şekilde tesbit etmiştir. Uğradığı değişiklikler, felaketler ve ihmaller, kaydettiği ileri ve mesut merhaleler ne olursa olsun o, hep bu ilk kuruluş çağının havasını saklar, onun arasından bizimle konuşur, onun şiirini teneffüs eder. Bu devir haddi zatında bir mucize, bir kahramanlık ve ruhaniyet devri  olduğu için, Bursa, Türk ruhunun en halis ölçülerine kendiliğinden sahiptir, denilebilir."

Saygılarımla  


mdogru16
6 yıl önce - Sal 01 Oca 2008, 20:23
bana kendini anlat (bursa)


BEN BİR ÖĞRETMENİM
-Seninle ilk karşılaşmam,
87 yılının sarılara bürünmüş,
Eylül ayına denk gelir.
O gün genç bir öğrenci olarak baktığımda ,

masalsı bir şehir görüyordum perdede..
Bir tarafta dikilen beton gökdelenler,
Bir tarafta ise inadına hanlar, köprüler, minareler.
Birbirimize hemen kaynaşmıştık bile,
Beni sana çeken bir şeyler vardı- kalbimce-
Burada kendimi bulmuştum.
Yazar öyle demiyor muydu?
“Her şehirde kendimizi buluruz,
İçinde bizim bir parçamız vardır”
Bende ise senden bir değil bin parça var..
Sokakların aşk bahçesi,
Evlerin al yazmalı,
Çevren işlemeli,
Şalın öyle güzel ki, sırtını sarmış endamıyla
İçinde tüm güzellikleri ve bakışlarıyla
-Hoş geldiniz
-Hoş geldiniz bugün semti hanemize,
Emrinizdeyim, size ve suallerinize

Ben sordum Şehrengizi Bursa cevap buyurdu
-;Bana kendini anlat
—Bursa diyorlar adıma, Şehrengizi Bursa
M.Ö, 3000 li yıllarda konmuşum buraya
Vaktiyle Mühr-ü Süleyman derler
Çok beğenmiş buraları
Gözünde bir ben
Bir de Belkısı
Yeşil kınalar içinde salınırken,
Hanlar kuruldu döşeğime.
Şeyh Edebali edebiyle Allah deyip
Emir Sultan, Somuncu baba,
Osman ve Orhan gazi han ile
Başkent eyleyip buraları,
Lamii çelebi, Tanpınarı,
Depremleri, yangınları, istilaları
Kuruluştan kurtuluş günlerine
- Ha kurtuluş dedim de
922 yılının 11 Eylül günü idi
Şükrü Naili Paşa ve Askerleri gelir aklıma
Kurtuluşu kutlarken,
Bütün alkışlar kendine yönelmişken
-Asıl beni değil, Şu ayaklarında çarıkları delinmiş,
parçalanmış yiğitleri alkışlayın
Bu hak onlarındır onları onurlandırın” demişti,
Ben de ağlamıştım bu gururu yaşadığımda.
Atatürk’le coştum birde
Yeni güne yeni Cumhuriyetle


Neyse
Kubbe ve minareleriyle su sesleri,
Senenin her gününe denk gelen,
Mesire yerleriyle.
Setbaşında ceviz toplarken,
Elleri kınalanan güzelleriyle.
Emir Sultanda merdivenlerden,
Kayık kayan çocuklarıyla.
Yıldırımda Ecdat rüyaları görüp
Mabetlere akseden gölgeleriyle
Süleyman çelebi,
Mevlidi okumuş Ulu camide.
Çekirge’de zaman dirilir yeniden,
Küşterinin Karagözü perdede.

Molla Fenaride adaleti,
Üftade ile ilahiyeti .
İstikbale bakan,
Mazinin bereketli sularıyla yıkanmış,
Dipdiri bir ahir zaman şehriyim

Şehirler doğar, yaşar ve ölürlermiş
Ben 10 defa da ölsem yine dirileceğim
Şimdi tarih, turizm, tekstil ve otomobilin kalbiyim
Bununla birlikte lise ve üniversitesiyle
Üzerimden tarihin gizli şalını sıyırıp atacak
Yeni yüzlere tanıtacak
Gerçek bulmacamın çözülmesini bekleyeceğim
Söğütte toprağa atılan tohumun
Köklenip göverişini
Ve İsimlerinin şahlanışını göreceğim
- Çok dolusun galiba
Bunca güzellikleri yaşarken, kralın yalnız kızı gibi gördüm seni

Uludağ
Gelinliğini giymiş başı uzaya değip,
Önümü açan kanatlarım.
Dağ zirvedir.
Gönlü dolu dervişler dolaşır burada.
Dereler büklüm büklüm gezer
Ve Suları nur akan çeşmeler,

Başımda kar değil ki aklar,
Ay kırıntıları.
Kartallar süzülür, keklikler şakar
Meclislerim kurulur, sohbetlerim dolar.
Kestaneler altında çemenden peyke,
Gölgeleri zümrüt, tahtı firuze,
Salınır kollarımdan şehre Gökdere,
Bursa Bağdat’tır, Gökdere ise Dicle.

Uzunca serilmiş eteğime ova.
İçinde, ince beliyle nilüfer,
Gönlü karmaşık sarılmış bana.
Al al dizilmiş, boynumda laleler.

devam edecek

mustafa doğru 12/05/2006 Brsa


mdogru16
6 yıl önce - Sal 01 Oca 2008, 20:34
bursa içinde


Bursa
içinde aşkların ve sevdaların tüttüğü
al şal üzerinde seyreylediğim şehir...
senki yalnızlıklar üzerine
salınan bir kütüksün
yalnızlık bayramında ağlayan bir kulsun
sahipsiz bir şehri bülbülsün
unutulmuş bir mendil gibi
bir dalda sürgünsün
ah ki sen
benim içimde ulaşamadığım sevda üzerine
ellerimden kayan bir gülsün
bir gülsün


mustafa doğru 02/12/2007 bursa

http://bursa.megabb.com/bursa-yyrlery-f7/bursa-icinde-t5.htm


Fahri

6 yıl önce - Pzr 13 Oca 2008, 02:13

Şeftali Bursa!

Şeftali ağaçları çok güzel çiçek açar.
Çiçeklerin renginde gençliğin özlemi var!
Pembe kağıt üstüne yazılmış mektup gibi
Şeftali çiçekleri mutlu günler muştular!

Üç cemrenin ardından gelen yeşil baharı
Bursa'da,
ağaçlardan,
şeftaliler karşılar!

Tıpkı tarihim gibi her yerdedir kökleri
Bu yüzden Bursa kokar,
.......................................şeftali bahçeleri!

Şeftaliler açınca renkleri yola taşar!
Bursa toz-pembe olur
Gönüller pembe bakar!
Anlatmak ister gibi Bursa'nın kokusunu
Şeftali çiçekleri caddelerde tur atar!

Ne
Hacivat-Karagöz!
Ne Uludağ
Ne parklar!

Bursa'da köşe-bucak
Yazın şeftali kokar!

Hava şeftali eser!
Kızlar şeftali bakar!
Bahçelerde şeftali,
Şeftali, Bursa kokar!

Seyyar satıcıların
meyve tezgahlarından
Bursa sokaklarına
en çok şeftali bakar!

İşte bizim okulda
böyle bir bahçe vardı;

Şeftaliler,
dallardan
Bursa Bursa sarkardı!

Şeftalinin kokusu bir türlü dalda durmaz
Okulun ta içine, sınıflara akardı!

İlk kez bu bahçelerde şeftaliyi sevmiştim.
Temmuzda, ağustosta..
................................ne şeftali yemiştim!

Bu yüzden yazlarına;
...............................'şeftali ' dedim,
.................................................... Bursa!

Gönül dalımda açan,
................................şeftali güzeli Bursa!

Şimdi nerede görsem;
dallarında gül pembe
.............................Bursa yüklü ağaçlar,

Salkım söğütler gibi
...........................yere doğru sarkarlar!

Bana şeftali satan
..............O şeftali bakışlı
..................Bursa kokan güzeli
......................gözlerim hemen arar!

Ona şeftali kokan
...........................sevgiler sunuyorum.
Anılar bahçesine
..............................şeftali dikiyorum!

Ali Koç Elegeçmez


fatos14
6 yıl önce - Prş 17 Oca 2008, 17:14

Ah Bursa...

Ah Bursa Yeşil Bursa diyorum,
Bursa denilince, ben eriyorum,
Arada bir, Bursa'ya geliyorum,
Ah Bursa Yeşil Bursa diyorum,


Geç Osmangazi'den Yıldırım'a,
Soğukta sıcakta olsun aldırma,
Sen zalimsen düşeni kaldırma,
Bursa denilince, ben eriyorum.


Bursa ipekten yeşili var alı var,
Emir Sultan'da ediliyor dualar,
Sevdin olmadıysa, Allah'ın var,
Bursa denilince, ben eriyorum.


Ah Bursa Yeşil Bursa diyorum,
Bursa sokaklarında geziyorum,
Esen rüzgarda seni seziyorum,
Bursa denilince, ben eriyorum...

Yusuf Önder Bahçeci


nilgün güneş
6 yıl önce - Cum 11 Nis 2008, 20:00

BURSA

Şu Bursanın ova'sı
Dört mevsimdir hava'sı
Yazın bile güzeldir
Meşhurdur Uludağ'sı

Ufak tefek taşları
Gururludur kızları
Hatır sayar dostları
Erenler şehri Bursa

Osmanlıdır erkeği
Bükülmez hiç bileği
Tertemizdir yüreği
Yiğitler şehri Bursa

Emir sultan Yıldırım
Dua ile at adım
Çok şey vardır saymadım
Erenler şehri Bursa

Heykel kapalı çarşı
Tophane ona karşı
Eğilmez diktir başı
Osmanlı şehri Bursa

Ulu Cami maksemi
Tarih kokar her yeri
Şanlı Tarihten beri
Şehitler şehri Bursa
Ersin ÜNAL

[Yazarın adı eklenmiştir. - Gözde - Cum 20 Hzr 2008 19:46 ]


Mert Doğan
6 yıl önce - Pzr 20 Nis 2008, 18:49

Mehmet Akif ERSOY'un Bursa'nın işgal edildiği haberlerinin gelmesi üzerine yazdığı şiirini sunmak isterim. Bursa'ya ve işgal altındaki Türk vatanına itafen yazılmış.
İşgal haberi meclise ulaştığında kürsüye örtülen ve bursa kurutuluncaya kadar kalkmayan o siyah örtünün örtüldüğü tarihlerde yazılmış.





BÜLBÜL


Bütün dünyaya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım;
Nihâyet, bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştım.
Şehirden kaçmak isterken sular zâten kararmıştı;
Pek ıssız bir karanlık sonradan vâdiyi sarmıştı.
Işık yok, yolcu yok, ses yok, bütün hilkat kesilmiş lâl...
Bu istiğrâkı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl.
Muhitin hâli 'insâniyyet'in timsâlidir, sandım;
Dönüp mâziye tırmandım, ne hicranlar, neler andım!
Taşarken haşrolup beynimden artık bin müselsel yâd,
Zalâmın sinesinden fışkıran memdûd bir feryâd,
O müstağrak, o durgun vecdi nâgâh öyle coşturdu:
Ki vâdiden bütün, yer yer, eninler çağlayıp durdu.
Ne muhrik nâğmeler, yâ Rab, ne mevcâmevc demlerdi:
Ağaçlar, taşlar ürpermişti, güyâ Sur-ı Mahşerdi!


-Eşin var, âşiyânın var, baharın var, ki beklerdin;
Kıyâmetler koparmak neydi, ey bülbül, nedir derdin?
O zümrüd tahta kondun, bir semâvi saltanat kurdun;
Cihânın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun.
Bugün bir yemyeşil vâdi, yarın bir kıpkızıl gülşen,
Gezersin, hânumânın şen, için şen, kâinâtın şen.
Hazansız bir zemin isterse, şâyed ruh-ı ser-bâzın,
Ufuklar, bu'd-i mutlaklar bütün mahkum-ı pervâzın,
Değil bir kayda, sığmazsın -kanatlandın mı- eb'ada;
Hayâtın en muhayyel gâyedir ahrâra dünyâdâ.
Neden öyleyse mâtemlerle eyyâmın perişandır?
Niçin bir damlacık göğsünde bir umman huruşandır?
Hayır, mâtem senin hakkın değil...Mâtem benim hakkım:
Asırlar var ki, aydınlık nedir, hiç bilmez âfâkım!
Teselliden nasibim yok, hazân ağlar bahârımda:
Bugün bir hânumansız serseriyim öz diyârımda!
Ne hüsrandır ki: Şark'ın ben vefâsız, kansız evlâdı,
Serâpâ Garb'a çiğnettim de çıktım hak-i ecdâdı!
Hayâlimden geçerken şimdi; fikrim hercümerc oldu,
Selâhaddin-i Eyyubi'lerin, Fâtih'lerin yurdu.
Ne zillettir ki: Nâkuus inlesin beyninde Osmân'ın;
Ezan sussun, fezâlardan silinsin yâdı Mevlâ'nın!
Ne hicrandır ki: En şevketli bir mâzi serâb olsun;
O kudretler, o satvetler harâb olsun, turâb olsun!
Çökük bir kubbe kalsın ma'bedinden Yıldırım Hân'ın;
Şenâ'atlerle çiğnensin muazzam kabri Orhan'ın;
Ne haybettir ki: Vahdet-gâhı dinin devrilip, taş taş,
Sürünsün şimdi milyonlarca me'vâsız kalan dindaş!
Yıkılmış hânumanlar yerde işkenceyle kıvransın;
Serilmiş gövdeler, binlerce, yüzbinlerce doğransın!
Dolaşsın, sonra, İslâm'ın harem-gâhında nâ-mahrem...
Benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil mâtem!


MEHMET AKİF ERSOY


Gözde

6 yıl önce - Cum 20 Hzr 2008, 19:47

Lütfen şiirlerin yazarlarını mesajınıza eklemeyi unutmayınız.

koruma5188
6 yıl önce - Cum 20 Hzr 2008, 19:57
BURSA ŞİİRİ -ŞAİRİ ERSİN ÜNAL DAN TEŞEKÜR


Bursa adlı şiirime adımı eklediğiniz için çok teşekür ederim.Ben şiirlerimi maddi kazanç için yazmıyorum.BURSA adlı şiirin altına şairi olarak adımı yazdığınz için çok teşekür eder saygılarımı sunarım...
ERSİN ÜNAL / BURSALI ŞAİR

[Uyarınız için biz teşekkür ederiz. Üye adına sizden özür dileriz. - Gözde - Cum 20 Hzr 2008 20:10 ]


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> BURSA - Haberler ve Sohbet