1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
M.Ali
16 yıl önce - Pzr 03 Arl 2006, 00:27
| Alıntı: |
biri bana cari açığı olan bir ülkede krizin nasıl olmayacağını anlatsın da dünya görüşüm değişsin!
adam sana senin ihracından fazla mal satıyorsa, sen bunu turizm şu bu ile de kapatamıyorsan, adama nasıl döviz vereceksin? borçlanarak, e boçta biterse? borcu da ödeyemessen? |
Gelişmekte olan ülkelerde cari açığın mevcut bulunması neredeyse "zorunludur!" Halihazırda gelişmiş bir ülke olsaydık bu cari açık rakamı tehlikeli olabilirdi, fakat değiliz. En büyük ticaret ortaklarımıza bir bakın: Almanya, İngiltere, Amerika, Fransa, Hollanda.... Şimdi ticaret ortaklarımız bu ülkelerken, ihracatımızın ithalatımızdan yüksek olması bu noktada fanteziden öte bir şey değildir.
Ayrıca ihraacat ve ithalat kalemlerimize bakın, Genelde emek-yoğun ve katma değeri düşük olan ürünler ihraç ederken, sermaye ve bilgi-yoğun ve katma değeri yüksek ürünler ithal ediyoruz. Bilgisayar, telekomünikasyon vs. gibi günümüz dünyasında olmazsa olmaz ürünleri barındıran sektörlerde dışa bağımlı olmamız cari açığın bu noktada olmasının bir diğer nedeni.
Kaldı ki ithalat rakamlarını kabataslak yorumlamak yanlış olur. Ne kadarı nihai mal, ne kadarı hammadde, ne kadarı aramal, bunların tahlil edilmesi lazım. Son datalar elimde değil ama en son durum %30-40 nihai mal, %60-70 hammadde-aramal şeklindeydi ki bu yüzde 60-70'lik bölüm direkt üretime (dolaylı olarak da ihracata) gittiğinden üretken ithalat olarak niteleyebiliriz. Son söz olarak cari açık konusu o kadar abartılacak bir şey değil. Kısacası para veya maliye politikalarıyla cari açığa müdahale etmek akıllıca bir şey olmayacaktır. Yapılması gereken uzun dönemde ihracatı arttırıcı önlemleri almak ve ihracatı yönlendirmeye çalışmaktır (sermaye ve bilgi yoğun sektörlere)
Ama burası Türkiye, her an bir kriz çıkabilir yalnız bir kriz çıksa bile bu büyük oranla siyasi kaynaklı bir kriz olur.
Sinan Aygün'e gelirsek, kendisini hiç sevmem. Ekonomiden de hiçbir şey anlamıyor (ya da işine gelmiyor). Yalnız çok iyi yaptığı bir şey var: Şovenizm. İşte bu özelliğiyle genelde hiçbir değeri olmayan fakat popülist söylemlerle halka kendisini çok sevdiriyor.
Yiğidi öldür, hakkını ver; (kendisi yiğit olmasa bile) kredi kartı gecikme faizlerindeki fahiş oranların indirilmesine sebep olmuştur, olayın üzerine giderek. Burada takdiri hakediyor.
|
 |
andy
16 yıl önce - Pzr 03 Arl 2006, 03:14
Gelismekte olan ulkelerde cari acigin olmasi neden zorunlu imis? Cin, guney kore gibi ulkeler nasil oluyor da yilda 100-200 milyar dolar dis ticaret fazlasi verebiliyor?? Bunlar gelismekte olan ulke degil mi? Herkes herseyi biliyor valla...
|
 |
M.Ali
16 yıl önce - Pzr 03 Arl 2006, 03:21
Ne demek herkes her şeyi biliyor? Uzmanlık alanım olan bir konuda konuşuyorum, anti tezin varsa benim yazdığım bir şekilde cevap verirsin. Terbiyesizliğin lüzumu yok.
2 Milyar nüfuslu Çin'i, Yabancı yatırımcı cenneti Güney Kore'yi diğer gelişmekte olan ülkelerden(Türkiye, Meksika, Arjantin, Endonezya gibi gelişme aşamasının başında-ortalarında olan ülkeler) ayırt edemiyorsan zaten sana verilecek cevap yok.
En son M.Ali tarafından Pzr 03 Arl 2006, 05:28 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
umit1
16 yıl önce - Pzr 03 Arl 2006, 21:38
| Alıntı: |
| Gelişmekte olan ülkelerde cari açığın mevcut bulunması neredeyse "zorunludur |
2.Dunya savasi sonunda kurulmak istenen Dunya Ekonomik Duzeninin temel taslarindan biri olarak dusunulmustu cari aciklar.
Bu duzenin planlayicilarinin planlarina gore Atlantik ulkeleri denen "cekirdek" ulkeler,yani ABD ve Bati Avrupa surekli olarak cari fazlalari verirken diger butun ulkelerin cari aciklar vermesi dusunulmustu.
Boylece "cevre" ulkelerin cari aciklarinin "cekirdek" ulkeler tarafindan karsilanmasi,bu sekilde de "cevre" ulkeler fakirlesirken "cekirdek" ulkelere surekli olarak cevreden kaynak transferi yapilabilmesi ongorulmustur.
Yani lafin kisasi 2.Dunya savasi oncesinde silahlarla gerceklestirilen somurgeciligin,savastan sonra cari aciklar ve faizler yoluyla yapilmasina calisilmistir.
Bu oyunu bozan ulke ise Japonya olmustur,Japonlar bu oyunu hemen anlamislar ve cari acik yerine cari islem fazlasi vermeyi savastan sonra adeta yeni bir din haline getirip ekonomi politikalarinin temeli haline getirmislerdir.
Japonyanin izledigi politikanin basarisini goren Kore ve Tayvanda Japonyanin actigi yolu takip ederek yerlestrilmek istenen yeni Atlantik merkezli ekonomik sistemi komaya sokmuslardir.
Nihayette dev Cin Japon yolunu izlemeye baslayarak bu sisteme olumcul darbeyi vurmustur.
Bu gun dunyada hersey bu sistemin planlayicilarinin dusunduklerinin tersine donmustur.
Dunyada en buyuk cari fazlasini vermesi planlanan ABD dunyanin en buyuk cari aciklarini vermektedir,en buyuk cari aciklari vermeleri planlanan ulkeler ise en buyuk cari islem fazlasi veren ulkeler olmuslardir ve bu fazlalarini ABD nin aciklarini finanse etmekte kullanarak ABD den kendilerine surekli olarak kaynak transferi yapmakta yani ABD yi somurmektedirler.
Eger somurgecilik silahla gerceklestirilmiyorsa,cari acikla gerceklestirilir,eger cari acikla gerceklestrilmesi imkansiz olursa o zamanda yine silahla gerceklestirilir.
|
 |
andy
16 yıl önce - Pts 04 Arl 2006, 04:48
Orada cok yaniliyorsun. Amerika'nin current account deficit'i mutlak rakamlarla oldukca buyuk gozukse de (bu yil 200 milyar dolar civarinda gerceklesti) GDP'ye orani cok dusuk (%1.5 civarinda) cunku amerika'nin GDP'si yillik 12 trilyon dolar civarinda. Amerika ile ilgili rakamlara bakarken insanlar amerikan ekonomisinin ne kadar buyuk oldugunu unutuyorlar. Ornegin amerika'nin yillik askeri harcamasi 450 milyar dolar ki bu turkiye'nin GDP'sinden buyuk ama amerikanin GDP'sine orani cok dusuk o bakimdan amerika somuruluyor derken dikkat etmekte fayda var.
Eger somurulen bir ulke varsa o da turkiye. GDP'sinin %9'u kadar current account deficit'i kac sene daha surdurebilir asil o sorgulanmali kanaatimce. 2001 krizi oncesinde bile bu oran bu kadar yuksek degildi o bakimdan kriz cikmasi olasilik dahilinde. Reel faizlerin %10'larda gezindigi bir ulkede issizlik ve fakirligin bu kadar fazla olmasi hic sasirtici degil. O bakimdan Sinan Aygun'un soyledigi seylerin hepsi dogru, bu baslik neyi tartismak icin acilmis onu da anlamadim?
|
 |
umit1
16 yıl önce - Pts 04 Arl 2006, 09:56
| Alıntı: |
| Orada cok yaniliyorsun |
Yanildigimi hic sanmam.
Ekteki grafikleri daha evvelde koymustum ama gene koyayim.
Yuzde olarak dis borc
Mutlak rakam olarak dis borc
Ayrica ABD nin dis borclarinin onemli bolumunun ozel kuruluslara degil de merkez bankalarina yani yabanci devletlere oldugunuda ekleyelim
Goruldugu gibi durum tam bir faciadir ve hic bir ekonomik enstrumanla frenlenemez yani oyunun kurallari degisecektir yine.
Yani durum gerek rakamlarla gereksede yuzde olarak bir faciadir ama bir kac sonra olacaklarin bu hic bir seydir.
Yoksa siz hic PPT (Plunge Protection Team) diye bir sey duymadinizmi?
Duydunuzsa bunun toplantilarinin siklastirilmasi karari alindigini soyleyeyimde sizler nedenini bulmaya calisin.
| Alıntı: |
Ornegin amerika'nin yillik askeri harcamasi 450 milyar dolar ki bu turkiye'nin GDP'sinden buyuk ama amerikanin GDP'sine orani cok dusuk o bakimdan amerika somuruluyor derken dikkat etmekte fayda var.
|
Esas dikkat edilmesi gereken nokta bugun dunya uzerindeki Dolar stogunun,isterseniz buna "Dolar Balonu" diyelim,ayda 110 Milyar dolar gibi buyuk bir hizla sismekte olmasidir.
450 Milyar dolar sadece ve sadece bu dolar balonunun 4 aylik buyume mikdarina esittir .
ABD 70 li yillardan itibaren Global Sermaye tarafindan somurulmus tabiri caizse ici bosaltilmistir,ayni Turkiyeye yapildigi gibi.
|
 |
Engin
16 yıl önce - Pts 04 Arl 2006, 10:53
Ben bu başlıktaki 1. mesajda M.Ali beyin açıklamasından dediğim gibi krizin "olmayışı" anormal anlamını çıkarıyorum. Ancak yine de olursa siyasi kaynaklı olur denilmiş...
Peki adama döviz veremeyip, borç alıyorsan ihrcatından fazla ithalat yapmak için, borcu nereye kadar ödeyeceksin, vermez ise ne yapacaksın?
Örneğin demişsiniz ihracat biraz ithalata dayalı verdiğiniz rakamlardan... Nedir en büyük kuruluşlar, Toyota, Tüpraş... Otomobilin bi ton parçası ithal ediliyor önce, sonra ihraç oluyor... Petrol zaten tamamına yakını ithal... Bu şekilde nereye varılır ki?
Tüm bunlara rağmen kriz nasıl siyasi bir nedenle çıksın... O siyasi neden sadece halka sunulan bir obje bence... Sezer Ecevit'e anayasa atmasa kriz çıkmayacak mıydı yani?
Diyeceğim, bu lafı garipsemeyin, ben 2007 de kriz beklemek bir yana, krizin olmadığı her gün garipsiyorum bu şartlar altında...
|
 |
umit1
16 yıl önce - Pts 04 Arl 2006, 22:53
| Alıntı: |
| Amerika'nin toplam borcunun GDP'sine orani gosterdigin grafikte %60. Turkiye'nin borcunun GDP'sine orani %90. Sence kim daha once batacak aklievvel m.ali? Bir de bu konuya ozel baslik acmissin. Senin gibi kusbeyinlilerle sidik yarisi yapacak degilim. Baktigin grafiklerdeki rakamlari okumayi ogrenirsen ne demek istedigimi anlarsin... |
Herhalde beni M.Ali beyle karistirmissiniz.
Verdigim grafikler 2004 senesi sonunda hazirlanmistir,yani o zamana kadar ki rakamlar gerceklesen rakamlar, daha sonrasi ise o zamanki projeksiyonlardir.
Aradan tam iki sene gecmis ve 2004 sonunda yapilan projeksiyonlar su ana kadar tamamen dogru cikmistir,bundan sonrada hersey grafiklerde gordugunuz gibi olacaktir taa 2012 ye kadar.
Simdi bu grafiklerin neler anlattiklarini anlamaya calisalim birlikte:
1)2004 basinda ABD nin net dis borcu 2.4 Trilyon dolar olmustur (milyar degil trilyon dikkatinize )
bu borc 2009 senesi sonunda 7 Trilyon dolara yukselecektir.
2)2004 basinda ABD nin net dis borcunun gayri safi milli hasilasina orani yuzde 22,1 olarak gerceklesmistir.
3)Ayni oran yani net dis borcun gayri safi milli hasilaya orani 2009 senesinde yuzde 48 e firlayacaktir.
4)Grafikler ABD nin 1985 yillarina kadar bugunki Japonya,Cin veya Almanya gibi disariya net finansman ihrac eden bir ulke oldugunu,bu Tarihten sonra ise yavas yavas net borclu hale geldigini bu borclanmanin ise 2000 li yilarda felakete donustugunu gostermektedir.
Bu rakamlari heryerde goremezsiniz bunlari perdelemek icin turev yani "derivatives" denilen bir islem gurubu olusturulmustur .
Bu derivatives denilen islemlerin en buyuk kullanicilari zannedildiginin aksine bankerler,spekulatorler degil,Promis kullanan devlet orgutleridir.
Tabii o zaman da Turev piyasasi hacminin neden Dunya ticaret hacminin neden tam 12 kati buyuklukte oldugununu sorgulamaniz gerekir,o zamanda hic ic acici seyler ogrenemezsiniz.
|
 |
Fatih Can
15 yıl önce - Prş 11 Ekm 2007, 10:08
Evet hersey "planlandigi" gibi gidiyor.
Daha once de defalarca soyledik onemli olancari acigin miktari sunu bunu degil ongorulmesidir. 2007 yilinda cari acigin yavaslayacagi hatta boynunu asagiya dogru biraz bukup, 2008-2009 ve devam eden yillarda acigin daha hizli azalacagi planinin oldugunu soylemistik. Simdi de hersey Allaha sukur guzel. Haberi okuyalim.
| Alıntı: |
Cari açık son 21 ayın en düşüğünde
Cari işlemler açığı Ağustos'ta 1 milyar 421 milyon dolarla, son 21 ayın en düşük düzeyinde çıktı. Bu aynı zamanda aylık bazda, Eylül 2005’ten bu yana olan dönemin en düşük açığı.
Merkez Bankası tarafından açıklanan ödemeler dengesi verilerine göre bu yıl aylar itibariyle Mayıs’ta 3 milyar 688 milyon dolarla en yüksek düzeyi gören, haziranda 3 milyar 337 milyon dolara gerileyen cari işlemler açığı, hızlanan düşüşle Temmuz ayındaki 2 milyar 299 milyon dolardan sonra, Ağustos’ta da 1 milyar 421 milyon dolar oldu. Bunun aylık bazda, 862 milyon dolar cari açık verilen Eylül 2005’ten bu yana olan dönemin en düşük açığı olduğu belirlendi.
SEKİZ AYLIK AÇIK 23.3 MİLYAR DOLAR
Bu yıl Ocak-Ağustos dönemi itibariyle cari işlemler açığı 23 milyar 320 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. Cari açık, geçen yılın eş dönemine göre sadece yüzde 1.6 büyüdü. Geçen yıl ilk sekiz ayda 22 milyar 960 milyon dolar cari işlemler açığı verilmişti.
Cari işlemler açığındaki artışın hız kesmesinde bu yıl sekiz ay itibariyle ihracatın ithalata göre daha yüksek bir artış hızına ulaşması etkili oldu. Ödemeler dengesi kapsamındaki tanımıyla FOB ihracat Ocak-Ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24,8 artarak 67 milyar 122 milyon dolara ve bavul ticareti gelirleri yüzde 24 artışla 4 milyar 646 milyon dolara yükseldi. Altın dahil ithalat (CIF) ise yüzde 19,2 artışla 107 milyar 589 milyon dolar oldu. Böylece dış ticaret dengesi, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,4 artarak 30 milyar 148 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. |
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=273686
En son Fatih Can tarafından Prş 11 Ekm 2007, 12:59 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
atabek
12 yıl önce - Pzr 31 Ekm 2010, 20:54
GDP nominal:(mllion dollar)
yanlız sorabilirim neden böğledir neden örnek için iranın en zengin adamları amerikada yaşamak zorunda kalırlar neden .....
Christian countries 42,260,000
japon(dinsiz=ateist60%) 5,068,000
China 4,909,000
tum islami ülkeler 3,930,000
india (butöven) 1,236,000
korea (south,north-dınsız50%) 1000,000
Israil 200
Taiwan 379,000
Thailand 264
Top Christian countries
1 United States
14,260,000
4 Germany
3,353,000
5 France
2,676,000
6 United Kingdom
2,184,000
7 Italy
2,118,000
8 Brazil
1,574,000
9 Spain
1,464,000
10 Canada
1,336,000
11 Russia
1,255,000
13 Mexico
1,017,000
14 Australia
1,000,000
Top Islamic countries in GDP nominal:
17 Turkey
615,300
18 Indonesia
539,400
26 Saudi Arabia
369,700
29 Iran
330,500
35 United Arab Emirates
230,000
41 Malaysia
191,500
42 Egypt
188,000
43 Singapore
177,100
44 Nigeria
173,400
45 Pakistan
166,500
49 Algeria
140,800
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|