1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
 |
kemalsoylemez
16 yıl önce - Cmt 02 Arl 2006, 22:45
Araya girmiş gibi olacağım ama edinilen tecrübeler insanı biraz temkinli davranmaya zorluyor.
Güzel bir başlık olmuş, teşekkürler. Her ne kadar buna benzer başlıklar daha önceleri açılıp
kapandıysa da şimdilik müdahale edilecek bir nokta yok.
Sizlerden ricam konu başlığına uygun paylaşımda bulunulması ve meseleyi ideolojik çatışma haline getirilmemesi.
İşin sonu yine kilit veya silinme ile bitmese ne güzel olur...
Bu arada Orhan Veli'ye bayılırım.
Nisan
İmkansız şey
Şiir yazmak
Aşıksan eğer;
Ve yazmamak,
Aylardan Nisansa.
|
 |
sercan_10
16 yıl önce - Cmt 02 Arl 2006, 22:48
Kemal arkadaşım bizim idelojiyle bir alakamız yok.Sadece şiir paylaşıyoruz.Her türlü şairden.Ben bunda kötü bir şey görmüyorum.Umarım dediğin olur ve kapatılmaz bu sayfa
|
 |
Cemali_16
16 yıl önce - Cmt 02 Arl 2006, 22:51
Cahit Sıtkı Tarancı'nın bu şiirini paylaşmak istedim.
Otuz Beş Yaş
Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünüyorsunuz;
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim:
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar.
N'eylesin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak
Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak.
Taht misali o musalla taşında.
Cahit Sıtkı TARANCI
Yazarın hayatından kısa bir bilgi:
Diyarbakır'da doğdu. Mülkiye Mektebi'nde başladığı yüksek öğrenimini, Paris'te Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde tamamlamak istediyse de, İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesi üzerine yurda dönmek zorunda kaldı. Çevirmen olarak çalıştı. Ağır bir hastalığa yakalandı. Tedavisi için gönderildiği Viyana'da vefat etti. Ankara'da toprağa verildi.
Şiir Kitapları:
Ömrümde Sükût (1933),
Otuz Beş Yaş (1946),
Düşten Güzel (1952),
Sonrası (1957),
Bütün Şiirleri (1983).
En son Cemali_16 tarafından Cmt 02 Arl 2006, 22:53 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
osman_k
16 yıl önce - Cmt 02 Arl 2006, 22:52
FOTOGRAF
Durakta üç kişi
Adam kadın ve çocuk
Adamın elleri ceplerinde
Kadın çocuğun elini tutmuş
Adam hüzünlü
Hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü
Kadın güzel
Güzel anılar gibi güzel
Çocuk
Güzel anılar gibi hüzünlü
Hüzünlü şarkılar gibi güzel
CEMAL SÜREYA
YALNIZLIK
Şemsiye yapımcıları
ıslanmaktan
tek kişiyi koruyacak genişlikte
kesince kumaşları
yağmur değil
yalnızlıktır yağan
Daha da hüzünlendirir her gece
kentin sokaklarını
bekçinin nefesiyle
düdüğün içinde dönen
nohut taneciğinin
yalnızlığı
Ne çok sevinirim bilseniz
bir yılan
mezarıma girerde
göğüs kafesimin kemikleri içinde
kış uykusuna
yatarsa
SUNAY AKIN
|
 |
tuba h
16 yıl önce - Cmt 02 Arl 2006, 22:58
Mehmet Akif İnan a ait bir şiir.
MAHZEN
Çevir gözlerinı içimden yana
Sırrımı saklayan mahzeninim ben
Uzat umutlarını düşlerime dek
Hiç birşeyim değil hep seninim ben
Bu yazgı bizlerin ortak ülkesi
Hüznün sevincin ve güvenim ben
Toprağım güneşim mevsimim sensin
Suyunum havanım ekmeğinim ben
Birlikte uyandık aynı uykudan
Öncen sonran eskin ve yeninım ben
Seninle ilgimiz bir heves değil
İyi bil neyimsin benim nenim ben
|
 |
sercan_10
16 yıl önce - Cmt 02 Arl 2006, 23:01
BİR NECİP FAZIL KLASİĞİ DAHA
KALDIRIMLAR
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık.
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.
İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.
Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.
Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!
Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler.
Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.
Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir kuyuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi..
Necip Fazıl KISAKÜREK
En son sercan_10 tarafından Cmt 02 Arl 2006, 23:02 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
tuba h
16 yıl önce - Cmt 02 Arl 2006, 23:02
kitapları ıle ünlenen şairlerımızden Murathan Mungan
EYLÜL RÜBAİ
eylüle girdim eylüle girdim
her ömrün bir eylülü vardır
onca yaşadım
şimdi bildim
İşte bir
Orhan VELİ klasiği
GÜZEL HAVALAR
Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.
|
 |
mehmeterden198
16 yıl önce - Cmt 02 Arl 2006, 23:06
BURSA'DA ZAMAN
Bursada bir eski camii avlusu,
Küçük şadırvanda şakırdayan su,
Orhan zamanından kalma bir duvar
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
Eliyor dört yana sakin bir günü
Bir rüyadan arta kalmanın hüznü
İçinde gülüyor bana derinden
Yüzlerce çeşmenin serinliğinden
Ovanın yeşili göğün mavisi
Ve mimarilerin en ilahisi
Bir zafer müjdesi burda her isim
Sanki tek biri anda gün,saat mevsim
Yaşıyor zihnini geçmiş zamanın
Hala bu taşlarda gülen rüyanın
Güvercin bakışlı sessizlik bile
Çınlıyor bir sonsuz devam vehmiyle
Gümüşlü bir fecrin zafer aynası
Muradiye sabrın acı meyvası
Ömrünün timsali beyaz Nilüfer
Türbeler camiler eski bahçeler
Şanlı hikayesi binlerce erin
Sesi nabzım olmuş hengamelerin
Nakleder yadını gelip geçene
Bu hayalde uyur Bursa her gece
Her şafak onunla uyanır güler
Gümüş aydınlıkta serviler güller
Serin hülyasıyla çeşmelerinin
Başındayım sanki bir mucizenin
Su sesi ve kanat şıkırtısından
Billur bir avize Bursa'da zaman
Yeşil türbesini gezdik dün akşam
Duyduk bir musiki gibi zamandan
Çinilere sinmiş Kur'an sesini
Fetih günlerinin saf neşesini
Aydınlanmış buldum tebessümle
İsterdim bu eski yerde seninle
Başbaşa uyumak son uykumuzu
Bu hayal içinde... Ve ufkumuzu
Çepçevre kaplasın bu ziya bu renk
Havayı dolduran uhrevi ahenk
Bir ilah uykusu olur elbette
Ölüm bu tılsımlı ebediyette
Belkide rüyası eski cedlerin
Beyaz bahçesinde su seslerinin
Ahmet Hamdi TANPINAR
|
 |
sercan_10
16 yıl önce - Cmt 02 Arl 2006, 23:18
ORHAN VELİ'den sevdiğim bir şiir
Pazar Akşamları
Şimdi kılıksızım
Fakat borçlarımı ödedikten sonra,
İhtimal bir kat daha yeni esvaplarım olacak ve ihtimal;
Sen yine beni sevmeyeceksin...
Ve pazar akşamları,
Sizin mahalleden geçerken süslenmiş olarak,
Zannediyormusun ki;
Bende sana şimdiki kadar kıymet vereceğim...
Orhan Veli Kanık
|
 |
Aykan Türk
16 yıl önce - Cmt 02 Arl 2006, 23:19
Hüseyin Nihal Atsız'dan kahramanlık üstüne yazılmış eşsiz bir şiir:
| Alıntı: |
KAHRAMANLIK
Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir.
Ölmezliği düşünmek boşuna bir emektir;
Kahramanlık; saldırıp bir daha dönmemektir.
Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından
Koşar adım gitmeli onların arkasından.
Kahramanlık; içerek acı ölüm tasından
İleriye atılmak ve sonra dönmemektir.
Yırtıcılar az yaşar... Uzun sürmez doğanlık...
Her ışığın ardında gizlidir bir karanlık.
Adsız sansız olsa da, en büyük kahramanlık;
Göz kırpmadan saldırıp bir daha dönmemektir.
Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir.
Bunun için ölüme bir atılış gerekir.
Atıldıktan sonra bir daha dönmemektir...
Hüseyin Nihal Atsız
|
|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|