1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
 |
Zeki Varış
16 yıl önce - Sal 21 Ksm 2006, 00:28
İnternet'te teşhir etme konusu hariç,böyle bir uygulamanın İlçemde de uygulanmasını isterdim.Çok şükür park yoğunluğu olan bir bölgede yaşıyoruz ama özellikle hava karardıktan sonra gözlemlediklerimiz hiç hoş şeyler değil.Ailenizle şöyle bir hava alalım diye çıkıyorsunuz,değil parkların içerisinden geçmek yanlarından dahi geçmek sıkıntılı oluyor.Bağırış çağırış,küfür kıyamet gırla gidiyor.Sahilde ki yeşillikler deseniz o'na kezâ,10-15 fidana bir grup düşüyor en tenhâ zamanlarda.
İçen içer,hele edebiyle olursa kimsenin müdahale etmeye hakkıda yoktur.Ama bu mekân evin içi olur,balkonu,bahçesi olur bir Pub veya Restaurant olur,kimseyi rahatsız etmediğin müddetçe sorun olmaz.Halka açık yerlerde ise bırakın kanunu etik olarak yanlış bence,gürültü patırdı olmasa dahi.
Protesto konusuna gelince...!Gelmeyelim daha iyi ...
Saygılar
En son Zeki Varış tarafından Sal 21 Ksm 2006, 01:37 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Kayhan Emekli
16 yıl önce - Sal 21 Ksm 2006, 00:30
lütfen yellenmeyi ve sarmısak yiyip geğirmeyi ayıp saymayan milletleri örnek olarak vermeyelim. Ama haklısın bir kural varsa ve uygulanmıyorsa helal olsun, affetmiyorlar. Darısı bizim uygulayıcılarımıza.
|
 |
burakerkıral
16 yıl önce - Sal 21 Ksm 2006, 00:38
iyi olmuş çok doğru bir karar neki öle İstanbulun güzelim semtinde elillerinde şişelerle yer kaplayan mekancılar...çok iyi karar
|
 |
alimemo
16 yıl önce - Sal 21 Ksm 2006, 00:40
| Alıntı: |
| içkiye yasak getirilmiyor ki, içildiği alanlara düzenleme getirilmiş. |
Bu bir özgürlük meselesi. Birisi açık alanda dua etmeyi yasaklasa, ardından da "yasaklamıyoruz, sadece dua edilebilecek yerleri düzenliyoruz, isteyen camiye gidebilir" dese ne hissederiz? Ben şahsen buna despotizm derim. "Sen kimsin duama karışıyorsun" derim. Kimsenin dua edilecek, türban takılacak, misket oynanacak, öpüşülebilecek, içki içilebilecek yerleri "düzenlemeye" hakkı olmamalı, hele hele orası halka açık yer ise. Evet, belki çok alakasız konuları bir araya getirdim. Saydıklarımdan bazısı vecibe, bazısı jest, bazısı zevk. Ama ortak olan bir noktaları var: özgürlük.
| Alıntı: |
| nasıl sigara heryerde içilemezse, içki de daha tehlikeli bir madde olarak, heryerde içilemez. |
İçki, içen kişi zararlı hale gelene kadar etraftakilere zarar vermez. (bkz yukarıdaki mesaj) Sigara dumanı etraftakilerin sağlığına zarar verir.
|
 |
messiah_haktan
16 yıl önce - Sal 21 Ksm 2006, 00:56
| Alıntı: |
Tabi ki bu son zamanlarda adet olan tipik bir "vay şeriat getirdiler" cinsi haber...
Medeniyet ve laikliği sokakta içki içmek zanneden bu sözüm ona entel ve aydın kesim,
bilmez ki Amerika'da evinin önünde bira bile içsen polis sana ceza keser.
Uyuşturucunun allahı sokaklarda satılan "medeniyetin doruklarında" bir ülkede bile bu yasaktır.
Hem laiklikten dem vurup, hem de tam aksine araya siyasi mesaj kakıştırmaktan ibaret
bir anlayışın ürünü bu cins haberler. Ayarlı medyayı izlediniz, arkası yarın. |
Burc abi, arada ufak bir fark var, onu gözünden kacirmissin! Amerika icki kanunlar tarafindan yasaklaniyor, yani bu her yerde gecerli bir olay ama Üsküdar'da ki olay tamamen Belediye'nin karar aldigi ve ceza kanununda yer almanyan bir olay. Acik havada insanlara sigarayi yasaklamak gibi birsey bu, arada hic bir fark yok! Ben acikcasi bunun ardinda bir ideoloji ariyorum.. Sadece belediyeler degil, bir cok ticari kurulus tarafindan da bilinc alti olarak din gereginden fazla ön planda tutuluyor. Bu konuda tespit ettigim ve garibime giden bir kac fotograf var, bura yerimi bilmiyorum onun icin yüklemekten cekiniyorum.
|
 |
Engin
16 yıl önce - Sal 21 Ksm 2006, 01:03
Doğru ya da yanlış diye çok ama çok tartışılır. Ülke olarak her özgürlüğü kullanabilecek sorumluluğa erişmedik .
Ancak,
Bu yazar modernliğin sınırlarında gezen İsveç'te,
Eğer parkta ailen ile, kız arkadaşın ile, piknik yapar vasiyette bira içiyorsan tamam, yoksa kesinlikle sokakta yüksek alkol oranlı bir içki tüketemeyeceğini, yanlız başına tüketemeyeceğini, "sadece içki" tüketemeyeceğini biliyor mu?
Ve alkol oranı %3.5 (evet biradan bile düşük!) dan fazla her tür içkinin sadece Tabacco'larda satılıp normal bir marketten temin edilemeyeceğini, o Tabaccoların'da akşam 18'de kapandığını, yani 18'den sonra canı içmek isteyenin bar'a gitmek zorunda olduğunu biliyor mu?
Diğer bir Türkiye'den 20 kat çağdaş, modern, ultra laik vs.. bir ülke Norveç'te bu kadar hoşgörünün bile olmadığını, kesin bir kural olarak "içeride sigara, dışarıda alkolün yasak olduğunu" biliyor mu?
Danimarka bu ikisinden farklı, çünkü Dünya'nın en büyük iki Bira üreticisi Carlsberg ve Tuborg'un olduğu memlekette bunu çok kısıtlayamazsınız! Ama burada da o olgun Kopenhag Kriteri sahibi erkekleri "uluorta" parklara, kızları otoparklarda iki araba arasına işerken görebilirsiniz, her gece görürsünüz, çok doğal bir manzaradır şehrin neresinde olduğunuz da önemli değil!!! Ha ama buna rağmen o haldeyken tek kimseyi rahatsız etmeyen laf atmayan bi toplum, orası da çok garip, haklarını vereyim (Ben laf atmasalar bile ailem ile akşam vakti Kopenhag'ı gezmek istemem. Ama ayıp mı ki, çok doğal, hehehe fazla kaçırmış keratalar diyecek kadar geniş vatandaşlar ise Üsküdar'da toplananlar bilemeyeceğim. Onlar bilsinler, Üsküdar'ın kalanı o kadar geniş değil )
Almanya'da cezası var 35 euro diye söylemiş Ali Memo, Hamburg'da ZOB Otobüs garında akşam sadece 7 iken saat adam çite (duvara değil, cadde yanı bir çit, arkası gözüküyor görülüyor) dönüp gayet rahat işedi yoluna devam etti bağıra bağıra... Ya ZOB'da hiç polis yoktu, ya da ordaki başka hiç bir insan bunun suç olduğunu, cezası olduğunu bilmiyordu...
Bizdeki alkol sınırı 18'ken, Amerika'da sanırsam 21 ya da 22, giden arkadaşlarım çok dert yanmışlardı. Üstelik burada 16'sındaki adama kimlik sorulmazken orda herkes istisnasız soruyormuş. Yanlış bilmiyorsam bu böyle, yoksa sadece Barlara giriş yaş sınırı da olabilir.
Bir kere daha "modernlik" kavramını eğitim düzeyi, bilime yaptığımız katkı, şehircilik anlayışı vs... yerine "alkol kullanımının rahatlığı" gibi bir şeyle bağlamayı garipsiyor, bu aydınlar(!) ile yönlendirilen-yönetilen bir toplum olarak şuradan şuraya gidemeyeceğimizi adım gibi biliyorum.
Demeden duramadım, şahsi fikrim: Evet, alalım efes biramızı İstiklâl'de içe içe gezelim, ama devletin hiç bir memuru, ben 2 saat sonra kendimi kaybederim birini laf atar, bi taşkınlık yaparım diye başımı beklemek zorunda değil. Hemen her dolmuşta, otobüslerde, kaç yüz milyon cezasına rağmen sigara içme yasağına uymayan şöförlerin olduğu bir ülkede, insanların o etikette yazan "drink responsibly" ye uyacaklarının garantisini ben veremiyorum. İşte bu yüzden yasak!
Hem yasalar bir ülkenin kurallarına göre düzenlenir, bizdeki gibi kopyalanmaz onun bunun kitabından. Kopyalarsanız yeni toplum yasalara göre yetişir, sonra sürekli bu çatışmaları yaşarsınız. Almanya ile kıyaslıyoruz ya hani, Berlin'de Van Gölü kıyısında okul öğretmeninizi ya da patronunuzu çırıl çıplak bacakları ikiye açık görebilmeniz mümkün eşiyle güneşlenirken, ya da Kopenhag Lyngby'de -Rasmussen'in evinin olduğu bir semt diyeyim!- gece vakti fantezi olsun, heyecan arıyoruz diye çırıl çıplak sokakta koşan en az 60ında olduğunu tahmin ettiğim bir çift görmeniz de -elbette ikinci herzaman değil, ama birinci her yaz!- mümkün.
Türkiye böyle bir ülke mi? Bizim sınırlarımız bunlar mı? Ya da hakikaten özenilen Avrupa diye kastederken özendikleri bu şeyler mi? Ona göre açık konuşalım da rahat içelim
Ya da toprak bol, herşey serbest bir ada yaratalım sınırsız insanlarımıza, onları da hoş edelim. Muhafazakâr insanları rahatsız etmesinler. Tıpkı Avrupa'daki gay barlar gibi O kadar da iddialı konuştuk hani, oyunuzu bana verin demediğim kaldı
[editler:yazım hatalarım]
En son Engin tarafından Sal 21 Ksm 2006, 01:15 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
|
 |
osmancık
16 yıl önce - Sal 21 Ksm 2006, 01:12
| Alıntı: |
| Bu bir özgürlük meselesi. Birisi açık alanda dua etmeyi yasaklasa, ardından da "yasaklamıyoruz, sadece dua edilebilecek yerleri düzenliyoruz, isteyen camiye gidebilir" dese ne hissederiz? Ben şahsen buna despotizm derim. "Sen kimsin duama karışıyorsun" derim. Kimsenin dua edilecek, türban takılacak, misket oynanacak, öpüşülebilecek, içki içilebilecek yerleri "düzenlemeye" hakkı olmamalı, hele hele orası halka açık yer ise. Evet, belki çok alakasız konuları bir araya getirdim. Saydıklarımdan bazısı vecibe, bazısı jest, bazısı zevk. Ama ortak olan bir noktaları var: özgürlük. |
yasakçı biri değilim, birçok konuda özgürlüğü savunuyorum ama başkalarına zarar vermedikçe!
nasılki sigara görüntüleri tv'den dahi kaldırılıyorsa, içki alanları da yeniden düzenlenebilir.
yani bunun sınırı yoktur denemez.
biri kalkıp elinde içkisiyle otobüse binip otobüste içemez.
aslında içenler açısından sahilde içmenin tadı başkadır heralde. (empati yapıyorum )
fakat toplumsal yapıyı düşünmek gerekir.
| Alıntı: |
İçki, içen kişi zararlı hale gelene kadar etraftakilere zarar vermez. (bkz yukarıdaki mesaj) Sigara dumanı etraftakilerin sağlığına zarar verir |
içen kişi etrafa zararlı hale gelince ne olacak peki?
ya da bu alışkanlığın önünü alamazsak, özendirici hale getirirsek?
şu tablo nasıl:
her yıl rusya'da sadece 40.000 kişi alkol tüketimi yüzünden ölüyor
(Rusya'da her yıl 700 bin kişi alkollü içkilerin sebep olduğu hastalıklar sebebiyle hayatını kaybediyor. Doğrudan zehirlenme vakası ise yılda 40 bin dolaylarında seyrediyor.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından kişi başına bir yılda en fazla tüketilebilecek alkol miktarı olarak belirlenen 8 litre haddinin Rusya'da çoktan aşılarak 15-16 litreye ulaştığını belirten Gerasimenko, ülkedeki ölüm vakalarının ABD ve AB'ye kıyasla iki kat fazla olduğuna dikkat çekti. Gerasimenko, "Rusya'da alkollü içki tüketimindeki artışın başlıca sebebi, alkollü içkilerin çok kolay elde edinilir olmasından kaynaklanıyor)
http://www.haberkusagi.com/newsfull.asp?id=32823& ...%3A49%3A57
açıkta duanın kimseye zararı yok, zaten içinden edilir dua.
öpüşmeye neyse ya daha ötesine izin verelim mi peki? ( anlaşıldığını düşündüğüm için söylemiyorum)
ya da açıkta esrar içmeye? hatta gizlisine?
özgürlük başkasının hakkına müdahele ettiği yerde biter.
herkesin ailesiyle birlikte rahatça sahilde oturup gezme hakkı var.
(sahildeki içkili bir mekanda içebilirler isterlerse.)
En son osmancık tarafından Sal 21 Ksm 2006, 01:16 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
alicanxxx
16 yıl önce - Sal 21 Ksm 2006, 01:23
Oraya toplananlar sozum ona aydin ama iyi ornek olamamislar.Deniz kiyisinda veya parkta icilen ickilerin,siseleri veya kaplari nereye atilacak,dogru denize veya yesilliklerin uzerine.
|
 |
Necdet Cevahir
16 yıl önce - Sal 21 Ksm 2006, 01:28
Elbetteki teşhir konusuna asla katılmıyorum. O tamamen yanlış olmuş. Ama özgürlüklerinde bir sınırı olması lazım geldiğini düşünüyorum. Medeni ülkelerde herşey kurallarla ve yasalarla belirlenmiştir. Kimse özgürlük var diye keyfe keder şeyler yapamaz. Eğer bu kararda belediye meclisinden çıkmışsa ve uygulama alanı olarak başka yerlere müsaade edilmişse mesele yoktur. Yerel meclisler o yörenin en yetkili merciidir. Avrupa ve Amerika gibi ülkelerdeki serbestlikle bizim memleketimizin durumunu bir tutmayalım. Bizde iki kadeh atan kendini kaybeder etrafına rahatsızlık verir. İstisnalar hariç tabii. Sonra küfür başlar, olmadı silahına sarılır. Daha dün akşam Tv. de iki bayan zilzurna sarhoş neredeyse polisi döveceklerdi. Bunlas hoş manzaralar değil. Yetkililerde şaşırmış durumda. Artık onlara yetkisizlermi demek lazım acaba ? Tamam her ülkede böyle şeyler olabilir. Ama bari insanların aileleriyle ve sevdikleriyle gittiği halka açık yerlerde bu tarz görüntüler olmasın , gerçekten bizleri rahatsız ediyor. Sonra bu memlekette özgürlük var diye en uygunsuz şeyleri yaparlarsa parklarda bahçelerde onlara ne diyeceğiz ? "Hadi yapın özgürsünüz" mü diyeceğiz ? Bakın bundan çok seneler evvel Tayyip Erdoğan'ın belediye başkanlığını aldığı ilk günlerdi galiba , bir Nevizade olayı vardı. O bundan daha mühim bir olaydı. Orada tamamen bir yasaklama olayı vardı ki işte buda olmaz. Çünkü orası isteyenlerin gidebileceği uzun yıllardır zaten bilinen , turistik , neredeyse bütün dünyanın tanıdığı Beyoğlu'nun göbeğinde bir yerdi ve bu işin merkezlerinden biriydi. Yani oraya giden insanlar zaten içki içip eğlenmeye gidiyorlardı. Tabii halkın ve basının olayın üzerine gitmesiyle bu yanlış karardan dönmek zorunda kaldılar. Orada zaten içki içmeyen ve sevmeyen insanların olması mümükün değildi. Bugün nasıl bu olayı savunuyorsak oradaki yasakçı zihniyetide eleştiririm. Ama ikisini birbirine karıştırmayalım lütfen. Saygılarımla..
|
 |
Ali KIRLI
16 yıl önce - Sal 21 Ksm 2006, 01:54
İstanbul'a uzak bir yerde yaşıyorum. Bu konuda söz söylemem belki çok doğru değil. Ama denizde temizlik çalışmalarına katıldığım için ilgimi çeken ve konuyla bağlantısı olan bir durumu paylaşmak istiyorum. Geçen Nisan ayında Muğla valiliğinin organize ettiği Gökova temizlik kampanyasında önceden belirlediğimiz bazı yerlerin dip temizliğini ben üstlendim. Ekibimde 15 dalgıç vardı. Daha çok medyatik bir çalışma olduğu için bir saat kadar temizlik yaptık. Bu kadar kısa sürede bir çöp kamyonunu dolduracak kadar malzeme çıkardık.
Akyaka'da limanda (azmak ağzı) ve maden iskelesinde yaptığımız dalışlarda patates çuvallarına doldurarak çıkardığımız çöplerin türü, valimiz dahil hemen herkesin ilgisini çekmişti. ayakkabısından kirtiline, araba lastiğinden masaya her çeşit çöp... Ama en çok da bira kutuları, şarap şişeleri. Belki bir kamyon çöpün yarısı içki artığı idi. Adeta "zevk" için doğa kirletilmişti. Bu gerçeği kameralar görüntülemiş ve TRT dahil birçok kanalda yayınlanmıştı. Ben de röportajımda vurgulamadan geçememiştim.
Galiba medeni bir alkol tüketicisi olana kadar çevreyi korumak için bazı kısıtlamalar gerekiyor.

|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> İSTANBUL - Haberler ve Sohbet
|