Sehrin bütün binalarin arasinda en az 50sm bosluk var, hem altyapi buradan geçiyor hem binanin deprem zamanin'da sag sola kipirdayabiliyor, böylece domino biçiminde yikilim olmuyor. Su sebekeleri ve elektrik dagitimi bozulmuyor.
Akşam ailecek oturuyoruz. Çok af edersiniz dışarıda acayip bir köpek havlaması var. 17 yaşındaki oğlum, film seyrederken rahatsız oldu, ne oluyor bu köpeklere dedi. Ben de bildik bir eda ile, oğlum köpekler ya başka bir köpeği görünce ya da deprem olacağında çok havlarlar dedim. 5 dakika sonra beşik gibi sallandık.
Demek ki köpeklerin hissettiğini bizim cihazlar belirleyemiyor, onların nasıl hissettiğini bulmak da bilim adamlarına kalmış.
Deprem tahmini, teknoloji gelişmeden önce, hayvanların tepkileri ile yapılırdı ve gayette iyiydi.
Sonuçta, hayvanlardan bazıları, insan kulağının duyamayacağı yüksek frekanstaki sesleri duyabilirler. Insan kulağının duyabileceği ses frekansı limiti 15 Hz ise, köpeklerde bu 20, kuşlarda 30 Hz'ya kadar çıkar. Karıncalarda da, galiba 30 Hz civarında.
Bu şu demek, deprem uzakta/derinde başladığında, ses yüksek frekanslı denebilir. Bu ses, toprakta yüzeye gittikçe sönerek gelir. Deprem, 10 km derinlikte başladı ise, deprem sesini, karınca 7 km de duymaya başlar, köpek 5 km de, insan 2 km de.. 10 km derinlikteki sesin yüzeye gelmesi, 20 saniye sürerse mesela, karınca, ilk 7 km de duymaya başlayacağından, karınca, 15 sn önce sesi duymaya başlar, köpek 10 sn, insan 5 sn... Bu her saniye farkı oldukça önemli, kaçıp kurtulabilmek için. Insan, bu süreyi 1 sn daha erkene çekebilmek için milyarlarca para döküyor teknolojiye.. Temel yöntem, ultrasonik yöntem - yani, insan kulağının duyabileceği frekanstan daha yüksek frekanslardaki sesleri duyma çabası teknolojisi.. (buradaki rakamlar tam rakamlar değil, mantığı anlaşılsın diye yazdım.)
Buraya kadar tamam? Sonuç olarak burada ne yapılıyor, bu tahmin denilen şeyle? Yapılan şu: deprem olmaya başladıktan sonra, bir an önce kaçıp kurtulma için gerekli süreyi artırma çabasıdır, bunu da deprem tahmini sınıfına sokulması yanlıştır aslında.. Mesele, deprem başlangıcını, yani, kırılmayı veya çökmeyi, daha bunlar olmadan önce tahmin etmektir.. Peki bu tahmin ediliyor mu? Bu biraz zor.. Camdaki bir çatlağı görürsünüz, kırılacağını bilirsiniz bir gün, ama, bu kırılmanın 1 günmü, 1 ay mı, 1 yıl mı, 10 yıl mı, bunu bilemezsiniz. Bunu bilmek için, matematiksel ve fiziksel teoriler ve bilgiler yeterli değil henüz. Bu kaos, stabilite, vs gibi konuların çözülmesi ile olur ancak, bu da, çok faktörlü toprak altı olaylarda, modellemesi bile çok zordur, ki, matematiği/formule edilebilmesi ve bilgisayar çözümlerine gidilmesi de şu anda mümkün değildir.. Bu bilim mantığı ile de bilinemez..
AMMA velakin... bilinen birşey var.. bu toprak altı düzensizlikleri, çatlakları, vs nin grafikleri biliniyor (ultrasonic ses dalgaları gönderilir, yankıyan ses dalgaları analiz edilir - grafikleştirilir.) Bir çeşit yer altının, filimleri çekilmiş olur ve bu şekilde, faylar nerelerde, ne şekildeler filan biliniyor sonuç olarak.. Yani, tahmin etmeye bile gerek, biliniyor çatlakların ve düzensizliklerin olduğu yerler... BILINIYOR.. Yani, tahmin edilecek bir şey yok...
Sonrası ne yapılıyor? Fayların nerede nasıl oldukları henüz bilinmediği zamanlarda, binanızı deprem potansiyeli olan alana yaptıysanız, binanızın yerini değiştirmeniz gerekir.. Veya, binayı yıkıp, daha sağlam şekilde yapmak gerekir, inşaat mühendisliğindeki ilerlemeye paralel olarak.. Bunları yapmıyorsanız, dua etmekten başka çareniz yok.. Eğer, bilindiği halde, gidiyor, binanızı deprem potansiyeli olan alana yaptıysanız ve hele birde, uygun yapı yapmadıysanız - dua etseniz de kabul olmaz. (hem doğaya meydan okuyacaksınız, hemde doğadan yardım istemek denir bu dua şekline.)
Bu arada, şunu da ekleyeyim. Son yıllarda, komplo teorisi denilen HAARP'ın bir teknolojiyi kullanarak, faylara dışarıdan müdahele ettiği iddiaları gırla.. Olabilirde, olmayabilirde.. Oluyorsa eğer, deprem tahminini, global siyaset politikaları ile de ilişkilendirerek, bir matematik modelleme yaparak çalışılmalı - bu da, bir kaosa, bir başka kaos katarak, işin zorlaşması demek..
Not: HAARP, ABD nin doğa olayları ile ilgili kurduğu, gerektiğinde bunları silah olarak kullandığı iddia edilen kurumudur.. Deprem meydana getirme teknolojisi, aslen elektrik dalında araştırmacı olan, yapay yıldırım yarattı laboratuarda diye adı çıkan, aslında florans lamba teknolojisinin temelindeki prensiple ilgili araştırmaları yapmış olan, yüzyılın başlarında yaşamış olan, Nicola Tesla'nın bu florans lambadaki prensibinin, atmosferin üst tabakası olan iyonosfer ile yeryüzü arasında uygulanması şeklindedir. Fayların frekansına uygun frekansla ses dalgasını gönderirseniz potansiyel faylara, o fayları hareketlendirebilirsiniz.. HAARP'ın yapıyor dedikleri aslında böyle basit birşey.. Bu yapılıyor ise, deprem tahminleri modellemelerine, siyasi faktörleri de eklemek gerekir. Tabii, yukarıda dediğim gibi, tahmin edilecek birşey yoktur. Fayların yerleri BILINIYOR.. Fayların bulunduğu bölgelerdeki yapılar ortadan kaldırılır, yeniden baştan yapılır veya başka yerlere taşınır yapılanmalar..
En son Erol.Garip tarafından Cum 20 May 2011, 14:41 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
İstanbul hakkında;
Şu anda Deprem İzlerkezinin google map üzerinde fay hatlarını gösteren haritasına baktım da yine bir eneji birikmesi var ! Fayı Tununcu renk olarak işaretlemişler her renk derecesi fayı ne kadar enerji üretebileceğini gösteriyor Turuncu ise 4 şiddetini işaret ediyor ;
(+)Bu günkü son durum
Şimdi kadir sütçü nün DKOS sitesine de girdim ordaki haberler de hiç iç açıcı değil adam demişki sitesindeki açıklamasında "48 saatlik süre dolmasına rağmen depremin hala olmaması her geçen dakika daha da enerji birikiminin kuvvetlenmesi demek" gibi bişey yazmış!
KAF Yine iş başında ! O işaretli Turuncu fay hattı KAF oluyor !
Bişeyin daha hatırlatmasını yapayım Büyük Deprem de Fay hattı Sadece Yalova ya ve İzmit e kadar kırıldı ! "Yani daha Büyük İstanbul depremi olmuş değil " Adaların Arkasından Tekirdağ a kadar kırılmaya başlarsa İstanbul un hali ne olur orasını bilemem ! Bu arada şimdi bağzıları diyecektir Büyük İstanbul depremi mi olacak demek istiyorsun, hayır sadece bu bir hatırlatma yanlış algılamaları kaldırmak için yani Büyük İstanbul depremi olacak diye bişey demedim ! Bu şimdiki küçük ölçekli sıradan bir deprem olacakmış deniliyor .
Öte yandan Yağmurun yağması Depremin olma riskini azaltan bir etkendir çünkü toprağı soğutur!
Bu durumda şu olacak denilen deprem gecikmeli olabilir !
[Canını kurtarmak için sağlam ev yapanlar olsa dahi Allah O kişilerin ölmesini emrederse Ev yıkılmasa dahi Tusunami gibi bir olay la o kişiler ölür ! Bunu niye yazdım içimden geldi !]
Tekirdağ Yeniçiflik teki Sismik ölçüm istasyonun grafiklerinden çok büyük değişmeler var her zaman Dalgalı olan grafik bu gün düz görünüyor ! Ayrıca bu gece Ay batıdan batmadan önce çok fazla Turuncu renk idi ve çok yakın gözüküyordu ! {deprem bilimcilere her zaman, Ay ile deprem bağıntısı varmı yok mu diye araştıramlarını sürdürmüşlerdir, yinede alakalı olduğunu düşünmektedirler}
Çanakkale - Balıkesir - Tekirdağ araları şu durumda biraz şüpheli , denizin o yönüne bakıldığında hafif bir kızıllık mevcut gökyüzünde yani hafif iyonlanma var , şu an elimizde 3 tane işaret var ama olacak diye bişey demiyorum !