e_ozgen
16 yıl önce - Çrş 06 Arl 2006, 01:58
Fransa'nın, 1914 de ruslar ile birlikte Osmanlı'lara yaptığı saldırı, doğudaki "azınlık" insanların ise fransız asker üniforması giyip, rus silahlarını ellerine alıp, osmanlı birliklerine taburlarına saldırdığını artık dünya-alem biliyor? Buyurunuz, işte arşivlerimizi açtık!
Gazi Mustafa Kemal'in "muasır medeniyyet" olarak telaffuz ettiği "medeniyyet", işte bizi, bizleri, ükemizi bu başlıktaki konu kitap kapağı ve içindeki resimlerle özdeşleştiriyor... Gazi, "Türk, öğün, çalış, güven..." demişse ve biz, sadece öğünüp, çalışmayıp, güvenmediğimiz müddetçe; gerek Fransızların, gerek Bartholemeus'un, gerekse AB nin dilleri uzayıp taa başımıza kadar sarkacaktır.
Halkın izlediği, boyalı-basın ve renkli-tv'dir. Bu yayınlara bakıldığında, "kuşum aydın", "yelpir-yelpir kelepir", "sabah baldızları", "takke giydim, kelim örtüldü", "semra abla ile gide-gide", vs zırvaların insanların burunlarına dayatılmasına şükür bir denetim gelmiştir. Yalnız, bu denetim, bu hokkabazlıklara bir engel değildir. Zira bu hokkabazlıkları "ilgi" ile izleyen kitle, şu anda adeta bir aysberg gibi suyun altında yüzmektedir. Fransa, veya onun ardışığı ülkeler, bu konuyu izlemektedirler. Bugün-yarın yeni "program"lar, sahneye çıkacaktır? Yasaklamak, çare değildir. Çözümü temelde arayıp, konu başlığımızdaki kitabın kapağındaki "resm"i iyi incelememiz, mesajları iyi algılamamız ve aynı zamanda da doğu ve güney-doğu'daki aşiret kafaları nasıl eğitip, Paris'de Saint Germain de veya Lorain'de "ağlayıp-sızlanan" Türk, havasında görünmesini "güncel yaşamımıza" çevirebilmemizdir. Aksi takdirde, Papa, bir levanten papazın sözlerini Vatikan'da söyleyip, İstanbul Müftüsünün uydurduğu "huzur duruşu"nda durur, ama bildiğini yapar! Bu, meşhur "-Karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar, yalan mıydı Yaşar?" şarkısına döner... Sorun, budur.
|