1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3  |
 |
damla y
16 yıl önce - Cmt 25 Ksm 2006, 14:53
http://www.lightamillioncandles.com/
bu konuya kimsenin duyarsız kalmadığını biliyorum ve çocukları alet edip internet üstünden çirkin görüntüleri yayınlayan sitelerin kapatılması için yukarıda adresini verdiğim sitede sembolik olarak 2 milyon mum yakılması hedeflenmiş.Şu anda rakam 1.2 milyon civarında.Benim de bir katkım olsun derseniz;yapmanız gereken çok basit bir şey:
Siteyi açtığınız zaman çıkan ekranda ENTER 'ı tıklıyoruz,
Daha sonraki ekranda en alt sağ köşedeki "Light Your Candle Now" yazan yere tıklıyoruz,
Şimdi de yanmamış olan mumlardan birine tıklıyoruz(üzerlerinde yeşik noktacıklar var zaten)
Adınızı veya mail adresinizi girmek zorunda değilsiniz,isteğinize bağlı,
"SUBMİT"yazan yere tıklıyoruz ve bu kadar!
eğer outlook ile bunu göndermek isterseniz en son ekranda yazan"Spread the world"e tıklıyoruz.Hepsi bu kadar basit..
Not:31 Aralık'a kadar 2 milyon kişinin bu kampanyaya katılımı olmak zorunda..
|
 |
Atilla DÜNDAR
16 yıl önce - Prş 14 Arl 2006, 11:19
Bu başlığın açılması itibariyle yazılan mesajların içeriklerinde ne kadar doğru tesbitler yapıldığı ve acı bilançonun gerçek boyutunu ne kadar doğru gözler önüne serildiği BM Çocuk Fonu (UNICEF) tarafından açıklanan raporla adeta tescil edildi.
BM Çocuk Fonu UNICEF tarafından hazırlanan rapor, dünyadaki Çocuk İstismarını tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermiştir. İşte bu rapordan çıkan ürkütücü ve bir o kadar da düşündürücü veriler;
-- Dünya genelinde 246 Milyon çocuk, çalıştırıldıkları çeşitli işlerde emeklerinin sömürülmesine maruz kalmaktadır.
-- Dünya genelinde 1.2 Milyon çocuk, ailelerinden koparılarak köle ya da işçi olarak kullanılmak üzere satılmaktadır.
-- Dünya genelinde 300 Bin çocuk, 30'dan fazla ülkedeki çatışmalarda ellerine silahlar verilerek piyon asker olarak kullanılmaktadır.
Ve işte en acı ve en düşündürücü madde de budur.
-- Dünya genelinde 2 Milyon çoğu kız çocuk, yine tacirler tarafından seks ticaretine alet olmaktadır.
Dünya üzerindeki ülkeler değişik alanlarda kendilerini güçlü ilan etmişler, bu güçlerinden rant elde edebilmek için yaptıkları tüm planları da insanlar üzerine kurmuşlardır. İşte, bu sinsi ve insanlık dışı zihniyetin ulaşabileceği en savunmasız grup da çocuklar olmuştur. Yine bu rapor ortaya bir gerçeği daha çıkartmıştır ki, o da Uzak Doğu ve Afrika ülkeleri belirtilen bu rakamların tümünde en fazla sayıyı oluşturmaktadır. Ülkemizde de çocuklarımızın giderek sokaklara mahkum bırakılmaları ya da başka bir deyimle sokaklara itilmeleri bu acı bilançoda giderek daha fazla sayıda yer almamıza sebebiyet verecektir.
|
 |
busegül
16 yıl önce - Çrş 14 Şub 2007, 03:41
Çocuklar geleceğimiz...Onlara sahip çıkalım!!!
| Alıntı: |
Aadana'da, ilköğretim okulu 3. sınıf öğrencisi 10 yaşındaki M.U., işkence yapılıp, tabanca ve bıçakla yaralandıktan sonra evlerinin önündeki boş arsaya terk edildi. Daha önce de dövülen ancak tedavisinin ardından ailesine teslim edilen küçük çocuk yoğun bakıma alınırken annesi M.U.’nun nikahsız eşi Tayfun Demirtaş, gözaltına alındı.
Denizli Mahallesi 118 Sokak'ta bulunan evden önceki gün akşam saatlerinde gelen silah sesi üzerine olay yerine polis çağrıldı. Eve gelen polis, boş arsada toprak yığınları arasında yatan M.U.’yu yaralı halde buldu.
Yaralı çocuk ambulansla Adana Numune Hastanesi’ne kaldırılırken aile içi tartışmada burnundan yaralanan Demirtaş’ın (35) kurusıkıdan dönme bilye atar tabancayla M.U.’yu karnından vurduğu saptandı. Başında ve sırtında kesici alet izleri belirlenen, vücudunda da darp izleri bulunan M.U., ilk müdahalenin ardından sevk edildiği Adana Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Servisi’nde yoğun bakıma alındı.
İlk değil
Sağlık durumu iyiye gittiği belirtilen M.U., polis ekiplerine ders çalıştığı sırada bağırmaya başlayan Demirtaş tarafından dövüldüğünü söyledi. "Beni eve geri götürmeyin, daha çok döverler" diyen M.U.'nun daha önce de üvey babası tarafından dövüldüğü, ancak polise intikal eden olayda Çocuk Şube Müdürlüğü ekiplerince tedavisi sağlanan küçük çocuğun daha sonra yine ailesine teslim edildiği öğrenildi.
Kadın kuaförü olan anne M.U. da, ifadesinde "Tayfun madde bağımlısı. Zaman zaman şiddetli geçimsizliklerimiz oluyor. Ayrıldığım eşim Süleyman, Tayfun’u bıçakla yaralayıp cezaevine girdi. Tayfun da onun intikamını almak için oğlumu vurmuş olabilir. Ben olay sırasında evde değildim. Sabah oğlumu eşime bırakıp işe gitmiştim" dedi.
Durumunu merak etmiş
Olayın ardından kaçan Demirtaş, çocuğun sağlık durumunu öğrenmek için geldiği Adana Devlet Hastanesi'nde yakalandı. Evde yapılan aramada suç aleti tabancayı ele geçiren polis, zanlıyı emniyete götürdü. Yüzünde yara izleri ve çizikler bulunan zanlı, M.U.’nun kaza sonucu yaralandığını idida ederek, "İnsan çocuğa kıyar mı? Silah yastığın altındaydı, kaldırmak için elime aldığım sırada patladı. Ben küçücük çocuğu niye vurayım?'' dedi.
Demirtaş ile M.U.’nun iki yıldır birlikte yaşadıklarını söyleyen komşuları da "İki oğlu, bir kızları var. Kız teyzesinde kalıyor, erkekler annesinin yanında yaşıyor. Kadın Tayfun’un yanına geldikten sonra nikahlı kocası evi basıp Tayfun’u bıçakladı. Ambulans ve polis görünce merak edip dışarı çıktık. Çocuk boş arsada yatıyordu. Ambulans hemen götürdü. Annesi de koşarak geldi" diye konuştu.
|
| Alıntı: |
Adli Tıp'a göre bebek tecavüze uğramamış
İZMİR DHA
İzmir'de annesi F.B. ve 3 kişiyle kaldığı evde tecavüze uğradığı öne sürülen 17 aylık N.N.B.'nin, İzmir Adli Tıp Kurumu'nda yapılan DNA incelemesinde tecavüze uğramadığı belirlendi. Talihsiz çocuğun makatındaki morarma ve kanamanın zorlama veya yabancı bir cisimle yapılmış olabileceğinin belirtildiği öğrenildi.
DNA incelemesi yapıldı
Yenişehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne getirildiğinde doktorların 'Tecavüz bulgusu' ile polise rapor ettiği, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nün de aynı şüphe ile Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunduğu 17 aylık N.N.B. bebekle ilgili Adli Tıp Kurumu Raporu da hazırlandı.
İzmir Adli Tıp Kurumu'nda yapılan DNA incelemesinde başka bir erkeğe ait DNA doku örneğine rastlanmadığı ortaya çıktı. Ayrıntılı bilgi verilmeyen rapor jandarma tarafından Menderes Savcısı'na gönderildi.
Halen tedavi görüyor
N.N.B. halen tedavi gördüğü Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Nejat Aksu dün yaptığı açıklamada, bebeğin yaşadığı evde içki şişelerinin bulunduğunu, bu yüzden karaciğer değerlerinin bozuk çıkmış olabileceğini söyledi.
|
(Yukarıdaki haberler Milliyet Gazetesinden alıntıdır.)
Gün geçmiyorki gazetelerde çocuklara yönelik dayak veya cinsel taciz haberlerini okumayalım.
Ne oluyor bu topluma?nereye gidiyoruz?anlam vermek zor.
Bir gün bir bakıyoruz ki bir çocuk döve döve öldürülmüş,bir başka gün dayaktan hastanelik olmuş,düşmüş bayılmış bir yerleri kanıyor öz anası babası tarafından bir tarlanın kenarında kan kaybından ölüme terkedilmiş...
Minicik bir bedeniz ırzına geçilmiş,bir yurtta bir kaç öğrenci kendilerinden zayıf aciz zavallı başka çocuklara tecavüz etmiş.Pornocu öğretmen çocuklara yaptıkları tacizleri görüntüye almış internette yayınlıyor...
Ne oluyor arkadaşlar?Ne oluyor?Böyle haberleri duyup okudukça İnsan olduğuma utanıyorum.Bir evlat yetiştiren bir anne olarak içim cız ediyor,yüreğim sızlıyor.Gözlerime yaşlar,boğazıma hıçkırık düğümleniyor.
Görüyoruz ki devletin ve kurumlarının ''işi'' başından aşkın eli kolu bağlı.Bir şey yapamıyor,yapmıyor...Eli kolu bağlı denetim mekanizması yetersiz yada çalışmıyor...Bizler ne yapabiliriz peki???
Bireysel olarak yapılacak çok şey yok ama birlik olursak mutlaka birşeyler vardır...
Öncelikle yurtlara reklam maksadından uzak ani ziyaretler düzenleyebiliriz...
Çevremizde gördüğümüz,aileleri tarafından şiddet gören çocukları yetkili mercii lere bildirebiliriz.
Psikolojik bozukluğu olduğunu bildiğimiz gençlerimize yada çocuklarımıza psikolojik yardım alabilecekleri yardımlarda bulunabiliriz.Unutmayalım ki bu dünya annelerimizin,babalarımızn değil,bizim de değil bu dünya çocuklarımızın.Elimiz kolumuz bağlı kalmasın bir şeyler yapalım elbirliği ile...İçimiz yanmasın,geleceğimiz kararmasın...
|
 |
Can_76
15 yıl önce - Sal 11 Mar 2008, 11:32
Gerçekten güzel bir başlık. Geleceğimiz çocuklarımız.
Bugünlerde detaylarını benim de merak ettiğim bir yasa tasarısı var "İstihdam Teşvik Yasa Tasarısı"
Eğer kaynak doğru ise Yeni yasa şu inanılmaz detayı içinde barındırıyor;
Tehlikeli işte çocuk çalıştırmaya, sayısına bakmadan kesilen 904 YTL'lik ceza, çocuk başı 100 YTL'ye indiriliyor
Belki bu yasa tasarısını ayrı bir başlıkta tartışmak daha doğru olur (Olumlu bulduğum 2 madde var) fakat bu konu çocuklar ile alakalı olduğundan zannederim doğru adres burası.
Kaynak
|
 |
hasan_72
15 yıl önce - Çrş 12 Mar 2008, 16:14
ALLAH ıslah etsin öncellikle bu tür insanları artık evlatlarımızı bile tek başına bir yerlere gönderemiceğiz küçücük çocuklardan ne istiyorlar meleklerimize sahip çıkalım
|
 |
umutyolu
15 yıl önce - Prş 13 Mar 2008, 14:43
| Alıntı: |
11/03/2008
Tehlikeli işte çocuk çalıştırmaya, sayısına bakmadan kesilen 904 YTL'lik ceza, çocuk başı 100 YTL'ye indiriliyor, 'İyi hesap yap, az ceza öde' deniyor
ANKARA - Çocukları ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırma konusunda dünyada hassasiyet her geçen gün artarken, hükümetin gündemindeki istihdam paketinde 16 yaşından küçük çocukları ağır ve tehlikeli işte çalıştırma cezası 904 YTL'den 100 YTL'ye indiriliyor. Getirilen bu ceza, dokuzdan daha az çocuğu ağır ve tehlikeli işlerde çalıştıran işverenler açısından cezaları caydırıcı olmaktan çıkartıyor.
Başbakanlık'ta bulunan ve işçi ve işveren sendikalarından oluşan sosyal tarafların görüşüne henüz açılmayan istihdam paketine ilişkin yasa tasarısı taslağında işçi-işveren ilişkileriyle ilgili kapsamlı değişikliklere yer verildi. Tuzla tersanelerindeki ölümlü kazaların da etkisiyle asıl işveren, alt işveren (taşeron) ilişkisini yeniden düzenleyen taslakta, ağır ve tehlikeli işlerde alt işverene ait işçilerin eğitim sorumluluğu asıl işverene bırakılıyor.
Sağlık raporu almayana ceza
Yürürlükteki mevzuata göre, ağır ve tehlikeli işlerde 16 yaşından küçük çocukları çalıştıranlara veya yaş kayıtlarına aykırı işçi çalıştıranlara, bu şekilde çalıştırılan çocuk sayısı kaç olursa olsun 904 YTL para cezası uygulanıyor. Taslakta ise, ağır ve tehlikeli işlerde 16 yaşından küçükleri çalıştıran veya yaş kayıtlarına aykırı işçi çalıştıranlara her bir işçi için 100 YTL idari para cezası öngörülüyor. On sekiz yaşından küçük işçiler için altı ayda bir sağlık raporu alma yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere uygulanan para cezası ise işçi başına 179 YTL'den 200 YTL'ye çıkarılıyor. Bu düzenleme, az sayıda çocuk işçi çalıştıran işyerleri için cezada indirim anlamına gelirken, dokuz ve daha fazla çocuk işçiyi ağır ve tehlikeli işlerde çalıştıranlar açısından ise cezanın ağırlaştırılması anlamına geliyor.
...
Kaynak : http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=249834
Konuyla ilgili diğer kaynaklar :
http://www.memlekethaber.com/haber.asp?mhpanel=mh ...;id=214432
http://www.haber34.net/haberler/akpden-akil-almaz ...nleme.html
http://ulusalkanal.com.tr/index.php?option=com_co ...p;Itemid=8
|
Türkiye kaçak çalıştırılan çocuk işçiler hakkında eski ceza bile yeterince caydırıcı değildi. Şimdi bu indirim bırakın caydırıcılığı resmen teşvik edecek. 9 işçi ve altı için resmen indirim geliyor. Bu çocukların emeklerinin istismarını katlayarak arttıracak. Umarım bu yasa yürürlülüğe girmez.
Teşekkürler.
|
 |
Özden
15 yıl önce - Prş 13 Mar 2008, 14:52
İnsanlık dışı.
Hepimizin çocuğu var veya olacak. Damarlarında insan kanı taşıyan, kalbi insani duyguların bir kısmı ile dolu, gönlü ve aklı allah korkusunu tanımış her insan çocukların bu amaç için kullanılmasını kabul edemez. Etmemelidir.
|
 |
HİMMET YÜKSEL
15 yıl önce - Prş 13 Mar 2008, 15:38
Bir adliye personeli olarak benimde çok sık karşılaştığım vakalardan birisi
Benim gördüğüm çocukların genelde cinsel yönden istismarı olaylarıdır. Malesef toplumumuzda sapık fikirli insanlar çok. Geçenlerde mahkememize gelen bir dava konusunu paylaşmak istiyorum sizlerle. 1928 doğumlu yalnız yaşayan erkek yaşlı bir şahıs mahalledeki çocuklara şeker vermek yada onları sevmek bahanesiyle evine çağırıp cinsel yönden istismar etmiş. Bu olay toplumu bir hayli rahatsız etmişti. Bu ve buna benzer bir çok olay geliyor. Burada büyük görev yine anne ve babalara düşüyor. Çocuğu dünyaya getirmekle sorumluluk bitmiyor. Aksine daha da fazla artmakta. Çocuklarımızı sürekli gözetim ve denetim altında tutmamız gerekir. Çünki bu tip olaylar çocuklarsa ruhsat yönden derin yaralar açıyor. Hatta bazen tamiri mümkün olmayabiliyor. Çocuklarımıza sahip çıkalım,
|
 |
Rüveyda Karabudak
13 yıl önce - Sal 29 Hzr 2010, 08:59
öyle bir sosyoloji ki bu açıkçası benim tüylerim ürperiyor. şöyle bir analizle karşı karşı geldim. Biliyorsunuz toplumumuzda cinsellik bağlamında olsun duygusal bağlamda olsun 'ilk' ben olmalıyım, 'ilk' benimle yaşamalı diyen bir zihin gücü var demiyorum, hakim. Modern dünyada bunu istemek bazen bir tür çatışmaya dönüyor. Çünkü bu istekleri çoğu zaman gerçekleşmiyor ya da güvenemiyorlar. Bu analizde geçen cümleyi paylaşmak isterim ;
'o yüzden değil midir erkeğin bu bakirlik değil de bekaret tartışması, daha küçücük masum bir kıza yanaşıp onu da ben yetiştiririm diye düşünmesi, bu ilk takıntısından ileri gelmez mi? '
benim tüylerim ürperdi
|
 |
zeki bütün
12 yıl önce - Sal 02 Ağu 2011, 16:36
| Alıntı: |
Şanlıurfa’da, son iki günde hastaneye başvuran yaşları 14 ile 17 arasında değişen 11 kızdan birisi doğum yaparken, 10’unun da hamile olduğu ortaya çıktı. Doktorların şikayeti üzerine güvenlik güçlerince yapılan incelemede, kızların çocuk yaşta nikahsız olarak evlendirildikleri ortaya çıktı. Tedavilerine başlanan kızların nikahsız olarak birlikte yaşadıkları saptanan ve gözaltına alınan kocaları ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.Pazar günü, doğum sancıları tutan 17 yaşındaki P.Ç., yakınları tarafından otomobille Şanlıurfa Kadın Hastalıkları ve Doğun Hastanesi’ne götürüldü. Acil serviste görevli doktorlar tarafından doğumhaneye alınan P.Ç., bir kız çocuğu dünyaya getirdi. Ancak doktorlar hastane kaydında 17 yaşında olduğunu anladıkları genç kızın durumunu güvenlik güçlerine bildirdi. Bunun üzerine inceleme başlatan polis, ifadesine başvurduğu P.Ç.’nin bir yıl önce, akrabası olan 20 yaşındaki Uğur Ç. ile imam nikahı kıydıklarını ve birlikte yaşadığını saptadı. Genç kızın ifadesinin alınmasının ardından Yusufpaşa Mahallesi’ne giden polis, Uğur Ç’yi gözaltına alındı.
Pazar ve pazartesi günü peş peşe hastaneye başvuran ve yaşları 14 ile 17 arasında değişen, B.M., H.Ç., S.M., Ş.Ç., T.B., Ş.Ç., Z.Ç., K.M., S.Ç. ve S.A’nın da hamile olduğu belirlendi. Muayenelerinin ardından doktorlar, yaşı küçük olan kızların durumuyla ilgili olarak polisi bilgilendirdi. Şikayet üzerine hastaneye gelen polisler, ifadesine başvurduğu 18 yaşından küçük kızlar, kendi rızaları ve ailelerinin onayıyla imam nikahlı olarak birliktelik yaşadıklarını söyledi. Bunun üzerine harekete geçen polis, kentin değişik semtlerinde oturan ve çoğunluğu genç kızların akrabası olan Mahmut M. (24), Halil Ç. (29), Yılmaz M. (30), Yasin Ç. (26), Mahmut B. (24), Şiyar S. (25), İdris Ç. (18), Abdulvahap A. (25), Cumali M. (26) ve Cuma A. (27) gözaltına alındı.
Gözaltına alınan ve poliste sorgulanan 11 şüpheli işlemlerinin tamamlanmasının ardından ’reşit olmayanlarla cinsel ilişki kurmak’ suçundan adliyeye sevk edildi. Cumhuriyet Savcısı tarafından ifadeleri alınan şüpheliler, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
|
Söylenecek çok fazla bir şey bulamıyorum. Sadece yuh , Allah belanızı versin diyorum. 14 yaşında ve henüz 7. sınıf(Eski orta 2. sınıf) öğrencisini imam nikhı ile evlilik adı altında tecavüz ederek hamile bırakıyorlar.
|
 |
sayfa 3  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|