Ana Sayfa 900 bin Türkiye Fotoğrafı

Ötenazi
yasak olmalı
47.9%
 47.9%  [35]
izin verilmeli
52.1%
 52.1%  [38]
Toplam Oy : 73

rabia-k
7 yıl önce - Prş 16 Ksm 2006, 10:00
Ölüm Hakkı Kime Ait Olmalı ? ÖTENAZİ (ÖTANAZİ)


Yunanca bir kelime olan ötenazi " kolay ölüm, acısız ölüm, iyi ölüm" anlamına gelmektedir. İyileşmesi mümkün olmayan, ölümcül bir hastalığın verdiği acılardan kurtulması için kişinin veya yakınlarının isteği üzerine yaşamına son vermeye yönelik yapılan işlemler bütünü.

Senelerdir tüm dünya ülkelerinde tartışılan ve bazı dünya ülkelerinde yasal olarak uygulanan bir işlem ötenazi. Hekimler için son derece zor, bir tarafta her ne şartta olursa olsun insanlık yararına tıbbi bilgilerini kullanmak için edilen Hipokrat yemini , bir tarafta her geçen gün artan ve gelişen  kişisel özgürlükler ve hasta hakları.

Ötenazi isteyen kişiler ise, bunun bir insan hakkı olduğunu ve acılarla kıvranmaktansa bu hakkın kullanılmasına izin verilmesi gerektiğini savunuyorlar. Bu tartışmalar daha çok süreceğe benziyor.

Sizce;

Ötenazi bir insan hakkı mıdır?
Ötenazi intiharın meşrulaştırılması mıdır?
Ötenaziye izin verilmeyerek hastaya işkence mi edilmektedir?
Ötenazi bir cinayet midir?


En son rabia-k tarafından Prş 16 Ksm 2006, 10:18 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


kaya

7 yıl önce - Prş 16 Ksm 2006, 10:16

Şimdi olaya şöyle yaklaşmak istiyorum, bizler buradaki insanlar Allaha bin kere şükürler olsunki, aklı başında sağlıklı insanlarız, bu durumda olan insanları (ötenazi isteyecek kadar hasta olan kişileri) düşünmek bizi hem korkutur hemde düşünmek istemektense bu durumu hiç düşünmemeyi tercih ederiz.

Ama tablonun öbür tarafından bakmak gerekirse, kendinizi birde kısa süreliğine o insanların yerine koyun, her gün büyük acılar çekiyor, zaruri ihtiyaçlarını başkasının yardımı olmadan karşılayamıyor, her organı neredeyse iflas etmiş insanları düşünün, sizce bu yaşam mı? bence çok büyük bir işkence,

bir laf vardır bilirmisinz "taş düşüren birine silah verin kendisini vurur" derler. İşte bundan daha kötü insanları bir düşünün, ötenazi bir intihar değil (en azından onlar için) bir kurtuluş yolu.


minne
7 yıl önce - Prş 16 Ksm 2006, 10:34

Benim tasvip etmediğim bir olay, Allahın verdiği canı kimse alamaz kişinin kendisi bile diye düşünüyorum. Benimde birkaç yakınım kanser hastalığına yakalandı. Tanık olanlar bilir Kanser ağrısı gibi ağrı yoktur ama bu tarz bir olay görmedim. Tasvip edildiğini de duymadım
Bence intiharla eşdeğer gibi bir şey. Ben bu tarz bir olayın insanlık hakkı olarak görmüyorum ne yazık ki.
Neyin ne kadar can yaktığını kimse bilemez ki,
Bence insan canı vücuttan zamanı gelince çıkmalı, çok ağrım var beni öldürün demek bir çözüm değil diye düşünüyorum.


rabia-k
7 yıl önce - Prş 16 Ksm 2006, 10:35

Hayatımda hastalığının son dönemlerini yaşayan, çok fazla acı çeken, yatağa ve çevresindekilere bağımlı, çektiği onca acının içerisinde yakınlarının acı çektiğini görüp kahrolan çok hasta gördüm. Allah'a acılarının son bulması için yalvaran kişilerle konuştum.

Yasalarımıza ve dinimize göre cinayet fakat aynı durumda olsaydım bu uygulamayı isteyebilirdim. Çünkü o kadar ağır acılarla veya yaşam destek üniteleri ile yaşama bağlı olunmuyor.


MuratÇetin
7 yıl önce - Prş 16 Ksm 2006, 10:39

Bizim dinimiz bu dünyada çekilen acıları, sıkıntıları günahlarımıza kefaret olarak kabul eder. Öbür dünyada vereceğimiz hesabı kolaylaştırmak için bu dünya da bir takım sıkıntılarla karşılaştığımızda sabretmemiz öğütlenir. Gene bizim dinimize göre intihar istisna durumlar hariç olmak üzere cevaz verilen bir olay değildir. Bütün bunları düşününce "ötenazi" bana bir insan hakkı gibi gelmiyor. Canı kim verdiyse ancak "O" almalı. Alınma zamanınada "O" karar vermeli bence.


Mine-Myra

7 yıl önce - Prş 16 Ksm 2006, 11:22

sağlıklı bir insanın 20 sene kafasını bile kıpırdatmadan yatağa bağlı acılar içinde yaşayan birinin yerine kendini koyması mümkün mü?

empati yapılsa belki cevaplar farklı olur


Atilla DÜNDAR
7 yıl önce - Prş 16 Ksm 2006, 11:40

Öncelikle ÖTENAZİ'nin yasal olmadığını belirtmek istiyorum. Bu yöntemin her ne açıdan olursa olsun insanın yaşama hakkının elinden alınması olarak yorumlamak gerekir. Ötenazi uygulanıyor mu?, uygulanmıyor mu? diye bakarsak eğer, öncelikle bu tür uygulamanın aslında ikiye ayrıldığını görebiliriz. Bunlardan birisi "etkin ötenazi", diğeri de "pasif ötenazi"dir. Etkin ötenazi, bilinci açık, kendisi hakkındaki düşüncelerini söyleyebilecek durumda olan ölümcül hastaları kapsar. Bu gruptaki hastalar, kendi yaşamları hakkında kararı kendileri vermektedir. Pasif ötenazi ise, bilinci kapalı olup, dönüşü olmayan bir yola girmiş, kendisi hakkındaki kararı çevresindekilerin vereceği hastaları kapsar. Genellikle de kullanılan pasif ötenazi yöntemidir. Güncel yaşamımızda çok sık duyduğumuz "fişi çekildi" tabirinin diğer bir adı aslında pasif ötenazi uygulamasıdır.

İnsana yaradan tarafından verilen yaşama hakkı, insanın, kendi yaşantısına yön vermesini, nerede ve nasıl yaşayacağını belirlemesini ve hayatı içerisindeki daha bir çok kararları almasını içermekte olup, bunun dışında bu hakkını kendi iradesiyle sonlandırmasına engeller konmuştur. Dini açıdan ve hukuki yönden insanın kendi yaşamına son vermesi engellenmeye çalışılmıştır. Bu aşamada ötenazi uygulamalarını bununla bağdaştırdığımızda etkin ötenazi seçeneğinin bir yönde intihar etme kararının başkalarına yaptırılması isteğidir ki; ne hasta, ne tıp, ne de herhangi bir yakını bunu uygulatmaya ve uygulamaya sahip değildirler.

Ben babamı akciğer kanseri sonucu kaybettim. Tıbbi tedavisinden umut kesildikten sonra, o acı sona yaklaştığı her bir günü, yanıbaşında O'nun nasıl acı çektiğini, yaklaşık 40 gün boyunca yaşamış birisi olarak hep beynimizin, yüreğimizin bir köşesinde allahtan umut kesilmez dileklerimiz oldu. Ama hiç bir zaman yaşama tutunmaya çalıştığı bu kısa ama kendisince çok uzun sürede bir an önce kurtulmasına etki edebilecek düşünceye sahip olmadık. Bu nedenledir ki, ben hastanın yaşama tutunabilecek bir çabasının kalmadığı, hayatının cihazlara bağlı, beyin ölümünün gerçekleştiği ancak bedenen yaşatılmaya çalışılması durumunda yani pasif ötenazi denilen uygulamanın tıbben yerine getirilmesini doğru buluyor, bunun dışındaki seçeneğin ise kesinlikle karşısında olduğumu belirtmek istiyorum. Tek dileğim insanların yakınlarını böyle bir sonla kaybetmemeleridir.


Elif®
7 yıl önce - Prş 16 Ksm 2006, 11:55

Ötenazi, hukukumuzda yasaklanmış bir kavram.
Bence de hukuken geçerliliği olmaması yerinde. Atilla Bey' in ilettiği üzere iki tip ötenazi var.

Pasif ötenaziye ülkemiz dahil hukuk sistemlerinde daha sıcak bir yaklaşım var.
Nitekim doktorlar, konularında uzman kişiler. Yapılan tüm müdahalelere karşın kurtarılma ihtimali olmayan kimselere pasif ötenazi uygulanmasında bir anormali yok gibi bir görüş yaygın. Ne de olsa doktorlar tedavi yöntemlerinin sonuçlarını da ön gören kimseler. Fakat benim fikrim şu, her iki ötenazi türünde de doktorlar her ne kadar uzman kişiler de olsa, kendiliğinden şahıs hayatını kaybedene dek beklenmeli. Sonuçta takdir ilahi ve nerden ne geleceği belli olmaz. En umutsuz insanda bile her an yeni bir umut yeşerebilir. Belki sadece duygusal bir yaklaşım fakat insanların, açıkladığım üzere aktif müdahaleyle veya müdahalesiz yani pasif yönden hayatını kaybetmesi, ölüm zamanının başkasınca belirlenmesi bana bir nevi haksızlık ve vücut bütünlüğüne engel davranış gibi geliyor.


Kartal
7 yıl önce - Prş 16 Ksm 2006, 13:26

Bir doktor olarak, bende otenaziye kesinlikle karsiyim.
Yasadigim ulke (Hollanda) ötenaziyi yasallastirmis bir ulkedir.
Belirli sartlar altinda her doktor otenazi uygulayabilir.

Hastanin boyle bir istegi simdiye kadar bana gelmedi ama gelse kendilerini baska bir meslektasima yonelmelerini tavsiye ederim. Ben o işlerin adami degilim.

Doktor olmayi ben insanlari iyilestirmek, iyilesemezlerse en azindan hayat cercevesi icinde acilarini dindirmek icin istedim.  Acilarini ölüm ile dindirmek benim işim degildir.
Hayati vermeyi de almayi da Allah'a birakirim.

Musluman olan her kisi dunyanin bir imtihan donemi oldugunu bilir.
Insanlar her konuda imtihan edilir. Acilara sabretmek de bir imtihandir.
Bu demek degildir ki hic ilac / agri kesici kullanmayalim. O ayri, ölüm ayri.

Hem kim biliyor ki insan ölünce acilarin dindigini?
Buna bir garantimiz mi var? Aciyi ruhumuzla mu hissediyor, yoksa bedenimizle mi?
Bana gore ruhumuzla. Eee, dinimize gore ruhumuz ölmediginden, acilar ölünce de devam edebilir.

Tabii boyle seylere inammayanin baska dusunceleri olabilir.


damla y
7 yıl önce - Prş 16 Ksm 2006, 13:35

İnsanlar acı çekerken böyle birşeyi düşünebilirler ama bu acının verdiği bir psikolojiyle alınmış bir karar olur.Aslında o an için tek çözüm ölüm gibi görülebilir bunu bilemeyiz ama direnen nasıl direniyor?Bunun tamamen psikolojik olduğunu düşünüyorum.Birçok şey insanın aklında başlayıp,orda bitiyor.Zayıf insanlar direnemeyip,kolay yolu seçiyorlar ama şu anda sadece varsayımlarla konuşuyoruz.O insanların yerinde olsak belki de aynı şeyi isterdik,bunu bilemeyiz.


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET