1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 4 |
 |
e_ozgen
16 yıl önce - Sal 05 Arl 2006, 23:18
Sn.Orhan Pamuk beyefendi, aslen kürt bir ailenin, Nişantaşı eşrafı yaldızlı çerçevesi ile tebarüz etmiş; 1950 lerde, İsmet İnönü dönemi "şa-i-şaı'sını" "temin" edemediklerinden, aileleri, kapitalist sömürgeci davranışları nedeniyle iflas etmek durumunda kalmış; hatta beykardeşi Şevket Bey Efendi ile kendileri, "baba"larının gücü gölgesinde Nişantaşı'ndaki apartımanlarında kitap okumak ve "roman karalamak" ile meşgul olmuşlardır...
Pamuk ailesi, pekçok kürt ailesi hilafına, İstanbul'un mutena bir semtinde "kurulmak" gibi bir lükse sahip olmakla birlikte, bununla da yetinmemiş; Bay Şevket, ayrıyeten de Amerikan Rockefeller Vakfı ile irtibat kurmuş, ABD den döner dönmez, Sultanahmet'te Topkapı Sarayı içindeki "Darphane-i Amire" binalarını üyesi olduğu "Tarih Vakfı"na tahvil etmeye koyulmuştur. Konu, şu anda mahkemeliktir. Zannediyorum, dava büyüyüp, Anayasa Mahkemesi'ne intikal etmiştir.
Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Sn.İlber Ortaylı, konunun hassasiyetle takipçisidir. Darphane-i Amire'yi işgal ve istimlak etmekle memur ABD nin Rockefeller Vakfı kanalı ile maaşlı memuru Sn.Şevket Pamuk Bey, hevesi gırtlağında düşünüp durmakta iken, zat-ı alilerinin kardeşi oluklu kadife pantolonu ile 5-6 roman yazmış, hayatında ne Necip Fazıl'ı, ne onun "çile"sini okumamış, ne de Aziz Nesin veya Nazım Hikmet'i ömründe bile duymayan, ama Ajdar'ı ve Ajda Pekkan'ı pek-ala hatırlayan bir güruh, "kar"ı alıp, baş-ucuna koymaktan geri kalmamıştır!
İşte Sn.Pamuk, böyle bir edebiyatın mükellefidir!
Sn.Pamuk, şayet edebiyat yapmak istiyor ise edebiyat yapmalı; tarih konusunu pek sevgili kardeşi Rockfeller Vakfı memuru kardeşi Sn.Şevket Beyefendi'ye terk etmelidir.
Bu kabil ortaçağ ağalık-beylik felsefesinden Nişantaş'ına çıkan düşünce sistemlerinin ABD kaynaklı işbirlikçileri, ister Fransız "legion d’honneur ", ister ise en büyük edebiyat nişanı, ne alırsa alsınlar; biz, onları gerçek yüzleri ve ülkemize yaptıkları ile yad edeceğiz.
|
 |
Figen
16 yıl önce - Sal 05 Arl 2006, 23:19
| Alıntı: |
| Yaşar Kemal in edebi kişiliğini ve yazarlığını gölgelemişmidir veya Nazım ın büyük şairliğini |
.
Elbette ki insanların siyasi görüşü, dünya anlayışı farklıdır. Olmalıdır zaten. Fakat Orhan Pamuk çok hassas bir konuda çok talihsiz bir açıklama yapmıştır. Nazım Hikmet o günkü siyasi iktıdara ters düşmüş olsa da . o yine bir vatanseverdi. Orhan Pamuk söyleminde tarflı olmuştur. Keşke şu kadar kürt ve ermeni öldürüldü derken, şu kadar da Türk öldü diyebilseydi. Orhan Pamuk keşke bu söylemlerinden sonra bu ödülü almasaydı da, salt edebıyatcı kimligi ile ödüle layık görülseydi. Insan ister istemez bu söylemi yapmasaydı bu ödülü alır mıydı diye düşünüyor. Nobel ödüllü Türk yazarı olarak bizim ülkemize reklam yaptıgı gibi, aynı zamanda soykırım iddasıyla çalkanalan avrupa için de farklı reklam da yapmıştır. Ben 2 yıldır görevli olarak Berlin de bulunuyorum ve burada birçok alman, italyan, fransız, ispanyol vatandaşı " bak en iyi yazarınız bile soykırımı kabul etti" diyor. "Aydınlar kabul ediyor, siz milliyetçiler kabul etmemek için direniyorsunuz" diyorlar. Bunu devlet ve millet olarak yıkmaya çalışırken, Orhan Pamuk çıktı. Bir toplumun aydın kesimi elbette ki aynı siyasi görüşü paylaşmaz. Farklı sesler olur. olmalıdır da. Fakat ülke çıkarı söz konusu oldugunda açıklamalarına dikkat etmeli. Hatta sırf o açıklamaları yüzünden bir ödül aldıysa, bu onun o ödülü hak etmedigini gösterir ki , o zaman benim gözümde zaten Nobel ödüllü bir yazar degildir.
|
 |
e_ozgen
16 yıl önce - Sal 05 Arl 2006, 23:44
| figen__ demiş ki: |
| Ben 2 yıldır görevli olarak Berlin de bulunuyorum ve burada birçok alman, italyan, fransız, ispanyol vatandaşı " bak en iyi yazarınız bile soykırımı kabul etti" diyor. "Aydınlar kabul ediyor, siz milliyetçiler kabul etmemek için direniyorsunuz" diyorlar. |
Figen Hanım, size bu şekilde soru sormak cür'etindeki "batı"lıların, dünyadaki "yer"lerine bir bakınız! Batı'da oturmak, "batı"dan bakmak veya "batı"da yaşamak değildir? Sn.Pamuk'un kürt kimliği ile İstanbul'a, Nişantaşı'na "taşınması" ile, İstanbul'daki mobil bir kürt kimliğinin Berlin'e avdeti arasında fark yoktur. Bunun gibi, mesela daha doğuda olan benim, daha batıdaki bir İngiliz vatandaşını "daha kültürlü" görmek gibi bir eğilime sahip olmam da düz mantıkla, Aristo mantığı ile doğru olsa bile, gerçekte tamamıyla doğru değildir! Burada bir başka eksiklik ise, Türkiye'yi, "deniz-güneş-bellydansing-raki-şişkebap, vs.." zırvaları ile Mahatma-Ghandi ülkesine çevirme inatçılığı, pespayeliğidir. Yıllardır "batı"ya ülkemizi "sish-kebhap/bellydance/raki" teraneleri ile tanıtmakta göbeği çatlayan bir resmi düşünceye, bu anlamsızlıkları anlatmak için tam 30 yılım zayi oldu! Gene de anlamıyorlar!... Sorunu, "alman, italyan, fransız, ispanyol vatandaşı" insanların üzerine atmak yerine, kendi eksiklerimizi gözden geçirmenin daha faydalı olacağını düşünüyorum? Belki hatalıyım? Zira, ülkemizde de paçavraları bayrak, hainleri "kurtarıcı" görmeye alışmış yüzbinlerce aldatılmış insan, ağalık rejimi gölgesinde can çekişiyor? Sizin taa oralardan gördüklerinize bir katkı yapmak istedim, hoşgörünüze sığınarak... Teşekkürlerimle.
|
 |
Figen
16 yıl önce - Çrş 06 Arl 2006, 00:00
e_ozgen bey bilgileriniz için teşekkür ederim. Aslında çok farklı düşünmüyoruz. Ülkemizi tanıtmak ve de
bir çok konuda ugradıgımız haksızlıklara karşı mücade etmekte maalesef başarılı olamadık. Bunun sebebi de lobi çalışmalarımız da ki eksiklikler ve sizin de bahsettiginiz gibi Türkiye yi senelerdir salt turizm ülkesi olarak tanıtmaya çalışmamızdan kaynaklanıyor. Kültürümüzün, insanlarımızın, örf, adet geleneklerimizin sadece kebap, raki, deniz, göbek dansı olmadıgni , çok köklü bir geçmişimizin oldugunu, ve parlak bir gelecegin bizi bekledigini hiç anlatamadık. Ne var ki son zamanlarda yurt dışında ki özellikle türklerin yogun oldugu Almanya da Türk sivil toplum dernekleri çogalmakta, ve farklı bir tanıtıma geçmekte. Tabii ki bizi eleştiren sözüm ona "batılı çagdaş batı" insanının bizi eleştirmeye hakkı yok. Üst düzey siyasiler zaten haklılıgımızı biliyor , önemli olan avrupa halkına bunu anlatmak. Buna çabalarken, bir "Türk" yazarın aksini söylemesi acı oluyor. [/list]
|
 |
fatih kocaoglu
16 yıl önce - Çrş 06 Arl 2006, 15:18
Çeteci Ermeni'lerin tehcir edildikleri sırada,geçmiş oldukları bazı yol güzergahlarındaki,köylerde bulunan kadınlara tecavüz ediyorlardı,ortalığı talan ediyorları...Yıllardır bir sorunun cevabını hep aradım ,acaba bu Ermeni kanı taşıyan ''Millet'i Sadıkayı hariç tutuyorum'' çocuklar neredeydiler diye...Ama artık her şey çok bâriz olarak kendini gösteriyor.İşte Orhan Pamuk'ta bunlardan bir tanesi.
|
 |
ahmetulu
16 yıl önce - Çrş 06 Arl 2006, 16:51
Üniversiteden hocam demişti "Türkiye'ye kim hakaret ederse ödüllendirilir" diye.Orhan Pamuk tarihçiliğe soyundu hoşa giden birkaç şey söyledi nobeli almaya hak kazandı.Biraz ünlü olsam aynı cümleleri kullanarak bu ödülü ben de alırdım heralde.Kitap satışlarım artar, daha da zengin olurdum.Müthiş reklamım olurdu.Bakın televizyonlarımız bir Türk'ün nobel almasından gurur duyanların sohbetleriyle dolduruldu.Ben onur duyduğum Türk vatandaşlığımla bu ödülün Türk halkına ithaf edilmesini kabul etmiyorum.Türk halkı Orhan Pamuk'u da ödülünü de sahiplenmemeli bence.Onu Ermeni diyasporası sahiplensin.İtalyanlar da sahiplenmiş gözüküyorlar ne mutlu..
|
 |
Asrin
16 yıl önce - Prş 07 Arl 2006, 10:27
Umutyolu demis ki;
| Alıntı: |
| Bu ülkede Yaşar Kemal gibi nice ustalar varken Orhan Pamuk'u ilk sıraya çıkarmak bence diğer ustalara haksızlıktır. |
Siz simdi Yasar Kemal'in daha mi az bolucu oldugunu zannediyorsunuz? Ben Orhan Pamuk'u tercih ederim Yasar Kemal'e sahsen, yoksa Yasar Kemal'de mi turk dostu oldu?
|
 |
sayfa 4 |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|