1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
 |
umutyolu
16 yıl önce - Prş 16 Ksm 2006, 14:51
Bu ülkede Yaşar Kemal gibi nice ustalar varken Orhan Pamuk'u ilk sıraya çıkarmak bence diğer ustalara haksızlıktır. Tamam, Pamuk iyi bir yazardır ancak dilini tutamayan hiç alakası olmayan konularda boş yere konuşan birisidir. Bugün herkes 1.5 milyon rakamının sahte ve gerçekten çok uzak olduğunu biliyor ancak o kankası Hrant Dink' ten duyduğu 1001 gece hikayeleri ile 1.5 milyon rakamını telafuz etmekte sakınca görmemiştir. Eğer Orhan Pamuk sadece kitap yazarak ve o sözleri söylemeden bu Nobel'i almış olsaydı 7 nesil onu hatırlar ve takdir ederdi. Belki insanlar çocuklarına onun adını verirler ve ismini yaşatırlardı. Ancak bugün onun bu başarısına rağmen kendisini takdir etmek içimizden gelmiyor, zira ödülün sözleri ile ilişkili olduğuna dair çok kuvvetli sezgilerimiz mevcut.
İşin diğer bir boyutu ise şudur: Bir adam çıkar ve bize görmediğimiz, bilmediğimiz bir konuda uyarır ve böylece gidişatı düzeltir yada etkiler. Ancak sayın Orhan Pamuk' un sözleri ne göremediğimiz nede bilmediğimiz bir konu. Gerçekler, ispatlar, belgeler, dokümanlar ve tanıklar bu kadar ortadayken "1.5 milyon ermeni" demesi ve bizim Anadolu'da ölen nerdeyse 4.5 milyon insanımızı gözardı etmesi onun bu konuda ne kadar yetersiz ve söz sahibi olamayacak durumda olduğunu gösterir. Yazarlık ile tarihçilik aynı değildir, birinin bunu ona söylemesi lazım.
Ben Orhan Pamuk o sözleri söylemeden önce bir kitabını okumaya başlamıştım. Ancak kitabın dili ve anlatımı bana çok ağır geldi. Hayal gücüm kuvvetlidir ancak bunu hayal gücümle bile karşılayamadım ve sıkılarak bıraktım. Hatta "yaşlanıyormuyum acaba kitapları anlamamaya mı başladım" diye düşünmüştüm. Sonra öğrendim ki aynı şekilde birçok kişi Orhan Pamuk' un kitaplarını ağır ve anlaşılmasını güç bulmuş. Demekki sorun sadece bende değilmiş. Bugün ise ne Orhan Pamuk nede Elif Safhat(!) okuyorum, açtım Binboğalar Efsanesi' ni doya doya, anlaya anlaya tekrardan okuyorum. Çok sağol Yaşar Kemal, sen bizim gönlümüzdeki Nobelin sahibisin....
| Alıntı: |
|
Teşekkürler.
|
 |
suat01
16 yıl önce - Prş 16 Ksm 2006, 22:12
Turkiye ye gelen AB temsilcilerinin, avrupa burokratlarinin,vs vs yetkililerinin daha indikleri ucagin motoru sogumadan solugu Diyarbakir belediye baskanliginda almasi (hani diyorum acaba yorgunluk kahvesi fillan meshur da biz mi bilmiyoruz), birilerinin hep anlatilan ama yerini bir turlu bulamadigimiz bir dugmeye basmis gibi orhan pamus`un (yanlis yazilmadi) hane icerisinde ekmegini yiyip, disarida bicak saplamasinin hemen ardindan verilen bir odul, hemen ardindan kitaplarinin avrupa vitrinlerini suslemesi...
Uzumlu kek seven varmi ????
|
 |
Kazandibi
16 yıl önce - Prş 16 Ksm 2006, 22:34
Yanlış hatırlamıyorsam Yaşar Kemal de zamanında Kürtçü açıklamalarda bulunmuştu, ancak bu tabii ki onun iyi bir yazar olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
|
 |
Aytac_yolas
16 yıl önce - Prş 16 Ksm 2006, 22:47
| Alıntı: |
| Yanlış hatırlamıyorsam Yaşar Kemal de zamanında Kürtçü açıklamalarda bulunmuştu |
Doğru...
|
 |
Harun_77
16 yıl önce - Prş 16 Ksm 2006, 22:57
Turkiye ve Turkler'i kotuleyici Turk kokenli yazar ya da dusunurler her zaman yurtdisinda ozel ilgi gormuslerdir. Orhan Pamuk'ta bence bunun son ornegidir.
|
 |
damla y
16 yıl önce - Prş 16 Ksm 2006, 23:43
| Alıntı: |
“Sıfır Kilometre” isimli bir film var.Bu film, Iraklı Kürt yönetmen Hiner Saleem’in filmi.
Film Kürtçülüğü savunuyor, PKK terörünü meşru gösteriyor.
Filmin kadın başrol oyuncusu Hacettepe Universitesi öğrencisi Belçim Bilgin.
Belçim Bilgin Türk vatanına ihanetten idam edilen Seyh Sait’in torunu.
Ve “Sıfırr Kilometre” filmine her türlü maddi ve teknik destegi veren kişi
Türk milletinin ödedigi enayilik parasıyla zengin olmuş Yılmaz Erdoğan diye bir “Mukremin”.
Agustos 2006′da Yılmaz Erdogan ile şeyh Sait’in torunu Belçim Bilgin evlendiler.
“Meşhur mektubuyla gündemde olduğu bir dönemde, şeyh Sait’in soyundan gelen Belçim Bilgin’le evlenmesi tesadüf olabilir mi acaba?”
Yılmaz Erdoğan’ın kardeşi Mustafa Erdogan da, bir zamanlar PKK’nin sözcüsü
durumundaki Özgur Gundem’in Ankara temsilcisiydi.
“Yılmaz Erdoğan içinden çıktığı feodal toplumu bir türlü aşamamış belli ki. Ve bütün yaşadığı aşklardan sonra ona en çok anlam ifade eden de şeyh Sait’in soyundan çocuk sahibi olma ihtimali…çünkü bu paye onun için öylesine anlamlı ki….şeyh Sait’e torun vermek onun bügüne kadar yaptığı bütün işlerin, bütün adımların ötesinde bir önem taşıyor Yılmaz Erdoğan icin.”
Geçenler de yeğeni PKK’dan kaçarak teslim oldu Türkiye Cumhuriyetine Teslim oldugunda ; “PKK yöneticilerinin samimiyetine inanmadığı için kaçtım
ve teslim oldum” demiş Yani adam pişmanlıktan geri gelmemiş. Bir de samimiyetlerine inansaydı Yine hepiniz bilirsiniz, kuş kanadına mektuplar yazmıştı Mükremin bey ve sloganı “Türkiye Türklerindir” olan Hürriyet gazetesinde tam sayfa yer bulmuştu bu mektup ile kendine Bugünler de anlaşılıyor
ki bu mektubun amacı PKK’ya af ve hatta devamında bebek katili APO’ya affın yumuşatıcı temellerini atıyormuş. ileride sinema ödülü, nobel falan alırlar, ya kulağınızın üstüne yatar “gurur duyarsınız” ya da gerçekleri hatırlarsınız. |
Ülkede sanat kimlere kalmış işte..
|
 |
akocoglu
16 yıl önce - Cum 17 Ksm 2006, 00:20
Keşke Sıfır Kilometre filmini kendiniz izlemiş olsaydınız da bu filmde şu şekilde PKK terörü mazur gösteriliyor diye bizi aydınlatsaydınız. Bu şekilde doğruluğunu sizin de bilemeyeceğiniz haberleri buraya taşımak yanlış bence. Aynı şekilde Belçim Bilgin'le Erdoğan'ın niye evlenmek istediğini Erdoğan'dan başkası bilemez herhalde.
|
 |
nebi
16 yıl önce - Cum 17 Ksm 2006, 00:42
Kazandibi demiş ki :
| Alıntı: |
| Yiğidi (! !) öldürelim, hatalarını eleştirelim, ama hakkını da verelim. |
Bu adam yiğitlikten çıkmıştır, YIGIT olan MERT olan ülkesine laf kondurmaz hatta ve hatta ülkesi hakkında batılılar karşısında yalakalık yapmaz...Orhan bozuk beyefendi o kadar ülkesini seviyorsa kendi milletine yardımcı olsun mesela ermeni zortkirim olmustur diye arastirma yapip tarihçilerimize sunsun öyle batıda yok şu oldu bu oldu diye bağırıp durmasın.
Bence YIGIT olan böyle şey yapmaz.Bunda YIGITLIK ne gezer?
|
 |
Tunc
16 yıl önce - Cum 17 Ksm 2006, 01:09
Ispanya da da kitapcilarda Var ve Vitrinlerde, Gecen hafta Resimlerini cekme imkani buldum...
Bu Asagidaki Resimdeki Kitabin Kapagini hic begenmedim, Yazarin Herhangi bir Kitabini da okumadim.... Bu yuzden Yazarin yazdiklari ile ilgili bir yorum yapamam... Basin yolu ve Internet den izliyorum, Begenenler oldugu gibi begenmeyenlerde var..
Kitabinin Kapagina Bu sekilde yapiyorsa, Dusunun Icinde neler yapiyordur.. Insanlarin aklinda Malesef iyi yonlerden cok, Kotu ve radikal olanlar kalir...
(+)
Diger Kitaplar da var ... Buradan gorebilirsiniz...
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=374149#374149
|
 |
suat01
16 yıl önce - Cum 17 Ksm 2006, 01:22
Sitede yeni oldugumdan ve fazla mesajlarim olmadigindan ne yeni konu acabiliyorum ne de baskalarina ö.m atabiliyorum. Konu acmaya cabalamamin sebebi bugun danimarka da Turkiye cumhuriyetini temsilen geziye giden devlet bakani ali babacan a yaklasik yarim saat suren polis skandali karsisinda verdigi cevap (bakiniz... http://www.haberler.com/haber_564968.asp ). Ve yine belcim Bilgin denilen kisinin "sifir kilometre" filmi icin evrensel gazetesine verdigi roportajda "Tabii ki bu filmin bir Kürt filmi olması ve Kürdistan"da çekiliyor olması ailem için ve benim için onur verici bir şey. Bu yüzden beni desteklediler" gibi bir cumlenin yer almasi ( bakiniz... http://www.aktifhaber.com/read_news.php?nID=78151 ).
Olay orhan pamus un sagda solda kabizlik sorunundan kaynaklanan zirvaliklardan ziyade, prim yapma, tesvik alma olayi.. Kufredeyim prim yapayimdan ziyade, kufret prim al diyenlerin cogunluga erismesi gibi..
Turkiye de hic bir arkadasimizin, komsumuzun kimligini sormadan sorgulamadan insanca kardesce dostca paylasimlar surdururken, yurt disinda "haaaa türk müsün...himmm" sorgularini ilk basta sasirarak izledim, bir kahve icimi sirasinda ortamda bulunan birinin "nerelisin, nerden geldin" sorularina, "ben kurdistanliyim" diye verdigi cevaptan sonra, dunya haritasina kafasini dayayip" goster ulan su harita uzerinde ki kurdistan dedigin yeri bana" cinnet vaziyetlerinden sonra, artik biliyorum ki ; havaalaninda vatana indigin anda topragi open, o vatan uzerinde ev, arsa, toprak alan ama yurt disina ciktiginda yine ayni vatana ve bayragina kufreden insanlarin onune gecilemiyor..
Kokusmusluk her yerde var, zirveden alt seviyelere kadar, bu konu surer de surer, acilimlari o kadar cok ki...
Ama nerden hangi kosullardan nasil geldigimizi bilmek dahi korkularimizi al asagi edebiliyor..
Bugun Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz havaalaninda durduruluyor, minubusteki tum burokratlar ve oradaki buyukelcimiz minubusten indirilip ust bas aramasi yapiliyor, en son ulkemizi temsil eden en ust rutbeli kisiye inmesi gerektigi soylenince kahramanca minubusten inmeyip direniyor ve sonradan havaalaninin baska bir cikisindan minubusumuz disari cikabiliyor, aksam uzeride sayin bakanimiz aynen "Çok şükür biz gittiğimiz her yerde Türkiye Cumhuriyeti`nin bir bakanının nasıl karşılanması gerekiyorsa o şekilde karşılanıyoruz. Burada belli ki birimler arısında bir iletişim kopukluğu oldu. Biraz da geç vakit gelmiştik. Biz tamamen teknik ve iletişim kopukluğundan kaynaklanan bir sıkıntı olduğunu düşünüyoruz" diyor...
Sadece gulumseyin arkadaslar....
|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|