1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
rabia-k
16 yıl önce - Sal 14 Ksm 2006, 13:00
Doktor Hastaya Ne kadarını Söylemeli ?
Çevremde sıklıkla kanser vakaları duyuyorum yıllardır. Kanser geç kalındığında, tedavisi son derece zor bir hastalık. İnsanların duymak istemedikleri, korktukları, yıpratıcı bir hastalık. İnsanlar bu hastalığı duyduklarında çok çeşitli duygusal evrelerden geçiyor, psikolojik olarak büyük sıkıntılar yaşıyorlar.
Bazı aileler, acı çekmemesi için, hastalığın hastaya asla duyurulmaması gerektiğine inanırken, bazı kesimlerde hastaların kendisine ilişkin herşeyi bilmesi gerektiğine, buna hakkı olduğuna inanıyorlar. Hekimler arasında da bazen bu tarz uygulamalar gelişebiliyor.
Dileğimiz hiç kimsenin bu hastalığa maruz kalmaması tabii ki ama hayatın neler getireceği belli olmuyor. Bu başlık altında, hastaya hastalığı söylenmeli mi, söylenmeli ise neden söylenmeli, söylenmemeli ise neden söylenmemeli tarzında, yaşamda önemli bir konu da fikirlerimizi paylaşmak iyi olabilir.
Hayatın insana hep güzel şeyler getirmesi, sağlıklı bir ömür dileği ile.
|
 |
.dilek.
16 yıl önce - Sal 14 Ksm 2006, 13:06
Kanser çok kötü dönüşü çoğukez çaresi olmayan bir hastalık allah kimsenin başına böyle bir dert vermesin en kötü düşmanıma bile..
Bence söylenmeli, zaten söylenmese de hastalığı daha da ilerledikçe hasta kendini daha yorgun ve halsiz hissedecek o da farkına varacaktır öleceğinin,,, baştan söylenmeli ki yaşantısının geri kalan kısmını en iyi şekilde değerlendirsin geride güzel şeyler bırakabilsin...
|
 |
Atilla DÜNDAR
16 yıl önce - Sal 14 Ksm 2006, 13:28
Hastalıkların sonuçları ne olursa olsun hastaların bu sonuçlar hakkında bilgi sahibi olma haklarının bulunduğuna inanıyorum. Bazı hallerde hastalık tedavilerinde çok önemli bir etken haline gelen yaşama isteği ve azmi, çoğu kez başarılı sonuçların elde edilmesini sağlamıştır. Hastayı hayata küsmüş bir yaşama terk etmek yerine, tıbbın imkanlarının yanında psikolojik olarak da tedavi edilmesi kaçınılmazdır. Evet hastalığın boyutları ve sonucu hastayı psikolojik açıdan bir çöküntüye sokacağı muhakkaktır. Ama hastanın kendisine uygulanacak tedavi süresi boyunca vücut ve bilhassa da beyin olarak buna kendisini hazırlıklı hissetmesi ve bu yönüyle de tedaviye kendince yardımcı olması büyük kazançlar sağlayacaktır.
Ayrıca, doktor ve hasta ilişkileri açısından bir de olayın etik yönü vardır. Bu da hastaya karşı dürüst ve doğru davranmanın somut göstergelerinden biri hastaya tıbbi gerçeğin söylenmesidir. Kendi durumu hakkında olup bitenlerden habersiz olan hasta, yaşamına ilişkin kararlarını arzu ettiği yönde verebilme hakkını ister istemez kaybeder. Oysa kişinin kendisiyle ilgili her türlü bilgiyi almaya hakkı vardır. Aynı şekilde hastalık durumunda da, kişi sağlığıyla ilgi gerçekleri bilme hakkına sahiptir.
Gerçeklerin hasta tarafından bilinmesinin engellenmesi insanların tıbba ve hekimliğe olan güven duygularının da zedelenmesine sebep olabilir. Büyük emelleri, hayalleri olan hastaların aniden yakalandıkları bir amansız hastalığın pençesinden kurtulma ihtimali her zaman mümkün olabilir. Böyle bir aşamada hastanın en kötü sonucu bilmesi, hayallerine yeniden yön verebilmesine olanak sağlayacaktır. Belki de kendisinde bulacağı bir güç ile bu hayallerini gerçekleştirebilmek uğruna hastalıkla savaşabilme arzusunu kuvvetlendirebilecektir.
Bu zor durumda hekimlere büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir. Dileğim hem hekimlerin, hem de hastaların bu tür kararları açıklamaya ve duymaya ihtiyaçları olmamasıdır.
En son Atilla DÜNDAR tarafından Sal 14 Ksm 2006, 13:36 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Cüneyt AKIN
16 yıl önce - Sal 14 Ksm 2006, 13:31
Çeşitli kanser hastalıkları tedavi edilebiliyor. Bence doktorlar tedavi edilebilecek olan ve iyileşecekmiş gibi hastaya yaklaşmalı ve önerilerde bulunmalıdır.
Kanser hastası olupta öleceği kesinleşen hastalara bu nasıl söylenebilir bilemiyorum ama Kanada da bu tür hastalara artık morfin yerine ondan 800 kat daha etkili olan eroin veriliyor. Bu durumda hem hasta ağrı ve acı çekmiyor hemde eroinin vermiş olduğu etkiyle ölmeyi umursamıyor...
Tıp dünyasında bu uygulama çok tartışılıyor ama bana mantıklı geliyor. Siz olsanız (Allah Korusun)doktorunuzun önerisiyle bu uygulamanın sizede yapılmasını istermisiniz?
|
 |
rabia-k
16 yıl önce - Sal 14 Ksm 2006, 13:57
Ben de hastanın her ne kadar zor olsa da hastalığı konusunda bilgi sahibi olması gerektiğine inanıyorum. Bilinmediğinde, hastalarda bilinmeyenin korkusu gelişebiliyor veya umursamazlıkla tedavi yarım bırakılıyor. Hastanın bilgilendirilmesi yanında, hasta yakınlarının da hastalık ve safhaları konusunda bilgilendirilmesinin hastalıkla mücadele de hastaya ve yakınlarına çok büyük katkıları olacağını düşünüyorum.
Kişi hastalığını öğrendiğinde ağır psikolojik sorunlar yaşayabilecektir. Genellikle şok yaşayacak, inanmakta zorluk çekecek, hastalığını inkar edecek, niye ben diye sorgulayacak, hayata küsecektir, depresif bir yaşam içine girebilecektir. Hasta yakını ve doktorların bu aşamada hastaya gerekli ilgiyi ve anlayışı göstermeleri hastanın bu aşamada daha huzurlu olmasını ve gerektiğinde tedaviye daha çok katılımını sağlayacaktır.
Ama son safhaya gelmiş bir hastanın, yapılabilecek bir şey yoksa hastalığını öğrenmesinin kendisine ne yararı olacaktır diye düşünmeden de edemiyorum.
|
 |
Mine-Myra
16 yıl önce - Sal 14 Ksm 2006, 14:21
sadece bilgilendirme kısmını ekleyeyim.
geri kalan hasta hakları için link veriyorum.
elimizin altında bulunmasında fayda var .
allah kimseyi muhtaç etmesin tabi.
ben her durumda hastanın bilgilendirilmesi gerektiğini ama bunun uygun dille yapılması gerektiğini düşünüyorum
ama yönetmeliğe göre hastanın durumunu kötü yönde etkileyecekse teşhis veya durum hastadan saklanabilirmiş.
| Alıntı: |
T.C. Sağlık Bakanlığı
Hasta Hakları Yönetmeliği
Sağlık Durumu İle İlgili Bilgi Alma Hakkı
Genel Olarak Bilgi İsteme
Madde 15- Hasta; sağlık durumunu, kendisine uygulanacak tıbbi işlemleri, bunların faydaları ve muhtemel sakıncaları, alternatif tıbbi müdahale usülleri, tedavinin kabul edilmemesi halinde ortaya çıkabilecek muhtemel sonuçları ve hastalığın seyri ve neticeleri konusunda sözlü veya yazılı olarak bilgi istemek hakkına sahiptir.
Sağlık durumu ile ilgili gereken bilgiyi, bizzat hasta veya hastanın küçük, temyiz kudretinden yoksun veya kısıtlı olması halinde velisi veya vasisi isteyebilir. Hasta, sağlık durumu hakkında bilgi almak üzere bir başkasına da yetki verebilir. Gerek görülen hallerde yetkinin belgelendirilmesi istenilebilir.
Hasta, tedavisi ile ilgilenen tabip dışında bir başka tabipten de sağlık
durumu hakkında bilgi alabilir.
Kayıtları İnceleme
Madde 16- Hasta, sağlık durumu ile ilgili bilgiler bulunan dosyayı ve kayıtları, doğrudan veya vekili veya kanuni temsilcisi vasıtası ile inceleyebilir ve bir suretini alabilir. Bu kayıtlar, sadece hastanın tedavisi ile doğrudan ilgili olanlar tarafından görülebilir.
Kayıtların Düzeltilmesini İsteme
Madde 17- Hasta; sağlık kurum ve kuruluşları nezdinde bulunan kayıtlarında eksik, belirsiz ve hatalı tıbbi ve şahsi bilgilerin tamamlanmasını, açıklanmasını, düzeltilmesini ve nihai sağlık durumu ve şahsi durumuna uygun hal'e getirilmesini isteyebilir.
Bu hak, hastanın sağlık durumu ile ilgili raporlara itiraz ve aynı veya başka kurum ve kuruluşlarda sağlık durumu hakkında yeni rapor düzenlenmesini isteme haklarını da kapsar.
Bilgi Vermenin Usulü
Madde 18- Bilgi, gerektiğinde tercüman kullanılarak, hastanın anlayabileceği şekilde, tıbbi terimler mümkün olduğunca kullanılmadan, tereddüt ve şüpheye yer verilmeden ve hastanın ruhi durumuna uygun ve nazik bir ifade ile verilir.
Bilgi Verilmesi Caiz Olmayan ve Tedbir Alınması Gereken haller
Madde 19- Hastanın manevi yapısı üzerinde fena tesir yapmak suretiyle hastalığın artması ihtimalinin bulunması ve hastalığın seyrinin ve sonucunun vahim görülmesi hallerinde, teşhisin saklanması caizdir. Hastaya veya yakınlarına, hastanın sağlık durumu hakkında bilgi verilip verilmemesi, yukarıdaki fıkrada belirtilen şartlar çerçevesinde tabibinin takdirine bağlıdır.
Tedavisi olmayan bir teşhis, ancak bir tabip tarafından ve tam bir ihtiyat içinde hastaya hissettirilebilir veya bildirilebilir. Hastanın aksi yönde bir talebinin bulunmaması veya açıklanacağı şahsın önceden belirlenmemesi halinde, böyle bir teşhis ailesine bildirilir.
Bilgi Verilmesini Yasaklama
Madde 20- İlgili mevzuat hükümlerine ve hastalığın mahiyetine göre yetkili mercilerce alınacak tedbirlerin gerektirdiği haller dışında; hasta, sağlık durumu hakkında kendisine veya ailesine veya yakınlarına bilgi verilmemesini isteyebilir.
--------------------------------------------------------------------------------
|
http://www.ato.org.tr/toplumsaglik/hastahaklari/h ...iris.shtml
|
 |
tanzaelif
16 yıl önce - Sal 14 Ksm 2006, 14:28
Hasta hakları olarak hastanelerde bazı panolar dikkatimizi çeker oldu son zamanlarda.
Belki tam kelimeleriyle ifade edemiyeceğim lakin, bilgi edinme hakkı var hastanın.
Bence hekimlerin hastaya bu konuda tam ve net bilgi vermeleri gerekmektedir. Hem tedavi sürecinin ciddiyetini hem de kendi hayatları açısından yapmayı istediklerini gerçekleştirme sürecini elinde bulundurabilmeleri için.
Ama en önemlisi bu şartlarda hastanın psikolojisinin iyi bir şekilde değerlendirilmesi ki bana göre ağır hastalıklarda ne kadar mantıklı da olsak bir çöküntü içerisine gireceğimiz gerçeği de yadsınmamalıdır. Bu nedenle bu tip hastalıkların hastaya uygun bir dille anlatılarak ilaç tedavisi vb. uygulamaların yanı sıra ücretsiz psikolojik destek de sağlanmalıdır.
Bu en azından hastanın durumunu kabullenmesi ve kalan ömrünü -korkunç bir kelime ama doğrusu bu galiba- en azından psikolojik sorunlardan uzak geçirmesi sağlanmalıdır. Hatta hasta yakınlarına dahi bu destek sağlanmalıdır.
|
 |
sonnur
16 yıl önce - Sal 14 Ksm 2006, 14:28
Bence hastaya hastalığıyla ilgili her türlü bilgi verilmekle birlikte neler yapılacağından ve tedavi sürecindende ayrıntılı olarak bahsetmek gerekiyor.Moral ve psikolojik destekte çevresindeki sevdiklerine düşüyor.
|
 |
burakerkıral
16 yıl önce - Sal 14 Ksm 2006, 14:43
Bence neyse onu söylemeli,çünkü sen iyisin bişeyin yok demekle kandırmış oluyor buda hastanın hani kendi yalanına inanmasını sağlıyor aslında hastada biliyor kendinde bişey olduğunu ama hani denize düşen yılana sarılır hesabı doktorun iyisin demesine sarılıyor halbuki öyle değil bence doğruları söylemek gerekir doğruları söylememek işin duygusal yanıdır halbuki işinde profosyonel olan hastanın anlayacağı şekilde ne durumda olduğunu anlatır...
|
 |
cuneyt.bayrak
16 yıl önce - Sal 14 Ksm 2006, 18:21
Çevremde iki tane kanser hastası vardı bir zamanlar. Birisi akciğer kanseri, bir diğeride göğüs kanseri olmuştu. Akciğer kanseri olan dayımın hanımı diğeride teyzemdi. Biz iki hastamızda da farklı bir yöntem uygulamıştık. Akciğer kanseri olan hastamıza kanser olduğunu söylememiştik. Biliyorduk ki bünyesi ve psikolojik durumu bunu kaldıracak durumda değildi,öyle biri değildi yengemiz. Kanser vakalarında moral,motivasyon çok çok önem arzetmekte. Biz o yüzden kanser olduğunu bildirmemiştik. Tedavisi boyunca çok neşeliydi. Acıları vardı ama kanserden kaynaklandığını bilmediği için dayanma gücü daha fazlaydı. Zannımca çok ızdırap çekmedi. En azından psikolojik olarak.
Teyzeme ise göğüs kanseri olduğunu söylemiştik. Çünkü metanetli bir kadındı. Ölümden korkmazdı. İnançları itibariyle sağlamdı. Hastalığı boyunca çok zorluk çekti, kemoterapi, ışın tedavisi derken bayağı bir yıprandı. Bu durumu anlatmak çok farklı yaşamak çok farklı dostlar. Velhasılkelam teyzemde psikolojik olarak çok acılar çekmedi. Oda çok neşeliydi.
Hükümler şartlara göre değişiyor. Hastanın içinde bulunduğu duruma göre bu konuyu değerlendirmek en güzeli olacak. Bunuda hasta yakınları ve doktorlar istişare edecekler ve bir karara varacaklar.
Kanser zor bir hastalık. Allah şu an dünyada olan kanser hastalarına acil şifalar ve ailelerine de sabırlar ihsan etsin, sağlam olan insanlarıda bu hastalıktan hıfzı muhafaza etsin.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|