Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 4
Oktay Kasman

16 yıl önce - Cmt 11 Ksm 2006, 01:41

Alıntı:
Bence asıl sorun, Türkiye Cumhuriyetinin resmi dilini konuşamayan vatandaşların olması.
Bakan bey belki Türkçe bilmeyenlere yardımcı olmak istemiştir.

Tunc

16 yıl önce - Cmt 11 Ksm 2006, 02:52

Alıntı:
Bu ülkede Türkçe başta olmak üzere diğer dillerler birlikte kürtçede konuşulmasından daha doğal birşey olamaz. Medya olayı "bakan kürtçe konuştu pkklı" demeye mi getiriyor?


Bencede Oyle, olumsuzluk yaratilmaya calisildigini dusunuyorum..

Son zamanlarda Nedense, Hurriyet gazetesinin Bu turlu haber verme girisimleri fazla olmaya basladi, Hurriyet in internet sayfasindan haber takip edemez olduk.... Haber Okumak icin sayfasina baktigimda cok az haber goruyorum, Ulusal bir Gazeteye yakistiramiyorum.... Magazinsel agirlik, alinti videolar, Degersiz Haberler, Yerel Gazetelerde bile olmayan haberler var ve ayrica Haber yenilemesi Cok gec yapiliyor..

Wowturkey e Gelen, Buradan alintili yazilar ise genelde hep sonu belli olmayan tartisma Ortami olusturuyor, Cogu da sayin denetci arkadaslarimiz tarafindan Kilitleniyor..

Umarim Kendilerinini Yenilerler ve yapici olurlar...

Sevgilerimle...


Kemal Bayır
16 yıl önce - Cmt 11 Ksm 2006, 10:34
En doğalı




akif görgülü

16 yıl önce - Cmt 11 Ksm 2006, 10:58



tuba h
16 yıl önce - Çrş 15 Ksm 2006, 22:03



melih
16 yıl önce - Prş 16 Ksm 2006, 00:04



yazı gürkan

16 yıl önce - Prş 16 Ksm 2006, 00:09



Mert_Bey
16 yıl önce - Çrş 29 Ksm 2006, 19:17



akocoglu
16 yıl önce - Cum 01 Arl 2006, 20:46

Alıntı:
Özdemir İNCE  oince@hurriyet.com.tr

Bir ’Lingua Franca’ olarak Türkçe

ARAPLARIN "Lughat el ifranj" dedikleri "Lingua Franca"nın üç anlamı var:

Birinci ve klasik anlam: Akdeniz limanlarında ve özellikle de Tunus ve Trablusgarb’da 14. yüzyıldan itibaren konuşulan ortak iletişim dili. Bir "pidgin", karma dil ya da tarzanca. Sözcükler ağırlıklı olarak İspanyolca ve İtalyanca idi ama Arapça, Malta dili, Türkçe ve Fransızca’nın da payı vardı bu yapay dilde.

İkinci ve çağdaş anlam: Farklı dil ve lehçeler konuşan halklar ve toplulukların kendi aralarında iletişim kurmak için kullandıkları bir ortak dil.

Sömürgeler çağında İngilizce, Fransızca, Felemenkçe; günümüzde Güney Sahra’da Swahili; Afrika’da İngilizce ve Fransızca.

Üçüncü anlam: Zamana göre değişen ticaret ve diplomasi dili. Belli bir zaman ve bölgede en etkin olan ulusun dili: Latince, Grekçe, Arapça... Türkçe bu sonuncu sınıfa giriyor.

* * *

Ciddi bir ansiklopediden 1071 öncesi ve sonrasının Anadolu tarihini okumamız yeter. Hititler, Kimmerler, Frigler, Lidyalılar, Persler; İskender İmparatorluğu, daha sonra Anadolu’nun Helenleşmesinde ve Hıristiyanlaşmasında önemli bir rol oynayan Selefkisler... M.Ö. 133 yılında Anadolu’nun Roma eyaleti olması. Bizans İmparatorluğu.

Bu hercümerç içinde Anadolu’nun büyük bir bölümü Helence ve siyasal egemenlik dolayısıyla Helenleşmişti. Yani Hitit ve Kimmer artıkları, Frigyalılar, Lidyalılar ve Anadolu’nun öteki halkları Helence öğrenip konuşmaları sonucu Helenleşmişlerdi. Sonra Hıristiyan oldular. Mübadelede Yunanistan’a gönderilen insanlar Yunan değildiler, Anadolu’nun Rum adını almış olan yerli halkıydı. Türkçe’yi de kendileriyle birlikte götürdüler.

1071’de en fazla 500 bin Türk’ün geldiği Anadolu’da 10 milyona yakın Hıristiyan halk yaşadığı ileri sürülür. Bu halk Helence (Rumca), Ermenice, Lazca, Gürcüce, vb. diller konuşmaktaydı. Bu nüfusun yüzde seksene yakın bölümü 200 yıl içinde Müslüman oldu ve Türkçe öğrenerek Türkleşti. Ve böylece önce Anadolu Türk nüfusu ve 1919’dan sonra da Türk ulusu oluştu.

Ve en önemlisi, 11. yüzyıldan itibaren Türkçe Anadolu’nun Lingua Franca’sı oldu. Sadece Müslüman olup Türkçe öğrenen Rumlar, Ermeniler değil değişik soylardan kentli, kasabalı ve ovalı Müslüman nüfus da Türkçe öğrendi.

Türkçe 11. yüzyıldan itibaren Anadolu’da hem resmi dil, hem de Lingua Franca oldu.

* * *

Anadolu kıyılarında ve düzlüklerinde yaşayıp toplumsallaşan, üretim çevriminde yer alan, üretim-tüketim ve kültür ilişkilerinin içine giren topluluklar ve katmanlar, anadillerinin dışında bir de Lingua Franca olan Türkçe’yi öğrendiler ve bir bölümü dünyanın her yerinde benzeri konum ve durumlarda olduğu gibi anadillerini unuttular.

Bu çevrimin içinde yer almayan ve feodal ilişkilerin egemen olduğu ücra köşelerde yaşayan topluluklar, Lingua Franca ortamının dışında kaldılar. Osmanlı Devleti de kendi zihniyeti ve politikası gereği bu insanlara resmi dili öğretmek gereksinimi duymadı.

Bu nedenle, bu ilişkileri dikkate almayanlar, Türkçe bilmediği için okulda tokat yiyen romancı Mehmet Uzun’u haklı çıkarmak için yedi dereden su getirirler.


http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/5534878.asp?yazarid=72


salih2007
16 yıl önce - Cmt 02 Arl 2006, 00:15



sayfa 4
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET