Veto kararlarının her zaman hukuki boyutta incelenmediğini biliyoruz. Hukuğa uygun birçok yasa teklifini, "toplumun genel yapısına" uygun olmadığı gerekçesi ile iade ettiğini de biliyoruz. Terör affı "toplumun genel yapısına" uygun muydu acaba?
Figen hanım;
İkili tartışmaya doğru gidiyoruz. Özelden mi tartışsak?
Son bir yazı yazmak istiyorum.
Veto sadece kanun tekliflerine yapılır. Diğer konularda veto olmaz iade olur. Kanun tüm toplumu genel ilgilendirdiği için diğer kanunlara uyumlu olup olmadığını, Anayasa'ya uygun olup olmadığını değerlendirir. Anayasa Cumhurbaşkanı'na TBMM tarafından çıkarılacak kanunların iktidar partisinin keyfi uygulamaları konusunda emniyet subapı görevi vermiştir. Veto ettiği kanun kesinlikle çıkmayacaktır diye bir kural da yoktur. İktidar ısrar eder, Cumhurbaşkanı ısrar ederse; Kanun değişiklikleri Anayasa Mahkemesine, Anayasa değişiklikleri ise halka gider. Referandum olur.
Diğer onay konuları münferittir ve sadece hukuki bir yanlış ya da evrakta bir eksik varsa geri döner. Adalet Bakanlığı'nın gönderdiği tamamen hukuki ve tüm şartları oluşmuş bir dosyayı sırf canım istemiyor diye geri göndermesi hem bir Cumhurbaşkanı'na yakışmaz, hem de devlet adamlığı kavramına uymaz. Uysa uysa ağzından çıkanın emir olduğu yönetim biçimlerinde, dikdatörlere ya da krallara uyar.
Son aflarla ilgili haberi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu arada Ordumuz PKK'ya karşı kitlesel bir tepki isterken Cumhurbaşkanımız aflara devam ediyor. Bu nasıl bir çelişkidir? Acaba Cumhurbaşkanımız da bu kitlesel tepkiye katılır mı? Ya da katılırsa, bunu samimi karşılayabilir miyiz?
Atatürkten sonraki Cumhurbaşkanları arasında en takdir edilen ve sevilen,özellikle Anayasa hukuku bilgisi açısından tartışmasız en bilgilisi, Anayasanın koruyucusu olan Sn Necdet Sezer
Alıntı:
AHMET NECDET SEZER gibi bir cumhurbaşkanı seçilmeli,kendisi bu makama çok yakışıyor,tam bir hukuk adamı olması ve kurucumuza sonsuz saygılı olması beni bu nedenlere itiyor,saygılar herkese
Sn. Sezer'in ne kadar bilgili olduğunu ve ülkesini ATATÜRK kadar düşündüğünü 7 yıldır gördük. Askere polise kurşun sıkan 276 militanı affederek göstermiştir.
Bilgilerinizi lütfen güncelleyin bu aflarla Adalet Bakanlığının ilgisi yoktur.suçluların avukatları Cumhurbaşkanlığına müracaat ediyorlar ve Sn. Cumhurbaşkanı af ediyor Adalet Bakanlığı bu aflara karışamıyor.
Arkadaşlar madem sezeri çok eleştiriyorsunuz o çok sevdiğiniz iktidar partisi kaldırsın bu yasayı
Ayrıca biraz aklını kullanan birisinin bu afların kaynağını görebilir
Tarih 2000
Alıntı:
şu aylarda ölüm orucuna giren örgütler: pkk, dhkp c, mlkp, tkip, tikp ve tikko.. süresiz açlık grevine katılan sayısı 245, ölüm orucuna katılan sayısı 199, toplam 444 kişi..
Bu 444 kişiden bir çoğu öldü eylem sırasında (110 kişi diye hatırlıyorum)
geriye kalanlar ise zamanında başka bir meclisin çıkarttığı yasa, adalaet bakanlığının hazırladığı rapor ve cumhurbaşkanının onayıyla serbest kalıyor
Diyeceksiniz ki sayın sezer neden hırsızı, dolandırıcıyı veya tecavüzcüyü değilde teröristi affediyor. Bende şu cevabı veririm size o zaman "bir kişinin affedilebilmesi için hapis yatması gerekir". 3 yılda salıverdiğiniz adamı hangi arada affedeceksiniz ki bu bürokraside.
Durumdan vazife çıkartmayalım. Adalet bakanı Cemil Çiçek zamanında açıkladı raporları kendilerinin hazırladığını 2006 yılında
Zamanında Sezer'e yüklenen bir kısım medya şimdi neden sus pus anlamak gerçekten çok zor! Okuduğum bir yazarın yazısının yalancısıyım. Alttaki bağlantı adresinin en sonunda "İslamcı Medyanın Çifte Standartı" başlıklı yazıdan söz ediyorum. Öz olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün pkklı iki mahkumu affetmesini konu alıyor. Site kuralları gereği buraya yapıştıramıyormuşuz...
[ köşe yazısı silindi, site kurallarını okuyunuz... - Burç - Çrş 06 Şub 2008 10:57 ]
Bu medyayı gerçekten anlayamıyorum. Ve bu medyayı kendine doğru kabul etmiş bir kısım insanlara... Medya dediğiniz dosdoğru olmalı. Ona farklı buna farklı olmaz. Ve tabi ki insanlar da...
En son Aykan Türk tarafından Çrş 06 Şub 2008, 13:03 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
isterseniz sayıların karşılaştırmasını Sayın Gül'ün görev süresinin bitimine doğru yapalım... Belki o zaman tablo çok farklı olur?
Hatta bu sayılara, şu anda cezaevlerinde olmayıp bugün dağlarda yarın başka yerde olacak, suç işlemiş ama bir şekilde af kapsamına alınmış-alınacak olan mevcut militanları da ekleyelim. Sonra hep birlikte tekrar bakalım.