1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 4  |
 |
suphibayram
16 yıl önce - Prş 07 Hzr 2007, 19:15
terör suçları
Ülkemizde idam kalkınca yerini müebbet hapis dolduracak herhalde.
Bu müebbetliklere ömür boyu bakacağız anlamına geliyor.Terör suçluları da aynı durumda olduğuna göre onlarında bakım ve sağlık harcamalarını finanse edecek bu türk milleti mecburen! Ama affa gelince orada adi bir katilin bile affına karşıyım bırakın terör suçundan ceza almış birinin affını.
|
 |
Akınyakup
16 yıl önce - Prş 07 Hzr 2007, 21:28
| Alıntı: |
Şunu kabul etmek kerekit ki Sn. Sezer'i Terörist affedicisi diye takdim etmek isteyenler,
aslında başka nedenlerden (malum) dolayı Sn. Sezer'den nefret etmektedirler.
Çünkü bu süreçte yer alan ne savcıları, ne hastaneleri ne adli tıb'bı ne de Adalet Bakanlığını suçlamamaktadırlar. |
Bu yazdıklarınızı birde ''ŞEHİT''lerin annelerine söyleyin size ne diyecekler.C.Başkanı af için imzayı atarken acaba hiç rahmetli ecevitin kafasınada Anayasayı hangi sebepten sebeptenmi atmıştım diye düşündümü ki.Nasılki bazı yasaları imzalamıyorsa,aflarıda geri göndersin.''Devletin Anayasal düzenini silahla yıkma,Güvenlik güçlerine silahlı eylemde bulunma suçlarını affetmek'' nasıl bir haklı sebep ola bilirki.Bunun altında başka sebep aramaya gerek varmı?
|
 |
İhya Vural
16 yıl önce - Prş 07 Hzr 2007, 23:03
Terörist affı hk.
| Alıntı: |
| "Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak", |
Arkadaşlar,
Kimse kimseyi kandırmasın,alıntı yazı kanun maddesidir dikkatli okunursa,yatağından kalkamayacak kişilerin affından bahsediliyor.Af edilen terörislerin tamamına yakını çıktıkları gün örgütte faal görevlerini üstleniyor,çoğuda(dikkatinizi çekerim) askerle çatışmada tekrar yakalanıyor.
Ömrünün 30 yılını TÜRK düşmanlarına karşı mücadele ederek geçirmiş kardeşiniz olarak şunu söyleyebilirim.Af edilecek kişileri örgüt özenle seçiyor.Bundan sonra sac ayağındaki prosedür işlemeye başlıyor.Bu süre zarfında her şey mübah sayılıyor.Azimli güvenlik güçleri yatağa bağımlı diye affedilen HAİNİ dağlarda çatışma esnasın da ensesinden yakalıyor,çıkarıldığı yere geri getiriyor.Kamuoyunun dikkatleri bu konuya odaklanınca bu hileli af şekli son bir yıldır askıya alınıyor.Hiçbir rahatsızlığı olmayan bu kişiler örgütün kanlı mücadelesine katkısı olacak kişilerin içinden seçiliyor.
Sac ayağı; konusunu açmak istiyorum.Af edilen örgüt üyelerine dikkat edilirse.Hepside TÜRK düşmanı kanlı örgüt üyelerinin olduğu görülür.Ceza Evlerinden dışarıya çıkışlarına kadarki süreçte devlet kademelerinde ki kadrolaşmalarının etkileri faliyete geçer.Sonuca ulaşılır ve ölümcül hasta denen kanlı katiller çıktıkları gün askerle çatışmaya girer.Milli kadrolaşmalar olmadıkçada bu durumlar sürüp gider.
Çare:Milli devlet,milli iktidar ve milli kadrolar kanserleşmiş bu hastalıkların tek çaresidir.
İhya Vural.
|
 |
konuralp61
16 yıl önce - Prş 07 Hzr 2007, 23:25
Lütfen olaya partizanca yaklaşmayın
Hiç olmazsa teröist başı köpeğe sayın şehitlerimizede kelle demiyor.Adamın şimdiye kadar hiç bir yolsuzluğu kaçakçılığı olmamış, oğlunun düğününde harcanan elektiriği bile kendisi ödemiş ama tabi yakınları gemi alsaydı yolsuzluk yapsaydı partizanlar onu severlerdi.Sormak lazım malum siyasi iktidarla iyi geçinseydi ab'ye abd'ye yaranmak için çabucak çıkartılan yasaları onaylasaydı hemde milletin çıkarlarına aykırı bile olsalar o zaman nasıl olurdu?Ben cevap vereyim ozaman cumhurbaşkanından daha iyi daha fevkalade kimse olamazdı.Son bişey daha şehit cenazelerinde kimin alkışlanıp kimin yuhalandığını bazıları unutuyor heralde.
eksi puanlar bekliyorum demokrasi fatihi partizanlarımızdan.
En son konuralp61 tarafından Prş 07 Hzr 2007, 23:38 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
E.Özyurt
16 yıl önce - Prş 07 Hzr 2007, 23:28
Sayın Cumhurbaşkanı önüne gelen dosyalardan affa uğrattığı kişiler çoğunlukla sol terör örgütü mensupları.İçlerinden affedilip tekrar dağa çıkan kişiler hesapta hastaydı öylemi?Burda kimse sorumluluktan kaçamaz.Raporu veren kadar affedende sorumludur.Cumhurbaşkanlığında denetleme mekanizması var.Nasıl hasta oldukları gayet kolayca araştırılabilirdi.İşte size vereceğim bazı örneklerde bu hasta!!! teröristlerin kıyak aftan sonraki hayatları.
1.Okan-Berna Ünsal çifti de Sayın Sezer’in affından yararlanıp örgüte tekrar kazandırılan terör örgütü mensupları. Okan Ünsal Tkp-ml/tikko terör örgütünün Ankara il sorumlusu idi. Örgütün özel vazifeye haiz elemanı olmak suçundan 22 yıl 6 ay ağır hapis cezasına çarptırılmıştı. Karısı Berna Ünsal (Saygılı) da TKP/ML-TİKKO terör örgütü mensubu olmaktan dolayı 15 yıl ağır hapis cezasıyla yatıyordu. ODTÜ Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunu, kaymakam kızı Berna Ünsal, cezaevinde TİKKO militanı Cemal Keser ile cinsel ilişkiye girip hamile kaldığı gazetelere haber olmuştu. Terörist çiftin her ikisi de yaklaşık 5 yıl cezaevinde yattıktan sonra –sözde- ölüm orucu eylemi bahanesiyle hasta raporu aldılar. Berna Ünsal 2001’de, Okan Ünsal da 2003’te olmak üzere, her ikisi de afla tekrar örgütlerine katıldılar ve örgütte çok aktif görevlerde bulundular.Ve bu çift 16 Haziran 2005 günü Tunceli Ovacık kırsalında kahraman güvenlik güçlerimizle çatışmaya girmişler ve çatışmada öldürülmüşlerdir.
2.Ökkeş Karaoğlu 1995 yılında terör örgütüne üye olmak, jandarma karakoluna baskın yapmak, polis aracına silahlı saldırı yapmak suçlarından 15 yıl ağır hapse mahkum iken Cumhurbaşkanı Sezer’in affından yararlanıp tekrar örgütüne katılmış. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Nehrozoğlu ise Ökkeş Karaoğlu’na kıyak geçerek yazısına ÇOK İVEDİ mührünü vurarak bir an önce örgütüne kavuşmasını sağlamış. Nereden bilecekti Nehrozoğlu, Ö.Karaoğlu’nun gidip de çatışmada öleceğini(!) Katil Karaoğlu, çatışmadan önce de çeşitli eylemlere katılarak faaliyetlerini sürdürüyordu. Nitekim Aşırı sol derneklerce organize edilen sempozyum ve panellere konuşmacı olarak katılmıştı.
3.Orhan Gül 1970 Mazgirt/Tunceli doğumlu TKP/ML-(TİKKO) terör örgütü mensubu olmaktan dolayı 12 yıl 6 ay ağır hapse mahkum oldu. Kendisi örgütünün Tunceli Mazgirt bölge sorumlusudur.
Kendisinden beklenen sorumluluğun gereğini yaparak,Sayın Sezer tarafından affedildikten sonra zaman kaybetmeden örgütün başına geçti. Örgütün bölge sorumlusu çalışmalarına dağda son hızla devam etti. Fakat ömrü yetmedi. Affedildikten sonra yalnızca 2 yıl dağda görev yaptı, sonra güvenlik güçlerimizce 2004 yılında Tunceli’de öldürülerek hak ettiği cezaya çarptırıldı.
4.Tunceli’nin Hozat İlçesi kırsal kesiminde de 8 Nisan 2007de güvenlik güçleriyle çatışmaya giren 2’si kadın DHKP-C’li 4 terörist ölü ele geçirildi. Güvenlik güçleri sürdürdükleri operasyonda örgütün sözde silahlı kanat sorumlusu olan Cengizhan Pilav’ı sağ olarak ele geçirildi. Pilav’ın 2002 yılında cezaevinde ölüm orucu eylemi sırasında Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından affedildiği öğrenildi. Pilav’ın aftan sonra Yunanistan’a kaçtığı ve burada eğitim aldıktan sonra geçen yıl 6 teröristle birlikte Tunceli kırsal kesimine geldiği belirtildi. Gözaltına alınan Pilav’ın sorgusunun sürdürülüyor.
Sevgili arkadaşlar görülüyorki raporda hasta,sakat olan bu tip şahıslar özgürlüğe kavuşunca soluğu dağda yada yasadışı örgütlerinde alıyor.Şehirdekiler yasadışı gösteri ve toplantılarla dağdakiler eşkiyalıkta sınır tanımıyor anlaşılan.Ne diyelim, Allah o diğer serbest kalanların yapacaklarına fırsat vermesin.
|
 |
AHMETR
16 yıl önce - Cum 08 Hzr 2007, 00:17
Hükümlü Cumhuriyet Başsavcılığı'nı bildiriyor..
Cumhuriyet Başsavcılığı sağlık kuruluşuna sevkeediyor.
Hükümlünün hastalık, sakatlık ve kocama durumu, yetkili sağlık kuruluşu raporuyla saptanıyor.
Sağlık kurulu raporu, Adli Tıp kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu'na gönderiyor.
Adli Tıp Kurulu, Anayasa'nın 104. maddesinde sözü edilen "sürekli" hastalık, sakatlık ve kocama durumuna girip girmediğine karar veriyor.
Adli Tıp Kurulu'nun raporu Adalet Bakanlığı'na gönderiyor.
Dosya, Bakanlıkça incelenip tekemmül ettiği anlaşıldıktan sonra Sayın Cumhurbaşkanı'na geliyor.
Vay Cumhurbaşkanı sapasaglam adamı neden affedersin? Bak adam sağlam ve yine terörist.
1. Cumhuriyet Başsavcılığı sağlam adamı hastaneye göndermiş,
2. Hastane sağlam adama cezaevinde yatamayacak kadar hasta demiş,
3. Adli Tıp ''evet hastane haklı bu cezaevinde yatamayacak kadar hasta'' demiş,
4. Adalet Bakanı hepsini inceleyip, dosyayı toparlayıp affedilmesi ya da cezasının hafifletilmesi amacıyla Cumhurbaşkanı'na göndermiş.
5. Cumhurbaşkanı affetmiş.
Adam sağlammış, tekrar canımızı yakmış. Kim suçlu? Cumhurbaşkanı!!!
Sağlam adama hasta diyen hastane, bunu araştırıp onaylayan Adli Tıp, bunlara inanıp dosya tanzim edip Cumhurbaşkanına gönderen Adalet Bakanı sütten çıkmış ak kaşık.
Ben tekrar yazıyorum. Cumhurbaşkanı doktor değildir. Olsa bile ''getirin bir de ben muayne edeyim gerçekten hasta mı'' der mi? Sadece dosyanın hukuka uygun tanzim edilip edilmediğine bakar. Eğer dosyada bir hata varsa iade eder.
Bu konuda en son suçlanması gerekenin Cumhurbaşkanı olduğu kanaatindeyim.
|
 |
Figen
16 yıl önce - Cum 08 Hzr 2007, 00:58
Madem herkes incelemiş, onamış peki o zaman "Cumhurbaşkan"lığının onayına ne gerek var? Fonksiyonu ne o makamın o zaman? Meclisde de birçok yasa tartışılıyor, araştırılıyor, Cumhurbaşkanlığına sunuluyor. Onları veto edebiliyor ama...
|
 |
AHMETR
16 yıl önce - Cum 08 Hzr 2007, 01:25
Neden veto ettiğini de açıklıyor ama. Açıklamalar yayınlandıkça hukuki dayanakların olduğu da görülüyor.
Neden onaya ihtiyaç var konusu da sadece yetki Cumhurbaşkanı'na verilmiş de ondan denilerek yani yine kanun denilerek açıklanabilir. Kanunu yapan da TBMM.
|
 |
Figen
16 yıl önce - Cum 08 Hzr 2007, 01:33
Demek ki Cumhrbaşkanımızın görevi, önüne gelen, kaç makam tarafından onanmış olsa da olsun, yine de incelemek. Onun için var zaten. Veto ettiği yasaları inceledikten sonra uygun görmüyorsa geri gönderiyor. O halde bu affı da inceleyip, veto edebilirdi.
|
 |
AHMETR
16 yıl önce - Cum 08 Hzr 2007, 01:36
| Alıntı: |
| Sadece dosyanın hukuka uygun tanzim edilip edilmediğine bakar. Eğer dosyada bir hata varsa iade eder. |
Özür dilerim. Ben de bunu yazımda belirtmiştim. Hukuki boyutta bir hata varsa tabii ki iade eder. Neden etmesin?
|
 |
sayfa 4  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|